EMİR YILDIZ'DAN:Teksas ve Yeni Özgürlük Heykeli

EMİR YILDIZ'DAN:Teksas ve Yeni Özgürlük Heykeli

Emir Yıldız'dan 6. Bölümü ile Teksas ve yeni dünya düzenini ele alıyor.


16 Ağustos 2011 12:04
font boyutu küçülsün büyüsün


EMİR YILDIZ'DAN:Teksas ve Yeni Özgürlük Heykeli

6. Bölüm

Yazın bütün sıcaklığı devam ediyordu. Bu sıcaklardan biraz uzaklaşmak için Karadeniz yaylalarına kendimi atmıştım. Gerçekten de buralar oldukça serindi. Hele akşamları… Muhakkak uzun kollu bir şeyler giyme ihtiyacı hissediyorsunuz.

 Bu yaylalar bana oldukça iyi gelmişti. Hem dinleniyordum hem de bol bol kitap okuyor, yeni çalışmalar için notlar çıkarıyordum.

Günler böyle sürüp giderken bir gün Yavuz Selim’den cep telefonuma bir mesaj gelmişti. Mesajda: “Osman Baba’nın selamı var. Eğer müsaitsen Osman Baba görüşmek istiyor.” deniliyordu. 

Mesajı görürü görmez hemen Yavuz Selim’i aradım.  Hal hatır faslından sonra “Osman Baba ile ne zaman görüşebileceğimizi” sordum. Osman Baba demiş ki, “ Eren ile epeydir görüşemedik. Bir telefon et, eğer izni varsa, gelsin bir yüzünü görelim.” “İstanbul’da mısınız?” diye sordum. “Evet, Abi, İstanbul’dayız” dedi Yavuz Selim. “Tamam, geliyorum, sen Osman Baba’ya selamlarımı ve hürmetlerimi ilet, ben bilet durumlarına bakayım, yarın veya en geç öbür gün İstanbul’a geleceğim inşallah.” Dedim. Yavuz Selim, “tamam, gelince beni ara, seni alayım” dedi…

Nihayet hasret sona erecekti. Osman Baba ile görüşmeyeli 3 ay kadar olmuştu. Bir ara Süleyman’ı aramış, neler yaptıklarını sormuştum. Süleyman’da “Osman Baba ile uzun zamandır görüşmediğini” söylemişti. “Sanırım meşguliyeti var,”  demişti.

Gerçekten de Osman Baba’yı özlemiştim. İnsan kendini onun yanında huzurlu hissediyordu. Onun bilgisine ve yaptıklarına hayran olmamak mümkün değildi. Ama o, bunların hiçbirini önemsemiyordu. Vazifesini yapıyor, yoluna devam ediyordu. Bunca bilgi, belge ona nasıl ulaşıyordu aklım almıyordu. Üstelik benim gördüklerim buzdağının görünen yüzü. Kim bilir daha neler vardı da, biz bilmiyorduk. Bilmemiz de gerekmezdi. Gerektiğinde Osman Baba zaten bizi bilgilendiriyordu. Onu tanıdığım için kendimi çok şanslı hissediyordum. Bir de daha sık görüşebilsek…

Yavuz Selim ile konuştuktan sonra hemen İstanbul’a gitmek için bilet bakmaya başladım.  Nihayet yarından sonrası için bilet bulmuştum.

İstanbul’a gitmek için Trabzon Havaalanı’ndaydım. Geleceğimi Yavuz Selim’e söyledim. “Seni havaalanından alayım” dedi. “Yok, havaalanına gelme, ben metroyla gelirim, bir yerde buluşuruz” dedim.

Bir akşam üzeri Yavuz Selim ile Beyazıt’ta buluştuk. Yavuz Selim, “Osman Baba’nın bizi evde beklediğini” söyledi. Minibüse bindik doğru Eyüp’e…

Eyüp’e yaklaştıkça heyecanım git gide artıyordu. Nihayet araba Osman Baba’nın tek katlı, küçük evinin önünde durdu. Hemen aşağı fırladım. Bahçenin demir kapısını Yavuz Selim açtı, içeri girdik. Evin ziline bastık. Ve nihayet Osman  Baba karşımdaydı. Yüzü yine her zamanki gibi mütebessimdi.

“Çağırmasak geleceğin yok evladım” diyerek bizi içeri buyur etti Osman  Baba. Ben ise bir an ne diyeceğimi bilemedim. “Ben de sizden haber bekliyordum Osman Baba,” dedim. Osman Baba: “ Hoş geldin, hoş geldin, ben latife yapıyorum” diyerek bana sarıldı. Ben de “Hoş bulduk” diyerek elini öptüm. İçeri geçtik. Yine huzur dolu bu odadaydım. Geçmiş ile gelecek arasında kaldığınız bir yerdi burası. Sanki Türkiye’nin bütün sırları bu odada saklı gibi geliyordu bana.

Osman Baba, yeğenine “bir şeyler hazırlamasını” söyledi. Yavuz Selim  mutfağa geçti. Bir an sessizlik oldu. Sessizliği duvardaki saatin tik takları bozuyordu. Osman Baba, 'neler yaptığımı' sordu. Ben de anlattım. Bir süre böyle sanki baba oğul gibi dertleştik. Osman Baba bir ara rahatsızlanmış, hastanelere gidip gelmiş. 'Şimdi durumum iyi çok şükür. Artık yaşlandık evlat' dedi.  Ben ise; 'Aman kendinize dikkat edin Osman Baba, daha bize lazımsınız, size bir şey olsa biz ne yaparız?' dedim. Osman Baba: “Yeis yok, Allah var, yeis yok,' dedi.

“Hadi evlat vakti değerlendirelim. Çıkar defterini biraz çalışalım, bu sefer biraz da dışarıda neler oluyor ona bakalım. Hep içeri ile uğraşacak değiliz ya.” Dedi ben de çantamdan defterimi çıkarıp not almaya başladım.

Osman Baba kalktı camı açtı. 'Biraz hava alalım' dedikten sonra anlatmaya başladı:

“Biraz da dışarıyla ilgilenelim dedik. ABD’deki gelişmelere bir bakalım. Daha doğrusu ABD’nin eyaleti Teksas’ı mercek altına alalım. Buranın üç dönemdir valisi olan bir kişi var. Bak şimdi evlat, bu Teksas Valisi Rick Peryy, bildiğin gibi 2012 yılında yapılacak Başkanlık seçimleri için Cumhuriyetçi Parti'den aday olduğunu açıkladı. Peryy’i Başkanlık için hazırlıyorlar, olur veya olamaz orasını bilemem ama bu isim üzerinde ciddiyetle durmak gerek.

Kimdir bu Peryy? Ve neden önemlidir Teksas? ABD’nin eyaletidir Teksas, dedik. Ancak bu eyalet kelimesi seni yanıltmasın. Amerika Birleşik Devletleri'nde yüzölçümü bakımından Alaska'dan sonra 2. sırada gelir. Yüzölçümü Rusya ve Türkiye dışında tüm Avrupa devletlerinden daha geniştir. Ayrıca Teksas dünyanın en zengin yerlerinden biridir. Dünyada yeraltı ve yerüstü zenginlikleriyle öne çıkar. Dünyanın en zengin petrol yataklarının bir kısmı da buradadır. Yalnız petrol ele alındığında yıllık kazancı milyar dolarları bulur. Amerika Birleşik Devletleri'nin petrol ihtiyacının %40 kadarı Teksas'tan sağlanır. Tarımda ve hayvancılıkta Amerika Birleşik Devletleri içinde liderdir.  Yani ABD’nin bir numarasıdır ve lokomotifidir bu eyalet.

Şimdi Teksaslılar  ABD’den ayrılmayı gündeme getiriyorlar. Bu işin başını da Vali Peryy çekiyor. Teksas ABD'ye 1845 yılında katıldı ve Amerikan iç savaşı sırasında 1861 yılında birlikten ayrıldı. 3 yıl sonra yeniden ABD'ye katıldı. Yani Teksas’ın ABD’den ilk ayrılığı olmayacak bu. 

Yahudiler seçimlerde Teksas’a ayrı bir önem veririler. Nitekim bir Yahudi olan milyarder Thomas Friedkin Başkanlık seçimlerinde Peryy’i destekleyeceğini açıklamıştır. Peryy’i finans olarak destekleyenler arasında  ayrıca ; San Antonia Spurs basketbol takımının sahibi Peter Holt, milyarderler; Bob Perry ve  Harold Simmons’ta var. Şunu da hatırlatayım evlat, Teksas’taki bankalarda bekleyen milyarlarca dolar Peryy’in bir imzasını bakmaktadır.

Bütün bu para babaları, neden Peryy’i destekliyorlar acaba? Obama ile umduğunu bulamayan, istediğini elde edemeyen İsrail lobisi ve diğerleri bu ismi destekleyerek, isteklerini elde etme peşindeler.

Peryy, ‘Kurukafa ve Kemikler’ örgütünün bugünkü sıralamasında 999 nolu künyeye sahiptir. Aynı zamanda 9’ların desteklediği bir kişidir Peryy, yani dokuz'ların adamıdır,” dedi Osman Baba. 9’lar lafını duyunca ben daha da bir dikkat kesildim.

Bu arada Yavuz Selim, hazırladığı yiyecekleri getirdi önümüze koydu. Osman Baba yemeğimizi yerken konuşmasına ara verdi. Yemeğimizi yedikten sonra  Osman Baba konuşmasına  kaldığı yerden devam etti:

“Teksas ABD’den ayrılmayı tartışıyor, diyoruz. ABD’nin de en büyük korkularından biri, Teksas ve bezeri eyaletlerde  çıkacak olan, altını çizerek söylüyorum ‘Finansal İsyandır.’

Hatırlar mısın bilmem Obama 2009 yılında ABD Başkanı seçildiğinde, Dünya Bankası Başkanı şunları söylemişti: ‘Kim gelirse gelsin fark etmez, ABD Başkanları bizim memurumuzdur.’

Kurukafa ve Kemikler örgütüne bağlı Dünya Bankası, bir hamle olarak Teksas’ın ABD’den ayrılmasına sıcak bakmaktadır. Teksas’ın ABD’den ayrılması hakkında ABD’de çeşitli analizler yayınlanmaktadır.

2010 yılında Peryy Vatikan’dan gelen heyetle birlikte İsrail lobisine bir yemek vermişti. Peryy’in o yemekte söylediği iki cümle FBI tarafından sansürlenmiştir. Uyanık Peryy dışarıda Özgürlük Heykeli’nin aleyhinde atıp tutuyor, şeytani bir yapı, masonların simgesi, diyor ama özel toplantılarda başka şeyler söylüyor. FBI tarafından sansürlenen cümlesi şu: 'Teksas’a yeni bir özgürlük heykeli dikelim, yeni dünya düzeninin bir simgesi olarak.' Peryy New York’taki Özgürlük Heykeli’nin artık yeni dünya düzenini temsil etmediğini, artık eskidiğini, bunun için Teksas’a yeni bir heykel dikerek, yeni dünyanın temsilcisinin de Teksas olacağını söylemek istiyor.

Peryy’in bu özel  toplantıdaki açıklamalarından ABD istihbarat örgütleri oldukça rahatsız olmuşlardır. Ayrıca Peryy o özel toplantıda yeni özgürlük heykelinin başında bulunan taçların yedi değil, dokuz olacağını da, söylemiştir.



New York’taki Heykelin başındaki taç'ın 7 sivri ucu 7 kıtayı veya 7 denizi simgelediği söylense de aslı Yahudilerin 7 tane ışık saçan yedi kollu şamdanlarına benzer.



Kitabi bilgilere baktığımızda özgürlük heykeli ile ilgili olarak şunlar yazılıdır,” diyerek elindeki notu yazıma eklemem için bana verdi. Notta şunlar yazılıydı: “1860’larda, ilk olarak Osmanlı İmparatorluğu yönetimindeki Mısır'ın Hıdiv'i Said Paşa'nın Süveyş Kanalı inşası için imzaladığı antlaşmanın gereği olarak Süveyş Kanalı'ndaki Port Said Limanı'nın girişine konulmak üzere planlanmış, ancak dönemin Osmanlı Sultanı Abdülaziz tarafından peşinatı ödendiği halde dikilen heykelden ötürü yerel huzursuzluk çıkacağı endişesiyle, Kavalalı soyundan Hidiv İsmail Paşa planlanan yere inşasını istememiştir.

Fransız bir heykeltıraş olan Frederic Auguste Bartholdi'ye ısmarlanan bu heykel, bakır ve çelikten yapılarak tamamlanmış, fakat daha sonra Mısır’a dikilmesinden vazgeçilmesiyle Paris’te bir depoya kaldırılmıştır. Tasarlanan bu ilk heykel Kızıldeniz ile Akdeniz’in birleştiği yere koyulacak firavunlar zamanının giysilerine bürünmüş bir kadın şeklindeymiş ve elinde 'Asya'nın ışığının Mısır'dan geldiğini' sembolize eden bir meşale tutuyormuş. Bu olaydan 20 yıl sonra 1885’te Fransa hükümeti ABD ile olan iyi ilişkilerinin bir göstergesi olarak büyük bir heykel yaptırmak istediğinde yine aynı heykeltıraşın kapısı çalınmış. Hazır durumda olan heykel depodan çıkarılmış, heykeltıraş Bartholdi ve Gustave Eiffel (Eyfel kulesinin mühendisi) birlikte çalışarak bazı değişikliklerle heykeli yenilemişlerdir ve heykel New York sahilinde Liberty Adasına yerleştirilmiştir.”

"Şimdi yeni heykelin tek farkının başındaki taçların 7’den dokuz’a çıkarılacağı olduğunu söylemiştik. Neden dokuz ve bu dokuz taç için nereden esinlenmişlerdir? Meşhur 9’lar hakkında daha önce bazı yazılar hazırladığını biliyorum Eren evladım. Peki bu 9 taç için esin kaynakları neresi?”

Osman Baba’nın sorusu üzerine, şu cevabı verdim:

“Yoksa Türkiye mi?”

Osman Baba, biraz durakladı, tebessüm ederek, ‘evet’ manasında başını salladı ve konuşmasını sürdürdü:

“Evet, esin kaynakları yine Türkiye. Bu sefer ilham aldıkları yer; Antalya Perge. Perge Antik Kenti’nde bulunan heykellerden birinden esinlenmişlerdir. Bu da oldukça manidar değil mi? Adamlar Türkiye’den bir türlü vazgeçemiyorlar.

Osman Baba, çekmeceden bir gazete kupürü çıkararak bana gösterdi. Haberdeki heykeli görünce oldukça şaşırmıştım. Gerçekten de başında 9 tane taç vardı.



O dönemde yapılan bu heykelin boyun kısmına dikkat et. Oradaki hilali görüyor musun? O taç’taki hilalin üzerindeki güneşe de dikkat et evladım ve elindeki meşaleye. 



Bir yerde, üç dini temsil ediyor gibi bir anlam yüklüyorlar bu heykele. Hatırlarsan birkaç yıl önce yine Antalya’da, tek tanrılı üç dinin mensuplarının birlikte ibadet edebileceği  ‘Dinler Bahçesi’ hoşgörü mesajlarıyla açılmıştı. Bu bahçede; Cami, kilise ve sinagog bulunuyor. Noel Baba’yı da hatırlarsan yine Antalyalı ilan etmişlerdi.

Perge’deki kazılar devam ediyor. Bu heykel üzerinden akıl yürütenler, bu heykeli, üç medeniyetin ürünü olarak görüyorlar.

İşte bu yapmayı düşündükleri 9 taç'lı yeni özgürlük heykeli, yeni dünyanın temsilcisi olacak.

Hatırlarsan 11 Eylül olayından sonra New York'taki Özgürlük Heykeli’ne saldırı düzenleneceği iddiası ile bir süre ziyarete kapatmışlardı heykeli. Aslında bu heykeli ta o zaman yok edeceklerdi. Kendileri özgürlük heykelini yok edip, yine Müslümanların üzerine atacaklardı. Bildiğin gibi, Özgürlük Heykeli, UNESCO'nun Dünya Kültür Mirası Listesi'nde de yer almaktadır.

Heykelin daha küçük boyutlarda bir kopyası Paris'tedir ve Atlas Okyanusu'na doğru bakar. Dünyanın başka çeşitli yerlerinde de (Osaka, Priştine, Pekin, Nevada, Güney Dakota, Bordeaux, Poitiers gibi) küçük kopyaları bulunmaktadır.

Peryy’in büyük akrabalarının kurduğu, Columbia Pictures’ın amblemine dikkat ettin mi?Tıpkı özgürlük heykeli gibi değil mi? Elindeki meşalesi vs ile...



Osman Baba, çekmeceden bir resim daha çıkararak önüme koydu.

Bak, bu resmindekinin de kaynağı yine Türkiye’de. 7 taçlı bu heykel, İstanbul Arkeoloji Müzesinde…



Evet evlat, Teksas yeni dünya düzeninin temsilcisi olmak istiyor. Görelim olabilecek mi, yeni heykellerini dikebilecekler mi? 

 Biz de takip ediyoruz..."

 

                         

Emir Yıldızdan 




                         

buulkem@gmail.com                          

                         

Birinci bölümü okumak için: http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=45

İkinci bölümü okumak için :http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=211

Üçüncü bölümü okumak için: http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=237

Dördüncü bölümü okumak için: http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=401

Beşinci bölümü okumak için :http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=489

 

                         

                         

 

 

 

 








Bu haber 18,197 defa okundu.





Yorum ekleYorum ekle


Yorumlar (14)
  • ktb / 20 Şubat 2015 17:01

    Alin basiniza calin putlarinizi

    Bu heykeller ve resim hep tek bir varliga isaret ediyor. Bu da muhtemelen kendi efendileri olan seytanin bir tasfiri, yada aslinda seytan tayfasindan olan mitolojik tanrilardan(!) (tovbe hasa) birine isaret ediyor olabilir. Hristiyanligida bozup jesus diye bir varlik uydurup kitleleri ona taptiran zihniyetle ayni. Hatirlanirsa onlarin jesus larinin kafasinda da bu heykeller dekine benzer olarak dikenli tel vardi. Ayrica columbia pic. resminde yer alan kadin net bakilmadiginda erkek cinsel organina benzetilmis her filimin baslangicinda subliminal mesaj olarak insanlarin gozlerinin onune serilip normallestirilmeye ahlaklar dejenere edilmeye calisiliyor. Bu kadinin arkasinda ki bulutlarda kimbilir neler var bilincalti hitap eden. Ben cevirip baktikca birkac seye benzetiyorum Onemli paylasimlar ve uyandirmalar icin tebrik ediyor basarilar diliyorum 16 yildiz ekibi ve tum kalperenlere.
  • Abdulvahap / 5 Şubat 2012 15:39

    Türkiye Türklerindir

    İstedikleri kadar vazgeçmesinler.
    TÜRKİYE TÜRKLERİNDİR.
  • AlpKurt Hilali / 2 Şubat 2012 17:11

    'TÜRKİYE'YE DIŞ YARDIM SIFIRLANSIN"

    Rick Perry ABD'de alay konusu oldu
    Obama'nın rakibi gözüyle bakılan Rick Perry'nin Türkiye ile ilgili sözleri ABD'de alay konusu oldu.

    Gaflarıyla tanınan Cumhuriyetçi Parti'nin başkanlık aday adayı Rick Perry televizyon tartışmasında 'Türkiye NATO'dan çıkarılsın' dedi. Türk Dışişleri Bakanlığı Perry'i kınadı

    Kasım 2012'de ABD Başkanı Barack Obama'nın rakibi olacak Cumhuriyetçi adayı belirlemek için ön seçim maratonu sürerken adaylardan Texas eyaleti valisi Rick Perry, Türkiye'yle ilgili şaşırtıcı ifadeler kullandı. Muhafazakar Fox News haber kanalında canlı yayınlanan Cumhuriyetçi Parti'nin beş adayının katıldığı tartışma programında sıra dış politikaya gelince anketlere göre seçilme şansı çok düşük olan Perry eleştirilerini sıraladı.

    devamı

    www.ensonhaber.com/rick-perry-abdde-alay-konusu-oldu-2012-01-18.html
  • adem badem / 23 Eylül 2011 15:58

    ayyıldız

    alttaki resimdeki heykelin gözlerinde neden ay yıldız var
  • Ömer / 8 Eylül 2011 10:19

    Ak Parti'nin ışığı

    Ak Parti'nin ampülünde de 7 ışık var. Bunlarla bağlantısı var mı?
  • m.kılıç / 6 Eylül 2011 22:00

    erol derman

    senin perry istemeyenler teksas ı yaktı heralde ,az önce haberleri okudumda nedense aklıma burda okuduğum yazı geldi dur manşetide yazayım.ABD'nin Teksas eyaletindeki orman yangınlarında Austin bölgesinde yaklaşık 500 ev kül oldu. 14 bin kilometrekare büyüklüğündeki Connecticut eyaleti büyüklüğünde alan kül oldu alevlerden binlerce kişinin kaçtığı belirtildi.
  • necati Özcan / 3 Eylül 2011 13:23

    müthiş

    yeni bölümleri heyecan ve sabırsızlıkla bekliyoruz.
  • sezer x / 26 Ağustos 2011 17:14

    güzel sayfa güzel yazı tebrikler

    çok enteresan,yaklaşık abd kansasta1ay kadar önce,özgürlük heykelini,taşımaktan söz ediliyordu,daha güvenli bir yere,dikilmek üzre sökülüp taşınsa neolur diye bir tv şhow porogramında.
    sütüdyoda anket bile yaptılar.
  • gülfidan / 23 Ağustos 2011 08:10

    gerçekler ve uyumak

    teşekkür ederiz sayenizde bir nebzede olsa uyanıyoruz.
  • bekircan6 / 21 Ağustos 2011 13:56

    gerçeğin yüzü

    vallahi ellerinizden öperim varolun erol bey.
  • ferhat keskiner / 18 Ağustos 2011 11:21

    muhteşem ötesi bilgiler Allah razı olsun erol bey,
  • Zafer / 16 Ağustos 2011 17:58

    Tebrikler

    Dün gazetelerde Rick Perry'nin başkan adayı olacağı yazıyordu vee.. İşte uzun süre önce yazıldığı belli olan altıncı bölümde bunlar deşifre ediliyor! Helal olsun teşekkür ederiz.

    Ezcümle, belirtmek istediğim bir husus var: Teksas eyaleti, Meksika'dan ABD'ye kaçak olarak giren İspanyollar ile doludur. Filmlerde hep görülür. Gerçektir de. Teksas eyaleti Hispaniklerin çok olduğu bir yerdir. Komplo teorilerinden( ! ) biridir: Günün birinde İspanyollar, ABD'nin kendilerine karşı çıkardığı ağır yasalardan dolayı isyan edecekler.... Machete(Ustura) diye bir film var, az çok bu konuyu işler...

    Oktan Bey de zaten, bir yazısında, CIA'in mafyayı kullanarak bu göçmenleri öldürdüğünü yazmıştı. Her halükarda bunu yapanların Şeytaniler olduğu belli oluyor. Tebrik ederim, tam 12'den vurdunuz... Nokta atışları eminim ki devam edecektir. Saygılarımla, çalışmalarınızda başarılar, Allah kolaylık versin.
  • Ali A / 16 Ağustos 2011 13:01

    7. bölümü sabırsızlıkla bekliyoruz. ALLAH yardımcınız olsun.
  • Harun Karacabay / 16 Ağustos 2011 12:57

    Muhtesemsiniz






ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

En Çok Okunanlar