Ordan Burdan-6

Ordan Burdan-6

Tarık C yazdı:Ordan Burdan-6


2 Aralık 2016 07:13
font boyutu küçülsün büyüsün



Ordan Burdan-6

 

Ordan Burdan serisinin nicelik olarak küçük, nitelik olarak büyük tesbitleri -çoğu itibariyle- Tarık C.’ye değil, onun muhterem büyüğüne; yani Oktan Keleş’e aittir. Elbette ifadeler bir çok konunu sadece giriş kapısı mahiyetinde yada o kapının zili hükmündedir. Muğlaklık ve bazen şifreyi andıran kısa ifadeler, bu tesbitlerin sahibi olan Oktan Abi’nin kapısının zili -ehil olanlarca- çalınsın diyedir.

“Ben sana sadece kapıyı gösteriyorum.” Morpheus


31 Aralık 2008 tarihindeki konuşmalarımızdan birkaç satır: 


1) “O” Sırrı:


Beka’dan bir önceki hâl… Bizlerin bazen şaşkınlıkla “OOO!” dememiz oradan kalma. (Acaba “Hayret makamı” ile bir irtibatı var mı? - Tarık C.)

 

2) Yani bir civcivin yumurtasından çıkması gibi, aynı o şekilde bizim de bir çeşit yumurtadan çıktığımız ilk anda, Allah’ı görünce “O” dememizin sırrı…


3) (Bu mânâlar, insanın hakikatı itibariyle ilk müşahedeleri ile alakalı. İnsan, Hz. Allah (cc) ile bekâ bulacağı ân’a kadar birçok merhalelerden geçiyor. Bizim gibi 20. Yüzyılda dünyaya gelmiş kişiler, ilk önce kendilerindeki Âdem’e ulaşmalılar. Onun yaşadığı hatıraları bizzat hatırlamalı ve zevk etmeliler. Ondan sonraki safhalar; yani Âdem (as)’dan önceki  safhalar ise beka’ya giden yoldaki diğer menzillerdir hatırlamamız gereken. “O” Sırrı, bu merhalelerin birinde karşımıza çıkar. Bizzat Âdem (as)’ın ilk yaratıldığı andaki mülahazalarını ise Kulbak Bilge-2’de okuyabilirisiniz. Soren Kierkegaard’ın kulakları çınlasın. " Tarık C.)


4) (Yukarıda geçen (3.Madde) mânâyı bir de “Bir Meczubun Rüyâsı”ndan bir bahis ile netleştirmeye çalışalım: 


“Ve sordum. İlhami Abi cevabını verdi:


-Kısaca şunu bil ki


Fenafillah; Âdem’in ilk yaratıldığı andaki, kaderi işletilmemiş, meleklerin secde ettiği Âdem olmaktır. Yani; iradede, nefiste başa dönmektir. Kendi Hakikatine dönmektir. Bu hakikate dönen Âdem, Allah’ın yarattığı andaki Âdem’le olan temasını; yani hitabını yaşar. Dolayısıyla, bu mânâda Allah’a en yakın konumdadır.


Bekâ ise,


Allah’ın Âdem’i yaratmadan önceki, Âdem’in Allah’taki, kimsenin bilmediği hâline dönmesi, kavuşmasıdır ki bu hâli ancak yaşayan bilir. Bu yaşayış, canlı yaşayış gibi algılanmamalı. Hayat veren; HAYY olan Allah’ın hayatı kuluna bir yaşayıştır. Beka bir son değil, Allah’ın yüce ebedî ilminde olan yerini almak ve


“Allah’ın ebediliğiyle saadetlenmektir.”


Birilerinin yanlış anladığı gibi Allah olmak değildir dedi.” (Sayfa 236) (Bir Meczubun Rüyası 1.baskı)


5) (“Allah’ın yüce ebedî ilminde olan yerini almak”. Bu bekâ hâli sanki aynı zamanda hakikat-ı ihlası da ifade ediyor gibi geliyor bana… Çünkü yaptığın işleri, amelleri, değil bir başkasının kendinin bile bilmemesi; yada bunun önemsenmemesi… Sadece Allah’ın bilmesini yeterli bulmak... Değil amelim, varlık olarak/var olmam adına dahi, “Allah’ın beni bilmesi varlık olarak (var olmam adına)  yeter bana.” demek. Nasıl bir ihlas… Belki de ihlasın özü. Damla suyun karışmadığı saf/hâlis/ihlaslı süt. Ne enteresandır ki, süt de ilme işarettir. Su ise hayata ve rahmete…  Oktan Abi “Ben onlara şah damarlarından daha yakınım.” Kaf/16 ayetindeki şah damarını hayat ile irtibatlandırmıştı. Allah ise bize ondan da; yani hayattan da yakın. " Tarık C.)


6) (2.Maddeden devam ediyoruz)


Bu kendisinin farkında olduğunu gösterir. Zira kendisinin farkında olan onu diyebilir. Bunun bir ötesi bekâ’dır.


7) Kul, “O” der


Allah, “Bu” deyince bekâ başlar.


8) “Muhammeden Resulullah” (sallallahu aleyhi ve sellem) “Bu” sırrındandır.


Yani, sanki Hz. Allah (cc) tarafından, tabir-i câizse,


“Sen “Lâ ilâhe illallah” dedin, Ben de “Muhammeden Resulullah” diyorum!” gibi bir mânâ zuhur ediyor.


9) Bu “Resul” tabirinin buradaki tek mânâsı elçi olmaktan ibaret değildir. Daha başka çok sırları vardır. Oradaki mânâya biz de dahil olabiliriz. (“Alimler Peygamberlerin vârisleridir.” Hadis-i şerif’ine göre, o mânâdan hissedar olmak mümkün. " Tarık C.)


10) 9. Madde ile alakalı Latif Baba’nın anlattığı bir menkıbe var. Osmanlı zamanında yaşanmış. Bir Allah dostu, ilk kulağa gelişte oldukça yanlış anlaşılabilecek, fil lokması bir kelam sarfetmiş:


“Köpek de olsan bir, Peygamber de olsan bir.” (Şeref olarak tabii ki değil. Bu veli zât, yaratılmış olma ve Yaratıcı da olmama noktasında, bütün mahlukâtın eşit olduğunu vurgulamak istiyor. " Tarık C.)


Bu zatı idama mahkûm etmişler. Sonra mahkemede bu zatın hakiki maksadı anlaşılınca, hâkim, padişahın fermanını uygulamamış. (Lâleli Baba ile Sultan 3. Mustafa arasında geçen “En büyük nimet” bahsi ile Latif Baba’nın anlattığı bu menkıbe, özü itibarıyla akrabadır. " Tarık C)


11) (Bu bölümü daha iyi anlayabilmek için, “Bir Meczubun Rüyâsı” kitabının, ilk baskısının, 239. sayfasından itibaren “O’nun Sırrı/O Harfinin Sırrı/Hû Esmasının Sırrı” bölümünü tefekkür ile okumanın şart olduğuna inanıyorum. Bir de Oktan Abi bu meseleyi bir ders hâlinde izah da ederse tadından yenmez. " Tarık C.)

 

Tarık C.

tarkci@gmail.com









Bu haber 4,464 defa okundu.





Yorum ekleYorum ekle


Yorumlar (11)
  • alaca / 7 Aralık 2016 05:43

    Teşekkür..

    1 madde ki OOO ya bakarsak yani şaşkınlık ifade eden ünlemli bir anlam çıkarmak mümkündür. Bunu insanlar hayatlarında yaşamış olma ihtimalleri çok fazladır fakat bunu dile getirmeleri başım döndü, kendimi kaybettim şeklinde olabilir ki bu gaflet bizlerde mevcuttur. Bunu bilimsel olarak düşünürsek bu bir nevi rüzgarın enerjiye yani suya dönüşümü şeklinde de düşünülebilir. Buna zannediyoruz tesavvufta tecelli de deniliyor olabilir. Tecelli tam olarak nedir bilemeyebiliriz fakat kelimeye bakarsak TE den kaynaklanan bir sıfatın cal yani kılınmış olması, gözükmesi şeklinde düşünülebilir. Bizler hep şeytanın vesvesesini düşünüyoruz ama Rahmetin de bir şekilde bizlere yansımasını aklımıza getirmiyoruz. Bu noktada Kopuz Ata’da Kam Bayçu’nun bizler bir bütünüz ayırmakla aslında yanlış yapıyoruz ifadesini de görebiliriz.
    2,4,6, 10. Maddeleri ve Kehf suresi 22. Ayeti Kerimeyle birlikte düşünürsek İlk önce yumurta olacak ki içinden Civciv çıksın. Bu arada Latif Babaya binlerce hürmetler ederiz. Hatta bunu belki Taha Suresi 39. Ayetle bile birleştirebiliriz. Meal olarak Elmalılı’nin mealini okunması iyi olabilir çünkü çeviride, Ayette olduğu gibi Musa AS’ın ismi kullanılmıyor. Sadece bu ayete bakarak uzay neden karanlık sorusunun cevabı belki bulunabilir. 4. Madde gerçekten çok düşünülesi bir madde bunu okurken aklımıza Öğretmen- Öğrenme videosunun sonunda ki http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=5628 Muham dedikten sonra avucunu öpüp Med denmesi olayı geldi. Bunu yumurta ile de birleştirebiliriz.
    Hu kelimesini aslında Oktan Abi çok net anlatmıştı. Ta-Ha Suresi 14. Ayetinde Ne kadar çok ben kullanılıyor dimi diye bir şey söylemişti. Yani Ben’e vurguyu anlatmıştı bir yerde. Tabi biz bunu mealen diyoruz tam olarak nerde hatırlayamadık. Yanlış varsa bizimdir. Ve Bizler ona edeben Hu diyoruz gibi bir şeyler hatırlıyoruz. Bu konuda bizim gibi birinin doğru bile olsa yazacağı bazı şeyler yanlış olabilir bu yanlışında bizi zedelemesinden endişe ederiz. Onun için birçok kez Oktan Abi’ye Kuran’da Biz derken neyi kastediyorlar gibi sorular en fazla sorulan sorulardandır. Önce Biz’i anlarsak ötekiler hemen anlaşılır herhalde. Doğrusunu büyüklerimiz daha iyi bilirler.. Ayetleri araştırmamıza vesile olduğunuz için teşekkürler. Çünkü bu maddeleri söyleyen büyük insanlar delilsiz söylemezler herhalde. Emeğinize sağlık..
  • zeybek / 4 Aralık 2016 23:39

    .....

    Allah razı olsun.Hakikati öğreten,yol gösteren kılavuzlarla yolumuza devam ederiz inşaAllah...
  • Yusuf / 3 Aralık 2016 00:02

    harika

    Tarık Abi yeni yazısı ne zaman gelecek derken, tadından yenmeyecek bir yazıyla geldin...

    ALLAH razı olsun... Karanlığı deldi sözlerin...
  • Orkun Akar / 2 Aralık 2016 19:03

    Ordan burdan hikmetler saçılıyor

    Selam selam...O guzel pirin rahlesinden estirdiginiz bu ruzgar yine aldi bizden bizi...Varolunuz...Hepbirlikte o demde o cemde "O Hu" diyenlerden oluruz insAllah...Muhtac oldugun kudret damarlarindaki asil kanda mevcuttur sozune kodlanmis sır bu yazinizla yine ayan oldu...Gonuldesiniz...
  • dertli mümin / 2 Aralık 2016 16:59

    3.cü madde çok ilginç

    tarık abi yine güzel yazmış mühim bilgiler ALLAH razı olsun 3.cü maddedeki bilgiler çok ilgimi çekti diyor ki Bizim gibi 20. Yüzyılda dünyaya gelmiş kişiler, ilk önce kendilerindeki Âdem’e ulaşmalılar. Onun yaşadığı hatıraları bizzat hatırlamalı ve zevk etmeliler. peki bu nasıl olacak ? şimdi 23 aralıkta assassins creed isminde bir film vizyona giriyor konusu şu animus isimli bir makina vesilesiyle adamın yüzlerce sene önceki atasının hatıralarını yaptıklarını bulup makina sayesinde okuyup izletip talim terbiye edilip atası gibi iyi bir suikastcı olması isteniyor filmin fragmanı https://www.youtube.com/watch?v=SxH09z9Ctw4 nisan ayında çıkan bir haber Bilim İnsanları DNA’ya Resim ve Video Depolamayı Başardı http://www.gercekbilim.com/bilim-insanlari-dnaya-resim-video-depolama-breakthrough/ 2013 de çıkan bir haber harvard üni. 1 gram dnaya 770 terabayt veri depolamayı başardı http://khosann.com/bilim-adamlari-dnaya-veri-depoladi-organik-bilgisayarlar-ve-annesinin-hafizasiyla-dogan-bebekler-ne-zaman/ ARAF 172 Ve kıyâmet günü, gerçekten biz bundan gâfildik (gâfilleriz) dersiniz diye (dememeniz için), senin Rabbin, Âdemoğullarının sırtlarından onların zürriyetlerini aldığı zaman onları, nefsleri üzerine şahit tuttu. (Allahû Tealâ şöyle buyurdu): “Ben, sizin Rabbiniz değil miyim?” Dediler ki: “Evet, (Sen, bizim Rabbimizsin), biz şahit olduk.” KISACASI kanımızda geçmiş atalarımızın hayatlarının bilgisi var mı ? bunun gelecek kuşaklara aktarımı (çok afedersiniz ) erkeğin belinden çıkan su ile mi oluyor ? ve bu bilgiyi okuyacak film gibi bize izletecek bir teknoloji makina mümkün mü ? (belli ki adamlar bunun üzerinde çalışıyor hatta belkide böyle bir makinayı yaptılar kimbilir )
  • Zafer YAVUZ / 2 Aralık 2016 15:55

    Ordan burdan

    Allah razı olsun abim... Allah ilminizi arttırsın... Bizde nasipleniyoruz... Allah bizleri deruni babamdan sizlerden ayırmasın inşallah...
  • Baran Aydın / 2 Aralık 2016 13:59

    Tarık Abi me

    Yazdığınız 1 sayfa 1000 sayfaya bedel .. Allah razı olsun abicim ..


    Türk O, o TÜRK!
  • SİNAN YILDIRIM / 2 Aralık 2016 10:29

    ALLAH CC RAZI OLSUN TARIK BEY KARDEŞİM ALLAH CC İLMİNİ İLMİMİZİ ARTIRSIN İLMİYLE AMEL EDEN KULLARINDAN EYLESİN.
  • merarive / 2 Aralık 2016 09:50

    Allah razı olsun konuya çok güzel değinmişsiniz.Bir başka bakış açısından bakmak bile güzel.
  • Murat Birkent / 2 Aralık 2016 08:48

    O HUU

    Bu gece tam da bu sayfalari okuyordum , isarete binaen tekrar tekrar okuyup tefekkür etmek gerek,Allah razi olsun Tarik C.
  • BEKİR ÖZTÜRK / 2 Aralık 2016 08:30

    EYVALLAH..

    eyvALLAH TARIK KARDEŞİMİZ.
    Yüreğinize sağlık
    Ne güzel anlatmışsınız.
    Hakikate varma dusıyla....






ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

En Çok Okunanlar