Siber Darbe mi Yarasa Adamlar mı?

Siber Darbe mi Yarasa Adamlar mı?

Siber Darbe mi Yarasa Adamlar mı?


4 Ocak 2017 10:14
font boyutu küçülsün büyüsün


Elektrik ile İlgili Yarasa Adamlar: İlk denemeyi 01 Temmuz 2006 yılında yapmışlardı.

    
Oktan Keleş'in Kitaplarında topluca elektrik kesilmesinin perde arkası şu şekilde anlatılmıştı:    

....

 Cezmi türbenin kenarında bir kağıt çıkardı. Bir şeyler okudu ve arkasından şunları söyledi:

- Firavun ve Şeytanîler 13 ayinini yaptılar. Yarasa adamları indirme denemesi yapacaklar. Yer İstanbul Boğazı. Bir yük gemisinde yarasaları taşıyorlar. Üsküdar açıklarında gemiden inmemeliler. Hava da lodos. Ben ancak bu kadarını biliyorum.

Bunun üzerine Latif Baba sebepler âlemi aracı bizlere göstererek:

- Hemen gitmeliyiz. Çabuk olun dedi.

- Baba. Dua ordusu sizinle.

Cezmi’nin içimizi rahatlatan sözlerinden sonra hemen arabaya atladık ve Üsküdar sahiline vardık. Araçtan indik. Kız Kulesi karşımızda, çaprazımızdaydı.

Latif Baba işaret parmağıyla ileride, açıkta bir gemi gösterdi:

- İşte yarasa adamlar onun içinde.

Kıyıda bağlı birkaç kayık vardı. Fakat hava lodoslu olduğundan hepsi dalgaların çarpmasıyla adeta havalanıyor gibiydi.

- Yapacak hiçbir şey yok. Sebepler âlemini kullanacağız. Tek yol bu kayık. Hadi binin.

Hava gerçekten çok esiyordu. Kayığa bindik. Kürekleri çıkardık. Batmamak işten bile değildi. Gemi 250-300 metre açıktaydı. İstanbul’un bu sularında ilerlemek mucize olurdu.

- Besmele çekin. Cezmi’den Aziz Mahmut Hüdâî Hazretleri’nin duasını aldık. “Hüdâî Yolu”nu kullanacağız.

 Latif Baba’nın bu dediklerinden hemen sonra kayık hareket etti. Hepimiz heyecan içindeydik. Etrafta dalgalar coşarken kayığın istikametinde sanki duru bir deniz yolu açıldı ve kayığımız rahatlıkla yol almaya başladı. Gemiye yaklaştık. Latif Baba yine dua etti. Geminin yan tarafında sarkıtılmış bir merdiven vardı. Sırayla bu merdivene tutunarak güverteye tırmandık. Önde Latif Baba arkada biz gemiye çıktık. Gizlice kaptan köşkünün bulunduğu bölüme doğru ilerledik ki etrafımız sarıldı. Firavun ve Şeytanîler kahkalarla, ellerinde silaha benzer aletlerle belirdiler.

- Ne o Fital? Geciktiniz.

Etrafımızda en az iki metre boyunda, siyah giyimli, tuhaf maskeli adamlar... Ve hepsi birden silahlarını doğrulttu üzerimize.

Firavun gülerek:

-Buraya kadar. Şimdi işgal başlayacak ve kulenize gemi çarpacak. Dünya hakimiyetimizin tatbikatı sonunuz olacak.    

Kuleden kasıt Kız Kulesi’ydi. Ellerimizi bağladılar. Latif Baba hüzünle:

- Tuzak kurdunuz. Sebepler âlemini kullandınız; ama Allah büyüktür dedi. 

Bizi bir odaya, kamaraya doğru götürdüler. Firavun şunları söyledi: 

 - Birazdan karanlığın efendisi hüküm sürecek. Işık sönecek ve işgal başlayacak.          

Bunları söyledikten sonra elindeki bir alete bastı. Bir anda şehrin tüm ışıkları söndü. Gemi hızla Kız Kulesi’ne doğru harekete geçti. Görebildiğim kadarıyla, 50 kadar yarasa adam güverte de toplandı. Üzerlerinde donanımlar vardı. Arkalarında oksijen tüpleri gibi tüpler; bazen havalanıyorlardı. Yani bu aletlerin yardımıyla uçuyorlardı. Belli ki büyük bir plandı bu. Latif Baba tekbir getiriyordu. Gemi Kız Kulesi’ne çarpıp yıkacaktı onu. Firavun kahkahalar atıyor ve şunları söylüyordu:   

  - Nerde Hilâlîler? O Melâmiler nerede?    

Bu sırada büyük bir gürültü koptu. Sanki gemi bir şeye çarptı.

- Eyvah dedim Kız kulesi yıkıldı.

Gözlerimden yaşlar akıyordu. Cemil seslice tekbir getirdi. Hepimiz çok kötü olmuştuk.

Ama bir anda gözlerimdeki yaşlar sevinç gözyaşlarına dönüverdi. Çünkü gemi durdurulmuş, İlhami Abi ve Melâmi Birliği gemiye çıkmış, gemiyi ele geçirmişlerdi.

  İlhami Abi’yi karşısında gören Firavun’un donuk yüzü kirece dönmüştü.   

  - Ya... diye geçirdim. Senin yeşil adam dediğin böyledir işte. Her adımı bahçelerde güller açtırır. Çöllerde zemzem fışkırtır. İmkansızlıklar olura döner. Çünkü o Yaradan’ın yarattığına uzattığı rahmet elidir. O sadece yeşilin değil, bütün renklerin adamıdır. İşte bak. Burada da ihtişamın renginde. Ya... Firavun. Senin yeşil adam dediğin böyledir işte.

 Sevinçten ne yapacağımızı şaşırmıştık. Gözlerim İlhami Abi’deydi.   

 - Yine oyunu bozdun. Hile yaptın. Ama buraya kadar.

 İlhami Abi Firavun’a bunları dedikten sonra bize işaret ederek kayığa binmemizi söyledi. Aynı yoldan; yani gemiye çıktığımız yoldan gemiden indik ve kayığa bindik.  
- Ne o... Kız Kulesi’ni bu kadar çabuk, kolay yıktırır mıyız Âdem?
 

Hafif pos bıyığı, kır saçları, kırmızı yüzüyle Bekçi Baba bana bakıyordu. Eski bir dost yüzüyle böyle bir atmosferde karşılaşmak ne güzel... Latif Baba’nın gemiden inerken yaptığı şu latifeyle de artık iyice çözülmüştüm: 

- Bu gemiyi Firavun da hazır içindeyken sulara gömseydik iyi olurdu; ama Boğaz’ın balıklarına acıyorum. Zehirlenebilirler. 

 Kayıkla Kız Kulesi’ne çıktık. O gece şunları öğrendim:

Türkiye’de 13 vilayette, Cumhuriyet tarihinde ilk kez aynı anda elektrikler kesilmiş. Bu “13 ayini” bir kod olabilir miydi acaba? Bu konuda bilgim bu kadardı. Onun dışında hiçbir şey bilmiyordum. 

Oktan Keleş
Melekler Ağlarken S(h.313-317)

 Türkiye, Elektriksiz Kalabilir!

Milli Gazete; ülkemizin darbe, terör, döviz baskısı ve siber saldırılar şeklinde maruz kaldığı küresel kuşatma  ve elektrik sistemimize yönelik saldırılara dört ay önceden “SİBER DARBE” uyarısı yapmıştı.  Enerji sektöründeki kripto teknik elemanlar üzerinden “Türkiye’nin bu kış elektriksiz bırakılmak istendiğini” ve sistemdeki açıklara dikkat çekip Enerji Bakanlığı’nı uyarmıştı. Enerjideki  siber saldırı tehlikesi devam ediyor.

http://www.milligazete.com.tr/turkiye_elektriksiz_kalabilir/445938

 








Bu haber 2,466 defa okundu.





Yorum ekleYorum ekle


Yorumlar (2)
  • Gürbetçi / 8 Ocak 2017 20:43

    Büyük Türkiye

    Zaten, erektiriğimizi kendimiz üretmiyormuyuz ? Kesinti olunca, hemen müdahale edemezmiyiz?
  • mete / 5 Ocak 2017 08:35

    .Net veya Java yoksa Elektrik de yok...

    Kendi ürettikleri alt yapıların açıklarını biliyor belki onlara saldırıyorlar, yani Microsoft .Net veya Oracle Java yoksa Elektrik de yok...






ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

En Çok Okunanlar