Biz Ötüken'de

Biz Ötüken'de

Biz Ötüken'de


4 Ağustos 2017 08:15
font boyutu küçülsün büyüsün


BİZ ÖTÜKEN’DE ÇOKUZ…


28-30 Temmuz tarihleri arası buluşulacak deyince çok heyecanlanmıştım... Perşembe günü akşam yola çıktım bir gece Ankara da konakladım, Üniversiteli koldaşları alıp Cuma yola koyulduk... Cuma günü akşam menzile varmıştık... Deruni Babam , Yener Başkanımla ve koldaşlarımla selamlaşıp hasret giderdik. Ertesi sabah beraber kahvaltı yaptık... Tire Merkeze geçtik İsmail Ağa camiini dolaştık oradaki esnafla  selamlaştık sohbet ettik. Belli bir saatten sonra köye geçtik. Köyde  öğle yemeği için hazırlık yapılıyordu ,bizde bir yandan kendi hazırlıklarımızı yapmaya başladık. Öğle yemeği için Yener başkanım  ve yönetim hummalı bir çalışma başlatmışlardı...Herkese oturun sofraya şuraya geçin buraya geçin kimse aç kalmayacak herkes oturacak diyordu... Aklıma o an bir gün önce evde ettiğimiz sohbetin Allah ın "Ya Zülcelali vel ikram" hikmetini  öğrenmiştik... Şimdi de Yener başkanım da koldaşlarına yemek hazırlamak için celali şekilde tavır sergiliyordu. Allah razı olsun başkanım. Akşam üstü tüm hazırlıkları tamamlayıp  Ötüken e doğru araçlara bin komutuyla yola çıktık. Ötüken yolu yokuştur boşuna dememişler... Aracım yokuşta hararet yaptı zorlamadık motorun soğumasını bekledik hareket ettik yine aynısını yaptı... En arkadan kontrollü gelen Zübeyir abi ve Bekir Tuğbeyim ve iki koldaşlar hemen yanımıza geldiler.İlgilendiler sağ olsunlar (Kalperenlik böyle bir şey) sonra arabayı zorlamayalım deyip bizimle gelin dediler(Gönlü geniş abilerim  siz de o yürek varken o arabaya 16 kişi de biner) Var olunuz.Arabaya 8 kişi binip Ötüken yokuşuna tırmanmaya karar verdik. Araba da ne olduğunu anlamamıştım Ötüken i düşünüyordum... Sadece arabadan  dolayı koldaşları zor durumda bırakmak beni rahatsız ediyordu. Arabayı parkettik , yürüme 30-40 dk üzerimizde eşya ile tırmandık... Konaklama yerine geldik 80 kişi idik... Deruni Babam biz geldiğimizde elinde tavşanla yanımızda  beliriverdi. Akşam zifiri karanlıkta nasıl olmuştu çok şaşırmıştım...Ama bunlar daha iyi dakikalarımızmış... Herkes eşyalarını yerleştirmiş, ateş yakılmış, Ali Rıza ve Ogün koldaşlar kam ayini yapıyor,Dr. Hamdi ve Burak kopuz ile eşlik ediyordu.

Saat 12:30 civarı idi bir hareketlilik vardı. Dikkat kesildim herkes kurt gibi uluyordu bende katıldım.Deruni Babamız Oktan Hocam Ok yay olmuş alıç ağacının dibine varmıştı... Bizde ona doğru bakıp Hu diyorduk . Önce beyaz bir şeyler gördüm dikkatlice baktım bu bir Gökbörü idi git gide büyüyordu. Sanki Ergenekon da idik ve buradan çıkış gibi yol gösteriyordu. Biz bozkurt işareti yapıp Hu derken başka bir şey belirdi bembeyaz uzun saçlı saçları dalgalanıyordu. Asası ile bizi selamladı işte bu Kulbak Bilge idi.Evet evet yıllarca onaltıyıldız da takip ettiğimiz Kulbak Bilge karşımızda idi. O heyecanı anlatamam. Oktan hocam biraz yürüdü sonra yanımıza geldi... Herkes sessiz olsun ışık yakmasın gökyüzünde savaş olacak dedi... Herkes uzansın gökyüzünü seyretsin deyince bende uzandım gökyüzünü seyrediyordum . Gök yüzünde enteresan şeyler oluyordu değişik değişik ışıklı cisimler vardı. Ufo muydu neydi bunlar şu bir gerçek ki uzay savaşına şahit oluyordum... Işın kılıçları gibi ışıklı cisimler görüyordum. 



 
Deruni Babam Oktan Hocam bir ara Erol abim ve Zübeyir abim le uzaklaştılar. Çok heyecanlı bir durumdu  ve gökyüzünü seyretmeye başladım. Saat 3:00 da dağ’ın tepesinden bir ışıklı cisim yukarı çıkıp selam verir gibi ışık tutup aşağı iniyordu... Bir ara sabit durunca etrafında ışıklar belirdi yarım daire çizip sabit cismin  yanına geldi uçak sandım ilk önce orada aralarında bir ışık etkileşimi oldu. Hani akşamları havaalanı ışıkları olur ya  gökyüzüne bir yol açıldı. Ne oluyo diye düşünürken ve o yarım daire çizen cisim 90 derece yön değiştirdi o yoldan tepemize doğru çok hızlı hareket ediyordu. O anı kaçırmamalı idim yandan da çok heyecanlanmıştım.  Zaman ve dakikalar ilerliyordu Oktan Hocam samanyolu nu izleyin demişti sabah gün ışıyana kadar uyumadım seyrettim izledim... Bu yaşadıklarımı benim gibi öğretmen olan babama söylesem beni döver ya:) Ama bunlar gerçekti rüya değildi,80 kişi aynı rüyayı göremez ya ... Ertesi sabah erkenden yola çıkıp gidiyorduk .

  Dönüşte Deruni babamız bizi gezdirdi dolandırdı... Sonra benim arabayı aldık hareket ettik ancak yine aynı sorunu yapınca Yener  başkanım kendi arabası gibi ilgileniyordu var olsun...Başkanım  arabayı zorlama deyince oraya bıraktık  günlerden pazar olunca yarın aldırırız arabayı dedi... Başka bir araçla köye döndük . Şunu biliyordum eğer araba düzelse idi biz o gün yola çıkacaktık uykusuz bir şekilde çünkü pazartesi mesaisine yetişecek olan koldaşımız vardı.

‘’Sizin şer bildiğinizde hayır ,hayır bildiğinizde şer vardır, Allah bilir siz bilemezsiniz.(Bakara 216)

Araba öyle olunca biz köyde kaldık o arkadaş da izin alınca sorun kalmadı. Zübeyir abi kasko ücretsiz çekiyor deyince kaskoyu aradım . Ücretsiz çekiyoruz deyince gittim aracı bıraktığımız yerden alıp Ödemiş Sanayi Site ‘sine bırakacaktım.

Çekici  ile  yola çıktık arabayı almaya giderken arabayı durdurup hocam burada manyetik alan var dedi. Nasıl yani dedim... Bak dedi arabayı boşa aldı  yol % 20-30 eğimli normalde aşağı doğru akması gerekirken araba yukarı doğru çıkıyordu. Çok şaşırmıştım. Arabayı çektikten sonra köye döndüm hemen bu olayı Oktan Hocam a sordum. Evet doğru dedi o manyetik  alan da her yıl yer değiştirir  manyetik alanda kayma olur dedi . Akşam yemeğinden sonra sohbet ettik. Sonra üzülme araba hallolur dedi ... Üzüldüğüm nokta oradaki koldaşları benim yüzümden zor durumda bırakmak istemiyordum... İyi bir uykudan sonra Zübeyir Abi ,Bekir Abim ile arabayı almaya gittik ustaya götürdük arabaya su koydu araba düzeldi. Araba hava almış  biz suyu ekleyememişiz.  Çok şükür bir şey çıkmayınca köye döndük. Herkes ‘’Geçmiş olsun var mı yapabileceğimiz bir şey diyordu.’’ Tüm koldaşlarımızdan Allah razı olsun, yorduk sizi haklarınızı helal ediniz .



Akşam üstü veda vakti gelmişti hasret ile hüzün bir arada idi... Vedalaşıp yola çıktık.

 Ömrüm boyunca unutamayacağım anlardı... Kimine rüya ehline gerçek diyelim... Biz Ötüken de çokuz gerçekten. Türk Tengri nin yanında olandır... Ne Mutlu Türk üm Diyene....

                                Z. YAVUZ









Bu haber 2,177 defa okundu.





Yorum ekleYorum ekle


Yorumlar (3)
  • alaca / 5 Ağustos 2017 00:32

    Teşekkür..

    Güzel anınızı bizimle paylaştığınız için teşekkür ederiz.
  • Zübeyir aydın KORKUT / 4 Ağustos 2017 23:18

    Tamirci

    Tamirci olayını kısa geçmişsin zafer hocam
  • Savaş / 4 Ağustos 2017 12:30

    Samsun

    tekrar geçmiş olsun hocam.
    herşey Samsundan başladı.

    Selam ve dua ile...






ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

En Çok Okunanlar