CERN'in İçinden Felsefe Taşı Çıktı!

CERN'in İçinden Felsefe Taşı Çıktı!

Mucize tozu yiyen "eriyor"! İki türlü de...


13 Mart 2011 08:46
font boyutu küçülsün büyüsün


Bu yazı itibariyle, CERN dizimizde pek kimsenin duymadığı, duyanların ise şimdilik sınırlı bir çevreye ait olduğu, ilginç bir konuya giriyoruz: Modern Simya, Monatomik besinler ve "Yüksek bilinç" seyahati.

Hikayemiz 1975 yılında, Arizona eyaletinin Utah bölgesinde çiftçilik yapan David Hudson adındaki kişi tarafından tesadüf eseri bulunan maddelerle başlıyor. Tarım işinden altın-gümüş madenciliğine geçmeye karar veren David, altın ve gümüşlerinin işlenmesi sırasında bir sorunla karşılaşıyor. Çıkardığı altın ve gümüşlerin, arınma işlemi sonrasında satılamayacak hale gelmesi, Hudson'ı zor durumda bırakıyor. Bu sorunu çözebilmek için Cornell Üniversitesi'ndeki bir uzmana danışıyor. Hudson'ın altınlarının ve gümüşlerinin üzerinde ilginç maddelere rastlayan uzman, bunların ne olduğunu anlayabilmek için Hudson'dan yüklüce ödenek isteyince, David reddediyor ve maddeleri kendi araştırmaya başlıyor. Ve sonunda başına dert açan maddelerle ilgili daha detaylı bilgiye ulaşıyor.

"Bu maddeler ORME'ler, monoatomik altın, beyaz altın, beyaz altın tozu, ORMUS, m-durumu, AuM, mikro küme ve manna olarak anılıyorlar.

David Hudson bulduğu maddeleri Orbitally Rearranged Monoatomic Elements (Yörüngesel Tekrar Sıralanmış Monoatomik Elementler) veya ORME'ler olarak adlandırıyor. Ayrıca yüksek-spin durumundaki monoatomik elementler olarak da sözediyor.

BİLİNEN ORMUS ELEMENTLER

Element Atom Numarası
Kobalt 27
Nikel 28
Bakır 29
Rutenyum 44
Rodyum 45
Paladyum 46
Gümüş 47
Osmiyum 76
İridyum 77
Platin 78
Altın 79
Civa 80

(Lahuti.com)"


"Mucize toz" işte bu ORME grubu elementlerinden yapılıyor. Bu elementler süperiletkenlik özelliğine sahip. Bunun yanında Hudson'ın iddialarına göre, yerçekimini yok eden özellikleri de varmış. (İridyum'un çok yüksek ısılarda gösterdiği bir özellik olarak iddia edilmiş)

(David Hudson ve "mucize tozunu" ayrıca ilerleyen günlerde detaylı şekilde işleyeceğiz)

Laurence Gardner adında bir yatırımcının yardımıyla David, şu an zptech.net üzerinden bu mucize tozun satışını sürdürüyor.

Hudson'a göre, bu mucize toz aslında antik simyanın en çok bilinen öğesi "Felsefe Taşı". Neden bu ismi uygun görmüş? Hudson, bu tozu tüketen kanser ve AIDS hastalarının iyileştiğini söylüyor! Ama bunun dışında bir de olayın metafizik boyutu var ki...

İşte bizi ilgilendiren kısmı da burası. Çünkü bu tozu tüketen insanlar, iddialara göre "ermeye" başlıyorlar. Tozun yaptığı şey, insan DNA'sının "yaydığı ışığı", bu materyal dünyadaki etkilerden arındırarak, başka bir boyuttaki "ışık vücudu ile" aynı titreşime sahip olmasını sağlamak. Böylece insanların daha yüksek bir bilinç düzeyine ulaştıkları iddia ediliyor. Değersiz bir metalden altına dönüşüm gibi. (Bununla ilgili detaylar bir sonraki yazımızda)

Şimdi haklı olarak, yazının başlığına bakıp, "peki bütün bu hikayenin CERN ile ne alakası var?" diyeceksiniz. Alakası şu:

Bu tozu 40 gün boyunca kullanan Roberta Ruth Hill (Hz. İsa, İncil'e göre 40 gün aç ve susuz kalmıştır) adındaki evanjelik yazar, Hristiyanlığın en önemli öğretilerinden biri olan kutsal üçlemenin parçası olan kutsal ruh ile bağlantıya geçtiğini iddia etti ve CERN ile ilgili bir kitap yazdı. Ona göre bu yediği madde, Katoliklerin komünyon ayinlerinde Hz. İsa'nın "etini" temsil eden "ekmeğin" gerçek hali. Ruth buna 'itz' ya da manna diyor. İtz kelimesini Aztek efsanelerine gönderme olarak kullanıyor. İtz, Mezoamerikan tanrılarından Tüylü Yılan olarak bilinen Quetzalcoatl'ın dünyaya ineceği "şeyin" adı. Ruth, bu inişin Maya takvimine göre 2012 yılında olacağını söylüyor ve ekliyor: Mezoamerikan efsanelerinde Quetzalcoatl'ın dünyaya ineceği şey aslında bir yıldız geçidi.  (Aşağıdaki resmin üst tarafında, ortada yer alan 8 kollu yuvarlak)

 


Ruth, o yıldız geçidinin aslında CERN olduğunu, Quetzalcoatl'ın da (Mezoamerikan efsaneleri ile İncil arasındaki benzerlikleri sıraladıktan sonra) aslında Hz. İsa olduğunu, kitabında iddia etti. CERN'in açacağı bir boyutlararası kapı, dünyaya kurtarıcı olarak Hz. İsa'nın gelmesini sağlayacak. Hz. İsa geldikten sonra, insanlık toplu olarak bilinç atlaması gerçekleştirecek. Ancak kendiliğinden değil, David Hudson'ın "mucize tozu", "felsefe taşı", Ruth'un "İtz"i olan mannayı yiyerek.

Çok yakında insanların uçabildiği, tüm hastalıkları yendiği, kafalarında sesler duyduğu, yiyenin "erdiği" mucize toz reklamlarına rastlayabilirsiniz!!!

Bunlar bir Hollywood senaryosundan farksız. Belki de ileride bir film olarak karşımıza çıkar. Saçmalık diyen de olacak, gerçek sanıp takip eden de (ki şimdiden bu kitap bir çok evanjeliği kendine çekmeye başladı). Ancak işin bir de "bilimsel" kısmı var. iyibilgi her zamanki gibi bu hikayeden çıkarılacak olasılıkları merak ediyor ve soruyor:

* CERN'deki deneyler ile Hudson'ın patentini aldığı süperiletken monatomik ORME grubu elementleri arasında nasıl bir bağlantı kurulabilir?

* CERN'deki deneyin sonuçlarını anlayabilmek için "mucize tozdan" yemek zorunda kalır mıyız?

* Kabalacıların CERN'den beklentisi olan Yaratıcı Işığa kavuşmak ile (bkz.  CERN, Kabalist bir proje mi?) bu "mucize tozun", "felsefe taşının" yol açtığı "aydınlanma" aynı şey mi?

www.iyibilgi.com özel

iyibilgi CERN haberlerine erişmek için buraya tıklayınız








Bu haber 2,641 defa okundu.





Yorum ekleYorum ekle


Yorumlar (8)
  • fatma coban / 19 Nisan 2011 21:22

    acaba bu tozun ayahuasca ile ilgisi varmi

    Oktan bey..
    acaba su belgeselde anlatilan ayahuasca nin bu tozla ilgisi varmi. Veya benim aklima bu icecegi icene cin ve seytanlarin musallat oldugu geliyor, olabilirmi? Uyusturucu gibi halusinasyon gorduklerine gore...?
  • hakan / 17 Nisan 2011 23:34

    İsrail 'Tanrı Parçacığı'na ulaşmaya çalışan CERN'e üye oldu

    Not: Bu haber belki ilginizi çeker diye size gönderiyorum.

    """İsrail kabinesi, ülkenin Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi CERN'e üyeliğini onayladı.
    İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, CERN'e katılımın, İsrail için çok önemli bilimsel ve diplomatik bir başarı olduğunu belirtti.
    Netanyahu, bunun İsrailli bilim adamlarının yeteneklerinin de kabul edildiğini gösterdiğini belirtti.
    Dünyada fizik alanında en büyük bilimsel organizasyon olarak kabul edilen CERN, dünyada en gelişmiş ve pahalı bilimsel altyapıya sahip parçacık fiziği laboratuvarı olarak biliniyor."""
    http://ekonomi.haberturk.com/teknoloji/haber/621706-herkes-onun-pesinde
  • metin bulun / 13 Mart 2011 20:47

    ilim müslümanın yitiğidir,ilim çinde de olsa alınız.

    bu cern lab. yapılan deneyin sonucunda hayra alamet bir şey çıkmayacak diye tahmin ediyorum.düşünüyorum atomları ışık hızına çıkarıp çarpıştırınca ortaya büyük bir enerjiden, belki antiçekim maddesinden veya da karanlık enerjiden başka, ne çıkar ve neye hizmet edebilir!ama şundan haberim var ki ahirzamanda cinler,4.boyutun canlıları hz. süleyman ve daha öncesindeki gibi insanlarla rahat bir şekilde iletişimde olacaklar.fenaları deccalin hizmetinde olarak.bu tip işlerin olması için aradaki engellerin kalması lazım.aramızda ne var tabiki aşılmaz maddi (ilahi kanunlardan) bir set var.nasıl aşılır? bu maddi kanunları değiştirerek tabi ki yine başka kanunlar ile...şüpheliyim.... diğer erme taşına gelince böyle bir şey olabilirde olmayabilirde.fakat bizde ki ALLAH dostlarında yenilen içilen veya giyilen yiyecek içecek ve kıyafetler var böyle mucizevi işler yapmalarında alet olarak kullandıkları...aynı zamanda bu bedenin dışına çıkmaları seyahat etmeleri çok ağır şeyleri kaldırmaları vb. gibi işler için kullandıkları rivayet ediliyor.hastalıkları iyileştirmeleri,yağmur yağdırmaları,başka alemlere gitmeleri ve o alemin canlıları ile iletişime geçmeleri gibi bir sürü haller anlatılıyor...hadi birine inanmadık hepsi mi yalan uydurma..yok bir gerçek var biz daha tam olarak keşfedemedik.bazı haller kafirlerde de var buda gösteriyor ki bu işler insan ve inanç seçmiyor.kuralına uyan yapabiliyor.bilimsel bir temeli olması kesindir...ALLAH c.c. çalışana ve bu uğurda çaba harcayana bu ilimleri ve bilgileri öğretiyor bazı sebeplerle..(peygamberler,melekler,cinler,ilhamen.)düne kadar genleri bilmiyorduk bugün inancın bile genlerden dolayı bizde oluştuğunu öğrendik...elektronik bize kim ile öğretildi? biliyormuyuz?yabancılar saklıyorlar ama kaynak olarak uzaylıları (görünmeyen varlıkları) kabul ediyorlar.doğruluğu tartışılır.dikkat edin bukadar teknoloji yaklaşık 100 yıl içinde öğrenildi ve uygulandı.halbu ki insanoğlu binlerce yıldır dünyada yaşıyor.neden son 100 senede bu kadar ilerledik?adamlar eski uygarlıklarda değişik kristallerin kullanıldığından bahsediyor.dünya da tanınmayan maddelerden alet ve eşyalar bulunuğunu söylüyorlar.eğer iyice düşünürseniz şöyle bir ilk insandan itibaren her türlü ilmi bilgiyi hep bize öğretmişler.biz oturduğumuz yerden bulmamışız...sonra iyiye ve kötüye kullanıyoruz bu bildiklerimizi...ARTIK AHİR ZAMANDAYIZ ŞİMDİYE KADAR BAZILARI TARAFINDAN BULUNMUŞ VE ÖĞRENİLMİŞ GELİŞMELER-TEKNOLOJİLER BİRDEN ÖNÜMÜZE ÇIKABİLİR VE ŞAŞIRIP KALABİLİRİZ, BELKİDE BÜYÜLENİP KALIRIZ..Gavsı azam 80 küsür yaşında kabeye sarılıp ilim öğret yarab, faydalı ilim öğret diye dua ederken; biz 40 mıza gelmeden herşeyden elimizi ayağımızı çekip boş işlerle boş olan ömrümüzü geçiriyoruz...nerde peygamber emri, nerde yaratıcının emri!adamlar amaçları kötüde olsa çalışıyorlar biz yatıyoruz.biz bildiklerimizi saklıyoruz.ilim saklanır mı?demiyor ki kardeşimde öğrensin oda sevgili bir kul olsun,oda kendini geliştirsin,bu işler bir kaç kişiyle olmaz.bütün herkesin bilmesi,inanması ve yapması gerekir ki herşey düzelsin...biz ümmetiz bireysellik yok aramızda,ayrılık yok birlik var..bugün başımıza gelenler ayrılığa düştüğümüz için kendimiz için istediğimizi diğer kardeşimiz için istemediğimizden oluyor..bize bizden başkası yapmıyor bu zararı. biz cahilliğimizden ve gizleyip kendimize ayırdığımız bu ilim hırsından yapıyoruz.
  • ateş / 13 Mart 2011 20:47

    çıktı bile..

    Selamun aleykum, Serdar kardeşim dizisinden bahsetmiş, ben de filminden bahsetmek isterim. Vizyona yeni giren filmde yuttuğu bir hap sayesinde zekası ve hafızası olağan üstü gelişerek, Wall Street' de hızla yükselen bir gencin, daha sonra ilacın gösterdiği yan etkilerle ve peşine düşen kötü adamlarla mücadelesini anlatıyor. Propaganda hazır! Eş zamanlı yazılar da piyasaya çıkmaya başladı bile..Filmin adı ise 'Limit Yok'. Bu arada düzelteyim, önümüzdeki hafta vizyona giriyor...Allah'a (c.c.) emanet olalım.
  • Serdar A. / 13 Mart 2011 17:42

    Bir film olarak değil ama bir dizi olarak zaten karşımıza çıkarıldı ( heroes )....satya sai babalar, hintli garip yogiler, hep bir taraflarından kül benzeri bir şeyler çıkarıp millete yedirip onları erdirmeye çalışıyorlar....ama amerika Hindistan'a giden vatandaşlarına sai babanın yanına gideceklerse çocuklarına dikkat etmelerini, adamın bir pedofili hastası olduğu konusunda uyarı yapıyor....ee sai babanın çıkardığı külleri yiyenler neye ermiş oluyorlar o zaman, sonra bu mannayı yiyenler eriyor, uçuyor, diye reklam yaptıklarında bu maddeyi almak için sıraya girenler arasında çizgi roman, dizi film hastaları, banka soyguncuları da olmaz mı ( hani uçarak kaçarsak polis bize yetişemez nevinden...) ee onlar bu mannayı yiyip eremediklerinde dava açmazlar mı !....ama yiyenler uykuda erdiklerini görürlerse yapacak bir şey yok....maddeyi satanlar, gördünüz ürünümüz işe yaradı diyebilirler....
  • beklenen / 13 Mart 2011 16:48

    anlamadığım olay şu. Bu tür haberleri, doğrudan haber olarak değilde oktan kardeşimin bağlantılı olarak yorumlarındarastlıyorduk. En azından bildiim kadarıyla. Ne olduda şimdi bu sitede bu tür haberler verilmeye başlandı? Çok ilginç.
  • hasan / 13 Mart 2011 11:29

    bence çok saçma bir teori,eğer her kullanan insan ermiş olacaksa(yükselecekse),kötü ile iyinin arasındaki fark nerede kaldı?Hani dünyada testin anlamı yokmu?Bir tarafta hırsızikatil,kötü bir insan-diğer tarafta iyi biri olarak yaşamaya çalışan insan,ikiside 40 gün bunu içti ve ikiside yükseldi,kardeşim o zaman bütün dinleri yok sayalım,herkes bu tozdan içsin ve uçuşa geçsin,bana göre bu tam bir safsata,ama bu toz maddelerde iş yarayabilir ayrı bir konu.
  • ahmet murat / 13 Mart 2011 10:02

    cern deneyinde bir yıldız geçidi açacaklar o geçitten de mucize tozu tüketip kendini erdirmiş olanlar istedikleri aleme gidip tanrıcılık oynayacak.benim dinim bu tür maskaralıklara ihtiyaç duymuyor.inşaallah bir gün onlarda islamla şereflenir.