Arama Motorları

Arama Motorları

Arama motorlarının arkasında bizim bilmediğimiz başka motorlar mı çalışıyor?


19 Ekim 2017 09:21
font boyutu küçülsün büyüsün


Arama Motorları (1)
 
Eskiden kamuoyunca bilinmesi istenmeyen bir bilginin yer aldığı yayın, fark etmeyeceği şekilde yayıncıdan toplu alım yoluyla ve de piyasadan satın almak suretiyle toplatılırdı. Eğer bu yayın arşivlere girmişse kütüphanelerin müracaat salonundaki bilgi fişleri gizlice yırtılır böylece okuyucunun yayına ulaşması engellenirdi. Bilgi çok kritik ise, bir şekilde yayının kütüphaneden çaldırılmasına, eğer bu sağlanamıyorsa o zaman en ölümcül sayfanın yırttırılmasına bakılırdı. Mesela Milliyet gazetesinin 30 Aralık 1930 tarihli sayısının Menemen Hadisesi’nin nasıl meydana geldiği hakkında bugüne kadar kamuoyuna yansımamış bilgilerin olduğu 1. sayfasının ilgili kısmı, İstanbul’daki tüm kütüphanelerde yırtıktır! Yine İstanbul’daki kütüphanelerin gazete arşivlerinin çoğunda, Nuri Demirağ uçak fabrikasına ait haber ve fotoğrafların olduğu sayfalar, bir el tarafından jiletle kesilerek götürülmüştür!

“Dünya Ekonomisinde Yahudi Hâkimiyeti”nin ele alındığı tercüme bir kitabın iç kapağında ise, “Bu kitap okuyucuya yalnızca kütüphane müdürlüğünün özel izni ile verilebilir” mührü bulunmaktadır!

Bunlar, yakın geçmişte bilgiye erişimin önündeki engellerdi.

Peki şimdi engelleme yok mu?

Kütüphaneye gidip, kitap isteyen son nesil belki de biziz. Yeni nesil kütüphaneye gitmiyor. İnternete bakıyor, internette bulamadığını ise “yok” sanıyor. Gençler haksız da sayılmaz, çünkü bir süre sonra dijital âlemde olmayan gerçekten de “yok” hükmünde olacak. Bu sebeple Batı, kendi kültürüne ait ne varsa dijital âleme hızla atıyor. İşte bu noktadan sonra karşımıza internet arama motorları çıkıyor. Nedir bu arama motorları, bunların bir aklı, bir felsefesi var mıdır, yok mudur?

Google basın sözcüsü Rachel Whetstone’a göre “Arama motorları, bilgiye erişimde demokratikleşmeyi sağlıyor. Eskiden bilgi, yalnızca zenginlerin ve iyi eğitim sahibi kişilerin tekelindeyken bugün arama motoruna anahtar kelimeyi yazan herkes istediği bilgiye ulaşabiliyor.”

Peki gerçekten böyle mi?

Almanya Federal Meclisi’nden Grietje Bettin’e göre, “Kullanıcı, arama motorunun kendisine tarafsız ve en doğru sonuçları verdiği kanısında. (Oysa) Arama motorları yalnızca enformasyona erişimi değil; bu enformasyonun kullanıcıya nasıl sunulacağına, hangi bilginin ön planda görünüp hangisinin yok sayılacağına da karar veriyor.” (Almanyanın Sesi, 1 Temmuz 2006)

Grietje Bettin’in bu tespiti nefis.

Bunu bir örnekle izaha çalışalım: Google’a “Menemen Hadisesi” diye yazdığımızda tam 25 bin sonuç getiriyor. Her sayfada 10 link, toplam 2.500 sayfa sonuç. Peki bir insan her bir sayfadaki linklere göz atarak kaç sayfa geriye gidebilir? Hangi haber ya da makalenin 1. sayfada, hangisinin de 2499. sayfada gösterileceğine karar veren nedir? Menemen’e dair olup da Google’ın göstermediği de var mıdır?

Bir başka Amerikan internet arama motoru Yahoo’ya yine “Menemen Hadisesi” diye yazdığımızda ise çıkan sonuç sayısı 13 bin 500. Aradaki fark tam 11 bin 500 adet. Peki Google’un görüp de Yahoo’nun görmediği bu 11 bin 500 adet haber ya da makale nerededir, Google bunları görürken Yahoo bunları neden, hangi kriterlerle yok saymıştır? İddia edildiği gibi “En çok okunan”lar ilk sayfalarda gösteriliyorsa, Google’un ilk sayfası ile Yahoo’nun ilk sayfası neden birbirini tutmamaktadır?

Bunların “tehlikeli” yayını piyasadan satın alarak toplatmak, ya da kütüphaneden çaldırmaktan farkı nedir? Mesele basit değildir, oldukça ciddidir, çünkü bu arama motorları sizi görmüyorsa, sizi yok sayıyorsa, yoksunuz!

Arama motorlarının arkasında bizim bilmediğimiz başka motorlar mı çalışıyor?

Ömer ÖZKAYA
http://www.gunes.com/yazarlar/omer-ozkaya/arama-motorlari-1-825203








Bu haber 2,400 defa okundu.





Yorum ekleYorum ekle


Yorumlar (8)
  • Mehmet G. / 22 Ekim 2017 14:45

    Darknet, Darkweb, Deepweb

    Ohooo daha bunun bir de başlıkta saydıklarımın durumu var. Düşünün artık Ayahuasca Türkiye de yok iken buradan bulabiliyorsunuz. DMT Dimetiltraiptamin. biraz araştırın.
  • halil ibrahim çelebi / 21 Ekim 2017 17:31

    sanal gerçeklik

    evet şeytan bize sanal cennetler sunup kandırmaya çalışıyor.deccal de bedenlenmeye teknoloji ile.sanal gerçeklik bize sunulan a inanma algı operasyonu.şu an ülkeler bile bu şekilde yönetilmiyor mu?göstermek istediklerini gösterip algıda seçiciliğe yönlendirip.arama motorları da böyle olabilir.evet aradığımız basit bir şey için bile binlerce sonuç çıkıyor çoğu da aynı incelediğinde.
    yorumlardan bazılarında bu durum normalmiş gibi yazılar yazılmış.zaten böyle çalışır deniliyor.işte soru neden böyle çalışır.bunun normal kabul edilmesi bile sistemin başarısıdır.bir yorumda da doktora yapmamız istenmiş.bir lokanta da ki yemeği beğenmemek için gastronomi mi okumalıyız.kimin ömrü yeter.insanlar akıllarına takılan konular üzerine fikir beyan ediyorlar ve böyle olduğunu gördükleri sonuçlar üzerinden yola çıkıyorlar.bu bir algı operasyonu değil gerçeklik.tv ler dahil kim neyi göstermek istiyor ise konumunukorumak için o şekilde yayın yapılıyor.mavi hap kırmızı hap klişesi ama sanırım dünya oraya doğru evrildi.bizler matriks i bilip yaşamaya aklımızı algımızı korumaya çalışan doğru bilginin kaynağın da oktan abinin okyay bilgenin yanın da olan kişileriz.saf bilgi öyle bir şey ki bunu yakından görüyoruz doktora yapmak filan bile algı operasyonu gibi geliyor.o bilgi var ulaşırsan herkese açık diplomaya tabii değil.ne kadar çok kişi uyanık olursa oluşturmaya çalışılan algının dışında kalırsa o kadar iyi.
    sevgi saygı ve hürmetlerimi sunarım.
  • Mücahit Çelik / 19 Ekim 2017 23:18

    Genç kardeşlerimizin heyecanları bizlere lazım...Bizleri de heyecanlandırıyorlar...

    Bu yazıya karşılık yazıp sildiğim yorumlar tam bir kitap dolusu...EDEP unsuru ağır bastı,sildim hepsini.....Şimdi daha olgun düşünüyorum(normal şartlarda) ...
    Ancak genç kardeşlerimiz bilmeli ki!...İNTERNET denilen ortam sizin bildiğiniz gibi değil...Eğer İNTERNET ortamını sizin bilmeniz istenseydi,biz şu an ülkece ;dünyaya siber kaos yaşatıyor olmalıydık...Bu İnternet; you tube'den izlenen bir kaç dandik teknik video ile anlaşılamaz..
    .Biz ,sizlerin yazdığı bütün teknik konuları anlıyor ve biliyoruz.
    Sizin anlamadığınız ise;İNTERNETİN SANAL OLMAKTAN ÇIKIP TEKEL OLDUĞU...oyun ortamı olmadığıdır..
    KISACA İNTERNET DEMEK=İNTERNETOLOJİ bilimi demektir.....Önce İNTERNETOLOJİ BİLİMİ üzerine doktora yapmalı, tez yazmalı,açığını bulmalı ,sonra bizlere eğer yapabilirseniz;İNTERNET MOTORU VE ÇALIŞMA PRENSİBİ HAKKINDA KESİN BİLGİ VERMELİSİNİZ...Kesin konuşmak için;akademik altyapı şarttır...İNTERNET BİR BİLİM DALIDIR...
    ADI DA=İNTERNETOLOJİDİR...BU BİLİM DALINI OKUYUP ANLADIĞINIZ GÜN;BİZ SİZLERİ ANLARIZ...herkese saygılar selamlar hürmetler..
  • / 19 Ekim 2017 21:29

    zekhan / 19 Ekim 2017 11:29

    Görüşünüze katılmıyorum. Konuya ilişkin birkaç noktayı vererek gerekçelerimi ortaya koymak isterim.

    (-1-)

    "Yine bilişimde SEO diye bir kavram var."
    "Buna göre siz arama motorlarına nasıl çıkmak istediğinizi ve nasıl ilk sıralarda gözükebileceğinizin teknikleri vardır."

    Bunlar sizden alıntı. Yorumunuzdan bu biçimde başka alıntılar da yapılabilir.

    Bahsettiğiniz bu kavram/olanak ile bir bilginin arama motorunda üst sıralarda çıkması olası demek bu. Bunun için sizin başvuru yaptığınız gibi bu arama motoru şirketlerinde de yalnızca bu işle görevli bazı kişiler reklam bölmesinde değil de normal öncelikli sonuçlarda da böyle bir sistem için bilgi girişleri/başvurular yapıyor olabilir. Sonuçta sistem zaten adamların kendi malı; para ödemek zorunda değiller normal bir alıcı gibi.

    (-2-)
    Yapay anlak (suni zeka) faktörünü de gözden kaçırmamak gerek. Öyle ki "yapay anlak (=suni zeka)" ile "yapay us (=suni akıl/kavrayış)" arasındaki ayrım nerede başlıyor o bile belli değil şu anda gelinen aşamada.
    Bu şirketler için kapsamı son derece geniş ve esnek filtreleme/dğeerlendirme mekanizmaları içeren arama paternleri oluşturmak ve kodlarını yazmak olnanaksız değil. Zaten işleri bu.
    Nasıl ki resmi siteleri diğerlerinden ayırt edebiliyorlarsa sözcükleri sözcük gruplarını ve benzeri kalıpları, geçtikleri yerleri vs çok etkili bir biçimde ve çok isabetli bir biçimde değerlendirebiliyorlar.

    (-Sonuç-)
    Benzeri çok şey yazılabilir. Sonuç olarak sanki "bir tek" Menemen olayı için özelleşmiş gibi çalışan botlar ya da kod mekanizmaları bu şirketlerin alt yapısı ve teknik yetenekleri için çok zor işller değil.
    Bunu kasten yapabilirler ve yapıyorlar. Bugün bize çok hissettirmiyorlar ama gerek ortaya çıktığında kullancaklardır. Şimdi kullanmıyorlar ki insanlar uyanmasınlar. Bir karmaşa bir hengamede çok güzel devreye alabilirler ve kimse o hengamede buna kafa yormayı düşünmez. En azından onlar bölye düşünüyorlar.
    Bu sitede yer alan bir haber vardı. Orta Doğu'daki Arap Baharı'nda her bölgeye / yöreye farklı görünen gazete sayfaları operasyonunu yapmışlardı. Yani bir mahalle bir gazetenin web sayfasına girdiğinde A kişisinin öldürüldüğünü okurken; bir başka mahallede aynı gazetenin web sayfası aynı A kişisinin devrimi başardığını ve devlet başkanı olduğunu vs yazıyordu. Bu gibi operasyonları borsa yazılımları üzerinden de yapıyorlar. Akıllı telefonlarımız üzerinden de yapabilirler.
    Örneğin bir acil durum/seferberlik/savaş anında devletimizin kolluk güçlerinden örneğin jandarmadan SMS gönderiliyor. Mecidiyeköy'deki kişi okuyunca otobs duraklarının orada toplanın mesajını okuyor; Şişli'deki okuyunca otobüs duraklarının orada toplanan vatan hainleriyle mücadelede jandarmaya polise yardım edin diye okuyor. Bunlar imkansız diye düşünülmesin. Akıllı telefonları biz üretmiyoruz; dolayısıyla bunlar mümkündür.


    (-Sonuç2-)
    Öte yandan Türk devleti herşeyin ayrımındadır; öyle inanıyoruz.


    (Sonuç3-)
    Bu işler dev ölçekli işler gibi görünüyor ve öyle de. Küresel anlamda arama motoru işletmek büyük çaplı bir iş ama olanaksız değil. Olanaksız değil ki bu sistemler ortaya çıkıyor ve kullanıyoruz bunları. Biz de bu işlere kafa yromalıyız. Aslında bu dev ölçekli sistemin mekanizması genel mantalitesi çok ama çok yalın. Yeter ki kafa yoran ve kafa yoranlara ön açan bulunsun.
  • beklenen / 19 Ekim 2017 20:36

    Arama motorlarının temel mantığını ve onların asıl hedeflerini para kazanma olduğunu bilirseniz bu kadar kuşkunun anlamsız olduğunu görürsünüz. Onların derdi zaten bütünm bilgiye erişim sağlanması değildir. Normaldir bu. Daha ayrıntılı bilgi için ayrınıtlı arama yapmak şarttır. BUna rağmen bulamayabilirisiniz. İlk nedeni o bilginin erişim sıklığıdır. Sonra o bilginin gerçekten dijital olarak var olup olmadığıdır.
  • i.akgün / 19 Ekim 2017 16:36

    doğrudur

    Bu işler böyledir zaten büyük hedefler kuruyor projeler hazırlıyorsun küresel çapta mantıklı olanda kendi sisteminde kendi doldurma bilgilerle insanları oyalarsın sansasyonel bilgileri vermezlerki zaten problem insanların buna sessiz kalmaları kim işinden olmak isterki durupdururken
  • Turan Kagan / 19 Ekim 2017 14:22

    Avustralyadan Dua ile

    Bilgiyi kontrol eden insanligi kontrol eder Oktan abi hep der kadim bilgi yakin bir zamanda yeni nesiller kadim bilgi avcisi olacak gibi gorunuyor cunku artik internet bilgi coplugu
  • zekhan / 19 Ekim 2017 11:29

    paranoya gerek yok

    Bilişimden anlayanlar bilir; bu arama motorlarının nasıl çalıştığını ve nasıl indexlendiğini.
    Bir tek melemen olayı ile kimse arama motorlarına müdahale etmez.
    Sayfayı bulması yada indexlemesi ise tamamen motorun özelliğine bağlı.
    Yine bir kaç sorgu için siz bunlara müdahele edemezsiniz.
    Yine bilişimde SEO diye bir kavram var.
    Buna göre siz arama motorlarına nasıl çıkmak istediğinizi ve nasıl ilk sıralarda gözükebileceğinizin teknikleri vardır.

    Sonuç;
    1 arama motorları zaten tüm bilgiyi en doğru şekilde sunmuyor. Sadece acil bilgi ihtiyacını gideriyor. Ciddi bir araştırma için kesinilkle yeterli değil.
    2 arama motorları görenen resmi web sayfalarında arama yapar. Ama birde deepnet var. Onlar da çok daha fazla bilgiye ulaşabilirsiniz.
    3 elbetdeki insanlıktan saklanan bilgiler var. Bunalra erişimi başta devletler engeller.
    Örnek Melemen olayı yada Demirağ için trt1 belgesel yada basılı dökümanla ulaşıma sunabilir. Tabii devlet izin verirse.






ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

En Çok Okunanlar