Manisa’da 3 bin 500 Yıllık Tahıl Ambarları Bulundu

Manisa’da 3 bin 500 Yıllık Tahıl Ambarları Bulundu

Manisa’da 3 bin 500 yıllık tahıl ambarları bulundu


25 Temmuz 2017 11:43
font boyutu küçülsün büyüsün



Manisa’da 3 bin 500 yıllık tahıl ambarları bulundu

Ege'deki  verimli tarım havzalarından Gölmarmara'daki kazılarda Genç Tunç Çağı'nda  kullanıldığı tahmin edilen 16 tahıl ambarı tespit edildi. Kazı Başkan Yardımcısı  Yrd. Doç. Dr. Ünlüsoy "Kazılarda 3 bin 500 yıl öncesine ait olduğu  değerlendirilen buğday, arpa ve üzüm tohumları bulundu. Bu tohumlar üzerinde de  araştırmalar devam ediyor" dedi.

Manisa'nın Gölmarmara havzasındaki  Kaymakçı mevkisinde devam eden kazılarda Geç Tunç Çağı'nda kullanıldığı tespit  edilen tahıl ambarları bulundu.

Ege Bölgesi’nin bilinen en büyük Geç Tunç Çağı yerleşimi olan  Gölmarmara havzasında Lidyalıların atalarının yaşadığı tahmin edilen kale ve  evlerden oluşan Kaymakçı'da 2014'ten bu yana devam eden kazı, tarımsal  verimiliğiyle bilinen bölgenin tarihine ışık tutuyor.

ABD, Avrupa ve Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinden arkeologların  oluşturduğu uluslararası ekip tarafından gerçekleştirilen kazının başkan  yardımcılığını üstlenen Yaşar Üniversitesi Turizm Rehberliği Bölümü Öğretim Üyesi  Yrd. Doç. Dr. Sinan Ünlüsoy, 8 hektarlık alanda devam eden kazılarda heyecan  verici sonuçlar alındığını dile getirdi.

Yürütülen çalışmalarla insanların Geç Tunç Çağı'nda hangi koşullarda  yaşadıklarını öğrenmek için kale ve evlerin duvarlarını ortaya çıkarmaya  çalıştıklarını belirten Ünlüsoy şöyle konuştu:

"Bizim için buradaki kazı çalışmalarının en heyecan verici sonuçlardan  bir tanesi evlerin, binaların ve caddelerin yanı sıra çok sayıda bulunan yuvarlak  biçimdeki tahıl ambarları oldu. Bu kadar çok sayıda tahıl ambarı bulmayı  beklemiyorduk. Normalde bu tür yerleşim alanlarında tahıl ambarları bulursunuz.  Çünkü günümüzde dahi Anadolu’nun birçok köyünde benzer ambarlar yapılıyor. Fakat  Kaymakçı’daki tahıl ambarlarının büyüklüğü, boyutları ve sayıları oldukça fazla.  Tahıl ambarlarından elde edilen tohumlar ne tür tarımsal faaliyetlerde  bulundukları hakkında bilgi veriyor. Bu ambarlar o dönemin ekonomik koşulları  hatta siyasi düzeni hakkında da bize bilgiler sunacak."

3 BİN 500 YILLIK ÜZÜM ÇEKİRDEĞİ

Yapılan kazılarda tespit edilen 16 tahıl ambarından çıkan bulguların  bölgenin tarımsal geçmişini de ortaya koyduğunu dile getiren Ünlüsoy,  arkeobotanik çalışmalarıyla Geç Tunç Çağı'nda tarım yöntemleri, bitki ve hayvan  türleri, doğal çevre ve insanların beslenme biçimlerine ilişkin sonuçlara  ulaşmayı umduklarını aktardı.

Ünlüsoy, "Bu bölge, Türkiye'nin en önemli tarım alanlarından bir  tanesi. Buradaki tarımsal faaliyetlerin geçmişini, ne zaman başladığını günümüze  kadar nasıl süreç içinde geldiğini anlamak istiyoruz. Ambarların içinde yapılan  kazılarda 3 bin 500 yıl öncesine ait olduğu değerlendirilen buğday, arpa ve üzüm  tohumları bulundu. Bu tohumlar üzerinde de araştırmalar devam ediyor."

MÖ. 2000'li yıllarda Hitit İmparatorluğu kaynaklarında “Seha Nehri  Ülkesi” olarak adı geçen bölgede, Truva'dan 4 kat daha büyük bir yerleşimin  bulunduğu tahmin ediliyor.
http://www.milliyet.com.tr/manisa-da-3-bin-500-yillik-tahil-gundem-2490052/








Bu haber 1,934 defa okundu.





Yorum ekleYorum ekle


Yorumlar (2)
  • Mücahit Çelik / 29 Temmuz 2017 20:53

    Anadolu'da yaşamak ne güzel..

    Soner YALÇIN'ın ;''GDO' lu Türkler''yazısını bütün Türk milletinin okumasını isterim..Arama motoruna yazınca çıkıyor doğrudan...Araştırmış ve görmüş ki;bütün dünya iklimlerine kafa tutan,bütün dünya buğdaylarının atası olan,muhtaç olduğu kudreti genlerindeki asil dizilime borçlu olan anlı-şanlı TÜRK BUĞDAYI...Vallaha öyle yazmış ki;buğday başağıyla savaşa götürür adamı..Buğdayımızla ne kadar gurur duysak azdır...Bir İstanbul üniversitesinde vaktinde unutulmuş 60 yıllık baklalar bulunmuştu...Marschall planına uğramamış orijinal kalmış...Demek ki bizler çok zengin topraklarda yaşıyoruz...Şeytanlar tüm gıdaları bozsalar da,GÜZEL ANADOLU bizim için bir şekilde saklıyor,gerekli yer ve zamanda tarihin ambarından bize sunuyor..YOK BÖYLE BİR ÜLKE..Ben şahsen ANADOLU denen bu güzel coğrafyanın,ahir zamanda bize gerekli teknolojik desteği de tarihin depolarından çıkarıp sunacağını tahmin ediyorum...Bu yüzden UNESCO denen İBLİS projesini tarihi eserlerimizden uzak tutmalıyız...saygılar...
  • İ akgün / 25 Temmuz 2017 16:43

    süper

    Eğer o tohumlar filizlenirse altın değerindedir






ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

En Çok Okunanlar