Rahman Suresi ve Tengri’nin Türk’ü

Rahman Suresi ve Tengri’nin Türk’ü

Rahman Suresi ve Tengri’nin Türk’ü


10 Mart 2018 16:11
font boyutu küçülsün büyüsün



Rahman Suresi ve Tengri’nin Türk’ü


Bu acizane tefekkürümü  Kağan Atam Oktan Keleş ile değerli büyüklerim Orkun Akar ve Akın Serdar Kazanç komutanlarımdan öğrendiklerim ışığında Rahman Suresi ve Tengri’nin Türk’ü hakkında düşüncelerimi paylaşacağım.Bu yazıda bir doğru varsa onlardan, muhakkak olacak yanlışlarsa cehaletimdendir.

Kağan Atam Oktan Keleş’in çok dar zamanlar geçirdiğim bir sırada bizlere hediye ettiği Tengri’nin Türk’ü okuyanları merak içinde bırakmıştı. Tengri’nin Türk’ü ilgili Serdar komutanımın röportajını dört gözle beklemiştim. Röportaj yayınlandıktan sonra oradaki her bir cevabın uzun tefekkürlük konular olduğunu anladım. Bu cevapları anlamak için uğraşırken Allah razı olsun imdadıma Orkun Akar komutanım (Ben kalbimden kendilerine Tigin Atam derim) yetişti. 1.Arkaik Dönem Çalıştayında Rahman suresi ilk üç ayeti okudular. Bu sureye dikkatimi çektiler.

Rahman Suresi 1-2-3.Ayetler: Rahmandır. Kuran’ı O öğretti. İnsanı yarattı.

Ayetlerden anlatılan açık. Yüce Allah Rahman ismiyle Kuran’ı öğretip insanı öyle yaratmış.Serdar komutanımın röportajda Kağan Atam’a onaylattığı kısımlar: ’Henüz hiçbir şey yaratılmamışken ilk olarak OK-OZ denilen mekan yaratılıyor. Sonra OK-OZ’daki Hayat Ağacı yaratılıyor. Bu Hayat Ağacı ilk yaratılan hayat kaynağı oluyor. Bu mekanda yaşayan kişiler Yüceler yaratılıyor. Sonra onlara buradaki yaşamlarında yardımcı olsun diye Melekler (Yılkı Atları vb.) yaratılıyor.

Kağan Atam’ın OK-OZ’da yaşayan kişiler için yaptığı açıklama:OK-Oz’da yaşayan kişiler bir baba ve anneden doğmadılar,oldukları surette ve yaşta yaratıldılar.OK-OZ’dakiler direk Hz.İnsan formunda yaratılmışlardır.

Kağan Atam’ın Hayat Ağacı’nın yaprakları hakkında Serdar komutanıma verdiği cevap: Levh-i Mahfuz Hayat Ağacındaki 4 yapraktır.Allah burada yaşayan Yücelere buyrukların bu yapraklar aracılığıyla iletir.Yaprak koparılıp okunur.Sonra yeni bir yaprak çıkar.

Şimdi müsaadenizle bu acizane yazımda Rahman Suresi ve Tengri’nin Türk’ü röportajında anlatılanlar arasında bağ kurmaya çalışacağım. Dayanaklarım ise Kalpoder 4.Olağan Çalıştayındaki Kağan Atam’ın anlattıkları, Deruni Devlet Kutsal Halı kitabı,Tengri’nin Türk’ü röportajı ve Kuran’dır.Kurmaya çalıştığım olduğuna inandığım alaka benim kanaatimdir.Yanlış olursa bana aittir.

1-Rahmandır.

2-Kuran’ı O öğretti.

3-İnsanı yarattı.

Er-Rahman her nimeti verendir. Hem de herkese,her şeye.Rahman olan Allah Kuran’ı öğretip insanı yarattı. Elbette bir ayet pek çok farklı zaman ve olaya işaret eder.Bir ayetin muhatabiyeti daimdir. Tengri’nin Türk’ündeki OK-OZ,Hayat Ağacı yaratıldı.Hayat Ağacının yaprakları Levh-i Mahfuzdu.Bu mekanın, ağacın ve orada olan her şeyin bilgisi Yüceler,Ulu Baş Atalara öğretildi.Bu öğrenimden sonrada Hz.İnsan formunda yaratıldılar.

Tabi akla şu sorular gelebilir: Ayette Kuran’ı O (Yüce Allah) öğretti diyor.İnsanı bu Kuran bilgisiyle yarattı diyor.Burası tamam fakat OK-Oz,Hayat Ağacı ve burada olan her şeyin bilgisinin Kuran olduğu kanısına nerden vardın? Elbette Yüceler, Ulu Baş Atalar Hz.İnsan formunda yaratılmışlarsa gene ilgili röportajda Kağan Atamız OK-Oz’dakiler için yaratılacaklar arasında üstünlük bakımından en üst limit o makamdır demişlerse OK-OZ’dakilerin Rahman suresi 3.ayetteki ‘insan’ olduğu düşünülebilir. Fakat 2.ayetteki Kuran ifadesi  bir anlatımıyla bildiğimiz Kuran olurken bu bahsettiğin OK-Oz,Hayat Ağacı ve diğer bilgiler nasıl Kuran olur?

Kağan Atam 4.Kalpoder Olağan Çalıştayında her zaman yaptıkları gibi pek çok önemli konuda muhteşem bilgiler vermişlerdi. Bu konulardan biri de Vahiy kavramı üzerineydi. Bu çalıştayda bu konu hakkındaki Kağanım sözlerini not etmiştim.Kelimesi kelimesine aynı olmayabilir fakat en ufak bir eklemem yoktur sözlerine.(Kalpoder 4.Olağan Çalıştayını izlemenizi tavsiye ederim Tengri’nin Türk’ünü daha iyi anlayacağınızı düşünüyorum acizane)

‘Vahiy yaratanın yarattığına dokunmasıdır. Allah’ın kuluna dokunmasıdır.Vahiye sadece bilgi demek manayı kısıtlar.Sadece Resullere vahyediliyor demekte kısıtlar.Kuran’da arıya,Musa peygamberin annesine ,Meryem annemize de vahyedildiği yazıyor.Vahiy yaratılan her şeydir.Vahiy üç türlüdür.

1-Akli vahiy

2-Kalbi vahiy

3-Hissi vahiy

Kağan Atam ikinci ve üçüncü maddelerin her şey olduğunu söylemişlerdi.(bu konudaki açıklamaların kendimce konuyla ilgili kısımlarını aldım)

Acizane görüşüm Yüce Allah OK-Oz’dakilere oranın tüm bilgisini öğretti ve her şey vahiy olduğu için bu bilgiler de Kuran oldu. Ayrıca Kuran’ın indirilmeden önce OK-Oz’dakilere öğretilmiş olması da bence muhtemeldir. Çünkü Kağan Atam Tengri’nin Türk’ünde OK-OZ için zamansızlık ve mekansızlık boyutu demişti.Takdir sizin.Rahman suresinin ilk üç ayetinin ve belki devamının Tengri’nin Türk’üyle ilgisi konusunda himmet Kağanımın.

Şimdi efendim yazımın asıl amacı -biraz da mahcubiyetle ifade edeceğim- şu: Türk’ün şanlı tarihin bu en yüce, en güzel sayfalarından birini (belki birincisini) olabildiğince anlamak.Acizane bu konuda Silmarillion’u tefekkür etmeyi önerdiğim gibi şimdi başka bir kitabın bazı bölümlerini önereceğim.

Bu kitap şeytanileri korkutan Bir Meczubun Rüyası-5 Deruni Devlet Kutsal Halı isimli Kağan Atam’ın mümtaz eseridir. Bu alakayı nasıl kurduğuma gelince bunu Tengri’nin Türk’ü röportajına dayandıracağım.

Serdar Komutanım:Peki OK-OZ Kaf dağı olarak bahsedilen yer mi?

Kağan Atam:Hayır.Kaf Dağı denen yer OK-OZ’un Ötüken’ine giden yol, patikadır.

Buradan acizane anladığım bu maddi alemin sonunda Kaf Dağı alemi var bu alemde OK-OZ’un Ötüken’ine ulaştıracak bir yol, patika aynı zamanda.

Deruni Devlet Kutsal Halı kitabında Kağan Atam memleketlerinin orada bir ağacın altında Rahmani bir uykuya dalıp Kaf Dağına gidiyordu. Kaf Dağı ülkesinde kendilerine mihmandarlık yapan Kul isimli zat Kağan Atama Kağan Atamın ifadesiyle deruni, ruhani bilgiler veriyordu.Kağan Atam bu bilgileri nüshalar adıyla ana başlıklar olarak verdiklerini gene kitabın 82-83.sayfalarında söylüyordu.

Bu nüshalar: Nüshayı Beka, Bekayı Vicdan Hakikati, Bekayı Şerif Nüshası, Mahrem Nüshası, Beka Yolcusunun Hafıza Nüshası, Şefkat Nüshası, Suret Nüshası, Kabz Nüshası, Aşk Perdesi Nüshası.

Kağan Atam Kaf Dağı ülkesinin OK-OZ’daki  Ötüken’e giden bir yol, patika olduğunu açıkladılar. Görüşüm Deruni Devlet Kutsal Halı kitabının ikinci bölümü ama özellikle bu belirttiğim bölümler Tengri’nin Türk’ünü anlamaya yardımcı olacaktır.Takdir sizlerin.

Şimdi yazımın bu bölümü  tamamen gönlümden gelmektedir. Rahman suresinin Tengri’nin Türk’üyle ilişki konusunda bir takım kanaatlerimi yazacağım.Takdir sizlerin.En doğrusunu Yüce Allah’ımız ve bildirdikleri bilir.

1-Rahmandır.

2-Kuran’ı O öğretti.

3-İnsanı yarattı.

Yüce Allah OK-OZ ve içindekileri yaratıp bu yarattıklarının bilgisini öğretip Hz.İnsan formunda Yüceler,Üstünler,Ulu Baş Ataları yarattı.

Yüce Allah’ın buyruklarını Levh-i Mahfuzdan okuyan Ulu Baş Binici Kuran’ı öğrenmiş oldu. Bu Ağaçtan gelen iki tohumdan biri ile Ata Hz.İnsan olarak doğdu yani yaratılmış oldu.

4-Ona beyanı O öğretti.

Yüce Allah Hz.İnsan formunda yarattığı OK-OZ’dakilere Hayat Ağacının yapraklarını yani Lehv-i Mahfuzu okumayı öğretti. Aynı şekilde Ata ilk Tengir (peygamber) olarak Tengri’den buyruk aldığını oradakilere anlatmayı öğrendi.

5-Güneş ve Ay (ayetin aslında husban diyor acizane en iyi şekilde hesaplanmış,yapılmış olarak anladım) bir hesaplarladır.

Kağan Atam röportajda önce OK-OZ’un yaratıldığı sonra Ata ve ona uyanlara OK-OZ’da yarattığı Ötüken’i hediye edildiğini söylemişlerdi. Görüşüm Güneş ve Ay ışık saçar ama üGneş daha büyüktür.Bu ayetteki şems OK-OZ kamer ise Ötüken.Kağan Atamın röportaja konu hakkında verdiği cevapta Ötüken OK-OZ’un içindeki bir yer olduğunu söylemişlerdi.Yani Güneş’in Ay’dan büyük olması gibi OK-OZ Ötüken’den büyük bir yer. Elbette Güneş ve Ay iç içe değil. İç içe değil bu kanıya nasıl vardın diyebilirsiniz.Acizane bir ayetin pek çok anlatımı olduğunu Kağan Atam’dan öğrenmiştim.Ayette bildiğimiz Güneş ve Ay’la beraber yüce yerler olmasında dolayı buralarından işaret edildiği kanısına vardım.Yanlışsa bu yanlış cehaletimindir.Takdir sizin.

6-Yıldızlar ve ağaçlar, ikisi de secde ederler.Kağan Atam 14.Çalıştayda secde etmenin Allah’ın üstünlüğünü kabul etmek olduğunu söylemişlerdi.Ayrıca röportajda Adem’e secde anlatımı üzerinden Allah’ın üstünlüğünü kabul eden kendisinin eşref-i mahlukatlığını gösterdiğini anlamıştım.Bu ayetin bir anlatımının da OK-OZ’daki varlıkların Allah’ın üstünlüğünün kabul etmesi olarak düşündüm.Çünkü ayetin orijinalinde şeceru ve necm ifadeleri var. Necm parlamak anlamına geliyor.Üstünlerin,Yücelerin o üstünlüklerinin parlayışı gibi düşündüm.Şecere de ağaç olduğu gibi soy anlamına da gelir. Tengri’nin Türk’ünde Ulu Baş Ataların soy başaltıcılar olduğunu öğrenmiştik.Takdir sizin.

7-Ve sema; Onu yükseltti vazetti.Tengir Kişi üzerinden yarattıklarına buyruk verdi.Uyanlara Türk dedi Yüce Allah.Bu vaaz etmesi onları Gök gibi yükseltmesi oldu.Tabi bu bence ayetin pek çok anlattığından birisi.Takdir sizin.

8-Mizanda haddi aşmayınız. Görsay Tengri’nin Türk’ünde ‘Buyruğu bana vermeliydi Tengri’ dedi.Ülgen Ata ise ‘Söylendiğin bilgece değil görmez misin’ diyerek onu uyardı. Görsay ve ona uyanlar mizanda haddi aştı körmez oldu.Takdir sizin.

9-Ve vezni adaletle yapın ve mizanı eksiltmeyin. Umay Ana Hayat Ağacını koruması, Kristal Otağ’da Ülgen Ata’nın seferberlik ilan etmesi, Tengri için kurulan ilk ordu Türk ordusunun kurulması olarak da düşünülebileceği kansına vardım.Takdir sizin.

10-Ve arz onu enam için vaaz etti.(Enam yaratılmış bütün canlılar anlamına geliyor).Hayat Ağacı hayatın kaynağı ve bu kaynağı korumak için seferber olanları düşündürttü bana.Takdir sizin.

19-20:İki denizi birbiri ile karşılaşacak şekilde akıttı.İkisi arasında engel vardır.Birbirinin sınırını geçemez.

Tengri’nin Masasında iki ordunun adeta iki deniz gibi karşı karşıya gelmesi ve ardından Körmez ve adamlarının yenilip Türk’le aralarına sınır çizilmesi engel konmasını hatırlattı.

Rahman suresinin Tengri’nin Türk’ünü anlattığını acizane açıklamaya çalıştığım bu yazımda doğru bilgiler var ise Kağan Atam Okyay’dan, Budun Atamdan, Tigin Atam Orkhan Atabeğimdendir. Özellikle Rahman suresine dikkatimi çeken Orkhan Atabeğimin Tengri’nin Türk’ü mübarek kitabımız Kuran’da bulacağına inanıyor ve bu konuda bir yazı yazıp hepimizi mutlu etmesini ümit ediyorum.

Başta Kağan Atama, Serdar Komutanıma, Orkun Komutanıma tüm Aziz Kalperenlere tek verebileceğim teşekkür olan Allah razı olsunu sunuyorum: Allah razı olsun efendim.

Oku Rabbin sonsuz kerem sahibidir.

Kalpten sevgi ve saygılarımla.

Buğra Ayyıldız( OK AY)









Bu haber 3,218 defa okundu.





Yorum ekleYorum ekle


Yorumlar (10)
  • Gülen Bakkaloğlu / 14 Mart 2018 02:01

    Örtüler Kalkıyor.

    Maşallah, ne mutlu size. Gönül gözünün açılımı ile idrak perdelerini kaldırıyor artık bu süreç. Mustafa Kemal Atatürk'ün şiirindeki gibi,"KALKIYOR ÖRTÜLER, ÖRTÜLEN DOĞACAK". iNŞALLAH.
  • Muhammed Genç / 13 Mart 2018 08:42

    Maşallah

    Allah ilmini artırsın kardeşim çözüm güzel bir çalışma olmuş emeğine yüreğine sağlık
  • SABRİ EMRE / 12 Mart 2018 23:14

    Zaman dönüşüyor

    Zamanda yaşıyanlar.ALLAH buyuruyor resulüm muhammet.seni ve senden önce görevli nebileri kullarım ansınlar.hatırlasınlarki.resullerim üzerinden.arzuları gerçekleşip hayat bulsun.sizler Alemin hükümrarlarısınız,ZAMANDA.iblis oldugu kadar resullerde yaşamaktadır.Bizlerin ise atlas okyanusunun sakin bir kenrında,kelebegin başlattıgı dalgaya ortak olarak.Hz ali üzerinden,katkı yapmaktır.Unutmayalım.bütün peygamberler TÜRKtür,
  • Zafer yavuz / 11 Mart 2018 15:51

    Tefekkür

    Allah ilminizi arttırsın ... Çok güzel bir çalışma....
  • alaca / 11 Mart 2018 02:48

    Teşekkür..

    Buğra kardeş emeklerin için çok teşekkür ederiz. Tefekkürlerini okuyunca hepsine aynen katılıyorum. Çok güzel anlatmışsın. Bizde bu güzel tefekküre naçizane katkı yapmak istedik. Rahman Suresini daha iyi anlayabilmek için ayrıca http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=5413 Ötüken Tasavvufu ile birleştirilebilirse bir çok şey daha net gözükecektir. O sunum Rahman Suresini de anlatır. 2 bahçe ayrıca onlardan 2 tane daha gibi. Secde de yıldızın ve ağacın deniyor çoğul değildir. Bunun önemi 7. ayette ki gök ile yer farkını anlayabilmek için gereklidir. Bu konu için videoda ki 52. dakikadan sonrasının çok dikkatli dinlenilmesini tavsiye ederim. Sevgiler.
  • beklenen / 10 Mart 2018 23:21

    Buğra beye;
    bazı konularda ciddi yanlışların var. Hepsine girmeyeceğim. Ama temel olarak bilmen gereken şudur. Doğru sadece Allah'a mahsustur. Doğru Allah'tan başka birilerine ait olursa işte orada bütün algıların teslim olduğu, kendine ait hesap verilecek bir şeylerin olmadığı ortaya çıkar. Herkes kendi hesabını verir. Sen başkasının hesabı üzerinden gidiyorsun. yanlışın sana ait olması tamamdır.

    4. maddede açıkladığın olay tamamen yanlış. Eğer sadece senin anladığın bir şey ise yanlış anlamışsın. Söylenen bir şey ise yanlış öğretmişler. Levhj-i mahfuzun hakikatini sadece Allah bilir. Hakikat kavramında okumakta vardır. Ve bu kavram sadece Allah'a özgüdür. Ondan başka hiç bir varlıkta böyle bir özellik yoktur. Var olan özellikler sadece bizim eşyaya bakışımız gibidir. Yani kısmen ve kısıtlı olarak görürüz; anlayabiliriz.

    Vahiy konusundaki açıklamalar çok güzel; teşekkür ederim. Eklemelerde bulunmak isterim. Vahiy her ne kadar kuranın inme sürecinde resul ve elçisi arasındaki iletişim olarak anlaşılsa da, çok daha geniş anlamı barındırır. Yaratanın yarattığı her varlık ile arasında olan ilişkisinin adıdır vahiy. Her varlık ile olan ilişkisi varlığın durumuna göre farklıdır. Her varlık yaratıldığı sınırlara göre vahiyle muhatap olur. Kuranda geçen istiva kelimesinin bir anlamı da yaratılacak olanların yaratılma koşullarının oluşması ve vahyin çalışabileceği ortamın kurulmasıdır. Ve bende size tavsiye kim olursa olsun, be tür bilgiler verilirse verilsin, o kişinin algısı ile bilgi arasındaki farkı ayır edemezsen, sorumlusu sen olursun. Her insanın defteri ayrıdır. Her insanın hesabı ayrıdır. Başkalarının hesap gününde gerekçelendireceği konuları aynı şekilde cevaplayamazsan hesap verilemez hale gelir bilesin.
  • Çiğdem / 10 Mart 2018 20:45

    Kalbi erenlere selam olsun.

    Allah sizden de razı olsun
    Selam ve dua ile.
  • Batuhan Can Arslan / 10 Mart 2018 19:44

    ALLLAH RAZI OLSUN

    elinize dilinize gönlünüze sağlık çok güzel bir yazıydı bu sıralar çürümekte olan gönlüme su serptiniz adeta Allah sizden razı olsun

  • Kıbrıs Fatihi / 10 Mart 2018 18:40

    Maşallah

    Buğram çok güzel bir çalışma ve tefekkür. Allah razı olsun ve ilmine ilim katsın. Bağlantıları çok güzel yakalamışsındor, bizlere kılavuz olacak inşallah bu yazı. Varol.
  • furkan aydemir / 10 Mart 2018 17:04

    teşekkür

    Teşekkürler abi Gönlüne sağlık sağol var ol