Yaşayan, Yaşatacak!

Yaşayan, Yaşatacak!

Yaşayan, Yaşatacak!


10 Ocak 2017 08:25
font boyutu küçülsün büyüsün



Yaşayan, Yaşatacak!

 


Bir hâle genişliyor karanlığın içinden;

Nurdan çizgilerle gösteriyor yolunu.

Kanatlan var gücünle; hiç kalmasın endişen.

Hilâli gören gözlerde her mefkûren bir yolcu… 


Önüne al ufkunu; ver ardını dağlara…

Boynu bükük ülkeler bekler kanat sesini.

“Yaşayan, yaşatacak!” böyle dilemiş Mevla

Gerçek yiğit hisseder çekenin çilesini. 


Vardığında yurduna, ilet müjdeyi turnam

Az kaldı gülmesine hüzünlü şafakların.

Bilsinler seherlere gebedir artık akşam;

Dölverecek insanlık, toprağından bu asrın. 


De ki: Kudretin eli serpiyor yıldızları

En parlağını seçin, koyun hilâl göğsüne

Alemler seyredecek “Ay "Yıldız” sevdasını

Kızaracak yüceler renkler ötesinde… 


Bu yalnız aşkın değil, kurtuluşun rengidir

Şeytan’ı çıldırtacak süzüldükçe göklere.

Ruhun, hürriyetine “gel” davetiyesidir.

Eriyecek her zulüm bir yiğidin sesinde. 


“Turk” diyecek adına Adem’den beri ceddin.

Allah için kurulan İlk ordunun lideri

Kırmızısı alınmış kanından ilk şehidin.

Bir sancak taşıyacak “Hak yolu”nda elleri. 


Unutma sakın turnam! Nerde yeşil görürsen,

Bil ki; değmiş o yere Hızır’ın parmakları.

Kanadında ne zaman güneşi hissedersen,

Rab’den gelen bir ilmi yayacak ışıkları. 


Her uçuş hedefinde bir İstanbul’u saklar.

Kabe’nin sırrı ile konuşurmuş sinesi.

Senin de mi hayalinde İstanbul olmak var?

Bu derya hem efsane; hem hakikat beldesi. 


İdrake yüzmen gerek bu gizemli sularda;

Yüzdükçe açılacak ihtişamı tarihin.

Zahiri, batınından sadece birer damla;

Turk’un ve İstanbul’un hikâyesi çok derin 


Az soluklan da dinle, anla, anlat her yere.

Turnam konman için dal dal uzanıyor ağaç.

Sonra neyle doluysan; dök yüreğini sen de

Belki bu hikâyedir umutlarına ilaç. 


İstanbul’un esrarı ta Hızır’a dayanır.

Bu şehrin taşından da ağır mes’uliyeti

Neden kötü nazardan kin, hasetlik taşınır?

“Secde edin emri” ne dayanıyor hikmeti. 


Adem ile Şeytan’ın savaşı mukadderse,

Zafer, Adem’ce olan bir seciyeden geçer.

Koca tahtları kuran, tek davadır sadece.

Ne silah; ne çoğunluk…Yalnızca Allah’a er. 


Yaradan’a dayanan çekirdek, çınar olur.

Nice devlet kurulmuş bir ağacın altında.

Biat eden ellerle Medineler kurulur;

Osmanlı mührü taşır söğüt, yapraklarında. 


Bu nizamın gayesi kemale varabilmek.

Ürünün kalitesi hep elene elene

Hakka ne götürecek zilletle beşeriyet?

Nasıl karşı koyacak “batıl”a bu hâliyle? 


Nasıl birer sebepse fidan için hava, su.

Gövdeden fışkıracak dallara güneş lazım.

Tüm kainatın boyun eğdirildiği kulu

Körlüğünden edecek arifçe bakış lazım. 


İlk orduyu kur emri neden “Turk”un nasibi?”

Hızır’a ilm-i ledün niçin verildi turnam?

Ata-oğul ve hedef, ONALTILAR MECLİSİ

İşle kanatlarına; ersin göklere DAVAM

 

e.b

(Deruni Devlet-Kutsal Halı sh 13-14-15)








Bu haber 5,609 defa okundu.





Yorum ekleYorum ekle


Yorumlar (6)
  • c.d / 10 Ocak 2017 21:38

    https://onedio.com/haber/turk-askerlerinin-suriyeli-cocuga-cikolata-ikrami-750305

    şu cocugun tatlılıgına bakın bide çikolataları alınca pıtık pıtık gidiyo hemen lan senın Allahına kurban yanaklara bak :)) bu video da mutlu olunacak ve şükredilecek o kadar cok sey var ki.. mesela cocugun yaratılısında ki güzellik gözlerinde ki mutluluk ve bunları fark etmeyi bize saglayan Allaha sükür. böyle bir orduya sahip oldugumuz için şükür. o cografyada insan hayatının bir önemi yokken ülkemizde rahat oturdugumuza sükür. hani mesela işidliler piskopat ya onu bunu yapıyolar biz onlardan bin kat daha dehşet veririz düşmana ama mesela cocuklara dokunmayız onlara çikolata veririz, burda çok ince bir cizgi vardır tarih örneklerle dolu kim çıktıysa önümüze düşman olarak biçip geçmişiz. bizi bu hislere sahip olup kullanmamıza ragmen insanlıktan cıkarmayan bizi onurumuzla savaştıran Allaha şükür.. ve şuna şükür, işidi pkk yı pyd yi veya herhangi bir ülkeyi kullanarak bize düşmanlık eden veyahut dunyaya zalımlık eden ve bunları sadece para için ve orospu cocugu oldugu ıcın yapan şeytani piçlerin ağababalarına karsı olacak olan savaşta batılı dünyadan silmek silemesekte bu uğurda can vermek dileğinde olmak. cunku kötüyü def edemezsek o çocuklar hiç gülmeyecek. Allaha sukur damarlarımızda bu hisler dolasıyor. bunların hepsi o cocugun gülüsünde saklı.. ve son olarak da yapılan tüm şükürlere şükretmek.. neyse cok duygusala baglamayalım.. selamlar selamlar..
  • alaca / 10 Ocak 2017 19:22

    Davam..

    Buna şiir gözüyle bakılırsa insana okuması çok keyif verebilir ama gerçekler anlatıldı gözüyle bakılırsa birçok bilinmeyen şeyin müjdesiyle o keyif yaşanır. Şiirin başlangıcı ilk kıtasının insanı nasıl çektiğini hissetmek lazım. Ve insan aldığı bu cesaretle özgürlüğün şifrelerini de görmesi lazımdır.
    "Kanatlan var gücünle; hiç kalmasın endişen. “
    Bu cesaretin ışığında ülkeler bir bir aydınlanırken bu noktada geçen bir video da Oktan Abi’nin Bekadır bizim gayemiz sözünün de nereye nasıl oturtulacağı net anlaşılmış oluyor herhalde.
    “Yaşayan, yaşatacak!” böyle dilemiş Mevla”
    Burada amacımız da haddimizde şiirden anlamaya çalıştığımızı açıklamak değil keza ne yapılırsa yapılsın eksik kalacaktır. Fakat bu şiir bir kere değil durmadan usanmasan okunup anlaşılası şarttır. Eğer şiirde bahsedilen yiğitlerden olunmak isteniyorsa. Çünkü bu şiirde sadece cahillikten kurtuluş reçetesi değil, Kuranı Kerimden de birçok çözüm verilmiştir. Beklenen kimdir? Eskilerden beklenenler nasıl beklenmişti ve vuslat nasıl gerçekleşti? Türk kimdir? Hızır AS kimdir? Sancakla gelecek olan kimdir? Bunu Deruni Devlet Kutsal Halı kitabından biliyoruz. Alim AS’ın gömleği. Bu hikayenin bitmeyeceğini hep süreceğini de biliyoruz. Kulbak Bilge’de anlatılan 9 Tuğ nasıl oluştu? Buna şiir gözüyle bakan keyifli bir şiir okur Tarih gözüyle bakansa Tarihi keyifli bir şekilde okur. Kendini bilmek gözüyle bakarak okunsa tarihin kendisi olduğunu fark ederek kendini keyifli okur.
    "Nasıl birer sebepse fidan için hava, su.
    Gövdeden fışkıracak dallara güneş lazım.
    Tüm kainatın boyun eğdirildiği kulu
    Körlüğünden edecek arifçe bakış lazım.”
    Bu mısralar tamam okudum geçtim denecek cinsten mısralar değil?. EB Annemizin ellerinden öperiz. Dualarında İnşallah bizde oluruz.. Teşekkürler hatırlatma için..
  • Hamdi Cenk Düzgit / 10 Ocak 2017 14:43

    Necm 57,58 ; Yaklaştı yaklaşıcı , Yoktur ona Allahdan başka açıcı.....
    --------------------
    İstanbul,16lar meclisi,DAVAMIZ.....kodlar verilmiş,bize bu hedefe yürümek yaraşır...Sultanım görevimi bekliyorum...
  • Gökhan / 10 Ocak 2017 12:55

    Kız kulesi

    Eee!
    Ne diyelim vakti gelmiştir o zaman.
    Sebeb siz yaratılmamistır bunca can canan
    Senin için Kainat!
    Rabbim icin nokta!

    Yüce yaradan ın hesabını unuttunuz değil mi?
    Öyle ya! Yaptığın yanına kalır sandın.
    Ama zamanı durdurmayı beceremedin,
    Dönence döndü geldi!
    Bak kapı çalıyor
    Demedim mi çalar kapı diye.....
  • BÜYÜK YÜCE TÜRK / 10 Ocak 2017 11:39

    BÜYÜK YÜCE TÜRK

    MUHTEŞEM ELLERİNE DİLLERİNE YÜREGİNE SAGLIK..
  • BEKİR ÖZTÜRK / 10 Ocak 2017 09:14

    son kıtaya dikkat!!!

    Şiir de sanki bir kod var gibi, son kıta son iki mısranın son harfleri büyük yazılmış aynı mantıkla tüm şiir okunun ca sanki daha başka bir şiir ortaya çıkıyor. Bu şiiri daha önce bir kaç dostta kalperenlere söylemiştim.
    "ONALTILAR MECLİSİ, DAVAM" son iki satırda bu söz çıkıyor. Bu dava benim de davam
    SELAM ONALTILARA OLSUN, SEVENLERİNE DAVADAŞLARINA VE ARAYANLARINA OLSUN....