ÇALIŞTAY: Kalpoder 17. Çalıştayı

ÇALIŞTAY: Kalpoder 17. Çalıştayı

ÇALIŞTAY: Kalpoder 17. Çalıştayı


18 Nisan 2018 08:04
font boyutu küçülsün büyüsün


ÇALIŞTAY: Kalpoder 17. Çalıştayı

 07.04.2018 

 https://kalpoder.com/07-04-2018-calistay/

 

 Bu haftaki Çalıştayımızın konusu “Hu Sırrına” geçtiğimiz hafta kalındığı yerden devam etmiştir.

Serdar Koldaşımız Ocağımıza gelmeden önce gıda zehirlenmesi yaşadığından dolayı Oktan Bey sürekli gözetim altında tutmak için yan tarafına oturtmasını istemiştir.

 








Bu haber 2,273 defa okundu.





Yorum ekleYorum ekle


Yorumlar (24)
  • zeynep / 2 Mayıs 2018 18:37

    Keske ölüm konusundan da bahsetseniz.Sürekli ölüm korkusu yasiyorum ve biktim bundan
  • Yahya kaptan / 24 Nisan 2018 22:08

    Rüya toplayici

    Periscope diye bir uygulama indirdim telefonuma.faruk isimli bir türkçe ingilizce kırma bir dil konuşan amerikadan yayın yapan biri...güvence vererek imza karşılığı rüyaları toplamak istiyor ve sürekli etik diyerek insanlara zikirler veriyor..sayin oktan keles bu kadar uyarmisken...hadis varken...cok uzuldum..resmen turk milletinin ruhsal haritasini cikaracaklar. Bunu da amerikan alman disiplini olarak sunuyor...Allah ım ulus olarak çok hatamız var. Ama sırtımızı yere getirme. Saygilarimla
  • ALİ AKIN / 23 Nisan 2018 15:30

    BANA SENİ GEREK DİYENLE BANA HURİ GEREK DİYENİN SEVİYESİ BİR OLMAZA

    ALLAHA YÖNELMEK ONUN KEDINI ANLATIIGI SEYKLİYLE BİLİP ONA ULAŞMA İSTEGİ.
    YANİ HERŞEYDEN VAZ GEÇİP BANA SENİ GEREK SENI DIYEBİLMEK İÇİN ŞÖYLE BİR DURUM VAR ALLAHA ULASMAK İÇİN ÖNCE İBADET, NAMAZ ORUÇ VS YANLIŞ,DOGRU HEPSİNİ TATMAN LAZIM Kİ SENDE Kİ ONA ULAŞMA İSTEGİ OLUŞŞUN CENNETE GİTME İSTEİGİ İBADETLERİ İBADETLER ONA YAKLAŞMAYI VESİLE KILACAK O İSTEK BİZE İSTEYENE VER ONU BANA SENI GEREK SENİ DEDİRTECEK İNŞALLAH RABBİM O MAKAMA ULAŞMAYI HEPİMİZE NASİP ETSİN
  • Gürhan Otaç / 22 Nisan 2018 01:03

    SES

    Allah aşkına konuşmaların arka planına ses, müzik vs. koymayın kalperen kardeşler, Konuya olan dikkatimizi dağıtıyor...
  • Birtan öztürk / 21 Nisan 2018 23:51

    BAKMADAN GÖRMEK

    Bakmak tuzaklar içerir nefis şeytan,And dairesi.Takılmaya neden olur.Bakmadan görmek şeytanın kör noktası.Direk amaç.Yokluk.Zeybek beyin yaprak ağaç misali gibi.
  • Ahmed / 20 Nisan 2018 18:03

    Soru

    Peki cennette uğraşlar olacağına göre cennete ait bir TÜRK devleti de olabilir mi
  • Birtan öztürk / 20 Nisan 2018 13:53

    GAYE

    Son çalıştaylardan anladığım.Her şey onun düşüncesi.Senin amacında o nun düşünde onun düşüncesinde onun istediği yönde olmak.Ama Plan onun.Kendin çalıp kendin oynuyorsun.Allah ın tarafında olmak.
  • Zeytin / 20 Nisan 2018 12:12

    Kayıp maneviyatımın peşinde ben

    Bu çalıştaylar bana kendi düşünce tembelliğimi de gösterdi.Allah hakkındaki düşünce ufkumuzu o kadar daraltmışlar da sadece kelime olarak otomatiğe bağlanmış ve eylem olarak his olarak bir o kadar fakirlemişim. Oysa ortaokul din hocamın her ders işlediği cehennem zulmünden kütüphane de tesadüfen elime geçen Yunus babam kurtarmıştı beni. Manevi alanda da bu anlamda milletçe çok kayıplar verdiğimizi düşünüyorum.
  • Zeytin / 20 Nisan 2018 01:22

    Evrenler Alemler katmanlar

    Herşey katman katman vücudumuz bile hücreler atomlar ve ayrı ayrı Evrenler. Düşüncelerimiz bile katman katman. İletişimimiz de katman katman.Belirli bir nesneyi hayalimizde canlandırmamız bile benzersiz. Herşey Muhteşem bir çeşitlilik içersin diye tasarlanmış gibi. Bu kadar perdelemede onu bulmak zor. Ama düşüncede huşu bulmak. Çok güzel bir çalıştay daha. Ve bu maneviyatı düşünerek yaşattığınız İçin sizlere çok teşekkür ederim.Allah razı olsun. Ayrıca bizleri de andığınız İçin çocuk gibi heyecan yaptım. Haberiniz olsun. Selam ve sevgilerimle.
  • Galadriel / 19 Nisan 2018 22:21

    Dünya değişiyor
    Bunu suda hissediyorum
    Toprakta hissediyorum
    Kokusunu alıyorum

    Eskilerden pek birşey kalmadı zira soylarından gelenler buraları terk ettiler
  • alaca / 19 Nisan 2018 18:58

    Teşekkür..

    Serdar Koldaşımıza çok geçmiş olsun. 16 ve 17. Çalıştay çok iyi tefekkür edilmeli ve üzerinde çok çok durulmalıdır. Genel kabullerin insanı nasıl oyaladığının ispatı anlatılmıştır. Çok teşekkür ederiz
  • Biri / 19 Nisan 2018 13:47

    Cennet

    Ey Musa sen beni görmezsin niçin len terani demiş. .len eraaa demiyor..görünmem demiyor.goremezsin diyor.o halde görülmesi caizdir. Vucuhun yevmeizin naziretun. ila rabbiha nazire. .ayeti gereği. .alnı temiz olanlar cennetten göreceklerdir. Cennette değil CENNETTEN....
  • Turkuaz Zırhlı / 19 Nisan 2018 09:46

    Hz. Adem'in korkusu

    Oktan Hocamdan Allah razı olsun! Hep aklıma takılırdı. Adem cennette ve nimetler içinde, neden bu yasak elmayla Cennetten indiriliyor. Neden İblis'e kanıyor. Şeytanın aldatmacası sonsuzluk gibi ama gerçekte Bekabillah mı? Yani Şeytan Adem'i "Bak bu elmayı yerseniz Tanrı'ya ulaşırsınız" savıyla mı kandırdı? Adem şundan mı korkuyordu "YA TANRI BENİ DÜŞLEMEYİ BIRAKIRSA!". Çünkü Adem Yunus gibi Cenneti değil Tanrı'yı istiyordu. Gerçek bilgiyi istiyordu. Gerçeği istiyordu. Ve Cennette deli divane dolaşıyordu "YA TANRI BENİ DÜŞLEMEYİ BIRAKIRSA!" (Allah her şeyin iyisini bilir).
  • Kıbrıs Fatihi / 18 Nisan 2018 22:33

    Sonsuzluk

    Geçen çalıştaydaki Hu sırrı ile bundan sonraki çalıştaylarda anlatılacakların(ortaya çıkacak sırların) anahtarı verildi zannımca. Halen bu çalıştaya kadar ve devamında kafam Hu ile meşkül. Sonsuzluğu çok küçük sanıyoruz, ama bu iki çalıştay aslında sonsuzluğun hem çok küçük, hem çok büyük olduğunu anlattı. Bakalım daha neler açılacak. Halen düşünmekteyim, tam ifade edemiyorum afola..
  • sivastaki amasyalı / 18 Nisan 2018 20:20

    belkide...

    1- cennet herkese aynı olmaz . valilik binasında çalışan çaycı ile vali yardımcısının durumu ve psikolojisi aynı değildir.
    2- Allah (c.c) "ben kulumun zannı üzereyim " buyuruyor. Allah-u a'lem bu durum cennetde de aynen devam eder. kişi Allah'ı (cc) nasıl biliyorsa cennetde de aynını bulur ve Allah (cc) ona , o ismiyle sıfatıyla cemal olur.
    3- cemali görmek bir sıfatla tanışmaktır. sert yüz, yumuşak yüz, cömert yüz ...
    4- son ihtimal var ki bizler de buna ermek isteriz. O da Allah (cc) ın layık gördüğü nefisleri kendi zat-ı ehadiyetiyle bekaya erdirmesi yani kendi nefsinde eritmesidir. Asıl azap cennetde de olsa geride kalanlara olur.
  • Turan Kagan / 18 Nisan 2018 16:17

    Avustralyadan Dua ile

    Gecen hafta ki Hu sirri ile ilgili Oktan abinin okudugu eser kime aitti acaba Erenler Lugati demisti bilgilendernilirmsniz ?
  • c.d / 18 Nisan 2018 15:12

    Allah razı olsun.

    Serdar Abi geçmiş olsun. Sultanımız yıllar önce galiba evinde çektiği bir videoda bu konuyu üstü kapalı şekilde:" ...Allah bize sizden üstün varlık yaratacağım derse biz o zaman meleklerin konumuna düşmüş olmaz mıyız... Cennette mahsunluk olmayacak ve üstteki cennete ulaşmak isteyeceğiz...." demişti. Ve yine galiba Kuran da cennettekiler için "hoşlarına gidecek bir uğraş" verileceğinden örnek vermişti. Yanlış hatırladıysam affola. Tekrardan Allah razı olsun.
  • Mihriban / 18 Nisan 2018 14:03

    YİNE MUHTEŞEM TEFEKKÜRLER... ALLAH SİZLERDEN RAZI OLSUN

    Sizleri dinlemeyi heyecanla beklemek ve sizlerle birlikte tefekkür etmek muhteşem bir ÇOKLUK ve oradan da " BİR" lik bilincine hissiyatına ulaşmayı getiriyor beraberinde... Kalperen ocağı düşündüğünüzden kalabalık anlayacağınız... Her sözcüğünüz içimden başka bir bilinci tetikliyor... Allah Razı Olsun...
    Hep içimde bir tuhaflık yaratmıştır cennetteki huri kavramı... Öyle ye Yüce Allah'ım beni zaten kadın olarak yaratmış, ben ne yapayım cennette huriyi ??? O dönemin Arap Yarımadasının ve arap erkeklerinin yaşantısı ve değerleri göz önünde bulundurulursa onlar için çok büyük bir havuç ama huriden bana ne ??? Demek ki o dönemin özellikle erkek nüfusuna sembolleştirilerek bazı şeyler anlatılmış ayetlerde... Oysa Yüce ve Sonsuz olan Rabbim sadece erkeklere değil yarattığı kadınlara da aslında çok daha yüksek maneviyatta bir ahiret hayatı vaad etmekte cennetlerde... Bir de cinsi münasebete neden gerek olsun ki ??? Cennette üremeye gerek mi var ? Neden insanı cismi olarak düşünüp beşeri ihtiyaçlarına göre sınırlandıralım ??? Orası cennet ! Ne kadar az şeye gereksinim duyarsak, o kadar zengin değil miyiz maneviyatta ? Her şeye Külli Şey'in Kadir olan Allah zaten neye ihtiyacımız olduğunu bizden daha iyi bilmiyor mu? Elbette bilir... O halda bizim talep etmemize gerek var mı? Allah zaten bizi düşünüyor ve düşündüğü için de varız... Yok olsak yine O düşündüğü için yokuz... Yani MUTLAK olan sadece ALLAH ismiyle bize kendisini andıran Her Şeyin Yaratıcısı Tek İlah !
    Peki biz ne yapmalıyız ? Bu dünyaya doğduğumuzda ne yaptık ? Annemize teslim olduk hepimiz öyle değil mi ? Annemiz de bir yaratılmış olmasına rağmen... O halde bu dünyada da, doğacağımız ahirette de TESLİM OLMAK ve hiçbir öngörü ve talepte olmadan Yüce Yaradan'ın nasib ettiği akışta olmak, tabiri caizse bir denizde çırpınmadan denizin akışına sarılmak ve O'nla akmak değil midir biz eksik ve kusurluların yapabileceği ?
    Hep düşünürüm... Doğarız, bebeğiz henüz... Bazı görüntüler bize çok güzel gelir... Bazı kokuları hiç sevmeyiz... Bazı tadlardan tiksinir, tükürürüz ... Neye göre? ... Nerden biliriz o şeyden kaçınmamız gerektiğini ve nerden ve nasıl seviveririz bazı şeyleri ? Kim öğretmiştir bize bunları ? Şimdi bile "güzel" dediğimiz şeyler neye göre güzel ?
    Yüce rabbim bizleri bu dünyaya gönderirken içimize de kendinden olan bazı kodları yerleştirmiş olabilir mi?
    Yani " Rahmani " olan herşey içgüdüsel olarak bize hoş, güzel, sevilesi görünüp, şeytani olanlar kötü hisler uyandırıyor olabilir mi? Belki de içimizde herşey var... Ve ulaşmamız beklenen tek şey, yasaklardan kaçınıp teslim olmak Yüce Allah'a...
    Hepbirlikte düşünmeye devam...
    Çok Kıymetli Saygıdeğer OKTAN KELEŞ, ben talep ettim ve sizleri buldum... İnşallah birgün belki TALEBENİZ de olurum... Size ve On altı Yıldız ailesine gönülden teşekkür ve şükranlarımı sunarım... ALLAH SİZDEN RAZI OLSUN....
    TENGRİ BİZ MENEN !
  • Tefekkür / 18 Nisan 2018 13:50

    Acaba “görmek” fiili bir şeyin hakikatine ermek için yeterli midir? Yani birisi bana baktığında belki suretimi görebilir. Ama benim derimin altında, organlarımda ne olduğunu göremez. Ya da o anda vücudumun bir yerinde ağrı varsa, suretime bakmakla onu idrak edemez. Ne düşündüğümü bilemez. Yani görmek, tam manada bir şeyin idrak edilmesi için yeterli değil.

    Sanki Cennet’te Allah’ı gördüğümüzde bütün sırlara vakıf olabileceğiz, sanki “O”na ulaşabileceğiz gibi bir his uyanıyor insanda. Belki “O” teşbihte hata olmaz, sureten Allah olarak tecelli edecek ama yine bir çoğumuz “O”nun hakikatinden bihaber olacağız.

    Dünyada bize 5 duyu organı verilmiş. Mesela karpuzu görsek ama onu yemesek, karpuzu tam olarak vasıflayamayız. Ya da karpuzun kokusunu almasak ya da ona dokunmasak yine karpuzu eksik tanımlarız. Karpuzu gördük, kokladık, ona dokunduk, dokunduğumuzda ondan gelen sesi duyduk ve onu yiyip tanıdına vardık desek bile yine onu tam olarak tanımladık diyemeyiz. O karpuz, topraktan suyu çekerken, güneşin altında dururken, sapından koparılırken, ya da kesilirken ne hissetti tam olarak anlayamayız. Yani karpuzu karpuz olamadan tam olarak algılayamayız. Hep bir şeyler eksik kalır.


    Yani “O”nu ne kadar görüp hissetsek te hep bir şeyler eksik olacaktır. Tasavvufta burada Fenafillah makamı devreye giriyor diye düşünüyorum. İnsan, insana dair vasıflarını “O”nda yok etmedikçe Allah’ı görse bile idraktan çok uzak olacaktır. Fenafillah’ta da “O” nasıl idrak edilir yine “O” bilir. En doğrusunu Allah (cc.) bilir.
  • Turkuaz Zırhlı / 18 Nisan 2018 11:45

    Ant Dairesinin de Hakkını Vermek Lazım 2

    Çünkü Ant Dairesinin hakkını vermemek, orayı güya es geçmeye çalışmak bir anlamda Allah'ın oradaki tecelliyatını küçümsemek gibi olur.
  • Turkuaz Zırhlı / 18 Nisan 2018 11:32

    Ant Dairesinin de Hakkını Vermek Lazım

    Elbette, Şeytan Kuran'ın beyanıyla insanı Allah ile aldatmaya çalışacak. Ve elbette bekanın peşinde olanlar daha yüksek bir rütbeyle öteki dünyada ilerlemeye devam edecek (Allah en iyisini bilir). Ancak bu noktada şu oyuna da gelmemiz lazım. Eğer bekaya gitmek istiyorsak Ant dairesini ve Ant dairesinde tecelli eden ilmi arzulamak, Ant dairesinin hakkını vermek gerekiyor gibi geliyor bana. Yani, şu da şeytandan olabilir: "Ant dairesini boşver, her şeyi boşver, güzel yemeklerdeki lezzetleri, güzel mekanlardaki keyfi, insani aşktaki ve ilimdeki güzellikleri boşver. Sen doğrudan her şeyden kendini soyutla HU'ya git!" Bu da bir vesvese olabilir. Burada da ince bir oyun olabilir. Teşekkürler Oktan Hocamıza ve tefekkür ehli kalperenlere!
  • Hamdi Cenk Düzgit / 18 Nisan 2018 09:16

    Çalıştaylarımız ile düşünen beyinlere öyle ufuklar açılıyor/açılacak ki;şer medyasının filmler ile diziler ile beyinlere yaptığı negatif etkileri silmek için, bu çalıştaylardaki bilgileri okullarda "DERS" olarak okutacaklar...
    Bu sözlerim bizi buradan takip eden kişiler içindir: Öylesine ilüzyon altındaki beyinleriniz, neyin hakikat neyin yanlış olduğunu ,bilgi olmazsa nereden bileceksiniz.Lütfen zor olanı yapın,Uyanın , o rahat dünyanızı biraz rahatsız edin, önce bol bol yürüyün ,yürümek zihninizi açmanıza yardım eder.Sonra ,kesinlikle sayın Oktan Keleş'i takip edin,kitaplarını okuyun eski yeni programlarda onu bilgi ağlarında aratın izleyin...Pişman olmayacaksınız.Ne kadar çok Türk uyanırsa o kadar çok Türk bir olur...Parti ötesi bir Milli vazife bu...çocuklarınızın torunlarınızın Türk olarak Allah yolunda kalmasını istiyorsanız , biraz olsun zor olanı yapın,OKuyun...

    Sultanım canım efendim,Sizi ve başta Yener Başkanım olmak üzere tüm Koldaş Atabey Bacıbey ve Kardeşlerime selam olsun.Hepinizden Allah razı olsun...
    Dem bu demdir....Bu demde olalım inşallah...
  • Zafer YAVUZ / 18 Nisan 2018 09:09

    çalıştay

    Çalıştaylar maaşallah çok güzel...Allah ilimlerinizi, ilimlerimizi arttırsın inşallah. Oktan Hocam a binlerce teşekkür ederiz...Serdar koldaş a da çok geçmişler olsun... Allah şifa versin ....
  • Serhat Turkmen / 18 Nisan 2018 08:54

    Gecmis olsun

    kendisine iyi baksin, acil sifalar. Tengri Biz Menen.






ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara