Kız Kulesi Muhafızları, Okalt (16’lar) Sembolü

Kız Kulesi Muhafızları, Okalt (16’lar) Sembolü

Kız Kulesi Muhafızları, Okalt (16’lar) Sembolü


5 Haziran 2018 08:04
font boyutu küçülsün büyüsün


Kız Kulesi Muhafızları, Okalt (16’lar) Sembolü

“Kız Kulesi, Hz. Hızır AS’ın Dünya Ofisidir.” Oktan KELEŞ

Kız Kulesi hakkında herkesin kendince bir fikri vardır. Kimine göre; aşıkların buluşma noktası, iki denizin birleştiği yer, Kralın kızının evi ve Hz. Hızır AS’ın Dünyada ki Ofisi! Bu fikirlere internetten taramayla daha da fazla çeşitlilik katılabilir. Dünyada Kız Kulesi kadar hatıralarda saklanmak üzere resmi çekilen belki de başka bir yapı yoktur. Kız Kulesini bu kadar gizemli kılan duruşu, merakımızı perçinleyen efsaneleri ve tarihi hakkında bir çok yazılar okumuşuzdur. Kendi adımıza hiç biri “Deruni Devlet Kutsal Halı” kitabının 137. Sayfasında anlatılan 16’lar ile başlayan bölüm ve devam eden bölümleri kadar bizi ne tatmin edebilmiş ne de bilgi anlamında bir katkı sağladığı söylenemez. Çünkü Kralın kızı efsanesi bir yaratılış metaforu idi ve sığ düşünce sadece gördüğünü yorumladı. Aşıkların buluşma noktası, iki uçlu düşünülmesi gereken bir konu idi. Birincisi yine iki aşığın bir olması metaforu olarak düşünülmesi, ikincisi ise bir sis perdesi oluşturması açısından düşünülmeliydi. 137. Sayfa da anlatılanlar ve sonraki bölümleri insanı bilme adına kırbaçlıyor ve daha fazlasını öğrenmek için adeta teşvik ediyor. Dolayısıyla bu yazının ilk referansı “Deruni Devlet Kutsal Halı” kitabının ilgili bölümleridir. Sonra ki referansımız ise Kopuz Ata “7 Gün 7 Gece Sırrı” hikayesidir. Hikaye iyice özümsenebilirse 16’lar hakkında birçok şey anlatıldığı anlaşılır. Kulbak Bilge ise olmazsa olmazımızdır. Velhasıl bu makaleyi ana merkez olarak sadece bir sembolün üzerine bina edip, referanslarımızdan edindiğimiz bilgilerle birleştirip okumaya çalıştık.

 

 
Ok-Alt Sembolü


Bu sembol https://www.youtube.com/watch?v=tsXP6WK5QxI “Kız Kulesi Altındaki Gizli Geçit” isimli videodan alıntıdır.

Videoyu özetlersek Sir Francis Crick https://tr.wikipedia.org/wiki/Francis_Crick isimli DNA’nın mucidi bilim insanı, bir gün arap aksanlı birinden gizemli bir kitap satın almıştır. Sir kitapta incelemeler yapmış, planların Kız Kulesine ait olabileceğini bulmuş ve gerekli izinleri alarak Türkiye’ye gelip incelemelerde bulunmuştur. Gizli bir geçit bulduğunu iddia etmiş ve satın altığı kitaptaki çizimlerden esinlenerek bir anahtar yaptırmıştır. Anahtarı kullanacak yeri bulamamış, kayaları kırıp o şekilde mekana girdikten sonra o yerin fotoğraflarını çekmiş, bununla birlikte bir de kılıç bularak oradan ayrılmıştır. Resimler çok bozuk olduğu için burada paylaşmak istemedim dileyenler linkten bakabilirler. http://gizemlervebilinmeyenler.com/kiz-kulesi-altindaki-gizli-gecit/

Burada bir şey eklemek gerekir. www.onaltiyildiz.com/artikel.php?artikel_id=255 Oktan Abi’nin “KIZ KULESİ 1919” isimli makalesinde bir not iliştirilerek bir resim paylaşmıştı. Not ta şöyle yazıyordu: “Külliye'de izbe bir yerde saklanan, Bandırma Vapuru'na yüklenecek sandıkları aşağıda görmektesiniz.” Kemerlere bakarsak bu resim ile o resimler birbirine benziyor. Yani Crick tüneli takip ederek bir külleyenin bodrumuna gitmiş olabilir. Sandıklar 1919 yılında taşınmış olduğunu yine makaleden anlıyoruz. Tarih, Sir doğduktan 3 yıl sonraya tekabül etmektedir. Tabi bu doğru yer ise. Sir içeri girdiğinde bir mesaj olabileceğini düşündüğümüz bir de kılıç bulmuştu.

 


Sir kitaptaki çizimlerden esinlenerek bir de anahtar yaptırmış fakat kullanacağı yeri bulamamıştı. Anahtar konusuna aşağıda özel olarak değinmeye çalışacağız. Çünkü çok basit bir konu değildir. Altında çok derin anlamlar yatmaktadır.

 


OKALT SEMBOLÜ:

Video’da Sir Crick’in Okalt Sembolünü bir çok yere gösterdiği fakat ne olduğuna dair hiçbir bilgi edinemediği söylenir. Bu çok inandırıcı değildir. Çünkü bu sembol tarihin her alanında varlığını göstermiştir. Sembolün olduğu yerde bulunan kılıca karbon 14 testi yapılıp 1600 ile 2000 yıl öncesine kayıt tutulmuş olduğu söylenmektedir. M.Ö. 100 yıl ile M.S. 300 yılları arasında bir zamanı işaretlemektedir. Muhafızların en erken ne zamandır orayı tuttukları hakkında bilgi vermesi açısından önemlidir. 

 


http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=3373
“Ayasofya'nın Temeli” İsimli Makalede Attila Han Papa’dan bir sandık aldığı görülmektedir. Aynı makalede İstanbul Büyük Çekmece’ye kadar gelindiği, Doğu Roma’nın vergiye bağlandığı, bu yüzden istila edilmediği yazılmıştır. Sir Crick’in tünelde bulduğu kılıç belki de Batı Roma’dan gelen sandığın içinde ki kılıçtı. Tarihlere baktığımızda Kılıç 1600 ile 2000 yaşları arasındadır. Attila Han’ın İstanbul ziyareti de bu tarihlere rast gelmektedir. Emanetleri muhafaza edebilecek kişilere teslim ettikten sonra gittiklerini anlıyoruz.

Önemli bir soru Attila Han neden Roma’ya saldırmıştır? Tarihlere baktığımızda Roma, Doğu ve Batı olarak 300’lü yıllarda ikiye ayrılmıştır. Attila Han’da bundan yaklaşık 40 sene sonra Romaya saldırmıştır. Batı Roma 100 yıl kadar daha yaşamış akabinde yıkılmıştır. Attila Han’ın Papa’ya ayağını öptürmesi, haddini bildirmeye davet olarak algılanmalıdır. Kutsal emanetleri zorla alması Batı Roma’nın artık sona yaklaşacağının alameti idi.
 


M.Ö. 76 yılına ait bir Roma sikkesi. Tura bölümünde, başta 6 Ok arka yüzde 3 Ok net görülmektedir.
Geçmişte ve günümüzde sembolün kullanım alanları çok çeşitlidir;

 


Okalt Sembolünün derin felsefi anlamları ve bitmek bilmeyen açılımları vardır. İkinci resim Kam kartlarında Geyik sembolünü anlatır. Solfej anahtarını anlayabilmek için Okalt Sembolünün üst çerçevesinde 3 tane çentik vardır. O çentiklerin ortadaki çentik tamdır kenardakiler ise yarımdır. O iki yarımdan yani kenarlardan levhayı silindir şeklinde getirip uçlardan birleştirirsek içteki OK "OZ yani Yay ve Okalt Sembolü Solfej Anahtarına dönüşecektir. Tolkien Ainur’un müziğini anlatırken aslında bu dürülmeden kaynaklanan müziği anlatır. Jüpiter’in Sembolün”e de benzetilebilir doğru da olabilir. Fakat bunu üçüncü aşamadan görmek gerekir. Jüpiter’den görenler 112. Hikmetle harmanlamaları gerekir.

Hoca Ahmet Yesevi Hikmet 112

Bütün halklar Adem Ata’ya doğru ardınca gidince
"Ey babamız şimdi bizi kolla"deyince
"Ruhsat yok, benden geçti evlat" deyince
"İbrahim'e gidelim"deyip söyler imiş

İbrahim'e gidip söyleyince Adem Ata
"Şefaat eyle bunlara sen hepsi hata"
O da der "Sizden yakın Adem Ata"
"Musa tarafına gidelim"deyip söyler imiş

Musa deyince "-Rabbi erini-" dedim o gün
Acizlikten çıktığım yoktur işte bugün
Gidelim Muhammed'e olup mahzun"
Hepsi Hazret’e doğru gider imiş

Musa deyince "Ya Muhammed ayak bas
Ümmetlerin cehennem içinde yok oldu"
Muhammed’de iba eyleyip durunca o an
Musa bırakmayınca birlikte varır imiş.

Tacını alıp kısıp koyup arş altında
Feryad edip ağlayıp durunca işte o günde
"Ya Kadir, Ya Gafur" dediğinde
"Ya Habibim başını kaldır"deyip söylerimiş

Sembolün sol tarafında -X harfine benzeyen bir sembol daha vardır. Bu sembol bildiğimiz Svastika sembolüdür. Yani Oz Tamgasıdır. Tamgadan önce yine Ok’un ön devamında büyük ihtimalle kirişi vardır. Silinmiş olabilir ama devamı olduğu anlaşılmaktadır. Birleştirip okumaya çalışırsak bu OK-OZ diye okunur. OK-OZ’da ki Onaltı Ulu’nun yaşam alanını gösterir.

Silindir yaptığımız çerçeveyi bir daha görmeye çalışırsak, üst kenarlarda ki iki yarım çentikle ifade ettiğimiz yerden büküp silindir şeklinde birleşim sonucu, iki yarım çentik, bir tamı oluşturur. Ortada ki zaten tamdır. Oluşan karşılıklı İki tam çentik, bir balığın alt ve üst dudakları gibidir. M (Alt) sembolünün altında ki çerçeve ki kuyruk, balığın kuyruğudur. Buradan Yunus AS’ın adı geçen ayetlerin iyi tefekkür edilmesi gerekir.


 


Birinci resim Balık Sembolü
İkinci Resim Kartal Sembolü
Üçüncü resim Aslan Sembolü

Ortada ki resimde sembolü tam ortada ikiye böldüğümüz zaman sağ ve sol tarafları bir kartalın kanatlarını açmış gibidir. Kartal aynı zamanda Ülgen Ata’nın sembolüdür. Kartal öne ve arkaya doğru kanat çırpmasının farklı farklı anlamları vardır. Yerde kanatlarının kapalı olması başka bir şeyi anlatır. Gandalf’ın zor durumlarda kalışında yardımcısı Kartal, yani Gök Börü olmuştur. Üçüncü resim "M yani ALT sembolüdür. Konumuzla birebir ilişkili olan semboldür. Bunu ortadan ikiye böldüğümüzde sağa ve sola bakan Aslan sembolünü görürüz. Göbeklitepe’de ki doğuran kadının doğurduğu iki (Aslan) ayak, Umay Ananın’nın boynuna ve karnına astığı iki tohum, Hitit Tanrıçası Kybele’nin arabasını çeken İki Aslan, Lilith’in Ayaklarıyla üzerine bastığı iki Aslan’nın neyi anlatmaya çalıştığının kodudur.

ALT SEMBOLÜ(-M), AYAK, ALTI:

Umay ismi aslında bir koddur. "M (Alt-Altı) ve Ay (Ayak-Ok) Harflerinin birleşmesinden oluşur. Aynı şekilde Altay sözü de Altı Ok ya da Altı Ayak aynı şeyi anlatır. Altı Rakamının veya Altı Kişinin neyi temsil ettiğine yukarıda bahsettiğimiz anahtarı açıklarken değineceğiz burada sadece yaratılışsal olarak incelemeye çalışalım.

http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=6417  “8. ve 9. Çalıştay Hakkında Tefekkür” yazısında Altı Rakamının mikro anlamda ne olduğunu açıklanmaya çalışılmıştı. Makro anlamda da http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=6511 Göbeklitepe Gerçekleri makalesinde B Yapısı anlatılmaya çalışılırken bahsedilmişti. Altı Ok’un her biri  On aşamadan oluşmuştur. Yani bu Altmış (60) Rakamını verir. Her On oluşum yapım aşamasında iken yüzeysel bir alanı da aynı zamanda işgal eder. (Hunlar) Yani On oluşumda On alan işgal edilir. Bu da 60*10= 600’dür. Hepsini birleştirdiğimiz zaman 666 rakamını verir.

Bir başka açıklama:

Bir yılda 365 gün vardır. Bir Dairenin iç açılarının toplamı 360’tır. Arta kalan 5 rakamı bize büyük çarkın 1 derecesini verir. Bizim zamansal anlayışımızla görmek istersek bu durumu; Bir Ok, On aşamadan oluşuyordu yani 50 yılda 1 Ok oluşur. Güneşin bir devrini yani 12 burcu geçmesini düşünürsek 600 yılda Oklar tamamlanır. Bu 666 sayısını verir ki bu da bir kod dur. Deccal yada şeytan la ilişkilendirilmesi bu koddan uzak durulması ve kainatın yaratılışının düşünülmemesi için yapılmış bir propagandadır. Bir de Kuran Ayetleri 6666’dır derler. Bu da bir kod’dur. Yani iş 666’da bitmemiştir.

Onların bir açıklaması da bu tekerleme de saklıdır.

Laleli bir içeriye gir
Laleli iki ormandaki tilki
Laleli üç atlaması güç
Laleli dört eteğini ört
Laleli beş kalbimiz eş
Laleli altı altınlarımı çaldı
Laleli yedi yemeğimi yedi
Laleli sekiz sekseğimi sildi
Laleli dokuz biz evde yokuz
Laleli on kırmızı don

OKÜLTİZM:
https://gizliilimler.tr.gg/Ok.ue.ltizm-Nedir-f-.htm
“Okültizm kelimesinin Türkçe karşılığı "gizlibilim, gizlicilik" olarak ifade edilmektedir. Gizli bilimler denilince, eski geleneğin devamını sağlayan ezoterik (batınî) doktrin anlaşılmaktadır.
Okültizmin daha iyi anlaşılabilmesi için, onun nasıl oluştuğunun bilinmesinde yarar vardır. Geçmiş zamanların büyük düşünürleri, fikirlerini mükemmelleştirmek amacıyla, dünyamızda doğmuş büyük uygarlıklardan ve özellikle de Eski Mısır gizemlerinden büyük ölçüde yararlanmışlardır. Bu antik çağ uygarlıklarında bilim, başlıca iki ana kısma ayrılırdı:

Fiillere dayanan maddî kısım;
Prensiplere dayanan fikrî kısım.

Bu ikisi arasında birinden diğerine geçiş niteliğinde sayısal bir kısım vardı ki, bu da "Kanunlar'a dayanırdı. Görülüyor ki, her bilimin bir fizik, bir metafizik ve bir de matematik kısmı vardır. Metafizik kısım olmadan, bilim, ölü şeylerin sayılması olurdu. Metafizik, tüm bilimlerin canlandırıcı ruhu idi. Buna karşılık fizik kısım da olmasaydı, bu kez fikrî kısım sadece hayalî bir safhada kalır, dünyaya uygun bir bilgi hâline gelemezdi.

Bu üç unsura da sahip olan bilim, gerçek bilimdi. Buna EKSİKSİZ BİLİM, TAM BİLİM denirdi. Tez (fizik), antitez (metafizik) ve sentez (matematik), TAM BİLİM'i meydana getiren üç ana unsurdu.”
NOT: Bu alıntı yukarıda linkini verdiğimiz siteden alınmıştır.

Ökült sözü tamamen Türkçe bir kelimedir. Latinceden geçtiği yazar bazı kaynaklarda bu fark etmez çünkü Latince ve İngilizce  Arapça’dan ya da Nebatçadan bozma, Arapça’da Türkçeden bozma bir dildir. Türkçe karşılığı okunuşundan da anlaşılacağı gibi Altı Ok demektir. Batı’nın kullandığı bütün öğretilerin kökeni Türklerden aldıklarıyla oluşturmuşlardır. Komplo Teorisyenlerinin sürekli söylediği tez, anti tez ve sentez öğretisinin aslında Türklerin kullandığı bir yöntem olduğunu anlamaktayız. Dil konusuna gelince Arapça ile İngilizce’nin gramerine bakılırsa İngilizce’nin Arapça ile bağlantısı anlaşılır. Batı hayranlığını bıraktığımız zaman söylediğimize yakın sonuçlar çıkması muhtemeldir.
 
ALTI OK:

Altı Ok, Oğuz boylarından Boz Oklar ve Üç Okların toplamı olan Altı (6) Oktur. Tarihte Üç Okları ve Boz Okları temsil eden Göktürkler, İskitler, Hunlar ve Selçuklardır, Nitekim İskitlerin Bayrağında Üç Ok figürü, Hunların bayrağında ise Kartal Başı ve Ejderha vardır. Bunlar aynı şeydir. Birde ikisini yani Altı Ok’u kendisinde barındıran Büyük İmpartorluğu ya da Kağanlığı temsil eden Devletlerin temsili de On’lar yani Göktürkler ve Türkiye’dir. Bu devletlerin bayraklarında Kurt Sembolü vardır. Türkiye Cumhuriyetinde kullanılan Ay Yıldız da bir nevi Kurt Sembolüdür. Hilal Kurt’tur, Yıldız Ok’tur. Atatürk’ün Türk Bayrağını Kurt Sembolünden yapmak istemesinde ki neden bu bilginin kendisinde olduğunu göstermektedir. Atatürk’ün ilk incelettiği Devletlerden biri İskitlerdir.

İskitler, Sakalar olarak bilinir. Saka sözünün bir okunuşu da; Oz Ok, Us-Ok, Üç-Ok ’tur. Selçuk ise Oz İli Üç Oklar ya da Oğuz Soylu-Oğlu Üç Oklar demektir.

 


Birinci resim Cumhuriyet Halk Fırkasının yani bugünkü CHP’nin ilk amblemi idi.

İkinci resmin yeşil olanı İskitlerin, Sarı olanları ise Hunlar’ın ve bazı Türk Devletlerinin bayraklarıdır.

Üçüncü resim Doğu Roma İmparatorluğunun Bayrağıdır.

Atatürk Altı Ok bilgisine vakıf, anahtar sahibi bir Bilge idi. Bu Oklardan iki Ok Sanki bir Ok’muş gibi düşünülmelidir. Deruni Devlet Kutsal Halı’da Türk’ün Oğlu iki kılıcı bir kılıç haline getiriyordu. Atatürk’te bu iki kılıcın niteliklerini anlayabilecek bilgilere sahip biriydi. Böylece geriye kalan Dört Ok’un önderi olurlar.
https://onturk.org/2011/04/13/turk-atasi-iskitler/

Haluk Tarcan Hocamızın “Türk Atası İskitler” adli makalesinden;

“Yunanlılar bunu SKYTH şekline sokmuşlardır .. Oradan da tüm dünyaya bu şekilde yayılmış biz de İSKİT olmuştur

Franszıca’da SCHYTH (SİT) diye seslendirilir.

İstanbul'a vardığında bu ad SCUTAİ (Üsküdar) şekline dönüşmüştür.”

Üsküdar: Scutai: Sukutay, Isık tay, Altı ışık sahipli yer, Oz’un Altı Oku. Şeklinde yorumlanabilir. Son harf olan "Y özel bir harftir. Burada Altı Ok’un görülmesi şeklinde düşünülebilir. Tezahür.

İstanbul: Altı Ok sahibi Ulu Baba ya da Ata gibi bir anlam taşıyor. Kelimenin başında ki İS arapça’da ki Zül yani Sahip olmak, O niteliğin O’nda bulunması anlamını taşır. Aynı şekilde İskit derken, Altı Ok Sahibi anlamını taşır.

OKTAN: OK (On) AT (Altı) AN (Ana, Temel)= Onaltı Temel Esas.

http://www.uskudaristanbul.com/firmadetay.asp?id=2870

Üsküdarın eski isimlerine baktığımızda Socrates’in M.Ö. 470’te Skutari (Sukutay) dediği görülmektedir. Linkte ki ilgili bölüm: “Sokrat’a göre ise (Kilise Tarihi); “Atina’lı kumandan Viadis tarafından surla çevrilen bir mevkide, Karadeniz’den gelen gemilerden ondalık alırlardı.” Bir rivayete göre de şehir, sonradan orada SKUTARION (yani kalkan) imal edilip satıldığından dolay› SKUTARI adını almıştır.”

Üsküdar’da Okçuların olduğu ve kalkan imal edildiği yani Demircilik Zanaatı bulunduğu anlatılmaktadır. Aslında At yetiştiriciliği ile ilgili bir şeyler de bulmayı umuyorduk çünkü Mahiye Morgül Hocamız Üsküdar Hakkında “Karadeniz’de Fonotik Yolculuk” isimli kitabıında şöyle söylemektedir.

“-Kırat ve Dorat, denizde yüzen iki soylu attır: Kırım atları böyledir, İskitlerin atlarına bu ad verilir, İskitDor/Üsküdar atları, Boğazı karşıya geçerlerdi. Mitridate’nin atları Avrupa masallarına bile girmiştir. Rüzgâr kanatlı atlarıyla ünlü büyük ahırları vardı. Onlara DOR atlar denirdi; Dorat, Durat.”

Yani sondaki Dor’u, Doru At şeklinde yorumlamıştır. Bizimde aklımıza yatmıştır, çünkü O ahırlar Herakles’in 12 Görevinde bahsedilen ahırlardır. O’da Üsküdar dır.

Köroğlu " Kiziroğlu (Oğuz Soylu Er)

Bir atı var ala paça, peh peh peh peh,
Mecel vermez kırat kaça, hey hey hey,
Az kaldı ortamdan biçe.

Yine aynı kitapta şunlar yazar;

“Atheis-Audocie: Ayasofya’nın ilk adıdır. Attis Atası/ Atası Ateş.

Ayasofya Bilimevi’ni koruma görevini hep Şaman inanışlı Bizans kraliçeleri üstlenmiştir. MS.430’da Ayasofya adını aldı. MS.438’de Teodora Yengeye karşı Yahudi Tefeci Galata bankerlerin isyan ettirdiği Hıristiyan köleleri tarafından yakıldı, yangını Üsküdarlı DOR ATLI İskitler gelip söndürdü.”

Bunun önemi ise yukardaki Bizans Bayrağın da Türk motiflerinin neden saklı olduğunu anlamlı kılar. Kadınlar Tarih sahnesinde ne kadar da önemli bir yere sahipmiş.

Mahiye Morgül Hocamız, Üsküdar için ayrıca tersten okuma tekniğiyle Artı-Eksi olduğunu bunun da Güney-Kuzey anlamına geldiğini söylemektedir. Bu bizce isabetli bir buluştur. Bu noktada www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=4851 “Dünyanın Dibi'nde Türk Üssü Kurulacak” bu haberin önemine çok dikkat edilmesi gerekir. Artık Kuzeyden başlayan serüven Güney topraklarının fethi ile Türk’ün Kızıl Elma’sına uygun bir şekilde hedefine varacaktır. Üsküdar yani Eksi - Artı iki denizin birleştiği yer anlamını da içinde barındırmaktadır.

Kasas Suresi 36. Ayet: Fir'avn dedi: "Ey Hâmân, bana yüksek bir kule yap da o sebeplere (yollara) erişeyim:"


 


Okalt öğretisinin masonlarca da bilindiği ve 33 derece denilen masonluk seviyesinin bu öğretiye vakıf olunduğunu anlatır. 33 (Otuzüç) aslında bildiğimiz 6 ( Altıok)’tur. Masonluk 27 dereceye kadar olabilir sonra ki 6 seviye ise üst kademedekiler şeklinde görülebilir. Tam bilmiyorum bu sadece kendi yorumumdur. Büyük mason üstadı olarak bilinen ve Araştırmacı-Yazar Ertan Özyiğit’in bugünlerde gündeme getirdiği Albert Pike, resimde dikkat edilirse boynuna astığı atkıda ki sembollerin hepsi Okalt Sembolüdür. Ortada ki 33 yazısı 6 Ok’tur. En alttaki çift başlı Kartal sembolü "M (Alt) Umay Ana sembolüdür.

Hunlar Yani On’lar belli bir alanın hakimiyetini, Nüfuz alanını ve içinde ki nitelikleri anlamamız için bir kod’dur. Altılar ise Kutsalı muhafaza edecek olan Seçkinlerdir. Kopuz Ata’da, Okyay’ın yolcuğunu düşünürsek, çöllerde farklı insan tipleri ile, Kutuplarda farklı, Bozkırlarda farklı insan yapılarıyla karşılaşır. Bunlarda On’ların etkisi olduğu yazılmıştı. Türkiye çatısı altında hem On’ların, hem de Altı’ların görevlerini yerine getirmek gibi bir misyonu olduğu anlaşılmaktadır. Göktürklerin de görevi aynı idi. Göktürklerin, Doğu ve Batı olmak üzere ikiye ayrılmasında aslında bilmediğimiz bir Hikmet vardır. Doğu Roma sancağı altındaymış gibi görülen Atalarımız bu görüntüye yada elbiseye bürünmüşlerdi. Bunun açıklaması On’lar ile yapılabilir.

 


ANAHTAR:

 


Anahtar Sembolü, işin sadece maddi yanı görülen alemde olmadığını, metafiziki olarak ta açıklamayı zorunlu kılar. Sir Crick’in kitaptan esinlenerek yaptırdığı anahtar maddi alemde elbet var olabilir ama bu maddi alemde el değiştirdiği anlamını taşımaz. Bunu anlayabilmek için Onaltıyıldız Sitesinde yayınlanan http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=6704 “Kam Ayininde Neler Yaşandı?” isimli videoda ki ritüelin hakikatini anlayabilmek gerekir. Orada uçtular, savaştılar, yoksa hayal mi? Beyin oyun mu oynadı? Bunu anlamak için sorularla yaklaşılmamalıdır. Sadece ne olduğunun tespiti yapılması yeterli gibi geliyor bize. Bunu söyleyerek deneyimin bizlere yani izleyicilere göstermek için yapılan ropörtajı kastederek söylemiyoruz. Genel anlamda nasıl bakılması gerektiği ile alakalı bir yaklaşım olarak kabul edilmeli. Peki gerçekte ne oldu?

Bakara Suresi 57. Ayet: bulutu üstünüze gölgelik çektik, size kudret helvası ve bıldırcın indirdik:

Bunu açıklamak zor fakat öğretinin çok eski zamanlardan süregelen bir ritüel olduğu açıktır. Okalt yani Onaltı öğretisinin yine Türklerden çalındığını Devergent (Uyumsuz) Film serisinden anlayabiliyoruz.
 


Bu filmde 6 sınıf insan belli bir yaşa geldiği zaman hangi sınıfa mensup olacağını belirliyorlardı. Bu belirleme boyundan bir sıvı enjekte edilerek duru görüde yaşanılan deneyimle belirleniyordu.

5 sınıf: Bilgeler, Dürüstler, Dosthane olanlar, Fedakârlar ve Korkusuzlardı. Bir de Uyumsuzlar vardı. Filmin kahramanı kız saf bir uyumsuzdu ve kendini korkusuzlar sınıfına dahil ettirmişti. Serinin sonunda bir kutu bulunuyordu ve onu açabilecek kişi bütün sınıfların uzmanlığına sahip olması gerekiyordu. Kız bütün sınıfları geçerek kutuda ki mesajı deşifre ediyordu. Filmin uzun özetini buradan okunabilir.
http://www.cinerium.com/fedakar-cesur-bilge-ama-uyumsuz-divirgent.html

Altta İnception filminden bir resim vardır. Bu filmde de bilinçli rüyaya dalıp fikir çalmak yada bilinmeyeni bulmak tarzında temalar işlenmiştir. Bu sahnede de yine bir kasa vardır. Oyuncu şifreyi yazar fakat Enter’a basmaz onun yerine anahtara basar. Kasanın içinden Oz Tamgası çıkar. Anahtar yazdığımız yerin altında aslında bir de Lamba sembolü vardır. Yani aydınlanmayı işaret eder. Bu kesitin dakikaları resimde bellidir. Bakmak isteyenler buradan bakabilirler.
https://www.youtube.com/watch?v=OmY6A6YW-qQ

İki filmde de sıvılar Altın rengindedir. Bizim kültürümüzde bu sıvıyı belirli tekniklerle vücudun salgılaması sağlanırken filmde gördüğümüz kadarıyla bunu kimyasallarla gerçekleştirmektedirler.

 


Bütün bunlar aslında Oktan Abi’nin kitabında Adem’in Gönül Tepesinin zirvesine ulaştığında taşa koyduğu kağıtta yazan şeyi kendi anlayışlarına göre yormalarıdır. Gönül Tepesi de bir nevi kasadır ve onu açmak için anahtar kağıtta yazılıdır.

http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=3256

 


Kadir Sevencan 











Bu haber 5,352 defa okundu.





Yorum ekleYorum ekle


Yorumlar (31)
  • Mehmet / 16 Haziran 2018 08:49

    İstanbul Fatih'deki Bizanslı Kraliçeler 'öküş tiyin neke korkur biz'

    ''Ayasofya Bilimevi’ni koruma görevini hep Şaman inanışlı Bizans kraliçeleri üstlenmiştir. MS.430’da Ayasofya adını aldı. MS.438’de Teodora Yengeye karşı Yahudi Tefeci Galata bankerlerin isyan ettirdiği Hıristiyan köleleri tarafından yakıldı, yangını Üsküdarlı DOR ATLI İskitler gelip söndürdü.”

    Bunun önemi ise yukardaki Bizans Bayrağın da Türk motiflerinin neden saklı olduğunu anlamlı kılar.''

    Fatih Sultan Mehmet'in mezarının bulunduğu alanın bir zamanlar Bizans Kraliçelerine ait mezarlık olduğu haberlerde çıkmıştı. Bir başka haberde ise Silivrikapı'daki Bizans kral mezarlarının nasıl talan edildiği anlatılmaktadır. Talan haberinin linki; https://definesohbeti.com/sohbet-define-sohbeti/14640-istanbul%92un-bizans-kral-mezari-copluk-oldu.html

    Atatürk'ün Bizans tarihi ile yakından ilgilenmesinin özel bir nedeni olabilir mi?
    İstanbul'daki kemerli yapıların çokluğu dikkat çekici, Sultan Ahmet meydanındaki hipodromun mimarisi de bu şekle sahip. İstanbul'da Türk Piramitlerinden ne kadar bahsedilebilir?

    Acaba bunlar mimari bir örnek alım mı yoksa bilinçli mi yapılmış? Silivri'de Hun ve Bulgar ordularını durdurmak için inşa edilmiş, Çin seddinden sonra en uzun sed kabul edilen surlardan hiç bahsedilmiyor.

    ''Toplamda 56 kilometre uzunluğa sahipmiş ve Silivri’den başlayıp Karadeniz kıyısına kadar çıkıyormuş. Yani Marmara Denizi ile Karadeniz’i birleştiriyormuş.''
    https://1001istanbul.com/anastasius-surlari/

    Bizans elçilerinin Göktürkler ile görüşmesinin bilinmeyen yönleri olabilir mi?

    Herşeyi incelemekte fayda var; Bizans,Hanlar,Hanslar,Osmanlılar, Biz Hanız. 'Çinlilere siz kendinizi ne olarak görüyorsunuz diye sorduklarında biz Çinli değiliz biz Hanız diyorlarmış. Çin'de Yunnan diye bir eyalet bile var. Romalıların kökeni Etrüsklere uzanıyorsa Bizanslıların ve Hanların da kökeni Türk olabilir.

    Hanbalık
    Hanbalık, Kubilay Han tarafından kurulan Yuan Hanedanı'nın başkenti idi. Günümüz Pekin şehrinin merkezinde yer almaktaydı.

    Hanbalık'ın adı Moğolca ve Uygurca han ve balık ("kasaba") sözcüklerinin birleşiminden oluşmaktadır ve "Han kenti" anlamına gelmektedir. Çince adı ise Dadu (大都; "Büyük Başkent") olup aynı zamanda Moğollar tarafından da kullanılmıştır. Marco Polo ise anılarında Cambaluc adını vermiştir.

    Biz Kelime Kökeni
  • murat orak / 10 Haziran 2018 03:11

    Kız kulesinin bodrum katı

    lütfen birileri çıkıp şu mahzenin günümüz koşullarında bir fotoğrafını paylaşşın, biliyorsunuz burası restore edildi ve bu restorasyon sonrası bu işi yapan şirkete kiralandı.
    ben de defalarca gitmeme rağmen oraya öyle bodrum falan girişi göremedim
    inşallah birgün neresi olursa olsun hz Hızır ı banada görmek nasil olur diyorum
  • Yusuf Ziya Ortaç / 8 Haziran 2018 15:47

    Anahtar

    ulsam, bir sihirli anahtar bulsam,
    Açsam göğün mavi kapılarını.
    Bir samanyolundan geçip dolaşsam
    Yıldızların altın yapılarını!

    Dolansa boynuma ışıktan kollar,
    Açsa esrarını gök perde perde:
    Kayıp sesleri duysam yeniden,
    Kaybolan yüzleri görsem göklerde!...

    Bulsam, bir sihirli anahtar bulsam,
    Toprak kilidini açsam dünyanın,
    Çözsem düğüm düğüm muammasını
    Ölüm denen sonsuz, büyük rüyanın!

    Gelse bahçe bahçe mevsimler dile,
    Ağaçlar, çiçekler konuşsa biraz:
    Kimdir şu dallarda kızıl gülleri
    Böyle alev alev yakan sihirbaz!

    Bulsam, bir sihirli anahtar bulsam,
    N yıldızlar için, ne güller için!
    Alnı eşiğinde bekleyenlere
    Açılmak bilmeyen gönüller için!
  • Mücahit Çelik / 7 Haziran 2018 14:24

    Hoca Ahmet Yesevi; 112.acil hikmet..

    Arıyorsanız,Alo 112.hikmet de arayın..Size olayı anlatıyor..Adem Ata''bütün insanlığın kökü-atası''..İşlerin karıştığı noktada;peygamberlerin babası Ur-Barra-İbrahim...O da yetmsezse...Şu an millet; alkol sorunuyla-anahtarcıdan anahtar çektirme ve edeple boğuşuyor...Ben işin aslını 112.hikmette kendimce bulmuştum..
  • ilker ç / 6 Haziran 2018 22:52

    kardeşim kimse kimseyi avutmasın kimse onun bunun himayesinde olan mekandan degil hüküm sürdügümüz sandıgımız topraklardaki durumu anlatıyor madem cok önemli ayasofyayı müze yaptık orayıda yapalım bu ayıptan kurtulalim anlamiyorum savasta ölen türk barısta ezilen türk saygılar
  • Zeliha Türk / 6 Haziran 2018 18:37

    Anahtar?!

    Allah razı olsun Kadir koldaşım. Çok güzel yazı. Şimşekler bir bir çakıyor. Her kapıyı açan bir anahtar bulunuyor edeple, sabırla çalmasını bilebilirsek şayet. Tabi bu anahtar da sembol sanırım. Rabbim çalmasını bilenlerden eylesin
  • Turan Kagan / 6 Haziran 2018 16:08

    Avustralyadan Dua ile

    Emeginize saglik buda bir gorustur... Fakat sanki biraz zorlama olmus son zamanlarda bu tip calismalari sitede takip ediyorum bir cogu zoraki baglantili konuya derinlik katilmaya calisiliyor ama mantik ve bilimden uzaklasiliyor gibi

    Paylasim icin tesekkurler...
  • Semih / 6 Haziran 2018 14:01

    EDEP YA HU

    Kız kulesinin içkili lokanta olmasını maruz görmek yerine, bir de şu gözle bakın. Kız kulesinin sırrını bilenlerin, bu mekanın kasten içkili mekan olmasını sağlamış olamazlar mı? Kendi değerlerimizi az bir para karşılığında bu kadar kolay harcamamalıyız. Bırakın Hz. Hızır'ın mekanında içki içilmesini hoş görmeyi, Musevi mezarlığında bile içki içilmesini hoş görmem.Siz kendi değerlerinize sahip çıkmazsanız, elin adamı hiç çıkmaz, bir de üzerine ...
  • Celal Karasoy / 6 Haziran 2018 11:42

    Yorumlar.

    Bazı yorumlara o kadar şaşırdım ki anlatamam. İçen içmeyene karışmıyorsa, içmeyen içene neden karışır? Hz. Hızır' ın kim olduğunu, nereden çıkacağını bilemezsin de orada alkollü içki içenlerden biri olmadığını nereden bileceksin? Hoşgörü dinini hurafe dini haline getirenlerden koru bizi Tanrım...
  • Gülen Bakkaloğlu / 6 Haziran 2018 03:53

    Hikmet

    Her tefekkür önümüze hikmet olarak konuyor. Hamdolsun Rabbime. Teşekkürler.
  • c.d / 6 Haziran 2018 03:43

    Keşke böyle olmasa lakin..

    Beyler sizin mantığınıza göre kutsal topraklar içinde Kabe'de kutsallığını yitirdi. Her tarafı kule, paris hiltonun felan dükkanı var. Yada Kudüs. Bırakın alkolü eğlenceyi, orda her gün şeytaniler sapkın bir ayin yaparcasına kan akıtıyor. Bunların hiçbiri keşke olmasa lakin bunu şu yüzden söylüyorum: 'Hızır buraya bu haldeyken gelir mi hiç' mantığıyla konuşanlar biraz şekilciliğin kurbanı oluyor gibime geldi. Dediğim gibi keşke olmasa lakin bunlar Hızırın oraya gelmemesi için sebep değil. İstanbul bizansın elindeyken de orası Hızırın ofisi, ingiliz piçleri İstanbulu işgal ettiğinde de orası Hızırın ofisi, şuanda orası Hızırın ofisi. İş biraz başka iş sanki ha?
  • kadir / 6 Haziran 2018 00:26

    Kalem Suresi 11. Ayet

    Kalperen Koldaşlarıma güzel dilekleri ve katkılarından dolayı teşekkür ederim.
  • Recai / 6 Haziran 2018 00:21

    ?

    1 Umay ana tanrının betimlemesi olarak mı kullanılmış? 2 Aslında tek olan iki ok altı okun içinde olan oklar mı ? Altı ok dışında mı?
  • kavim meselesi / 5 Haziran 2018 22:48

    azerbaycan

    https://m.youtube.com/watch?v=XLnATBhp-lY
  • Gökhan / 5 Haziran 2018 20:05

    Kız kulesi

    Bu biten değildi,
    Yeni başlayacak olandı.
    Yaşanmış yeniden yaşanacaktı.

    Gördüklerimin başı, Goreceklerimin sonunda. ..
    Kaf Dağları uzundur ki. her yolcusuna bir Zümrüdü Anka gerektir.
  • Mücahit Çelik / 5 Haziran 2018 19:46

    Hz.Hızır denmiş...Daha ötesi var mı?..

    Hz.HIZIR'ın ;bir mekana yada ortama, yada galaksiye,yada zamana giderken...''ben asla alköllü ortamlara uğramam,öyle çalgılı çengili olmasın..Ya o şişeler ortadan kalkacak!..Yada ben bu işi bırakırım aga!''dediğini duymadık...Zaten misyonu bunu gerektirmez...Dervişler bile; elinde şişe ile kamuflaj yapmışlar,yetmemiş üstüne dökmüşler,yeri gelmiş içmişler...Bazı arkadaşlar;burada anlatılan onca değerli bilgi dururken,kendi iç dünyalarındaki engellere,çıkmazlıklara,yetişme tarzından kaynaklı(daraltılmış ) kurallara takılmışlar...Alkol haramdır ayet mevcut biliyoz...Bu arkadaşlar ,hislerini- '''''yahu orada alköl var!..hz.Hızır ,oraya niye gitsin ?.''tarzında yansıtmaya çalışmışlar...Aramızda belki meyhane ehli vardır..Bu siteye giren, her kesimden insan var sonuçta...Gittiğin lüks yada salaş bir mekanda...oradakilerden birisinin HIZIR olmadığına ,ALLAH'tan senet getirebilir misiniz?..Alkol haramdır;ama islamın merkezi-direği-kutsal kırmızı çizgisi değildir...Bir kıyaslama yapacak olursak;HIRSIZLIK DAHA BÜYÜK BİR GÜHAHTIR-YETİMİN-GARİBİN HAKKINI UTANMADAN-ARSIZCA-SIRITA SIRITA ÇALMAK-ÜSTÜNE AŞAĞILAMAK ....ALKOLÜ;KENDİNE İÇİYORSUN..HIRSIZLIKTA;BAŞKASININ CANINI YAKIYORSUN..Hangisi daha günah?..ALLAH'ın hikmeti ile;masum çocuk öldüren bir HIZIR as...Alkollü yere mi gidemeyecek...Zaten bu yazıda da, şöyle bir açıklama
    yada başlık yazılıp atılmamıştır...;''''HIZIR a.s.;dün takıldığı Kızkulesi restoranda çılgınlar gibi içip,kendinden geçti!..Gecenin ilerleyen saatlerinde;kendisini bekleyen lüks bir yatla mekandan ,boğazın karanlığına karıştı''''''diye bir ibare yok...Lütfen kafanızda yarattığınız Hazır a.s ile;ALLAH'ın yarattığı HIZIR a.s.'yi karıştırmayın......HIZIR a.s. bu yahu;nereye gidip gidemeyeceğini bize mi soracak?..Asıl anlamadığım;kimsenin aklına alkol gelmemişken;HIZIR a.s'ı alkolden -meyhaneden kurtarmak çabası...Yahu içerse de ;bize mi soracak?..
  • ilker ç / 5 Haziran 2018 17:36

    Şuana bakarsak nasıl hz hızırın dünya ofisi olacak insanlar alkol alıp fütursuzca erkekli kadınlı eğleniyor tarihi yetirince koruyamazsak başkaları yazar tarihi sonrada ayıkla pirincin taşını benim anlamadıgım madem öyle nasıl olurda 16 veya hz hızır burya sahip cıkamıyor buraya sahip cıkamıyorsa tüm cihana nasıl sahip cıkacaklar hakikat nereye kadar gizli kalacak ezilmekten sömürülmekten bıktım saygılar
  • Mustafa Özkan / 5 Haziran 2018 17:30

    Bayraklar.

    6 ok bayrak örneklerinde İskit denile yeşil bayrak Adiğe bayrağıdır. Bilgilerinize.

    https://www.google.com/search?q=adige+bayra%C4%9F%C4%B1&ie=utf-8&oe=utf-8
  • Orkun akar / 5 Haziran 2018 16:35

    Yildizlar

    Selam selam.Sembolü inceledim kendimce.Kutup yıldızı(polaris),cepheus(Kral) ve cassiopeiae(taht) takım yıldızlarını gördüm.Kutup yıldızı na göre iki takım yıldızının gök yarı kuredeki pozisyonlarını işaret ediyor sanki.Bir vakte...
  • Zafer YAVUZ / 5 Haziran 2018 16:03

    Kız kulesi

    Allah ilminizi arttırsın çok güzel ve ufuk açıcı bir tefekkür... Allah razı olsun...
  • ateş / 5 Haziran 2018 12:02

    Tefekkür fırtınası esti, geçti...

    Bende bıraktığı hasar büyük...
  • x / 5 Haziran 2018 11:53

    Hazır, Hızar, Huzur, Hızır...

    “Kız Kulesi, Hz. Hızır AS’ın Dünya Ofisidir.” Oktan KELEŞ

    Olay budur...
  • metin / 5 Haziran 2018 11:48

    Hızır ne alaka ?

    Geçen hafta kız külesine gittim her tarafını dolaştım inceledim.İçeride içkili lokanta var hızır oraya gelir mi acaba ?Çeşitli rivayetlerle doldurmuşlar duvarlarını...Manzarası güzel ve boğaza hakim.Büyük ihtimalle çok eskiden kız kulesi ile kara arası normal topraktı deniz seviyesi düşüktü.Ve en uç noktada olduğu için buraya bu yapı inşa edilmiş olabilir.Tünel olayı varsa o dönemlerde yapılma ihtimali var.Daha sonra su seviyesi yükselmiş ve ada olarak kalmış günümüze kadar.Buranın ezoterik bir değeri var mı yok mu, bana sorarsanız yok ! Bir şeylere anlam yüklemek istedikten sonra herşey aynı işi görür...Hakikat gizlenemez...Dosdoğru olan tüm dünyaya meydan okur ve asla örtülmez gizlenmez...
  • mete / 5 Haziran 2018 11:44

    Göktürk Alfabesinin ince r harfini de unutmamalı

    Selamlar
  • Ali KÜÇÜK / 5 Haziran 2018 11:38

    ALLAH razı olsun

    çok değerli bilgiler gönlünüze sağlık
  • Serhat Turkmen / 5 Haziran 2018 11:06

    Saolsin

    Cok guzel. Tengri Biz Menen. 16
  • Hamdi Cenk Düzgit / 5 Haziran 2018 11:00

    bugünkü bir haber

    itü pars roket takımının başarısı...
    https://www.youtube.com/watch?v=lPfqmV1QYmI

  • Semih / 5 Haziran 2018 10:28

    Hızır as ofisi, şimdi içkili lokanta mı olmuş?

    Kız Kulesi yemek fiyatları, kahvaltı, öğlen ve akşam yemekleri olarak değişmektedir. Kız Kulesi gündüz grup menüleri, limitli yerli içki kişi başı 2 kadeh 13 euro, limitli yerli ve standart yabancı içki kişi başı 2 kadeh 22 euro, Limitsiz meşrubat ve meyve suları 10 euro, limitsiz yerli içki 20 euro, limitsiz yerli ve standart yabancı içki 28 euro, limitsiz deluxe 35 eurodur. Bu fiyatlara KDV dahildir. Bu fiyatlar, standart fiyatlardır.
  • Bekir Öztürk / 5 Haziran 2018 10:15

    Çok güzel

    Sevgili koldasim cok güzel tefekkür edip yazmışsin
    Teşekkürler
    Bir çok değişik güzel bilgi ve açılımlar sagladiniz
  • börübay / 5 Haziran 2018 10:13

    sistem

    sistem labirentinden çıkışı gösteren Sultan Baba ya onun izinden giden tefekkürleri ile yolumuza ışık tutan kalperen koldaşlarıma kalbi teşekkürlerimi sunarım.
    inşALLAH bize de nasip olur labirentten kurtuluş.
    sevgi saygı ve hürmetlerimi sunarım.
  • Hamdi Cenk Düzgit / 5 Haziran 2018 09:45

    Huuuuuuuu

    Allah ilminizi arttırsın,okurken çok meraklandım ve çokça aydınlandım...






ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

En Çok Okunanlar