Bu Zulüm Sadece Türkiye'de Görülür

Bu Zulüm Sadece Türkiye'de Görülür

Türkiye'yi Monsanto’lara mahkum etmek istiyorlar:


16 Eylül 2017 11:42
font boyutu küçülsün büyüsün



Devlet dediğin böyle olmalı. Hamuduyla götürene af, damgasız 15 yumurtaya 15 bin lira ceza kesmeli. Amaç milletin kendi imkanlarıyla geçinmesini engelleyip, büyük şirketlere mahkum etmek olmalı. Herkesi şirketlerin ve zenginleri köleşi yapmalı devlet dediğin. Yazık ki bu Avrupa'da değil, Türkiye'de oluyor. Ama kimse korkmayıp inadına direnmeli. Direnerek ve el birliği ile bu zulme durdurabiliriz.


Foça'nın kırsal Gerenköy Mahallesi'nde çiftçilik yapan Mümin Ihlamur, 2015 yılı Mayıs ayında, kümesindeki 30 yumurtayı satmak için Foça Pazarı'na götürdü. 

Yumurtalardan 15'ini satıp, diğer 15'ini de tezgahının yan tarafına koyarak, sipariş verip almaya gelecek kişiyi beklemeye başladı. Bu sırada denetime gelen Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü ekipleri, Ihlamur'un sattığı yumurtaların kabuğunda, işletme numarası, kümes numarası ve yumurtlama tarihi ibarelerinin yer aldığı damganın bulunmadığını belirledi. 

Ekipler Ihlamur'u uyarıp, söz konusu damgayı temin etmesi için 30 gün süre verdi. 

Ancak, bir daha kendisini ne görmeye, ne de denetlemeye gelen olmadığını ileri süren Ihlamur, aradan geçen 2 yıl 4 aylık sürenin ardından gelen tebligatla, 15 bin liralık para cezası kesildiğini öğrenince şoke oldu. 

15 yumurta için toplam 15 bin lira ceza kesilen Mümin Ihlamur isyanını şu cümlelerle dile getirdi: "15 bin lira param olsa zaten ben niye çalışayım. Hayatım boyunca bu kadar parayı ben bir arada görmedim. Kıt kanaat geçinen bir aileyiz. 

Bunun suç olduğunu bilsem, bırakın yumurta satmayı, ihtiyacım kadar bile tavuk beslemem. 

Köylü kardeşlerim düşünsünler, taşınsınlar, tavuğu olanlar ona göre dikkat etsinler. 

Benim başıma gelen onların başına gelmesin. Biz işletme değiliz ki damgamız olsun. Altı üstü ihtiyacımızın fazlası olan birkaç yumurtayı satmak istedik, başımıza gelmeyen kalmadı" dedi. 

Ihlamur, geçen 11 Eylül'de eline ulaşan tebligat üzerine avukatı Aycan Güler aracılığı ile Foça Sulh Ceza Hakimliği'ne başvurup, cezaya itiraz etti. 

YAZIKLAR OLSUN 

Gıda Hareketi olarak bu zulme yıllardır itiraz ediyoruz. Bu milleti değerlerinden ve geleneklerinden koparmak için geliştirilmiş bir zulüm bu. 

Bu zulüm ki, milleti namerde muhtaç etmenin modern yoludur. Ülkeyi sömüren dev gıda firmalarına kesilen ceza ile, mahalle bakkalına kesilen ceza da aynı. Bu sözde ceza zengin ödül iken, fakir için ölüm. 

Ayrıca köylü yumurta üretip, namerde muhtaç olmaması ödül ve teşvik edilmesi, sevinilmesi gereken bir hâl iken, bu bilimci zırva zihniyet ceza kesiyor. Yazık bu ülkeye! Yazık bu millete! Yazıklar olsun bu zalim bürokrasiye!

 http://www.gidahareketi.org/Bu-Zulum-Sadece-Turkiye-de-Gorulur-2064-haberi.aspx

Türkiye'yi  Monsanto’lara mahkum etmek istiyorlar:

 http://www.gidahareketi.org/Gdo-Ile-Ilgili-Sok-Gelisme-2063-haberi.aspx








Bu haber 2,532 defa okundu.





Yorum ekleYorum ekle


Yorumlar (9)
  • Yasemin Ayyıldız Alpağut / 2 Ekim 2017 17:00

    Sn Gültekin Erbilir

    İlk yorumda soyadınızı yanlış yazmışım kusura bakmayın. Cahillik bilmemek değil, bilgiye ayak diremektir. Ben konuyla ilgili biraz daha bilen biri olarak sizleri aydınlatmak istedim. Amacım kimseyi suçlamak değildir. Özellikle aşağıdaki "şeytani" gibi yorumları görünce. Bakanlığımız Devletimizin önemli bir kurumudur. 5996 sayılı Gıda ve Yem Kanunu'na tabiyiz ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde Türk halkına hizmet ediyoruz. Yani üretici bizim halkımız ise tüketenlerin de bizim halkımızdır. Tamamen tarafsız ve amirlerimizin baskısı dahi olmadan veririz kararları. Tabi inanıp inanmamak sizlerin takdiri. Ben genel olarak konu hakkında bilgi verdim. İlgili kurumun müdürü ve denetimcileri konuyla ilgili açıklamaları yapabilirler. Yani şeytani değil rahmani çalışıyoruz merak buyurmayın:) Saygılar bizden.
  • Yasemin AYYILDIZ ALPAĞUT / 2 Ekim 2017 16:37

    Sn Gültekin ELBİR

    Ben ilk yorumumda olaya şaşırıp ikinci yorumumda Bakanlıktan yana tavır almadım. Bizim Bakanlığın pazar yeri denetlemesi yapmadığını kesin biliyorum. O tür yerlerin denetlemesi yeri gösteren, yeri çiftçiye kiralayan ilgili ilçe Belediyesi'nin denetimindedir. Ama olay anlatıldığı kadarıyla bana pek inandırıcı gelmedi, bunu söylemedim ama siz madem yorum yaptınız söylemek zorundayım. Burada yanıltıcı beyan var. Ortada küçük çiftçi falan yok anladığımız kadarıyla. Ben bambaşka bir ildeyim. Bulunduğum ilde 1000 den fazla yeri denetliyorum yıl içerisinde. Her gün o kadar değişik kişilerle ve olaylarla karşılaşıyoruz ki inanamazsınız. Benim anlatmak istediğim olay, bence bu kadar basit değil, Bakanlık yetkilisi pazar yeri denetlemez. Bu şekilde ceza kesmez hele ki iki yıl sonra o ceza kağıdının kişiye gelmesi çok komik. Bir kere ceza kapalı mekanlardaki işletmelere kesilir. Yazıldığı anda hemen postalanır 1 haftaya ulaşmadan kişiye ulaşır. Yumurtalar satış yerlerine paketli ve okunaklı olarak tek tek mühürlü(bu mühürün içeriği yumurtanın üretildiği işletme onay numarası ve yumurtlama tarihidir) Bu uygulama bu yumurtaları tüketen toplumun sağlığı açısından önemlidir. Yoksa ne zaman nerede üretildiği bilinmeyen bayat yumurtaları siz dahil tüm halkımıza yedirirler hem de nasıl yedirirler biiliyor musunuz, zehirlenmeniz umurlarında bile olmaz. Bu olayla alakalı oranın İlçe Tarım Müdürü İl Müdürü vardır mutlaka konu o makamlara intikal etmiştir. Kimse kafasından böyle bir ceza yazamaz. Hiç kimse olmadı CİMER ve BİMER vardır. Türkiye Cumhuriyeti Mahkemeleri vardır. Kişi hakikaten mağdursa mahkemeler (hakimler) cezayı iptal edebilir. Bakanlığımızın denetmenleri, halkımızın sağlığı için bu denetimleri yaparlar. Ben size genel bir bilgi verdim. Bana gelene kadar, o bölgede konunun yetkilileri var. Onlar gerekeni yapmışlardır. Saygılar.
  • Gültekin Erbilir / 29 Eylül 2017 17:01

    Sayın Yasemin Ayyıldız Alpagut

    İki kez yorum yazmışsınız! Aynı Bakanlığın çalışanı olarak konuyla ilgilenmişsiniz. Varolun.
    Sizden başka bu sayfada yorum yapmış topu topu dört yorumcu var ancak siz 'Herkes aklına geleni yazmış yorumlarda' diye dertlenmişsiniz!
    Her iki yorumunuzun da ilk yarısında uygulamaya şaşırmışsınız ikinci yarısında uygulayanları savunmuşsunuz!
    Haberi okuyan hiçbir 'cahil cühela', vicdanlı bir mühendise tek bir kötü söz etmez!
    Diyeceğim şudur; madem ki aynı Bakanlıktasınız ve bu uygulamayı tuhaf bulmuşsunuz, siz bir el atınız olaya nasıl oldu diye. Yazıda ilçe, mahalle ve şahıs ismi var. Önce doğrularsınız sonra da bir zahmet Bakanlıktaki bu karanlık elleri biraz rahatsız edersiniz.
    Sizin yazdıklarınızı doğru kabul ederek diyorum; eğer ki bu uygulamada bir köylüyü böylesine bezdirecek bir hareket amaçlanmışsa bu asla basitçe 'yanlış bir uygulama' diye yorumlanmamalı! Doğal olan herşeyden uzaklaştırıldığımız bu zamanlarda karanlık eller bu kadar içimize sızmıştır!
  • Yasemin AYYILDIZ ALPAĞUT / 18 Eylül 2017 17:23

    Yorum

    Gıda ve Tarım Bakanlığı'nda işler böyle yürümez. Pazar yerini Bakanlığın kontrolörleri denetlemez. Hadi işgüzarlık yaptılar diyelim, o şekilde kayıtsız yere süre verilmez. Kayıtsız olan bir yere, eğer kapalı bir işletme ise denetim esnasında yasal 1 hafta kayıt olması için süre verilir. bu bir haftadan hemen sonra ceza yazılır. Kayıtsızlığın cezası üretim yeri için 3200 tl, normal satış yeri için 1630 tl. Yani İki sene sonra gelmez ceza. Bence bu kişi 30 falan değil çok daha fazla yumurta üretiyor olabilir. Çünkü bu 15.000 tl ceza yumurta üreten çiftliklerin onay kayıt numarası almadan üretim ve paketleme yaptıkları taktirde alacakları cezanın karşılığı. O da 2 sene sonra gitmez hemen gider. Bu denetimler ve cezalar olmazsa evinize nereden ne giriyor, tazeliği ne, ne eti yiyorsunuz, nerede ne zaman üretilmiş, kim tarafından üretilmiş vs gibi daha pek çok bilgiyi bilemezsiniz. Yaradılışı değiştirmek, GDO(Genetiği değiştirilmiş organizmalar) bunlara ben de karşıyım. Bunların kayıtsız ve onaysız yapılan üretimlerle hiç bir ilgisi yok. Herkes aklına geleni yazmış yorumlarda. Bilim tabi ki önemli. akıl ve bilim olmadan sadece vicdanla, töreyle bu işler yürümüyor. Keşke yürüse. Ama bunu gerçek hayatta böyle kontrol edemeyiz. Sizin sağlığınız için tek tek tüm sokakları haritalar üzerinden gezen, hele İstanbul gibi bir yerde 1000'in üzerinde işletmeyi denetleyen insanlar Mühendis konumundalar. Cahil cühela değiller. Objektif bakmaya çalışın lütfen.
  • Aysel Kuyar / 16 Eylül 2017 21:55

    Türk'ün yasaları

    Güzel yurdumuzda Türk olmak, daha fazlası insan kalmak gittikçe zorlaşmaya başladı. Beslenmeden güvenliğe, sağlıktan eğitime, köylerden şehirlere, kısacası şah damarımızdan kılcal damarlarımıza kadar her bir noktada baskı-yıldırma, olmadı iftira yolu ile insanımız tahrik edilmekte, gerçekten suç işlemesi için zorlanmaktadır. Yönetimlerin birincil görevi suçluları cezalandırmak değil, olabildiğince suç işlenecek ortamı ve koşulları ortadan kaldırmaktır.( Yetkisi olduktan sonra cezayı dedem de verir. Nasıl olsa yetki var sorumluluk yok. Ohh ne güzel memleket değil mi? Ortalık yetkisiz sorumlu ve sorumsuz yetkililerle dolu) Örn. polisin yakaladığı hırsızı-yasalardaki boşluklara dayanarak - savcı, serbest bırakmak zorunda kalıyorsa ya da işine geleni cezalandırıp gelmeyeni salıveriyorsa hukuk sisteminde ciddi sorun var demektir. Her konuda, yasalar, yok torba yasa, yok genelge, yok kanun hükmünde karaname vb yollarla kevgire döndürülmüş, yasaların ana omuragası kalmamış başlangıç halinden bambaşka bir hale dönüşmüş ana başlığı ile alakasız bir hale gelmiştir.. Her alanda bir şeylerin düzelebilmesi için yasaların acilen Türk töresi ve insan kalma kurallarına göre düzenlenmesi gerekmektedir kanımca. Yoksa daha çook sorun yaşar, canımız sıkılır, ileriye bir adım atacak enerjimiz kalmaz, tıpkı halihazırda bir çok kişide-kurumda olduğu gibi...
  • beklenen / 16 Eylül 2017 21:37

    güle oyna, bağıra çağıra öle öle insanları köleleştirmeyi sevdiren bir sistemde yaşıyoruz. BU garibanın vebali bu sistemi kutsayanlarındır.
  • Yasemin AYYILDIZ ALPAĞUT / 16 Eylül 2017 21:35

    Bir yanlışlık var!

    Ben de aynı Bakanlığa bağlı aynı görevi yürütüyorum. Burada anlayamadığım nokta, bizler açık pazarları bu şekilde denetlemeyiz, mutlaka kapalı bir işletme şeklinde olur. Açık havada yani bir pazarda denetimi o bölgenin Belediye zabıtaları yapar. Onların tabi olduğu kanunlar çok farklı. Ayrıca satılan 15 adet yumurtaya kişinin halihazırda orada kapalı, vergi levhasına sahip bir dükkanı yoksa eksikliklerin giderilmesi için süre verilemez. Nasıl verilecek kayıtlı olmayan işletmeye süre? Bütün bunlardan hariç, süre verilse bile-ki bu açık pazarda işletme sahibi olmayan kişiye imkansız çünkü, işletme onay numarasını alacaksın diye Gıda kontrolörleri bu şekilde tutanak tutup süre veremez, kesilen ceza bu kadar uzun süre sonra gitmez vatandaşa. Verilen sürenin sonunda hemen yazılır, hemen de eline ulaştırılır. Burada ya kişinin durumu yanlış aktarması var, ya da yanlış bir uygulama var. Ayrıca üzerinde yumurtlama tarihi ve işletme onay numarası olmayan yumurtayı onaylamıyor Bakanlık, sebebi ise yumurtaların tazeliğini ve kontrollü şartlarda üretilmiş olduğunu hem tüketici hem de Bakanlığın başka türlü anlayabilmesi mümkün değil. Bu tür yumurta, süt, et, tavuk eti gibi işletmeler eğer kontrol ve kayıt altın alınmazlarsa herkes üretim tarihi ve son kullanma tarihi belli olmayan her türlü ürünü millete yedirirler. bir de bu yönden değerlendirin. Aldığınız sütün ne zaman sağıldığını, nerede üretildiğini, yumurtanın tavuk tarafından ne zaman yumurtlandığını, tavuk etinin mikrobiyal aktivitesinin çok hızlı olması dolayısıyla hangi tesiste hangi şartlarda ne zaman üretldiğini ne zaman son kullanma tarihinin biteceğini bilmek istemez misiniz bir tüketici olarak?
  • alaca / 16 Eylül 2017 14:31

    Yozlaşma

    Yozlaşmanın kurumları ne kadar ele geçirdiğinin göstergesi bu. Diğer kurumları düşünemiyoruz bile. Çünkü bire bir yaşıyoruz.
  • ismail aktan / 16 Eylül 2017 13:41

    şeytaniler

    Şu baş belası gdo yüzünden millette sağlık diye bişey kalmadı.Herkes tabiri caizse yağ tulumuna dönüştü.Kendimizi zor taşıyacak hale geldik.
    Ama sonları yakın..






ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

En Çok Okunanlar