Münir Derman'ın Vefatının 28.Yılı

Münir Derman'ın Vefatının 28.Yılı

Hakikat insanı Münir Hoca'yı vefatının 28. yılında rahmetle anıyoruz...


2 Aralık 2017 09:55
font boyutu küçülsün büyüsün


Hakikat insanı Münir Hoca'yı vefatının 28. yılında rahmetle anıyoruz... Kalperenler olarak Ondan çok şey öğrendik. Hakkını bizlere helal et Münir Hocamız....

 

02 Aralık 1989 yılında Hakk'a yürüyen Münir Hocamızı Rahmetle Anıyoruz...

(Trabzon, 1910 - Ankara, 1989 ) Dr. Münir Derman 1910 yılında Trabzon'da annesi Şehvar Hatun ve babası Ahmed Rasim Efendi'nin ailesine doğdu, Baba tarafından büyük dedesi Kafkasya'dan Şeyh Şamil, ana tarafından büyük dedesi Hâcegân silsilesine mensub Ahmet Ziyaeddin Gümüşhanevi'dir. Büyük ninesi yöresinde "evliya kadın" olarak bilinen Gül Hatun'dur. Trabzon'da 4 yaşından itibaren Buharalı hocası Ömer İnan Efendi'nin manevi eğitiminde ilerlemiş ondan feyz almış, 9 yaşında hafız olmuştur.İlkokulu Özel Fransız Okulu'nda bitirip liseden sonra üniversite öğrenimi için Devlet Bursu ile Fransa'ya gönderilmiş, önce Felsefe-Psikoloji tahsili yapmış ; sonra Tıp Fakültesi'ni de bitirerek doktor olmuştur.Mısır'da El-Ezher'e de kaydolmuş ve ilahiyat tahsil etmiştir.Askerlik yıllarında Kore Savaşı'nda bulunmuş, burada askeri doktor olarak hizmet vermiştir. Bu yıllarda bir süre Japonya'da da bulunmuştur.Yurda dönünce A.Ü. Dil-Tarih ve Coğrafya Fakültesi'nde Felsefe dalında öğretim üyesi olup kısa süreli bir görev ifa etmiştir. Kısa süre sonra bu görevinden ayrılarak Tıp doktorluğu hizmeti için Doğu Anadolu'da görev almıştır. Daha sonra "Hükümet Tabibi" olarak Bozuyük'te görevlendirilir. Burada Hükümet tabibi iken evlenir ve bir kız evladı olur. Halen bir kızı ve üç torunu vardır.Davet üzerine gittiği Almanya'da 15 yıl "anatomi" öğretim üyeliği yaptıktan sonra tekrar yurda dönmüştür. Almanya'da bulunduğu sürede resmi görevi dışındaki saatlerde camilerde vaazlar vermiş, çok sevilmişlerdir. Fransızca, Almanca, Rusça, Arabça'yı mükemmel bilir, konuşurdu. Bu dillerin kültür ve edebiyatları hakkında derin bilgi sahibi idi. Yabancı dillerin yanı sıra bilhassa Fizik, Kimya Matematik gibi fen bilimlerinde, astronomide şaşılacak derecede bilgiliydi. Daha sonra Eskişehir'de "Genel Cerrahi" uzmanı olarak doktorluğuna devam etti ve buradaki görevinden emekli oldu. Eskişehir'de Akademi'de misafir öğretim üyesi olarak ders vermiş; aynı zamanda çeşitli camilerde kürsüye çıkarak halka vaazlar da yapmıştır.. Manevi ilimlerde ise , "velayet ve tasarruf sahibi" "ilm-i ledün sultanı", "arif-i billah" olarak tanınmıştır. ... Eserleri başka kitaplardan derleme değildir. Yazıları önceleri "İslam" dergisinde yayınlanmıştır; bu dergideki yazılarında okurlardan kendisine ulaşan ve çoğunlukla manevi incelikler dair soruları da cevaplandırdığı bilinmektedir. Daha sonra "Allah Dostu Der ki" başlığı ile yayınlanan notlarını titizlikle hazırlar ; yanlışsız olması için dikkatle yazdırırlardı.Derman hazretleri, hiç bir maddi servete sahip değildi. Almanya'dan döndükten sonra Ankara'da bir otel odasının mütevazi şartlarında yaşadı son demlerini... Evi yoktu. Eşi ile birlikte yalnız başına, eski tanıdığı dostlarıyla yetindi.Ömürlerini ağır riyazat ve çilelerle, büyük sıkıntılar, dertler içinde insanlardan uzak, namsız-nişansız bir kul olarak geçirdiler.



Tarikat kurmamışlardır. Tavır ve anlayış olarak günümüz dergah, tekke gibi kurumlaşan örgütlenmelerine rağbet etmemişler; "talebe", "mürid", "şeyh" namları altında etrafına kalabalık insan yığınları toplamamışlardır. Ancak vaazlarından ve doktorluğundan kendisini tanıyan ve hakiki seven sayılı kimseler O'na yanaşmışlar, ilminden istifade etmeye çalışmışlardır.Hakk'ın heybetini taşıdığı mübarek bedeni daima güzel kokar, cezbesi tesir altına alırdı insanı...Rasulullah ve Ehl-i beyt- Rasulullah sevgisi hücrelerine kadar yayılmış görünür bir ahlak idi O'nda...Nokta kadar şikayet, bıkkınlık taşımayan duru, sükun ve teslimiyetin göründüğü tertemiz bir sima... Ağır sıkıntılar çileler ve dertlere rağmen yüz buruşturduğu, "off" bile dediği görülmemiştir.Dertlilere, hastalara şifa verir; yardımlarına bıkmadan, usanmadan koşardı. Kendisini ele vermeyen, içini göstermekten uzak duran celalli yapısının altında, derya gibi sevgi, merhamet ve şevkat görünürdü... Çok celalliydiler. Bazen gürler konuşurlar, fakat aynı zamanda da gözlerinden yaşlar akar; yine konuşurlardı.Sakal bırakmamışlardır. Fakat omuzlarına sarkan yele gibi beyaz ipek saçlarına itina gösterir, onları ensesinde toplardı.Kıyafeti; tertemiz giydiği zevkle seçilmiş bir-iki gömlek ve pantolondan ibaretti, gösterişi sevmezlerdi.Manevi emanetlerini, kendisine yakinen hizmet eden ona yanaşmış sevdiklerinden birine bırakacağını söylemiş, fakat isim açıklamamışlardır.Son zamanlarını -ikibuçuk sene- Hastane'de geçirdi. Vasiyetlerinde "Dünyaya garib geldim, garib gitmem lazım. Garibin yeri tenhadadır" ifadesiyle sessiz bir köy kabristanına gömülmek istediler.

2 Aralık 1989 Cumartesi günü Hakk'a yürüdü. Sevenleri O'nu kar yağarken sevdiği iri kar taneleri altında Ankara'nın kuzeybatısında yaklaşık 15 kilometre mesafedeki Memlik köyü yakınında toprağa verdi. Açık bir kabir şeklinde olan türbesindeki kitabede sahife başındaki şiiri yer almaktadır. Aynı kabristanda Eşi ve diğer bazı sevenlerinin de kabirleri mevcut olup sevenleri tarafından ziyaret edilmektedir.








Bu haber 2,497 defa okundu.





Yorum ekleYorum ekle


Yorumlar (14)
  • ilknur / 5 Aralık 2017 14:43

    Allah rahmet eylesin .Birçok defa kafama takılan noktada az sonra okuduğum yazısında cevap buldum.Sanki ötelerden cevap veriyor.Okuduğum her yazısını dinlediğim her sohbetini hayatımda uygulayabilirim inşALLAH.
  • Bir Kalperen / 4 Aralık 2017 22:53

    ...

    Megersem hayatim boyu bekledigim KAlperenler ve hayatimin donum noktasi Munir Derman Ogretmenimdir .Kiymetli Munir Derman ogretmenimi 2 kez ruyamda gordum . Gorme sebebim olan olayi da yazayim belki bana inanmayan o kardeslerim de insafa gelirler .
    Munir Derman ogretmenimi ben bu site vesilesiyle tanidim , hayatimda bir donum noktasidir kiymetli buyugum . Sonra internette sohbetlerini arayip dinlemeye basladim . Bazilarini o kadar cok dinledim /okudum ki , artik nette bir yerde iki satirina rastlasam '' aa melek ogretmenimin yazisi '' diye taniyorum . bir sitede yayinlanan sohbetlerine rastladim , dinledim , mutlu oldum . Fikrimi de yrumlarda yazmisligim olmustur . Site "" Munir Derman '' adina acilmisti . Munir Derman ogretmenimiz yazdigi kitabini bile defalarca kontrol ettirmis bir hata olmasin diye biliyoruz , bu sitedeyi yonetenler bir kitap reklami yapmaya basladilar . Ben de bu Munir Derman adina acilan sayfada baska bir kitap reklami yapmayin kardesim , bu sitede sadece Munir Derman'in agzindan cikmis sozler olsun , gelecek nesiller onu kendi guzel sozcukleriyle tanisin diye itiraz ettim . Site yoneticileri beni kitaplarinin tanitimina bilerek ve planli bir sekilde engel olmakla sucladilar . Oyle olmadigini defalarce acikladim , inanmadi ve bana intizar etti . Cok uzuldum . O sira Kiymetli ogretmenim Munir Derman'i 2 kez ruyamda gordum , misafir icin yemek hazirlarken Munir Derman ogretmenimin sohbetini dinliyordum , o gece ruyamda bir yemek masasina oturmus , son derece neseli '' oh oh ver o yemekten de ver '' dedi . 2.kez gordugumde cok sinirliydi , mustakil iki odali kitaaplarla dolu bir basimevi gibi bir yerde (masalarin ustleri ve yerler kagit , duvarlar kitap doluydu) ince , uzun , cok zayif, kel kafali , biyikli , kumas pantolon ve kisa kollu cizgili acik renk gomlek giymis birine cok kizmisti ve bagiriyordu .BAna da sert sert bakarak onumden gecti , mutfaga gitti , buyuk bir camasir makinesine benzeyen bir alete bindi kapisini kapatip gitti . Siteyi yonetenlere bu ruyami da anllatim ozur de diledim beni affetmedi ve intizarlarina devam etti ne dediysem ikna edemedim . Belki Ogretmenimin daha sonra yayinlanmasi icin biraktigi notlardn derlenen bir kitapti ve ben o an onu dusunemedim :( Hatirladikca hala uzulurum haksizlik mi ettim acaba diye . Yollari buraya duserse diye buraya da yaziyim ,kesinlikle planli bir reklamlarini engellme cabasi degildi , kesinlikle bir gurubun parcasi degildim , sadece kendimdim ama hatam iyice anlamadan tepki vermem oldu . insaAllah affeder hata ettiysem .
  • Bülent Katoğlu / 4 Aralık 2017 18:01

    KALBEN BİRLİKTEYİZ.

    Onaltıyıldız sitesine teşekkür ederim.Rahmetli Münir Derman'ı sizin vesilenizle tanıdım.Bugün sabahtan diyordum ki Hocamın sesini duyayım ,iş yerine gidince internetten dinlerim.Hoca ruhen yaşıyor,çekim gücü var.Karşılıksız , hesapa kitaba sığmayan bir sevgi oluşturdu kalbimde,sizlerden Allah razı olsun.20.y.y. Türk evliyası ,nasibi olan onu tanımak kısmetine erişir.Nasip meselesi.Aynı frekansta insanlar bir şekilde aynı şeyleri takip ediyor.
  • Nuri y. / 4 Aralık 2017 02:06

    ALLAH dostu

    Münir hoca hz tanimama vesile olan oktan hocamizdan da ALLAH razi olsun..
  • Murat / 4 Aralık 2017 00:32

    Allah rahmet eylesin.Peygamberimize komşu eylesin .

    30 yıllık arayış sonunda karşıma çıkan çok sevdiğim ve etkilendiğim nadide bir İnsan .
  • Kendini Arayan / 3 Aralık 2017 22:57

    Namsız, nişansız...

    Namsız, nişansız, destansız ve de hikayesiz dünya sahnesinde
    görünebilme hünerini, Allah-u Lemyezel (c.c) bizlere de nasip
    eylesin.

  • Tac-Tac / 3 Aralık 2017 22:19

    Kalperen Gönüllüsü

    Allah gani gani rahmet eylesin Melek hocamıza sizler sayesinde daha da tanıdıkça çok mutlu oluyoruz böylesine Güzel Allah dostlarını dualarımda hep varsınız hocam...
    yarın bir gönül dostunuzdan kitabınız bana gelecek inşallah daha güzel tanıyacağız
  • Gökhan / 3 Aralık 2017 21:50

    Kız kulesi

    "Görünmede hüner yok, görünmeyeni görmede hüner var."
    Akşemseddin hz.lerinden,Münir Derman hz.leri ne giden yolda.
  • Celasun / 3 Aralık 2017 21:03

    Çok şey öğrendik kendisinden, Allah öğrettiklerini yaşamayı nasip etsin...
  • Cepni / 3 Aralık 2017 20:51

    Münir Derman k.s

    Allah rahmet eylesin bizlere sefaatci kilsin insallah
    yazdiklarini okuyunca insana huzur veriyor insallah en kisa zamande kitaplarini alacagim su an internetten okuyorum
    Allah Münir Hoca gibilerin sayisini artirsin onlara cok ihtiyacimiz var bu Ahir zamanda
  • BEKİR ÖZTÜRK / 3 Aralık 2017 12:07

    SIRRIN KUTLU OLSUN

    Birçok şeyi öğrenmemize sebep olan değerli hocamız sırrın kutlu olsun...
  • Selim / 3 Aralık 2017 10:18

    Allah mekanını cennet etsin

  • bahadır / 2 Aralık 2017 19:53

    ALLAH gani gani rahmet eylesin mekanı cennet olsun
  • Rigel / 2 Aralık 2017 12:26

    Fatiha

    Hocamızın ruhuna fatihamızı eksik etmeyelim.
    Allah Resulünün(s.a.v) Hızır(a.s.) ın, evliya nın ve ricali ğaybın himmeti ümmeti Muhammed'in ve Türkiye Cumhuriyeti üzerine olsun. Fitne ve fesad peşinde olanlar asla rahat yüzü göremezler.






ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

En Çok Okunanlar