Derin Bir Ah!

Derin Bir Ah!

İşte o vah of yok mu, ne varsa onda gizli...


22 Haziran 2017 09:55
font boyutu küçülsün büyüsün



30.4.1982 Cuma

Uçsuz Bucaksız Kâinatın Maddi Oluşu Hakkında Birçok ilmi Nazariyeler Vardır.

Sahabı M uz'i

Kant Laplas

Aranyus

Monat

Atom


Canlılık hakkında nazariyeler de vardır

Protoplâzmadan tek hücre. Sularda hayat. Jeolojik devirler. Bu devirlere göre canlılık. Nihayet maymun nazariyeleri... Nihayet insan...

Bunların hepsi maddi ve canlılık. Nebat. Hayvan, İnsan.

Madde   oluşlarının   mırıltılarıdır  bütün  bunlar...   Meçhullerle   meçhul nazariyeler fikirler, düşüncenin esir oluşudur.

Bütün   bunlar,   kâinatın   nasıl  olduğu düşüncesi ile  meçhullerin kav­gasından başka birşey değildir.

Herşey vardır demekle bu düşünceden beşer ancak kurtulur.

Havanın içinde yaşarız. Havayı göremeyiz. Balık su içinde suyu görmez.

Ne tuhaftır: Balık görmediği sudan çıkarsa ölür.

İnsan görmediği hava içindedir. Havasız kaldı mı ölür.

Suda yaşayan hayvanlar vardır.  Sudan çıkarlar yaşarlar... Havada ya­şayanlar vardır, suya girerler yine yaşarlar. Foklar, Yunuslar, Kara­bataklar, Kurbağalar. Timsahlar...

Balık bazen suda boğulur. Havada yaşayanlar da bazen havada boğulur. Bunların hepsi bir zincirin halkalarıdır ki bazı halkalar görülmez, tu­tulmaz akla girmez... Ve uzatmayalım sözleri... Dinleyin...

Çoban deriz...

İnsanlar kendi aralarında onu hakir görürler. Bilgisiz malûmatsız insanın en basiti çobandır derler.

Halbuki çoban ve çobanlık alçak görüldüğü kadar yüksek, hafif görül­düğü ve kimsenin farkına varmadığı kadar mübarek bir meslektir. Bir çobana sormuşlar, Allah var mıdır? Derhal düşünmeden cevap ver­miş "Ben deli değilim. Deli bile bu suale güler geçer ve soran için zavallı der... Onun için de gözünde yaş belirir"

Ağaca sor bu suali: Ağaç Allah'ın kelâmında (Ven necmü veş şecerü yescüdan... Ağaç ve çemenler secde ediyorlar siz bunu göremezsiniz...) cevabını verir.

Karıncaya, böceğe sor: Hemen suali soranın yanından kaçar...

Arıya sor: Sen insan mısın, bana dokunsan bile tenezzül edip seni iğnemle sokacak kadar küçültmedim der.

Allah üniversitesinden mezun, mütehassıs...

Riyaziye (matematik). Hendese (geometri). Mühendis. Mimar. Kimyager. Farmalog. Nebatatcı. Büyük tahlilci.

Lokman Hekim bilgisiyle mücehhez. Çalışkan değişmeyen bir disiplin ve intizam içinde bir topluluğa bağlı:

Vücudu akıl yoran bir laboratuvar olan ARI...

Her çiçekteki hassayı bilip usare alıp çiçekleri biraz hırpalayan arı... Aynı zamanda çiçeklere cinsiyet bakımından meyva tohumu için sadıçlık yapar. Ayaklarına bulanan çiçeklerdeki pollenleri erkeğinden dişisine taşır. Vücut laboratuvarında imal ettiği nesne bal, bin derde devadır...

Akrebe sor: Derhal intihar eder.

Akrep, yaratıklar içinde en onurlu hayvandır. Allah'ın küçük bir ihtizazını duyduğu insanı sokmaz. Soksa bile derhal ölür. Etrafına ateş çemberi konsa derhal intihar eder.

Sebep: Cenabı Allah hayvanların tekrar dirilmesini murat etmemiştir.

Onlar için cehennem yoktur.

Ateş çemberi içinde kaldığı zaman, Cenabı Allah'ın ateş yoktur emrinin yalan ve ona inanmamak meselesi ortaya çıktığından o inkâra katılma­mak için intihar eder.

Yılana sor: Ben,  Sevir mağarasında  topuğunu  yuva deliğime koyan Resulü Ekrem'in refikini niçin ısırdım der... Ve kıvrılır gider.

Örümceğe sor: Ağını paramparça eder.

Bu yumağı ne kadar sararsan sonu gelmez biraz düşün...

Güle sormuşlar Allah var mı: Gül birden solmuş, erimiş toprakla bir olmuş. Bir tek kuru yaprağının üstünde bir damla şebnem görülmüş... Yanan fırın yanında ekmek kırıntıları yiyen bir serçeye sormuşlar aynı suali,.. Birden dalmış yanan fırın içine serçe. Yanmış kül olmuş... Otlayan eşeğe sormuşlar aynı suali... Gerilmiş orada bulunan yardan aşağı dört nala atmış kendini...

Meşhur Alman filozofu Kant, kitabında Allah vardır der isbat eder. Allah yoktur der isbat eder. Bu çelişkilerin içinde birşey gizlidir...

Kâinata tabiat deyip kendi nefis ve gaflet zincirinin içinden çıkamayan okumuşlar düşünmelidirler ki, insanoğlu Allah'a inanmak mekaniz­ması ile yaratılmıştır. Bunu bilmezler... Aslında inkâr diye bir şey in­sanlara yaraşmaz. Herşey görünür görünmez Allah'ı tesşbih ediyor.

Allah var mıdır.

Allah'a inanıyor musun gibi sual insanoğluna yakışır bir sual  değildir. Var olmayan bir şey hakkında böyle sual mevzubahis değildir... Var, yok kelimeleri bile var olan birşey hakkında söylenemez. Allah yoksa hiçbir şey yoktur. Ve bu düşünce de olmazdı...

Bu gibi sorular tamamiyle şirktir.

Ve bunların hepsi Allah'ın var olduğunun en büyük delilidir.

Herşey ne varsa Allah'ın görünüşüdür. Her şeyde Allah'ı görmek müm­kündür.

Ciğerlerine doldurduğun  hava  Allah'ın  var olduğuna kâfi delil değil midir...

Herşey kâinata  perdedir.  Perdelerin sonu yoktur. Amma milyarlarca perde bir sigara kâğıdı kadar değildir. O incelerin incesi perdeyi bir üfleme bile açar.

Fakat bu perdeleri örten insanın gafletidir...

Resulü Ekrem mescidden sabah namazı kılındıktan sonra çıkıyorlardı.

Yaşlı bir sahabe namaza yetişemedi.

Sordu. Namaz kılındı dediler...

Fakat vakit henüz geçmemişti.

Sahabe derin bir vah, of çekti.

Sendeledi.

Bir genç yanaştı yanına...

Amca ben cemaatte idim. Üzülme ben sana veriyorum

Resulün peşinde kıldığım sabah namazını...

Sen o ahı, ofu bana verir misin dedi...

Göz yaşlarıyla, verdim gitti dedi...

Genç bir of çekti hemen oracıkta ruhunu teslim etti.

Bu hadiseyi Resul'e anlattılar.

Resulü Ekrem ağlamaya başladı.

İki alemi gören mübarek gözlerinden yaşlar dökülmeye başladı.

İçini çekti...

Nedir bu Ya Resulallah dediklerinde,

İşte o vah of yok mu, ne varsa onda gizli...

O genç Allah'ı gördü cemaline dayanamadı

Kavuştu gitti buyurdu.

Her şey Allah'da hazır ve nazırdır. O yoksa, hiçbir şey yoktur.

Dr. Münir Derman








Bu haber 3,737 defa okundu.





Yorum ekleYorum ekle


Yorumlar (2)
  • alaca / 23 Haziran 2017 23:57

    Derin Bir Ah!

    Bu güzel yazı ve Bu Güzel İnsan hürmetine ve Bu Mübarek Ayın Bu Son Mübarek Geceleri Hürmetine İnşallah bu yazının derinliğini anlayacak basiret kazanırız. Melek Hocamızın bir cümlesi “ Canlılık Hayy’ın sudan geçmesiyle başlamıştır” O suyu anlamayı ve canlılığımızı idrak etmeyi Allah nasip etsin İnşallah.
  • Aydin erden / 22 Haziran 2017 18:04

    Allah razi olsun sonsuzca

    MŪBAREK hocam BENIM , ne gùzel gūzel yetmez gūzelliginize,gūzeli guzelikle anlatmak ayri gūzellik nurunuzu nurumuza saçtinik ,sahittiz cennet mekanliginiza Elhamdūlillah .. Cok cok Allah razi olsun Onaltiyildiz ailesine Muhtesem gercekleri tūm insanligi aydinlatiyorsun bununda mukafafati muhakkak sizlere bu mūbarek gūnlere Kat kat alirsiniz IhsAllAh .






ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara