Kulbak Bilge-17

Kulbak Bilge-17

Kulbak Bilge geçmişin ve geleceğin inanılmaz sırları açıklamaya devam ediyor.


16 Ocak 2015 22:16
font boyutu küçülsün büyüsün


KULBAK BİLGE

Kulbak Bilge 1. Bölüm: http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=2936

Kulbak Bilge 2. Bölüm: http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=2945

Kulbak Bilge 3. Bölüm: http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=2950

Kulbak Bilge 4. Bölüm: http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=2954

Kulbak Bilge 5.Bölüm: http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=2978

Kulbak Bilge 6. Bölüm: http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=2983

Kulbak Bilge 7. Bölüm: http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=2995

Kulbak Bilge 8. Bölüm: http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=3013

Kulbak Bilge 9. Bölüm: http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=3045

Kulbak Bilge 10. Bölüm: http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=3090

Kulbak Bilge 11. Bölüm:http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=3130

Kulbak Bilge 12. Bölüm: http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=3149

Kulbak Bilge13. Bölüm: http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=3256

Kulbak Bilge14. Bölüm: http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=3486

Kulbak Bilge 15. Bölüm: http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=3583

Kulbak Bilge16. Bölüm http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=3653

 

                                         KULBAK BİLGE 17. BÖLÜM

 

 

 

   

  

 

 

 

    

 

 

    

 

 

Yazan ve Çizen: Oktan KELEŞ

Oktankeles@gmail.com








Bu haber 1,021,466 defa okundu.





Yorum ekleYorum ekle


Yorumlar (222)
  • Hilali / 26 Temmuz 2016 12:13

    Ildız Yurt sembolü ve Transformers

    Transformers filminde Decepticonlar kötü tarafı temsil ediyor. Megatron çift boynuzlu ve sembolleri Kayı boyu ve Kurt ! Adeta iyiyi kötü gösteriyor şeytan ilüzyonluyor !
  • dertli mümin / 3 Haziran 2015 15:04

    sabri dede eyüpspor

    geçen pazar günü eyüp sultana ziyarete gidiyordum feshanenin ordan arabayla geçerken pankart gördüm ŞAMPİYON EYÜPSPOR yazıyordu aklıma hemen kulbak bilgede bahsedilen sabri dede geldi ALLAH rahmet eylesin kimbilir nasıl sevinirdi heyhat yazı 16 ocakta yayınlanmış yaklaşık 16 hafta (4 ay ) sonra eyüpspor şampiyonluğunu ilan ediyor birde kalperen kardeşlerime tavsiyem eyüpsporun tarihçesine bir bakmaları milli mücadelede gösterilen fedakarlıklar faydalar vb. http://www.eyupspor.org.tr/s/tarihce teşekkürler oktan baba 16 yıldız
  • Ahmet SOYLU / 6 Nisan 2015 13:31

    Resim 338

    Eksik uzuv ile doğan bebekler.
    http://www.internethaber.com/burunsuz-dogan-bebek-herkesi-soka-soktu-777893h.htm
    http://www.internethaber.com/gozsuz-bebek-dogdu-mucize-bebegin-sirri-778791h.htm
  • murat sun. / 15 Mart 2015 23:15

    zamanda yolculuk

    Bu linkteki haber cok ilginc.!!
    http://xn--jntrk-jua8b.com
  • c.d / 22 Şubat 2015 19:17

    Anladım sayın Abim. Saygılar ve selamlar.
  • Murat Birkent / 22 Şubat 2015 12:20

    c.d kardesime

    Sayin c.d kardesim, tesekkür ederim , ben karsi tarafin düsüncelirini yazdim , yani biri diyorki singularity var , biri diyorki yok , asil amaclarini cözmeye yardimci olur diye yazdim.Yoksa Oktan hocamizinda söyledigi gibi evrenin kabe seklinde oldugunu biliyorum, tefekkürümüz zamanda ileri geriye gidebilmek konusunda ilerlesin diye katkisi olur düsündüm.
    Zitliklar burda da var, yani kendi aralarinda bile var ,ayni yolda olsalar bile.
    Saygi ve selamlar degerli kardesim
  • c.d / 22 Şubat 2015 08:22

    Sayın Murat abim bence evren hep vardı muhabbeti de pek hayırlı değil. Eğer dediğiniz gibi kapaklik bi mevzu varsa, neyi alıp yerine neyi koymayı amaçlıyorlar iyi düşünmek lazım. Bunların hepsi kurumuş bir ağacın dalları. Kökü aynı. Kazımak lazım.
  • Turkuaz Zırhlı / 19 Şubat 2015 05:15

    Yok Olan Yapay Zekanın Rivayetleri

    Rivayet Okuma-Pamuk Prenses Masalı
    Pamuk Prenses masalında bir cadı repliği vardır, bilirsiniz: AYNA AYNA SÖYLE BANA diye... Bir ayna var. Bir ekran aslında. Çok şey biliyor. Google gibi. Ama daha gelişmiş bir yapay zeka. Konuşuyor ve yorum yapıyor. Olabilir mi acaba?
  • Murat Birkent / 18 Şubat 2015 20:12

    Et giydirilmis robotlar

    http://www.techswarm.com/2014/07/muscle-powered-bio-bots-walk-on-command.html

    robotik teknoloji ana sayfasi

    http://www.techswarm.com/search/label/Robots

  • dertli mümin / 18 Şubat 2015 15:26

    yavaş yavaş geliyor

    oktan baba esrar-ı google makalesinde yazmıştı göz tarama sistemini bugün çıkan bir haber windows 10 yazılımı bilgisayarlar için gelecek yeni parmak izi ve göz tarama güvenlik donanımını destekleyecekmiş !!!! http://www.silikonvadisi.tv/genel/fido-ile-sifrelerin-yerini-goz-taramalari-ve-parmak-izleri-alacak-61056.html yani bu sistemi bilgisayarlara getirmeyi planlıyorlar az kaldı parmak izi göz taraması yaptırmazsak bilgisayarı kullanamicaz göz taraması çok tehlikeli ne özel kalacak ne mahrem bilgisayardan internet üzerinden uydu üzerinden belli merkezlere gidecek özel hayatımız !!!! insan evinde hadi almasa kullanmasa bile işyerinde mecbur bilgisayar ? sadece bilgisayar değil cep telefonu tablete de gelecek bu özellik bide aylar önce yine bi yorumumda yazmıştım sabit diskler hafızalar vb. daha üretilirken fabrikada casus yazılım yükleniyor diye bilgi belli merkezlere gidiyor (abd çin nsa vb. ) ruslar bunun doğru olduğunu açıklamış hatta nsa bile reddetmemiş ne pişkinlik ama !!!! terörle suçla vb. mücadele kisvesiyle ne özel hayat bıraktılar ne mahrem teşekkürler oktan baba 16 yıldız http://haberrus.com/info/2015/02/17/rus-kaspersky-abdnin-casus-programini-aciga-cikardi.html
  • Murat Birkent / 18 Şubat 2015 14:41

    Hz. Isa

    Hz. Isa uzaylimiydi diyorlar , hangi gezegenden geldigini bulmaya calisiyorlar, Oktan hocamiz yazmisti zaten ama karsi taraftada bir uyanma var gibi...

    http://www.conspiracyclub.co/2015/02/18/jesus-and-buddha-aliens/
  • Murat Birkent / 16 Şubat 2015 23:16

    Robotlar

    Robot polisler 2016 dan itibaren ingiltere sokaklarinda...

    http://thefreethoughtproject.com/early-2016-robot-cops-patrolling-streets-no/
  • Murat Birkent / 16 Şubat 2015 11:36

    Singularity nin sonunu baslatacak olan teori

    Simdilik bu teori üzerinde calisiyorlar, diyorlar ki , Bing Bang denen bir sey yok ve olmadi , evren hep vardi baslangici olmayan ve sonu olmayan evrendir ,ve evrenin liquid icinde yüzdügünü-(ENBIYA-30) yani SINGULARITY YOK!!!

    KAPAK OLSUN KURZWEILE!

    http://phys.org/news/2015-02-big-quantum-equation-universe.html
  • Murat Birkent / 16 Şubat 2015 11:13

    Matrix canli

    Matrix vari canli üretimi baslamistir...simdilik hayvanlar ...

    http://earthweareone.com/the-artificial-womb-is-born-welcome-to-the-world-of-the-matrix/
  • gökmen / 14 Şubat 2015 21:06

    tesadüfmü

    cümleten selam aleykum. Sayfa 347'deki robot yapay zeka'nin vücut bulmuş hali, google player'de bir oyun gördüm ismi Evolution bir bakmanızı rica ediyorum. Bu kadar benzerlik olmaz çünkü. Kalperen'lerin yorumlarının hepsi birbirin'den güzel ALLAH ilminizi arttırsin
  • Enes / 14 Şubat 2015 20:58

    Sefa kardeşime

    Sefa kardeşim, bende altta onu yazdım. Onu sordum. O sebepten ötürü sordum yani.
  • sefa onur / 14 Şubat 2015 02:01

    Enes kardeşim

    Transformers in son filminde yanlış hatırlamıyorsam,ölü olan robot araştırma yapan ekiplerle ilişki kurup tekrar kendini canladırmaya çalışıyordu.Aynen sayfa 347 de kulbak bilgenin dediği gibi.Araştırmacılar her ne kadar kendi istediklerini yapmaya calıssada işin sonunda robot canlanıyordu.Bizlere bu bakış açısını aşılayan oktan hocama çok teşekkür ederim
  • Ayşe Yalçınkaya / 13 Şubat 2015 22:45

    Selamlar
    Burada iki yönlü bir bakış olduğunu düşünüyorum.
    1. Mü'min suresinde "firavunun sarayında firavun hanedanından olup ta imanını gizleyen kişi olduğu gibi bu sistemlerin içinde de imanlı olan insanlar bu senaryoları etkileyebilir.
    2. Durumda ise kovulmuş ve lanetlenmiş şeytan insanoğlundan önce yaratılmış ve mühlet verilmiştir. Yaratıldığından beri Rahmani sembol ve kavramları bilmekte ve Ademoğullarını şaşırtmak için rahmani kavramlara sembolleri karıştırmakta ve değiştirmektedir.
    Tıpkı Türklerin sembolü olan bozkurtları sinemalarında kurt adam olarak göstermeleri, Zülkarneyn As. çift boynuzlu miğferini şeytanın kendine yakıştırması gibi...
    Bize de düşen bunları fark etmek, zaten Hocamız Kulbak Bilge 13 de "Bu algı labirentinden nasıl çıkılır diye sorduğunda, İlhami Abi labirentteki sembol ve açılımlarını silerek yerine rahmani sembolleri ve yaratıcının nizamı öğretilerini labirente yüklemekle olur demişti.
    Şeytan ve avanesi tıp, aşı, yiyecek GDO, genetik , ilaç sektörü, medya, basın yayın, müzik, sinema, iletişim araçları...her yönden bir senfoni gibi birlikte çalışmakta ancak yine de Türklerden korkmaktadır.



  • Murat Birkent / 11 Şubat 2015 23:11

    Dragon- Ejderha labirinti

    Cok derin ve cok genis kapsamli bilgiler olan bu sayfada ejderhalarin (dragonlarin) kökeni Türkler oldugunu ispatlamaya calisiyorlar, nasilki yecüc mecüc Türklerdir diyorlarsa, düsmanlarimiz büyük bir calisma baslatmislar. GÖKBÖRÜ Dragonwolf olarak islenir vs. sayfa ingilizce..nasil ki Nasa Kayi Tamgasini kullanmaya tesebbüs ettiyse, bunlarda , Dragonlarin ve yilan kardesliginin kökenini Türklere baglamaya calisiyorlar, kanaatim yakinda dragonlar ve yilanogullari kendilerini gösterecek bunlarda aklinca dünyaya dragonlarin aslinda Türkler oldugunu anlatmaya calisacak- Gözümüz kutuplarda ...

    BU NE BICIM KORKU ALLAHIM . ATALARIMIZ NASIL KORKUTMUS BUNLARI ; KORKTUKLARI SEY OLACAGIZ YINE ; TÜRK OGLU TÜRK OLACAGIZ !!!

    KORKUN BIZDEN dragonlar!!!


    http://drakenberg.weebly.com/dragon-family-tree.html

    http://drakenberg.weebly.com/scythians.html

    http://drakenberg.weebly.com/ur.html
  • Enes / 11 Şubat 2015 21:40

    She Wolf(Dişi Kurt)

    Birde şunu da söylemek istiyorum, Shakira'nın She Wolf adlı şarkısı var ve bence bu şarkı bile onlarca şey söylüyor. Ha klibini izlemeyin tabi çevirisine bakmalıyız. :)
    http://ceviri.alternatifim.com/data.asp?ID=7822&sarki=Shewolf&sarkici=Shakira#ReklamiGizle

    Şarkıdan ufak kesit.
    S.O.S she is in disguise
    İmdat! o gizlenmiş
    There's a she wolf in disguise
    gizlenmiş bir dişi kurt var
    Coming out coming out coming out
    Ortaya çıkıyor ortaya çıkıyor ortaya çıkıyor

    ...Moon's awake now with eyes wide open
    Ay gözleri açık uyanık şimdi!!
    Anlicanız üzere Shakira yardım istiyor. Şimdi layıklarının yanına dönmüş son yaptığı müziklerden anlaşılan.

    Sadece paylaşmak istedim.
  • Enes / 11 Şubat 2015 21:12

    Bir soru daha.

    Öncelikle cevaplarınız için sağolun. Zaten ben Transformers film serisi ile ilgili soruyu şu nedenle sormuştum;
    Transformers 2 de Fallen(düşmüş) var. Herhalde kim olduğunu anladınız. Birde firavun gibi her neyse. Orada Fallen sonunda ölüyor ve Optimus karekteri de: Ben kazandım sen kaybettin! diyor.Oktan abimiz de verdiği bir röportajda ''Kendi aralarında da mücadele edebiliyorlar'' demişti yanlış hatırlamıyorsam. Hem bundan hem de son filmdekiler de olunca bir sorayım dedim. Ayrıca son filmde bir sahnede yolun üstünde ki köprüde 16 ft in 6 yazıyor.

    Evet bence de erenlerin parmağı var senaryolarda ama şu klibi ben bu manada pek anlayamadım.
    https://www.facebook.com/video.php?v=10150371741988704 ben ne yaptım diyor vede kliptekiler de şeytanilerin yaptıkları yıkımlar var?

    Ayrıca erenlerin müdahaleleri demişsiniz. Bence de. Bakın;
    Japon Anime ve Mangalarında Denk Geldiğimiz, Türkiye ve Türkler'e Ait 11 İz
    http://www.haberself.com/h/38006/
    Orada şu çok dikkat çekici:
    Shingeki No Kyojin Animenin ismi. VE DE SERİNİN ANA KAREKTERİNİN ADI ''EREN''!!!! Sırdaş romanında Japonlarla yakınlaşmamız anlatılıyordu. Anlaşılan çok ama çok yakınlaşmışız!!!

    What I've Done klibini ben yine de pek bir şeye yoramadım yine. Cevaplar için tekrar teşekkürler.

    Ha tabi şu da http://vmsc.net/david-guetta-she-wolf-falling-to-pieces benim çok sevdiğim bir şarkı. Kimi zaman tekrar tekrar açıp dinlerim. Yıllarca bu millete yoklukta yapılan kartallar ne bilim doğanlar yüzünden hiç bir şey yapamaz, yaptıkları da çok berbat dökülür psikolojisini aşıladılar. Ama bizim halkımızın bir kısmı hala anlamıyor ki KURTLAR HER YERDE!! :)) Hatta Altay tankımızın zırhı dahi dünyada bilinmeyen bir yapıda ''bor karbür'' !!!!
  • Bekir ÖZTÜRK / 11 Şubat 2015 07:58

    ENES Kardeşime

    Transformers 4 Kayıp Çağ filminde Singularity" yorumunu yapan ENES kardeşim; biz bunları kalperen ve onaltı yıldız takipçi kardeşlerimle bir ara konuşmuştuk.
    Nacizane düşüncem şudur: Bu filmlerde seneryolarada ERENLERİN müdahale ettiğini düşünüyorum. Onlar kendi düşünceleri doğrultusunda eserler! üretirken ALLAH C.C. ve erenler bazı müdehalelerde bulunuyorlar. Nasıl Washingtonun göbeğinde ALLAH yazan mimari eser bina yapılmış! yaptırılmışsa! bu seneryolarada HIZIRİ boyutta RAHMANİ müdehaleler var. Oktan Sultanımız da bunu sohbet ve yazılarında da anlatmıştı. Ayrıca senin düşüncen deki gibi içlerinde RAHMANİ olan kullarda mutlaka var. Onlar nasıl bizim inanç ve düşüncemize sızıyorlarsa Erenlerden onların içine sızmıştır. ALLAHUALEM
    Saugılarımla kardeşim. Umarım biraz da olsa cevaplamış oluruz sorunu...
  • Kıbrıs Fatihi / 10 Şubat 2015 22:32

    enes kardeşime

    Kardeşim, hollywood da taraf değiştiren yok ama, tespitlerinde haklısın. hilalilerin parmağı var bu işlerde... Artık uyku modu bitti, Hiçbirşey gizli kalmayacak diyor ya şeytaniler, bizde eyvallah diyoruz...
  • insanity / 10 Şubat 2015 21:41

    Holivud ve singularity dini

    Ayrıca:

    http://cogitosozluk.net/?c=holivud+ve+singularity+dini
  • insanity / 10 Şubat 2015 21:35

    Singularity

    İnterstellar ve singularity için için şurada bir yazı var:

    http://cogitosozluk.net/?c=singularity
  • Enes / 10 Şubat 2015 20:04

    Transformers 4 Kayıp Çağ filminde Singularity

    Kalperen kardeşlerim, gerçi nerdeyse hiçbirinizi de tanımıyorum ama Allah inşAllah tanışmayı nasip eğler. Şimdi size naçizane bir sorum olacak.
    Transformers 4 Kayıp Çağ filminde bir kısımda, açıkça Kulbak Bilgenin bu son kısmında anlatılanlar işlenmiş. Şimdi diceksiniz ki ee ne var bunda Hollywood şeytanileri işte.
    Ama biraz farklı biçimde işlenmiş bence. Sanki bir uyarı niteliği taşıyor. http://www.filmionlineizle.net/transformers-4-kayip-cag-hd-izle.html/4 4. partta 23. dk dan sonuna ve de 5.partta 1dk izleyin söylediğim kısım orada.

    Ayrıca filmin müziğinde assolist bir KURT gibi uluyor. https://www.youtube.com/watch?v=5ZtMHSOq50Q Ayrıca orada Kulbak Bilgede de bir ara geçen ''4'' var neyin nesi? Birde bundan önceki Transformers filmlerinin müziğini yapan grup var Linkin Park. https://www.facebook.com/video.php?v=10150371741988704 Şarkının ismi ''Ne Yaptım Ben?''(What I've Done). Yani demek istediğim biraz zorlama gibi geliyor ama şeytanilerden UFAK bir grup vicdanını dinledi de taraf mı değiştirdi? Ve de özgürlüklerini kazanmak için bir süre mücadele mi ettiler?
    Transformers Kayıp Çağ filminde( ismi de manidar ''KAYIP ÇAĞ'') bir sahnede arka planda ''Özgürlük başarısız değil'' yazıyor. Kimlere karşı özgürlük? Ayrıca DÜŞMAN olan bir karakterin ismi de Lockdown? Filmin sonlarına doğru bir sahne de de KSI şirketiyle işbirliği yapan CIA görevlisiyle onla mücadele eden ana karakterlerden Cade Yeager arasında şöyle bir diyalog var:
    İyi yada kötü uzaylılar yoktur Yeager! Sadece onlar ve biz varız ve sende onları seçtin! Sonrada adam ölüyor vede Cade Yeager da ''Her zaman'' diyor?

    Yine Linkin Park'ın son çıkardığı klibin; https://www.youtube.com/watch?v=i8q8fFs3kTM ilk başlarında KURT uluyor. Klibin 1:27 saniyesinde bir adam zombi gibi yürüyor ve assolist de şarkının şu kısmını söylüyor: ''Bir anda gelir SİLİNMİŞ BİR AN.'' Hoppala?!! Ya da klipte;
    ''SON YAKLAŞTI'' 1:12
    ''KAÇ!'' 1:59
    ''ŞEKİL DEĞİŞTİRENLERE DİKKAT''????!!! 1:15
    ''KİMSEYE GÜVENME'' 1:58 ??!!
    Birde Hollywood filmlerinde sıkça işlenen uzaylı sureti var ve üstü çizilmiş? 3:34
    Bunları üst üste koyunca cidden onlardan bir kısımın taraf değiştirdiği gibi bir sonuç çıkıyor? Sizce nedir bunlar Kalperen kardeşlerim bir fikir yürütseniz. Naçizane istek.


    Birde şunu da söyleyeyim; şeytanilerin gözde bir bilgisayar oyunu var. Gerçi nerdeyse hepsi öyle ama bu oyun daha bir ünlü ve mesajları daha açık bir şekilde veriyorlar bu oyunda mendeburlar. Oyunun adı Call Of Duty: Advanced Warfare. Oyunda Singularity işleniyor, bilinçaltına sanki iyi bir şeymiş gibi!
    https://www.youtube.com/watch?v=n3L2iNyXhZU
    2:00 da konuşan adamın sol alt köşesinde açıkça Hilal var. Anlaşılan Hilalilere de mesaj vermişler.(Benim anladığım.) Hikayesinde ise bir asker 2050'lerde geçen bir savaşta mı ne kolunu kaybediyor. Sonrada adama fragmanda konuşan Irons adında ki ''Tanrı kompleksli'' ve de büyük bir şirketi yöneten adam ona yeni bir kol vaadediyor ve de ''ATLAS''(hemen yunan mitolojisi!!) şirketine yeni mekanik koluyla giriyor. KURGU(!) YA BAK SEN!! İşin kötü tarafı bu oyun maalesef ülkemizde de çok ünlü ve seviliyor.

    Kardeşler, Transformers la ilgili söylediklerim size biraz zorlama gelebilir ama ben bunları çıkardım ve de tek güvenli ve de doğru bilgi kaynağı burası. Allah nazar değdirmesin 16 Yıldız'ımıza. Şimdiden sağolun verdiğiniz cevaplar için.
  • Yücel Özkan / 10 Şubat 2015 17:40

    Ada

    Benim ilk aklıma önceden Hazır Kıta programında izlediğim bu ada gelmişti.

    http://www.dailymotion.com/video/xf23ts_amerika-gizli-ada-washington-adanin_news
  • Kamil Türk / 10 Şubat 2015 17:33

    Şeker mi tatlı bilgi mi?Kulbak 17 den yola çıkarak böyle bir bilgiye ulaştım.Şekerin kristal yapısının bilgiyi kaydetme emme özelliği vardır.Aynı su gibi şekerin de bilgiyi kaydettiği varsayılıyor.Bulgaristanın Nostaradamusu ünlü Kahin Vanga kendisine danışmaya gelenlerin, gelmeden 1 gün önce bir küp şekerin üstüne yatmalarını söylermiş ve ona göre o kişiyle ilgili kehanetlerini söylermiş.Bu Kahinin yaptıkları ne kadar doğru orası tartışılır ama Oktan abi alttaki resimle şekerin bu özelliğinden bizi haberdar mı etmek istedi ?
  • Ayşecik / 10 Şubat 2015 10:49

    Ada

    Gollon'un kaçmak saklanmak istediği ada, bayrağı İngiltere, İrlanda ve İskoçya üçlemesinden oluşan Büyük Britanya adası olabilir mi?
    'Büyük Britanya Birleşik Krallığı' 1 Mayıs 1707 tarihinde kurulmuş. 1707+300=2007
    2007'de başlayıp 9 yıl sessizliğini koruyan yani uyuyan bir şey 2016'da uyanacak olabilir mi? Kim bilir?
    Belki bir şeyler yıkılıp yeni bir şeyler kurulur uyananlarla.
  • selman zor / 8 Şubat 2015 14:39

    şems

    şeemsin cesedi yoktur.geleceğin varlığıdır.
  • Murat Birkent / 8 Şubat 2015 11:38

    Görünmezlik ..isigi bükmek...

    Herkesin yapabilecegi sekilde..

    http://earthweareone.com/rochester-scientists-invent-a-cloaking-device-and-you-can-too/
  • ateş / 8 Şubat 2015 11:14

    Kulbak Bilge' nin Türkiye nüfusu üzerindeki etkisi...

    Selam olsun tüm aileye,
    Kulbak Bilge' nin 17. bölümünün okunma sayısı 1 milyona yaklaşınca, aşağıdaki kısa araştırmayı yapmak düşüncesi hasıl oldu.
    Onaltı yıldız sitesinin takipçilerinin yaş aralığının, iyi niyetli bir tahminle 15-55 arası olduğunu varsaydığımızda (bu yaş gruplarının dışında kalan takipçilerimizin affına sığınırım), ülke nüfusunun yaşlara göre dağılımına baktığımızda; 15-55 yaş arası nüfusun toplamının 45 milyon 610 bin 717 kişi olduğunu görüyoruz. (Kaynak: Wikipedi.) Ülke nüfusunun yaklaşık 5te 3ü...1 milyona yaklaşan okunma sayısının, diğer sosyal paylaşım sitelerinde de okunduğunu öngörerek, yaklaşık 1,5 milyon kişi olduğunu varsayar isek; bu sayının 15-55 yaş arası nüfusa oranı %3'e tekabül ediyor. Yani 15-55 yaş arası her 100 kişiden 3 ü Kulbak Bilge'yi okuyup, kendi iç dünyasında tefekküre dalıyor. Buraya yansıyan, bu %3 ün sadece küçük bir kısmı... Fakat etkisi ortada! Bir okuyucu kardeşimizin de dediği gibi, Oktan Keleş; islâm dünyasında yüzyıllardır unutulmuş olan tefekkür mekanizmasını, 16 yıldız ile tekrar başlatmıştır. Ve tüm Kalperenler, ileride yansıması çok daha büyük olacak olan bu tefekkür hareketinin tam KALBİNDEDİRLER! Ve böylelikle, Oktan hocamızın da bir sohbetinde dediği gibi, şimdiden geleceği düzeltmeye başlamışlardır! Kutlu olsun.
  • x / 7 Şubat 2015 18:31

    bazı cin filmleri hakkında

    Sömestr, dedik ki film izleyelim.. metafizik korku gerilim... Kulbak bilgede de zaten deginiliyor.. Dabbe , cin carpması, cin vakası.. gercekti değildi derken.. sorgularken, niçin, neden, nasıl, ne zaman, nerede, kim, amaç ne... internette baktım, yapimci diyor ki " ben Kur an a dayandırıyorum" falan filan.. Bence: Film sektörünü elinde tutan Şer topluluğu ki her alemden arkadaşları vardır, Metafizik alemden şerli arkadaşlarından bilgi ve bilgi parçacıkları almışlar. Bunlarla mücadele ettikleri Rahmaniler e karşı plan yapmışlar ki onların planlarına göre; ulaşmak istedikleri ve film yolu ile algısını ve seçimlerini yönetmek istedikleri Rahmani kişileri yollarından alıkoymak istemişler. Yani filmi izleyen kişilerin filmden etkilenip kafası karışacak ve filmin anlattığını gerçek ve doğruymuş gibi korkup çekilecek.. Neymiş hem Müslüman hem hristiyan bir grup varmışmış, esasen Cin miş miş, yok bi rakam varmışmış "Yaşıyorum" demekmiş, M harfi varmışmış Cinlermiş falan filan. Tamamen kafa karıştırmak ve takkeliyi hoca gibi göstermek.. halbuki bu zamanda şeytan takkenin altında da gizlenebiliyor. Filmin yapımcisi " Ben Kuran a dayandırıyorum" diyor. Örtü gibi... Zaten bu zamanda birileri çıkıp, kötüyü anlatıp anlatıp O diye işaret ediyorsa O dediģi kendisi de olabilir..Şaşırtmaca ve örtmek için.. Sonuçta Allahın verdiği akıl var mantiķ var vicdan var bilgilenmek var Allah a güvenmek ve korkmamak var... Gönül gözü var.. Şimdi bu filmler Cinleri ve Seytanları yeriyormuş gibi gösterip, insana çok acılar cektirebilirler algısi ile insanı korkutuyorlar da hatta Cinlerden korkun subliminal mesajını veriyorlar.. Allah ın halifesi ADEM Allah ın izni ile tümünü secde ettirir..Hz Süleyman örneği gibi....Filmle milimle olcak iş degil bu.. Şer sistemine ( planina ya da programına) kim dahilse bir an evvel kendini sorgulasin doğru yolu bulsun, orası göçecek.. Ayrıca zıtlıklar dönemindeyiz, her olayda hemen zıttını da düşünmeliyiz.. Oyun içinde oyunlar olabilir.. Bu filmleri de işbirlikçileri ile Şeytanilere aynen geri iade ediyoruz. " Kuş avlanmaz yemlenir, Kuş yemliyelim derken Bozkurtların avı oldunuz" Bizse sadece Allah tan korkuyoruz. Bye
  • B.Fettahoğlu / 7 Şubat 2015 17:23

    Eyüp bey

    Tebrik ederim sizi Allah razı olsun.
  • eyüp / 7 Şubat 2015 04:26

    örümcek - 8 - sahte cennet - ağ - ada - Bozkurt pençesi

    ankebut 41 de örümceğin evinden bahsedilir. Ev üstü kapalı barınak. Dünyayı örümcekhaneye dönüştürecekler. 8 kollu örümcek, Hadisler de cennetin 8 kapısından bahsedilir. Deccal ne yapacak.. sahte cennet gösterecek. Örümcek avını uyutup, ağlara sarıp daha sonra yer. Hatırlayın y efendisinde frudo örümcek sahnesini... 8 rakamı tv den tanıdık geliyor mu? Yarışmacılar adaya götürülüyor ve yarıştırılıp ödüllendiriliyor, ödül olarak puta benzer şeyler veriliyordu.. Vegas, mayami, yat, kat vs sahte cennete götürme, çıplaklık vurgusu da cabası.

    Kuran da bir de müjde var örümceğin evi zayıftır diyor yani surete aldanmayın, sahte cennete kanmayın diyor. Örümceğin evi zayıf ama yıkmak için de birileri lazım. O birileri Kalprenler olabilir mi? Tabi Deruni Babamız ın anlattıkları olmasa bu tefekkürleri yapamayız. Deruni Babamızdan öğrendiklerimizle yeni kapılar aralamaya çalışıyoruz. Bir sohbet videosunda Oktan Hocamız Kalperen yorumlarının önemine değinmişti. Bizim de gayretimiz Deruni Babamızın mekanına eğri odun getirmeme çabasıdır... Huuu Erenler... kadir kıymet bilenler...

    Örümcek ağınız Kurt pençelerine dayanabilecek mi göreceğiz...

    Yenilmez yıkılmaz ordularla geleceğiz
    Hızır-İlyas cümle erenlerle geleceğiz
    Elinde Davud kılıcı, belinde Zülfikarı
    Muhammed Mehdi ordusuyla geleceğiz
  • Metin D. / 6 Şubat 2015 14:05

    Zaman

    Öncelikle tüm kalperen kardeşlerimden Allah razı olsun. Allah ilminizi arttırsın. Oktan hocamızdan sonra sizlerden de çok şey öğreniyoruz.

    Zaman ve zamansızlık konusu hakkında:
    Mü'minun suresi;
    112. Allah, (inkârcılara) “Yeryüzünde kaç sene kaldınız?” diye sorar.
    113. Onlar, “Bir gün, ya da bir günden daha az bir süre kaldık. Hesap tutanlara sor” derler.
    114. Allah, şöyle der: “Çok az bir zaman kaldınız. Keşke bunu (daha önce) bilmiş olsaydınız.”

    Allah(cc) "kaç SENE kaldınız" diye soruyor. Yani "ne kadar süre" veya "kaç gün" demiyor. "kaç sene" diyor. Onların cevabı da bir veya bir günden daha az oluyor.

    Zaman algısı bizler tarafından nasıl algılanıyor, nasıl algılanmalı, belki de Allah(cc) bunun için özellikle KAÇ SENE kaldınız buyuruyor.

    Allahualem
  • k.mercan / 5 Şubat 2015 08:39

    Alaca isimli yorumcu kardeş

    Gerçekten ilginç tefekkür olmuş Allah razı olsun.Tüm yorumcu onaltıyıldız kalperenlerinden oktan Hankağanımdan erol abimden tarık abimden ufkumuz hiç olmadığı kadar genişledi sayenizde.
  • Ayşecik / 5 Şubat 2015 02:36

    Kıbrıs Fatihine

    Bilgiyi de akıldan gönle indirip tecrübeyle harmanladığımızda aynı şekerin çaya karışması gibi tatlanır. Egoyu besleyen entellektüellikten çıkıp BİLGE'liğe dönüşür...Tefekkür de bunun içindir belki de...Bilgi'nin gönülde demlenmesi gibi.
  • alaca / 5 Şubat 2015 01:51

    Geçmişten ve gelecekten bugüne

    340 'da "insanın beyninin seçme özelliği zayıf bulundu deniyor" beynin seçme özelliği derken neyin doğru neyin yanlış olduğunu ayırd etme özelliğine baktığımızda Din ve Ahlak, Töre ve geleneklere bağlılıkları zaaf olarak adlandırdıklarını görüyoruz ve bunun üzerinde istismar yapılacağı anlaşılıyor. zaten bunun ilk nüvelerini günümüzde görmek mümkün. sonradan icad edilmiş bir takım görgü ve ahlak kurallarını bir doktrin gibi sunulması ve bu kriterleri gözetmeyenlerin gerici ve ilkel olarak nitelendirilmesi bunlara uyanların ise modern veya ilerici olarak gösterilmesi ve bu anlayışın daha da geliştirileceği anlaşılmakta. bunlara örnek olarak geçmişimizden veya atalarımızı savunmanın eksiklik olarak gösterilmesi, köylü olmak- şehirli olmak, dindar olmak- laik olmak kelimeler her ne kadar doğru bile olsa kullanıldıkları yerlere göre doğru kelimeler kategori olarak vücud bulmuş. ayrıca yine 340 Hiç yaşamamış olan kavim insan kavmi mi idi. bu nokta her halde çok hassas bir nokta ve çok düşünülmesi gereken bir nokta gibi. bunu halledebilirsek herhalde Kulbak Bilge serisinde anlatılan Adem (AS)'dan sonrası hakkında bir çok bilgi de edinmiş olabileceğiz. bu konuyu 343'te ki Nuh'un Projesi adı altında uzaya gönderilen ve yakın bir gezegenin yüksek tepelerine çarpan araç ve taşıdıklarıyla birleştirip düşünülmesi gerekir gibi. ayrıca yine 343'te başka bir alem boyutunda yaşadıkları anlatılıyor. kiminin bedenleri dünyada, fakat bilinçleri başka bir boyuttaydı. bu nokta da çok hassas gibi Enam Suresi 110. Ayet " Kalplerini, gözlerini ters çeviririz azgınlıkları içinde onları şaşkın bırakırız." acaba bu olay sadece o zaman için mi geçerli yoksa bütün zamanlar için mi? Kulbak Bilge'de Labirent konusu işlenmişti. sanki labirentte kalmak şaşkın bir şekilde olmakla aynı değerde gibi. bu geçmişte de şimdi de aynı süregelen bir olguymuş gibi gözüküyor fakat gelecekte mekanik ve elektronik daha fazla kullanılacak. 344'te bir devrin kapandığı ve başka bir devre geçildiği anlaşılıyor. ama mekanda değişme olmadığından aynı yerde tekrarlanıyor gibi. bunun sonu bir önce ki devrin tekerrürü herhalde.. 346'da bir çok şeyi günümüz de de görmek mümkün en azından ilk evresini görmek mümkün gibi. İntaharın da yasalara bağlanacağı, bugün sosyal sitelerde ki puanlandırma ya da beğenme, like yapmak gibi eylemler aslında gelecek olan ceza ve mükafatın bir alt yapısı olduğu anlaşılıyor. bugün bunu insan gelecek için bilmeden sindiriyor. bugün bazı kimseler bundan her ne kadar az etkilense de çocuklar ve yarının nesilleri için vazgeçilmez bir alışkanlık olacaktır.
    sonunda dikkatimizi 353'te Hüsameddin Çelebi Hazretleri çekti. küçük çaplı kendimizde bir araştırma yaptık. ve sanki Hz. Şems'le bir alaka kurulabilir gibi. hem de hiç ayırd edilemeyecek kadar.
  • yedi dokuz yedi / 4 Şubat 2015 22:03

    hocama sorum olacak haya ederek tabii

    türkün amcasi hunun soyu yer türklere hakimieyet için kayadan cıkanla gelecek ....derken biraz konuyu acarmisin hocam diyecektim
  • biyolog / 4 Şubat 2015 16:16

    ben robot

    sayfa 347: kimyacı: Anlamıyor musunuz aslında robotlar ilişki kuruyor sizinle. yani onlar kendilerini bize icat ettiriyorlar. var olan suni zeka vücut bulmak istiyor. deccalı inşa ediyor insanlık.

    ben robot filmini daha önce izlemiştim. 2004 yapımı. kulbak bilge-17 den sonra bir defa daha izledim. yukarıda simyacının söylediklerinin filme uyarlanmış hali. filimde olay 2035 te geçiyor. simyacının gelecekten geldiği tarih. ana kumandanın olduğu yapay zekanın ismi VİKİ. (DECCAL) insanlığa hizmet için üretilen diğer tüm robotlar Viki'nin kontrollünde insanlığa savaş açıyor. baş rol oyuncusu Will Smith ise deccalı yok ediyor. Will Smith te yarı mekanik bir insan. mehdinin siyahi biri olacağını hiç düşünmemiştim:))
    filimde robotun şifrelediği bir köprü var. köprü yarım çizim şeklinde veriliyor. olay chicago da geçmesine rağmen köprüyü san fransisko köprüsüne benzettim. köprünün resimlerine bakıldığında zaman zaman sisler altında kalıyor ve yarım bir köprü görüntüsü oluşuyor.
    izlemenizi tavsiye ederim.
  • Nihal Kaya / 3 Şubat 2015 23:34

    ateş ve buz yakması üzerine

    Ateşin veya sıcaklığın hakikati birdir. Yani soğukluk dediğimiz şey ateşin sadece bir mertebesinin adıdır. Hakikat noktasında soğukluk ateşten farklı bir şey değildir. Ama insan ateşin bu mertebelerini anlayabilmek için sınıflandırma yapıyor. Ateşin sıfırın altında olan mertebelerine soğuk, üstünde olan mertebelerine de sıcaklık deniliyor. Bu mertebe verme işlemi insanın zihninde olan bir şeydir, hakikatte olan bir şey değildir.

    Bu mantıkla düşünecek olursak, soğukluk ateşin bir mertebesi bir derecesi olduğu anlaşılır.

    Dolayısı ile ateşin bir derecede soğukluk noktasından suyu dondurması ve cisimleri yakması gayet bilimseldir. Yakmak tabiri soğuk için de sıcak içinde kullanılır. Mesela halk arasında sebzelerin soğukta donmasına sebzeyi soğuk yaktı denilmesi buna işaret eder.

    Nitekim hava durumu raporlarında da sıcaklar sıfırın altında on derece veya yirmi derece diye yazılır veya okunur. Soğuklar sıfırın altında şu kadardır diye okunmaz. Eksi on derece de sıcaklığın bir derecesidir, artı on derece de sıcaklığın bir derecesidir.

    Ateş kelimesi sıcaklığa bir alem bir isim olduğu için, hem sıcaklığı hem de soğukluğu kapsayacak bir şekilde sarf edilmiştir. Yani ateş ile sıcaklık kelimeleri adeta müteradif (eş anlamlı) gibi olmuşlar.


  • Güler / 3 Şubat 2015 14:49

    teşekkürler

    Bu sitedeki usluba hayranım yorumcular birbirlerine düzeyli sorular cevaplar veriyorlar nezaketlerini koruyorlar hepsine teşekkür ederim bende bu sitenin bir hayranı olarak.
  • Yasin memik / 2 Şubat 2015 18:08

    Cevaplariniz icin cok cok tesekkur ettim,olaya bu yönden bakmamistim,aydinlanmis oldum,sagolun var olun.

  • Murat Birkent / 2 Şubat 2015 17:43

    Biri´ne

    Aciklamaniza tesekkür ederim sayin -Biri- bilmukabele

    Saygi ve selamlar
  • klm / 2 Şubat 2015 10:29

    yasin kardeşime

    bu reenkarnasyon değildir,biraz uzun olucak kusuruma bakma ama şöyle düşün barajlarda suyun kuvvetiyle dönen alternatörler vardır elektrik üretirler.bu alternatörlerin ortasında endüvi (bakır sargıların olduğu)dönen bir hareketli kısım vardır bu dönen endüvinin üstüne (N) kutuplu bir mıknatıs ve altına (S)kutuplu bir mıknatıs koyup endüvi su gücüyle dönmeye başlayınca herbir sargı(çok fazla sarımlıdır ve 3 ayrı sarım vardır bu sargıların ucu endüvi ile bitişik kollektöre bağlıdır teknik bir konu) kutupların yakınından geçerken elektrik yükü ile yüklenip kollektöre bağlı uclardan elektrik alınıp evlerimize kadar bazı yükseltme (154000 volt şehirler arası daha ince kablolarla taşıma kolaylığı) ve alçaltma (380/220 volt trafolardan sonra ihtiyacımızı kullanabilmek için) taşınır. hani eski lambalar vardır 60'lık 100'lük tabir edilen(akkor flemanlı) bu lambayı açtığımızda biz ışığın sürekli yandığını görürüz oysa ki bu lamba yine frekansla ilgili teknik bir konudan (50 hz.) saniyede 50 defa yanar ve 50 defa söner ancak biz bunu farkedemeyiz.bu her yanıp sönme bir öncekinin devamı zannederiz ve süreklidir.peki alternatörü döndüren hareket veren su aynı su mudur? lambamız 1.yanıp sönmeden sonra 2. yanışında barajdaki alternatör aynı hareketi mi yapmıştır ? görünüşte herşey aynı ama hakikatte hep bir öncekinin aynısı değil yenisidir.az önce döndüren su geçmiş yeni akıp gelen su döndürmektedir biz suyu görürüz.bizde Allah'ın Hayy Esmasıyla mühlet verdikçe diriyiz ama her anımız her nefesimiz Allah'ın Hayy dalgalarıyla yeni bir yaratmadır çünkü Allah(c.c.) her şeye kadirdir. ve bu o kadar hızlıdır ki biz bunu sürekli sanırız.
    Talak Suresi 3.Ayet sonu Allah (c.c.) mealen buyuruyor ki : " Allah herşey için bir ölçü belirlemiştir." bu olaylar bizim idrakımızın dışında olduğu için bunu farkedemiyoruz.
    tüm aile için Allah'ın(c.c.) selamı ve bereketi hepinizin üzerine olsun..
  • biri / 2 Şubat 2015 06:57

    Murat Birkent'e

    Sayın Murat Birkent. Yazının tamamını okuduğumuzda içindeki kabalistik öğelere takılmadan yolumuza ışık tutabilecek bilgiler yer alıyor. Ayrıca karşı tarafın zihniyetini bilmeden bu yolda karşımızda çıkabilecek zorluklarla mücadele etmemiz zorlaşacaktır. Rahmetli Münir Derman Hocamız da Oktan Ağabeyim de mitolojiden faydalanmamız gerektiğini söylemişlerdir.
    Bu bakış açısıyla yapılan okumalar bize faydalı olacaktır.
    Saygı ve Selamlarımla...
  • biyolog / 1 Şubat 2015 23:34

    Yasin Bey'e

    vikipedi: Reenkarnasyon veya ruh göçü, ruhun sürekli olarak tekrar bedenlendiğine inanan spiritüalistlerin bu olaya verdiği addır.
    yukardaki tanıma göre ruhun göç etmesi ve tekrar bedenlenmesinin adıdır reenkarnasyon. bir çok inanışta ruhun göç etmesi var. Ama ruh nereye göç ediyor ve tekrar nerede bedenleniyor? bu konudaki inanışlar farklı.

    Hz. Mevlana: "sen her göz açıp kapamada ölüyor, diriliyorsun" diyor.

    Yunus Emre: "Ete kemiğe büründüm, Yunus olarak göründüm (…) Her dem yeni doğarız, bizden kim usanası" diyor.

    Her dem yeniden doğuluyorsa ruhun buradaki durumu nedir bilmiyorum. yani göç ediyor mu? ediyorsa nereye göç ediyor.

    birde mühlet var deniyor zaman ve zamansızlığın üzerinde. kıyamet vakti. insan kendi kıyametini yaşadığı zaman ruhu göç eder. bundan sonra geri dönüş yoktur. kapı kapanmıştır. mühletin sonunu bekler. sonra da hesap başlar bizim inanışımıza göre.

    bizim inanışımıza göre reenkarnasyon yok.
    vikipedi: Geleneksel İslam, bu öğretiyi İslamiyet kapsamında görmez. [24] Bu anlayışa göre "Nihâyet onlardan birine ölüm gelip çattığında der ki, Rabbim beni geri gönder! Ta ki boşa geçirdiğim dünya hayatımda artık iyi ameller işleyeyim. Hayır! O, söylediği boş bir laftan ibarettir. Onların arkalarında ise, yeniden diriltilecekleri güne kadar bir berzah vardır.” (Mü’minûn, 23/99-100) ayeti Dünya'ya tenasüh yoluyla yeniden gelmenin asla söz konusu olamayacağını açık ve kesin bir şekilde ifade etmektedir.

    Hz. Mevlana konunun sonunda şöyle diyor: Bu sırrı bilmek isteyen, pek büyük ve derin bir âlim bile olsa (kendiliğinden bilemez, ona de ki: işte Husâmeddin buracıktadır. O yüce bir kitaptır ondan öğren)

    Yasin Bey konu derin. Deruni Baba açıklık getirirse bizde sizin merakınız sayenizde öğreniriz inşallah. selamlar...
  • Ayşecik / 1 Şubat 2015 15:39

    İksir

    İnsanın tad alma duygusunu bozan sayfa 339'daki kırmızı-siyah iksir Coca-Cola şişesine benziyor.
  • Yasin / 1 Şubat 2015 12:49

    Biyologa sorum var

    Simdi bu reinkarnasyon olmuyormu,bizim dinimizde reinkarnasyon inanmak olmaz bilirim ben.

    Hz. Mevlana ise hayatı ölüm-dirilme periyodunda bir döngü olduğunu anlatıyor. Allah (cc) bizi her an öldürüyor ve tekrar diriltiyor. Öldüğümüzde zamansızlığı yaşıyoruz. dirildiğimiz de ise zamanı yaşıyoruz.
  • biyolog / 31 Ocak 2015 17:06

    sayfa 317 zaman-zamansızlık

    Hz. Mevlana'nın Mesnevisini okuyordum. Şöyle diyor:

    1135. Hulâsa gözlerimiz onu idrak edemez; o bizi görür, idrak eder. Sen bunu, Mûsâ ile Tûr kıssasında gör!
    Sûretle mânayı; aslanla orman, yahut ses ve sözle düşünce gibi bil!
    Bu söz, bu ses; düşünceden meydana geldi. Fakat düşünce denizi nerede? Onu bilmezsin.
    Ama lâtif bir söz dalgası görünce onun denizinin de kadri yüce bir deniz olacağını anlarsın.
    Bilgiden düşünce dalgası zuhura gelince mâna, söz ve sesten bir sûret düzdü.

    1140. Sözden bir şekil doğdu, yine öldü. Dalga kendini yine denize iletti.
    Sûret sûretsizlikten çıktı, yine sûretsizliğe döndü. Zira biz yine Tanrı’ya döneceğiz.
    Şu halde sen her göz açıp kapamada ölüyor, diriliyorsun. Mustafa “dünya bir andan ibarettir” buyurdu.
    Bizim fikrimiz havada bir oktur. Havada nasıl durur? Tanrı’ya gelir.
    Her nefeste dünya yenilenir. Fakat biz, dünyayı öylece durur gördüğümüzden bu yenilenmeden haberdar değiliz.

    1145. Ömür su gibi yeniden yeniye akıp gider. Fakat cesette bir daimîlik gösterir.
    Elinde hızlı hızlı oynattığın ucu ateşli bir sopa nasıl upuzun ve tek bir ateş hattı gibi görünürse ömür de pek çabuk akıp geçtiğinden daimî bir şekilde görünür.
    Ateşli çöpü sallasan ateş gözüne upuzun görünür.
    Bu ömür uzunluğunu da Tanrı’nın tez tez halketmesindendir.
    Tanrı’nın yeniden yeniye ve süratle halketmesi, ömrü öyle uzun ve daimî gösterir.
    Bu sırrı bilmek isteyen, pek büyük ve derin bir âlim bile olsa (kendiliğinden bilemez, ona de ki: işte Husâmeddin buracıktadır. O yüce bir kitaptır ondan öğren)

    http://www.semazen.net/show_text.php?id=300

    Hz. Mevlana'nın bu sözleri kulbak bilge-17 sayfa 317 deki anlatılanları aklıma getirdi. zaman ve zamansızlık konusu ile anlatılanlar örtüşüyor. İlhami abi zamanın başı ve sonunun olmadığını söylüyor. hayatın zaman-zamansızlık periyodunda bir döngü olduğunu söylüyor.

    Hz. Mevlana ise hayatı ölüm-dirilme periyodunda bir döngü olduğunu anlatıyor. Allah (cc) bizi her an öldürüyor ve tekrar diriltiyor. Öldüğümüzde zamansızlığı yaşıyoruz. dirildiğimiz de ise zamanı yaşıyoruz.
  • x / 31 Ocak 2015 15:51

    354. resim Gemi

    Yitik Cennet 51.
  • Murat Birkent / 31 Ocak 2015 14:58

    biri

    Sayin -biri- rumuzlu kisi, verdiginiz link ve ana sayfasi hep tevrattan zohardan ve kabalanin propagandasini yapar , amaciniz ne ola?
  • shemsondokuz / 31 Ocak 2015 11:05

    Selam Aleykum

    Ayşecik:

    SubhanAllah...
    Amin amin amin...

    Hûûû...
  • Ayşecik / 31 Ocak 2015 07:13

    Okumaya Çalışma – 16

    “Kulbak Bilge serisinin 17. bölümünde yer alan Simyacı'nın şu sözlerini hatırlayalım.

    Anlamıyorsunuz aslında robotlar ilişki kuruyor yani onlar bize kendilerini icad ettiriyor var olan suni zeka vücud bulmak istiyor… Deccalı inşa ediyor insanlık.”

    Mademki vücud bulmak isteyen bir suni zeka var, onun antisi doğal zeka da vücud bulmak istiyordur belki de.
    Biz de tuzağı görelim ve her şeyin doğal olanına yönelelim. Öyle bir yaşantımız olsun ki sevgi, hoşgörü, dostluk, barış bizimle birlikte her yere yayılsın. Gerçek İslam’ın ÖZܒnü yaşayalım ki herkes ne yaptığımızı merak etsin öğrenmek istesin. İnsanlara zorla bir şeyler dayatmak yerine yaşantımızla örnek olalım.

    Doğal beslenelim, mümkün olduğunca doğada vakit geçirelim. Her dünyaya gelen çocuk YEŞİL ÇOCUK olsun…Bizler aracılığıyla vücut bulsun.

    Sevgili Peygamberimizi öcü gibi görenler gösterenler utansın. İslam’ı terörle, korkuyla, cezalandırmayla bir tutanlar neye uğradıklarını şaşırsınlar. Şu an Türkiye’de yaşatılmak istenen İslam inancının GERÇEK İslam olmadığını, bunun Emevilerin, Yezidin uydurma dini olduğunu anlatmamız gerekiyor. Yaşayarak , örnek olarak, yazarak, çizerek, üreterek. İmanımızla, inancımızla, sevgiyle, aşkla yaptığımız her iş bereketle dolsun. Öyle bir Allah aşkı yaşayalım ki şeytan önünde diz çöksün. Gezdiği değdiği her yeri yeşerten , güzelleştiren YEŞİL ÇOCUK’lar vücut bulsun İNŞAALLAH. AMİN.
  • beklenen / 30 Ocak 2015 16:20

    Kıbrıs fatihi ne cevap

    bilgiyi ne yapmalı:
    el cevap
    zekatını vermeli

    bilginin zekatı nasıl olur?
    bilginin çeşidine göre hayata geçmesiyle olur. Üretim olur, ameli olur...

    Bilgi sanal alemden kurtulup gerçek alem geçtiğinde zekatı verilmiş olur. Ancak zekatın şartıda ümmete faydalı olmasıdır.
  • biri / 30 Ocak 2015 12:16

    pamuk prenses!!!

    sonuna kadar okunmasını tavsiye ederim.

    http://www.felsefetasi.org/pamuk-prensese-ezoterik-bir-yorum/
  • Ibrahim K. / 30 Ocak 2015 11:35

    Yapay Zeka

    347. Sayfada Simyaci "Var olan suni zeka vücud bulmak istiyor" diyor.

    Hayati Sir son yazisinda yapay zeka hakkinda sunlari yazmistir:

    "Yapay Zeka dijitaldir! Şeytanın dijital hafızası! 'Mesiyanik proje'nin planlayıcısı...

    Gelecek olan 'Dijital Kral' da Yapay Zekaya bağlıdır! Şeytanın aklına! Ruhsuzdur! Ve Yapay Zekaya bağlı 'Akıllı-Put'lar üzerinden hepinizle o aynı anın içinden konuşacaktır! Dijital bir görüntüyle..."

    Hayati Sir da yapay zekayi "Seytanin akli" olarak nitelemistir. Yani var olan suni zeka seytanin akli olarak.

  • MERT / 30 Ocak 2015 11:29

    MURAT SUN beye katılıyorum

    Oktan bey çok farklı ve aynı derecede mütavazi, fikir ve eserlerinin bir gün dünya çapında akım olacağındanda şüphem yok.
    Bu bölümde beni çok etkiledi.
  • Murat Sun. / 29 Ocak 2015 21:03

    çeliskisizlik

    Bugun uzun zamandir yapmak istedigim serinin ilk yayinindan son yayinina kadar tekrardan notlar alarak okudum.Dikkatimi ceken ilk sey ilk yayindan son yayina kadar birbirleri ile celiski yasayan en ufak bir baslik ve konu yok!!!.Bugun dunyada yeryuzune adini yazar olarak adini altin harflerle yazdirmis kisiler bile bazen bir celiskiye duser.2.Oktan beyi takibe baslayali tam 3 yil oldu bu 3 yilda cok fazla seyler ogrenmisim ve hergun ogrenmek icinde 16* a giris yapiyorum..Oktan beyin herkes tarafindan kulagina en az bir kere soylenen ve bilinen biri olacagini dusunuyorum.Hatta Oktan beyi netten tanimama vesile olan bir kiside ateisttir.Ateist olan kisi takip edeceksen boyle bir adami takip et bu digerleri gibi degil bu adam magazinsel muslumanligin disinda belgeli musluman bir kisi diye anlatmisti bana:).Bunlari duyali tam 3 yil oldu.Demem o ki Oktan beyin yeryuzunde bir cok fikre , beyne ve kalbe erisecegini dusunuyorum.Tum kalperenlere selam olsun..
  • Kıbrıs Fatihi / 29 Ocak 2015 14:34

    kısacık

    Şekermi tatlı? bilgimi?
    şeker tek başına tatlı gibi dursa da, biraz yedikten sonra bayar, hatta zarar verir. Bilgi de aynı değil mi? tek başına bi işe yaramaz, sadece egonu besler, kendini diğerlerinden üstün görmeni sağlar. Ben biliyorum, sen yanlışsın gibi durumlara girilebilir, mazallah.
    Amma şekeri çaya katıp karıştırıpta içersek, ne hoş olmazmı, başka tatlarla karıştığında asıl tadı ortaya çıkmazmı? Ya bilgiyi ne yapmalı?....
  • gökmen / 29 Ocak 2015 08:47

    kalperen selami

    konuyla alakalı değil. Diriliş ertuğrul'un yeni bölümün'de kalperen selami vardı dün gece
  • eyüp / 29 Ocak 2015 04:26

    sabah - O - Eyüp - 2015-2030 - O MM - Anadolu (gemi) - Bozkurt çağı

    253. sabahın eli kulağında idi 255. sonunda geldi çattı o 260. sabah - eyüp 261. O da ayrı bir deli
    262. 30 a kadar sektirme 263. 21+9 veya 23+7
    265. Aleykümselam yazısında sonda çift M harfi, sondaki A nın içinde o harfi var
    305. 30 metre 321. Muhammed 30 349. Şura 30
    350. resmi ters çevirince kılıcın üstünde bir yazı var 354. gemi

    263. resim... İbni Mace de "Ümmetim içinde el-Mehdi olacaktır. (Aranızda kalması) kısa tutulursa (kalacağı süre) yedi (yıl)dır. Kısa tutulmazsa (kalacağı süre) dokuz yıldır" hadisi var. 23+7, 21+9 = 2030 yapar...

    265. resim Eyüpspor Sabri dede çiçekleri suluyor. 317. resim su-ateş ilişkisi. 3 kuş var 2 si makam sahibi, en öndeki yem yiyor, bir kuş da onlara katılmak için uçuyor ama yere yakın uçuyor sanırım gariban bir kuş... 3 saksı bitki-ağaçla ilgili olabilir.

    Demir taraklı elleri olan robotlar pek dost canlısı olmasa gerek. Deruni Babamızın zanaatı demircilik ve Deruni Babamızı az biraz tanıyorsam bu sefer kim kimi tarayacak göreceğiz şeytani, deccal, vatikan ve işbirlikçileri...

    Deruni Devlet dabbetül arz başlığı sayfa 32 de domuz kanı ile ilgili bir bölüm var. Şişedeki iksir kan bu kan mı? Kuran da kan haramdır, geçmişte domuz gribi aşısı masalıyla uyutulan kobaylar bu sefer domuz kanı karıştırılmış kırmızı ilaç süsü verilmiş bir maddeyle mi uyutulacak?

    Hünkarımız sağ elinde gemiyi yukarı kaldırıyor, sağ el gücün simgesidir. Dünya gemisini Türklerin yüzdüreceğinin alameti olabilir mi? Hacı Bektaş ı Veli nin aslanla ceylanın dostluğu bana İbni Mace de Mehdi çağı ile ilgili hadisi hatırlattı "Düşmanlık ve kinde kaldıracaktır. Zehirli olan her hayvanın zehri de sökülüp alınacaktır. Hatta küçük oğlan çocuğu, elini yılanın ağzına sokacak da yılan ona zarar vermeyecektir. Küçük kız çocuğu da arslanı kaçmaya zorlayacak da arslan ona zarar vermeyecektir. Kurt, koyun-keçi sürüsü içinde sürünün köpeği gibi olacaktır. Kap su ile dolduğu gibi yeryüzü barışla dolacaktır. Sanırım Nuh un gemisine de bir gönderme var. Muhyiddin Arabi Mehdi as hakkında Onun suresi "Yasin"dir. O, Nuh'un kademi üzerindedir.” der.

    Gözüme çarpan bazı ayrıntıları paylaştım. Ayrıca Deruni Babamızın Gönül Mimarları 7. bölümünde Mehdi hakkındaki anlatımları ve Mehdi hakkında verdiği kaynaklar incelenirse faydalı olacağını düşünüyorum. Oktan Hocamızın Hz. Davud un kılıcıyla ilgili tv programı, Deruni Devlet in 1. bölümü, Kod Mehdi yazısı da incelenirse faydalı olacaktır...

    Allahımıza şükürler olsun, Deruni Babamıza ve emeği geçen herkese teşekkürlerimi sunarım.
  • Ayşecik / 29 Ocak 2015 03:18

    Okumaya Çalışma – 15

    Kalperenlerin Demir ninemizi geçmiş olsun ziyareti ne kadar da anlamlıymış. Sanki bir bayrak teslim alırmış gibi. Tuttukları bayrağın üzerine kocaman bir NUR yansımış.

    http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=3562

    Sayfa 241’deki Afet Ninemizin resminin sol tarafında bir pelerin ve elinde asa var. Gülün önünde dua eden bir erkek resmedilmiş. Ermiş birisi bu. Bize göre sağ tarafındaysa elinde kitap tutan bir kadın silueti var, sanki kanatlı gibi. Ninemiz nurlu beyaz bir kurta sarılmış, Kurttan bir ışın çıkıyor ve…Orada gördüğümü siz de görün.

    ER olmak kadın erkek olmakla ilgili değildir ÖZE ulaşıp SAF olmaktan geçer. Demir Ninemiz de KALBE-ERMİŞ çok özel bir insan. Onu tanıyanlara ne mutlu. Nurlar içinde yatsın.

    Kalperenlerin her birinin bir yeteneği var. Sayfa 243. resimde bu özellikleri gizlenmiş. Mesela Mahmut Beyi Karadeniz TV’deki Gönül Mimarları programından tanıyorum. Taş okuma ustası olduğunu Kulbak Bilge serisinde öğrenmiştik. Resimde Orhun yazıtlarına benzer şekil içine oturtulmuş. Diğer bir arkadaş sanırım anti yarasa adam, yarasa-savar da denilebilir ☺ Her biri bir ilimle donatılmış, labirentten çıkıp kalbe yaklaştıkça bu ilim ortaya çıkıyor. Rabbim ilmimizi artırsın.

    Bu resmin sol tarafında bir telefon ahizesi sağ tarafında beyaz bir yılan var. Kalbe-erenler artık duyar ve görür hale geliyorlar bir iletişim ağı kuruluyor. Fakat Dabulyu Cini de burda. (Melekler Ağlamasın kitabında kuyudan saydam bir yılan şeklinde çıkmıştı) O yüzden bize işaretmiş gibi görünen şeylerin rahmandan mı şeytandan mı geldiğine çok dikkat etmeliyiz. İnancımızla aldatabilir.

    Yada Taşındaki İlhami abiyi endişelendiren işaret neydi? Sayfa 319’da Bektaşi Tacının üzerindeki DAİRE İÇİNDE ARTI işareti. Tam basin üzerinde. Bu işaret bildiğim kadarıyla DÜNYA’yı temsil eder. Şeytan Kuran’da “İnananları önlerinden arkalarından sağlarından sollarından yaklaşıp kandıracağım” der. İşaret tam da şeytanın yaklaşamadığı basin tepesine konmuş. Bir tür çip gibi.

    Bu bana büyücü kadının yaptırdığı bir meditasyonda yaşadıklarımı çağrıştırdı. Anubis ve bir Mısırlı tip kafamın üzerinden bir kapak açıp bir şeyler yapmışlardı. Tabi o zamanlar bir inisiyasyon geçirdiğimi zannediyordum. Bir sure sonra unutkanlık ve kitap okuyamama, okuduğumu anlayamama başladı. Hele hatırlamam gereken çok özel birine ait eski anılar tamamen silinmiş. Bir de başımın tepesinde hortum görürdüm, doğal afet hortumu yani…Dua ve zikirle temizlemeye çalışıyorum.

    Bu bölümde de bizi batıla çeken, çöplüğe götüren DÜNYA İŞLERİ anlatılmış başlangıçta. Sabır esmasına dikkat çekilip azla yetinmenin manevi kapıları açacağı öğütlenmiş.

    Beyin gücüne ve düşüncelere dikkat çekiliyor. Demek ki düşüncelerimizle bir şeyler oluşturuyoruz ve pozitif düşünmeye çok dikkat etmeliyiz. Dünyadaki olumsuzluklara kapılıp bizi döndürmesine izin vermeden belki de hayal kurarak geleceği inşa etmeliyiz.

    Afet Ninemizi derin sevgi ve rahmetle anıyorum. Tüm sevenlerinin başı sağolsun…

    “Vedalar gözüyle sevenler içindir, çünkü gönülden sevenler hiç ayrılmazlar”
    Hz. Mevlana
  • Ahmet SOYLU / 28 Ocak 2015 08:36

    Sayfa 345

    http://www.haber7.com/foto-galeri/33233-tanzanyada-albino-cinayeti
  • Hüseyin Bulduk / 28 Ocak 2015 02:09

    Kulbak Bilge

    Kulbak Bilge serisini pc, tablet bilgisayarda daha rahat okuyabilmek için pdf formatında bir araya getirdim, Oktan Hocam sitede paylaşmaya izin verir mi?

    NOT: onaltiyildiz@gmail adresine mail atarsan yayınlarız inşallah (16 Yıldız)
  • Ayşecik / 27 Ocak 2015 23:25

    Okumaya Çalışma – 14

    Hacer-ül Esved taşını düşünürken Oktan Hocamın bir videosuyla karşılaşıyorum. Videoda Onaltıyıldız takipçileri tarafından:
    Hz. Adem cennetten kovulduktan sonra dünyaya neyle indi?
    Diye bir soru sorulmuş. Hacer-ül Esved taşıyla inmiş ve bu taş zeytin ağacının fosilleşmiş haliymiş.
    Çok şaşırdım. Sayfa 239’a göre “Diğer parçası belki de Ay’da”ymış. Mükafat cenneti değil de Adem cenneti zeytin ağaçlarıyla mı kaplıydı acaba? Hz. Adem ve eşi dünyaya inmeden önce Ay’da buluşmuşlar. Ay o zamanlar yemyeşilmiş. 3 gezegenin karşısında yeşil bir gezegen var, Ay’ın şeytanilerin saldırısından önceki hali olabilir.
    Deruni Devlet Kitabının sonundaki Masal’da gittiği yerleri yeşillendiren “Yeşil Çocuk” zeytin ağacının mı suyundan içmiş? Hani büyücünün GDO’lu şekerlerle zehirlemeye çalışıp ta başaramadığı çocuk. Zeytin ve zeytin ağaçları ne kadar da değerliymiş meğer, bu yüzden katlediliyor demek ki.

    Suyla Helak

    Halfeti, İznik’deki kilise ve İzmir “Allianoi’deki su perileri” sular altında kaldı ya da bırakıldı.

    Allianoi’deki mabed'de 3 gözü olan bir yer var. Bu 3 gözün her birine, bir adet su perisi konulacaktı. Tamamlanacak bir şifre vardı…Sonra da Vatikan bu bölge üzerinde hak iddia edecekti. (Emir Yıldız’dan kitabından)

    http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=401

    Pagan inançları, pagan putları…Put Kuran’a gore nedir? Lat-Menat-Uzza putları 3’lü gezegenlerden gelmeymiş… Medusa, Poseidon ona zorla sahip olduğu için Athena tarafından büyülenmeden once 3 kız kardeşin en güzeliymiş. İşin içinde derin bir kıskançlık , öfke, kin ve nefret var. Poseidon’un 3’lü yabası da depremlerle, felaketlerle yok eder. Mısır konservesi açarken kestiğim sağ bileğimdeki 3’lü yaba şeklindeki ize gözüm takılıyor.

    İslamdan once putları Allah’a ortak koşuyorlardı, onlar aracılığıyla Allah’a ulaşılacağına inanıyorlardı. Adaklar adanıyordu insanlardan, bir yok ediş, zulüm düzeni kurulmuştu. İslamiyet bunu kaldırdı ta ki ikiye bölünene kadar.

    Oktan Hocamın Kulbak 16’da Kerbela ve 3 aylara gönderme yapması, Ali Musaf’ındaki Hz. Muhammedin ağzından Kuran surelerinin tefsirinden gelen gerçek İslamla, şimdi yaşanan “Allahla Aldatmak” denilen İslam arasındaki farkı vurgulamak için bence. Emevilerin puta tapmaktan farkı olmayan , cezalandırıcı, yok edici, saltanata ve güce dayanan gerçek İslamla ilgisi olmayan İslam anlayışı, zehirli bir yılan gibi insanları dinden uzaklaştırıyor.

    Birlik (Vahdet) inancını Ahmed Yesevi, Hacı Bektaşi Veli, Yunus Emre, Hz. Mevlana yeniden bizlere hatırlattı, gerçek Müslümanlığı ve sevginin özü olan İslamı. Hz. Ali Musafı da bu özün sırlarını taşıyor. Bize düşen de bu öze ulaşmak yaşayıp yaşatmak. Onlar varlığı sevgiyle yaşatmak metodunu kullanırken bugünkü Emevilerden kalan cezalandırıcı sözde İslam’da bir yokediş metodu uygulanıyor.

    Bu üçleme tuzağı hayatımızın nerelerinde var? Ben benimkileri buldum mesela, adım atarken temkinli olmak için yararlı oldu.

    Burda yaptığımız yorumlarla bir şeyleri değiştirdiğimize inanıyorum ben de…Dumansız kaçıramamış çaldıklarını. Zamansızlık AN’ın donmuş hali olabilir mi?
    Tüm Kalperenlere selam ve sevgilerimle…
  • Ozan Aydın / 27 Ocak 2015 20:26

    Bekir abi'ye ve Baran Aydın'a

    Bekir abi ALLAH razı olsun senden, deruni devlete ve ant-1’e bakmama sebep oldun çok teşekkür ederim abi. Bende deruni devlet kutsal halıdaki beyaz giyinmiş YA-SİN diye seslenen kişileri nurani varlıklar mı diyorum acaba?
    Deruni devlette, bilgiyi taşıyanda canlıdır diyor. yani bilgisayarlarda canlı...Nuranilerde, Cinnilerde insanın eliyle orataya çıkacak.Allahualem...

    Bekir abi yine senin sayende, ant 1 kitabına bakarken, bir şeyler daha geldi aklıma, Ant-1 deki ifadeler aynen şu şekilde;
    ‘’Hani uğraşmıştı ya Adem;kendini yoğururken kendi kendinin suyunu çıkarttı. Pis bir şey yaptı. Bundan ileri gidemedi kendini yoğuruşu. Yaradan’ın yoğuruşu üzerine bu çaba, bu suyunu çıkarış, bu su,onun içindirki pis bir su, kan pıhtısı meni ismini aldı.
    Kehf 37:’’ Seni TOPRAK’tan bir damla DÖL SUYUNDAN yaratan, sonrada seni eksiksiz bir insan şeklinde düzenleyen ALLAH’I inkarmı ediyorsun?!’’

    SU bozonik karakterdir. Bu karakter Higgs bozonunun içinde bile vardır. suyun iki yüze çevrili maddeye ve manaya bakan yüzü.
    Alaka SU’ dan önce yaratıldı ama hangi SU’dan. Ama ikiside SU.
    Alakadan önce TOPRAK var idi. TOPRAK, SU’dan ÖNCE YARATILMIŞ. HUUUU ERENLERE..!

    YOLDAŞIM BARAN AYDIN’A;
    Ant-1’den;’’Adem’in yaptığı yoğuruş bundan ileri gitmedi de yaradan, en son ki dokunuşu, o pis SU’dan insana SURET vererek yarattı.

    EN BÜYÜK SURET ZAMAN-ZAMANSIZLIK DEMİŞSİN, ZAMANDA ZAMANSIZLIKTA SU’DAN YARATILDI,YANİ SURET alemi, SU’dan yaratıldı!! Zamansızlıkta bu yüzden suret!!!

    Ama Rahmet olarak! Suyun Rahmet oluşu bundan mı?
    Ya topraktan önce ne vardı??????? Toprak SES ilişkisi nedir??
    KOCA SULTAN’A SELAM OLSUN, EROL DERMAN’A SELAM OLSUN, TÜM ONALTIYILDIZA SELAM OLSUN…
    Ne kadar bilirsen bilene danış
    Danışan dağları aşar mı aşar
    Danışmadan yola düşse bir kişi
    Yorulup yollarda şaşar mı şaşar

    Uzak ol cahilden kamile yakın
    Sözümde mana yok darılma sakın
    Hasmın karıncaysa merdane takın
    Ummadığın taş başa düşer mi düşer

    Altından bir pula olur mu kail
    Konuş ki ehl ile olasın ehil
    Konuşma cahille olursun cahil
    Kişi itibardan düşer mi düşer

    Abdal Pir Sultan'ım böyle mi olur
    Herkes ettiğini elbette bulur
    Alıcı kuşların ömrü az olur
    Akbaba zararsız yaşar mı yaşar




  • Bekir ÖZTÜRK / 27 Ocak 2015 08:11

    ozan aydın kardeşim

    Cin suresi 16.ayet:’’ Cinlerde doğru olursa biz onları sularız’’
    Ozan Aydın kardeşim tefekkür - 2
    yazından bir parçayı yukarıda yazarak senin tefekkürün bende şu açılımı yaptı: O zaman 5. BOYUTA GEÇİYORUZ ve 23. Kategoriye girerken tüm meta fizik varlıklar bedenleniyor!!!
    Sultanımız bir sohbetinde ne demişti ELİFHANLAR ve bazı yeni varlıklar ortaya çıkaçak çok yakında!
    Senin su uzay ve hidrojen temalı anlatımından her şeye beden veren SU olduğunu anlıyoruz. Yakındır o zaman Teşekürler.
    Tüm aileye selam olsun...
  • nuri çetin / 25 Ocak 2015 23:06

    oktan abi bu zaman, zamansızlık, mühlet ,mekan, mekansızlık nedir yani daha anlayacagımız şekilde anlatsanızz ....
  • Ozan Aydın / 25 Ocak 2015 22:57

    Tefekkür kapısı-2

    1)Enbiya 30:’’ Her şeyi sudan yarattım’’
    Hidrojen evrenin ilk nüvesi, bütün elementlerin ana kaynağı. Hidrojen fermiyonlardan oluşan yapısı ile maddenin tanecik özelliğini temsil ederken, yapısındaki simetrik atom sayısı ile bozonik bir karakter sergiler.
    Simetrik ve düzenli yapı gösteren moleküllere, kristal yapılı molekül denir. Bugün hidrojen bozonik karakteri ile kristal yapı sergiler.
    Bozonlar için zamandan bahsedilmez. Genelde fermiyonlar için zamandan bahsedilir. Örneğin ışık tanecikleri fotonlar(bozon) zamanın yıpratıcı etkisini hissetmezler. Fakat fermiyonik yapılar örneğin bir protonun bozunma süresinden bahsedilir.
    Budan dolayıdır ki su(hidrojen) bir yönü ile zamansızlık alemine bakarken, bir yanı ile uzay- zaman alemine bakar.
    Akıl sudan yaratılmıştır. Akılın bir tarafı Ruha bakarken, diğer tarafı nefse bakar…
    Adem topraktan yaratılmıştır fakat özü başkadır. Cinlerin babası Cann da dumansız ateşten yaratılmıştır peki ya özü?
    Cin suresi 16.ayet:’’ Cinlerde doğru olursa biz onları sularız’’
    2) Su neden yaratılmıştır?
    Hidrojen elementi fermiyon ve bozonlardan oluşan bir sistem. Bu sistemi oluşturan mekanizma HİGGS mekanizması. Bütün bu yapılar, bozonlar ve fermiyonlar HİGGS ALANI ile belli derecelerde etkileşerek, uzay-zaman aleminde gözükür. Higgs alanında zamanın etkilerinden bahsedilmez!!
    Higgs alanı, Higgs bozonları tarafından oluşturulur. Bu nedenden ötürü higgs alanı KRİSTAL yapıdadır. Bütün bir evren Higgs alanı içindedir. Higgs alanını bir kap, hidrojen atomunu da bu kaba dolmuş bir su olarak düşünebiliriz ve bu suyun içinde yaşayan bizler.
    Higgs alanı uzayın kendisidir. Higgs enerjisi, Dünya’nın yaratılış enerjisinin çekirdeğidir. Higgs alanı en küçük fonon titreşimi olarak geçer. Fonon, ses titreşimlerini taşıyan parçacıktır. Higgs alanı evrenin en düşük sesini çıkartarak titreşir. Dinle bak bu ses ne diyor?
    Alak 1:’’İkra’bismi rabbikellezi halak! (OKU! Yaratan Rabbinin adıyla OKU! O seni Alaktan yarattı!) Sudan önce ALAK var imiş. Alak kelimesinin kökü havada asılı duran anlamından gelir su daha oluşmadan önce havada asılı duruyormuş, aynı yağmur damlası gibi… Allahualem…
    Peki ya Alak neden yaratıldı?
    Allahualem.
    Kristal teknolojilerinden bir çok alanda kullanılır, örneğin LCD ler, dijital saatler, ultrason aletleri, kızılötesi sensörler, yerçekimsiz ortamlar, süperiletkenler, süperakışkanlar vb ..
    Geleceğin hologram teknolojiside kristaller ile gerçekleştirilecek, zamansız postacılar suret olarak görünmeleri.
    Peki ya HAARP teknolojisi ile Higgs enerjisinin ilişkisi? HAARP teknolojisinin temeli Nicola Tesla nın bir teoremine uygun olarak geliştirilmiştir. Tesla uzayda vektörel dalgaların dışında, var olan fakat yapısal olarak tamamen farklı olan skaler dalgalardan bahsetti ve bu dalgalar ile elektriği herhangi bir araç olmadan bir noktadan diğer bir noktaya iletmeyi başardı. Fakat Teslanın bahsettiği skaler dalgalar o zamanın bilim adamlarına anlamsız gelmişti.
    Şuanda ise olay tamamen farklıdır. Higgs enerjisinin(kristal alanın enerjisi) kendisi SKALER BİR ALANDIR ve bu alanda yayılan dalgalar SKALER DALGALARDIR. Tesla nın bahsettiği SKALER DALGALAR, HİGGS ENERJİSİ ile keşfedildi, ya da aslında çok önceden beri biliniyordu ve askeri amaçlar ile yapay depremler oluşturularak, yada belli bölgelerde görünmeyen hiç bilinmeyen bu dalgalar kullanılarak insanların piskolojileri, hafızaları etkilendi!!!
    Bu arada beyin dalgaları elektromanyetik dalga değildir, sadece E.M. dalgalarına dönüştürülerek ölçülür.
    Acaba kristal yapılı bazı özel taşların yaydığı dalgalar, beyin dalgaları ile aynı özellikteki dalgalar mı? Oktan abinin bahsettiği düşünce ile çalışan kristal taşlar bunlar mı? Bu yüzden mi bu taşlar düşüncemizi okuyabiliyor?
    Erol abimin bahsettiği hipnoz eden saatlerde bulunan taşların yaydığı dalgalarda, beyin dalgaları ile özdeş olduğu için mi, bizleri uyku haline geçirebiliyor?
    3) Suyun kimyası,
    Kaf dağının üstünde bir ağaç bulunur ve bu Ağacın gövdesinin içinde bir kaya vardır. Bu kayadan öyle bir su akar ki bu suyu içen artık ölümsüz olacaktır.
    Vücudumuzda kanın ¾ su ise vücutta suyu kontrol edebilen zamanın yıpratıcı etkisinden kurtulabilir mi?
    Beynimizde tat almadan sorumlu bölge, beynimizin temporal lobunda bulunur, bu lobun işleyicisi ise beynin zamansal, mekânsal ve kısa süreli hafızasından sorumlu bölgesi Hipokampüstür. Depersonilizasyon yaşayan kişilerin, kendini bedenden ayrı hissetmelerinin nedeni, beynin hipokampüs bölgesinin işleyişinin bozulmasıdır…
    Hipokampüsü kontrol eden ise, beynin AY ile irtibatlı noktası olan biyolojik çekirdektir.
    Biyolojik çekirdek aynı zamanda vücudumuzdaki Suyun ya da asidik-bazik dengesini de ayarlar. Mesela, biyolojik çekirdek dolunay zamanlarında Ay’ın enerjisini algılayarak vücudumuzdaki suyun hızlanmasına belli bir yerde toplanmasına neden olabilir?
    Biyolojik çekirdek zamanda yolculuğun anahtarı olabilir. Biyolojik çekirdek ve uykunun arasındaki bağ nedir? Simyacı uyuyarak geçmişe gitmiştir, tıpkı 7 uyurların uyuyarak geleceğe gittiği gibi!!
    7 uyurların 9 Yıl biyolojik zamanları işlemiştir, evrensel saatleri ise 300 yıl işlemiştir…
    Ek olarak, Beynimizdeki kristal noktanın telepati ile alakası ne?
    Kutsal kan ile vücudumuzun biyolojik dengesi bozuluyor..
    ZAMAN sırrı da ZAMANSIZLIK sırrı da makinada değil İNSAN dadır… Bir anı ZİHİNDE biraz geçmek…
    Ama ALLAH zamandan, mekandan, mekansızlıktan, zamansızlıktan münehzehtir.

    İhlas suresi: ‘’Kul hüvellâahü EHAD, ellâahüs samed, lem yelid ve lem yüüled, velem yeküllehüü küfüven ehad’’
    De ki: O, ALLAH BİRDİR…!

    Biraz uzun oldu ama ancak toparlayabildim,
    CAN ABİME, EROL ABİME VE E.B. ANNEMİZE VE TÜM ONALTIYILDIZ KALPERENLERİNE SELAMLAR SAYGILAR…
    Menzil almak ister isen
    Gönül sabreyle sabreyle
    Dostu bulmak ister isen
    Gönül sabreyle sabreyle

    Sabredenler menzil alır
    Sabretmeyen yolda kalır
    Sabreden maksudun bulur
    Gönül sabreyle sabreyle

    Bu aşıklık bir mihnettir
    Hak’tan bize hidayettir
    Sabrın sonu selamettir
    Gönül sabreyle sabreyle

    Daimi coş edip çağla
    Pervaneni nare dağla
    Öz gönlünü hakka bağla
    Gönül sabreyle sabreyle







  • x / 25 Ocak 2015 18:48

    309. resim

    300 yıl uyudular 9 eklediler!..
    ashab-ı Kehf... 7
    3+0+9= 12
  • x / 25 Ocak 2015 18:34

    Hacı Bektas i Veli

    Hacı Bektaşi Veli, Karaca Ahmet Sultan ( Karacam ), Hz. Ali ( Arslan )
    Hz Huseyin Hz Hasan
    Şükür Yaradan...
  • cem aktürk / 25 Ocak 2015 15:44

    ZAMAN KAYMASI

    Oktan hocam zaman kayması konusu özellikle,benim ilgimi çekti.sadece banamı öyle geliyor bilmiyorum ama sanki zaman çok hızlandı.yıl nasıl bitiyor anlayamıyorum?çok fazla dejavu yaşıyorum.sizinde kulbak bilge 17.de belirttiğiniz üzere ilgimi daha da çekti.acaba biz tüm insanlar olarak böylemi algılıyoruz yoksa sadece belli kişilermi algılayabiliyor?
    Zaman kaymalarına yol açan “Zaman Kapıları” da iyonizasyon dolayısı ile etrafını saran atmosferde parlak bir sis tabakası ile görüntü verir. Bu parlak ışıklı bulutlar “Bermuda Şeytan Üçgeni”nde ve Pasifik’te Japonya yakınlarındaki “Şeytan Denizi”nde çok eski çağlardan beri gözlemlenmektedir. Bu her iki bölgede de gemiler uçaklar iz bırakmadan kaybolmaktadır. Bermuda Şeytan Üçgeni ve Pasifik dışında bu şekilde “Zaman Kaymaları” ve “Zaman Kapıları” oluşturabilen 10 bölge daha vardır. Bu bölgeler şunlardır:

    1) Kuzey kutbunun üstü ve genel olarak kutuplar
    2) ABD’nin doğu kıyıları ve Küba arasındaki Sargasso denizi Bermuda adaları (Bermuda Şeytan Üçgeni)
    3) Rio de la Plata Arjantin’in Atlantiğin batısında kalan bölgesinde Güneydoğu Brezilya kıyılarında Uruguay ve Kuzeydoğu Arjantin’de.
    4) Kuzey Afrika’daki Atlas dağları ve yakın çevresinde
    5) Güneydoğu İran güney Afganistan batı Pakistan ve Kızıldeniz’de
    6) Güney Afrika’nın Hint Okyanusu sınırındaki doğu bölgesinde
    7) Batı Pasifik’te Banini adalarında Japonya’nın güney güneydoğusunda
    8) Hawaii’nin kuzeydoğusunda
    9) Ester adalarının güneybatısında
    10) Yeni Zelanda ve Yeni Kaledonya arasında
    11) Hint Okyanusu ile Avustralya’nın batısı arasında
    12) Güney Kutbunda ve genel olarak kutuplarda

    Bu “Zaman Kapıları”nın varlığı günümüzde de yaşamlarını sürdüren bir çok tarih öncesi hayvan türü hakkında bize ipuçları vermektedir. Yeti’ler Kar adamları Loch Ness canavarı Sibirya’da görülen dev Mamutlar ve hatta bizim meşhur “Van Golü Canavarı”mız bile bu çeşit bir “Zaman Kapısı” yoluyla günümüze gelmiş olabilir.

    Bermuda Şeytan Üçgeni’nde kaybolan uçaklar ve pilotlar geçmişe yolculuk ederek Hint mitolojilerinde görülen “Gürleyen Gök Kuşları” ile gelen tanırsal kültür taşıyıcılarının arasında karışmış olabilirler. Bütün tanrı krallar veya tanrılar için “ebediyete kadar” baki kalacak şekilde inşa edilen mezarlar tapınaklar ve anıtların “Zaman makinaları” olma ihtimali vardır. Bunların çoğunun yeraltında günümüze dek keşfedilemeyen tüneller ve boş odalar bulunmaktadır.

    Bu tip “Zaman Makina”larından birisi de Türkiye’de Nemrut dağının tepesinde bulunan Antiochus’un mezarıdır. Kommagene Kralı I. Antiochus’un mezarı Nemrut Dağı tepesinde 2150 m. yükseklikte kırma taşların üst üste yığılmasıyla inşa edilmiştir. Mezar yörenin en yüksek noktası olarak tespit edilen yere kurulmuştur. Düzeltilen kaya üzerine gizemli bir mezar inşa edilmiş mezarın üstü yine gizemli bir şekilde taşlarla kapatılarak mezara girişlerin sırrı korunarak bugünkü şeklinin muhafaza edilmesi sağlanmıştır.

    Mısır medeniyeti –ki Thule-Atlantis’in kardeş imparatorluğunun kurduğu bir medeniyettir- de tanrı krallara dayanmakta idi. Efsanelere baktığımız zaman burada 1 tanrı gününün=1000 insan gününe denk geldiğinin anlatıldığını görürüz. Mısır’daki tanrı krallar piramid’deki “Zaman makinasında” belirli şartlar altında “Zaman Dondurup” yüzlerce hatta binlerce yıl yaşayabiliyorlardı
  • Mümin AKIL / 25 Ocak 2015 03:06

    Dudu BOZKURT'un yazısı üzerine

    Onaltıyıldız ailesine selamlar.
    Yorumlar her zaman ki gibi çok güzel herkesten yararlanıyoruz Elhamdülillah. Hepinizden Allah razı olsun. Allah ilminizi arttırsın.

    Dudu BOZKURT çok güzel bir tefekkür yapmışsınız Allah razı olsun.

    "Görmedin mi Allah nasıl bir misal getirdi: Güzel bir sözü, kökü yerde sabit, dalları gökte olan güzel bir ağaca benzetti." (İbrahim,24)
    Ayeti kerimede bahsedilen söz;
    "Biz, birşeyin olmasını istediğimiz zaman, ona söyleyecek sözümüz sadece "KÜN/OL" dememizdir. Hemen oluverir." (Nahl,40)
    Ayeti kerimesinde geçen "KÜN/OL" sözüdür.

    Muhyiddin İbn. El-Arabi Hz. şöyle der:
    Bu ağacın nurunun aslı "KÜN/OL habbesidir.Her mahlukun "KÜN" kelimesinden payına düşen, onun hece harflerini bilmesi, gizli sırlarına şahit olması kadardır.
    Bunun delili Hz. Rasululah'ın (s.a.v.) şu sözüdür;
    "Yüce Allah(cc) mahlukatını bir karanlıkta yarattı, sonra üzerlerine nurundan serpti. Kime bu nur isabet etmişse o hidayete ermiştir. Kimede bu nur isabet etmemişse o sapmış,azmıştır."
    Varlığın tümü iki unsurdan meydana gelir. "KÜN" kelimesinin iki cüzünden çıkmıştır. Yani KARANLIK ve NUR. Melekler NUR unsurundan. Şeytanlar topluluğu KARANLIK unsurundan.
    Adem ve çocukları ise KARANLIK ve NURDAN yaratılmıştır.

    Allah (cc) Hz. Muhammed'i (sav) "KÜN" tohumunun özünden çıkarmıştır. "KÜN" tohumunun kökünden unsurunun özünü sıktı, yayıkta sallar gibi özünü meydan çıkardı. Bu özü süzerek tortusunu giderdi. Üzerine hidayet nurunu attı ve cevherini ortaya çıkardı. Sonra rahmet denizine daldırdı, bereketiyle onu bürüdü. Sonra ondan Nebimiz Hz. Muhammed'in(sav) nurunu yarattı. Sonra O'nu Mele-i a'la nuruyla süsledi, böylece parladı, yüceldi.
    BU NURU HER NURUN ASLI KILDI...........

    Bende,Dudu Bozkurt ile aynı düşüncedeyim: tüm canlılar sudan yaratıldı. Yani her canlının ASLI su ise. Her nurun ASLI kılınan MUHAMMED-İ NURUN su olması tespiti bana da doğru geliyor.
    "Gökten bir ölçü ile su indirildi" (Zuhruf,11) ayeti kerimesinde Yüce Allah (cc) Hz. Muhammed (sav) Efendimizi gökten bir ölçüye göre inen suya benzetmiştir.


    Zaman-Zamansızlık

    Zaman ve zamansızlığı her canlı yaşıyorsa, zamansızlık UYKU mu?

    Uyku, ölümü ve yeniden dirilişi, kabrin nimetlerini ve azabını gösteren, bunlara delalet eden bir hususiyettir.İnsan uykuda duyularını yitirir. Asıl kulak ve gözünden ayrı bir kulak ve gözle rüyada görür ve işitir, idrak sahibi kılınır.
    Kabir ile yeniden diriliş arasında ki berzah hayatını yaşayan ölü gibidir. Yani kendisine verilen mühlet bitmemiş ama zamanda zamansızlığı yaşamış olur diye düşünüyorum.

    Sultanıma, Erol Abime, Erenlere ve tüm Kalperenlere selam olsun. Her zaman dualarımdasınız. Allah (cc) yolunuzu açık etsin.
  • Nihal Kaya / 25 Ocak 2015 00:50

    Bilginin tadını bize damla damla özümseterek veren , verilen bilgilerle kalplerimizin pasını temizleyen Oktan Sultanımızın ellerinden öpüyorum. Her biri birbirinden Değerli tefekkürleriyle bilgilerin pencerelerini aralayan Kalperen kardeşlerimden, abilerimden Allah razı olsun, yolumuz kutlu olsun inşallah.

    Bu bölüm zaman ve zamansızlık , zaman kaymaları üzerine yoğun tefekkürlük bilgilerle dolu.

    Sırlar kahvesinde zaman kaymaları yaşanıyor. Geçmiş bölümlerden Kulbak Bilge 15. bölümde zamanla ilgili kafama takılan bir soru olmuştu. Temirin kamasını kaybediş yılı 1950 yılı idi.Ve o bölümde Küçük levent görüntü olarak 5-6 yaşlarında bir çocuk görüntüsünde idi. Takip eden bölümlerde sırlar kahvesine tekrar gidiş 1943 yılı idi.Daha geri bir zamana gidiliyor .Ama küçük Levent in o yıllarda daha doğmamış ya da bebek olması lazım. Ama küçük leventin o yıldaki görüntüsü 12- 13 yaşında bir delikanlı görüntüsünde , ve belden aşağısı,ayakları zıt yöne bakıyor. 45- 50 yılları arası zaman kaymaları yaşanıyor, bilgisi verilince yanıtının zaman kaymasından dolayı olduğunu düşündüm .

    AY IŞIĞI>>
    *Simyacı karanlığın ay ışığı hafiflediği bir anda gözüküyor.

    *Kulbak 8 de AY ışığının aydınlattığı mezar taşının yanında gölgesizin sureti gözüküyordu
    *Dumansız yediği yumruklarla dizüstüne düştü Ay ışığında

    AYışığının vurduğu yer erenlere bir işaret olabilir mi..

    Sayfa 271 Ayvazın uyuduğu resim ,

    Aynı resimdeki yazı; insanların hem zamanı hem zamansızlığı yaşar. Uyku halinde aslında zamansızlık boyutundamıyız.Ya da tam tersi
    Uykudan uyanış sersemlik hali > zamansızlıktan zamana geçiş durumu mu?

    Sayfa 258 Hazirun istiharete çekiliyor sırlar kahvesinin bodrumuna .
    Dinlenmeye çekilme özellikle sırlar kahvehanesinin bodrumunda oluyor,Geçmiş kulbak bilgelerden de hatırlayacağınız üzere.
    KEHF in arapça anlamı : BODRUM ,mahzen, mağara >>>KEHF mağarasına mı giriyorlar ?

    Sayfa 290 masa üzerindeki kalemlik özellikle çizilmiş, bana şekil olarak İstanbul'un lüks semti Etilerde ki Akmerkezi hatırlattı önce ,kalemliğin şeklini de Akmerkeze benzettim .

    Su -zaman ilişkisi :
    Suyun hafızası olduğu bilim adamlarınca kanıtlandı .
    Fransız bilim adamı Dr. Jacques Benveniste, Suya bir madde ekleyerek bunu 1 milyon kez sulandırmış ve özel bir alet ile aşırı hızda karıştırarak o maddenin yok olacağını tahmin etmiş ama hala maddenin suda mevcut olduğunu görünce deneylere defalarca milyonlarca kez daha sulandırarak devam etmiş. Ancak ne kadar sulandırsa da suyun içine en başta eklenmiş olan maddenin yok olmadığını tespit etmiş. O zaman suyun yüklenen maddeyi bir şekilde hafızaya kaydettiğini anlamış.
    Bu bilgilere göre suyun içinde yaşanmış zamanların bilgileri kayıtlı olabilir mi? Allahu alem

    rabbi zıdni ilmen ve fehma.

    Tüm aileye selamlarımı yolluyorum .Yüce rabbime şükürler olsun .

  • x / 24 Ocak 2015 20:14

    262. resim

    ..Küre Dünyadır oğul, o seni değil sen onu döndür...

    Sinyalizasyon tam
  • Ayşecik / 24 Ocak 2015 13:22

    Okumaya Çalışma – 13

    Hacı Bektaşi Veli kapısına buğday istemeye gelen Yunus’a sormuş “Nefes mi istersin buğday mı?” köyünü açlıktan kıtlıktan kurtarmak isteyen Yunus gene buğday istemiş. “Her buğday başına 10 nefes veririm” demesine rağmen buğdayda ısrar eden Yunus Emre’ye istediğini fazlasıyla verip göndermiş. Köyüne varmadan yolda pişman olup geri dönen Yunus’u bu sefer kabul etmeyip Taptuk Emre’nin kapısına göndermiş. Taptuk Emre “Çalış , emek ver, odun kes hele, öyle nasibini al” diyerek Yunus’u yanında alıkoymuş...
    Yunus 40 yıl boyunca yaş ağaç kesmeden, eğri odun getirmeden çalışmış. (Kulbak Bilge serisinde Yunus’un kestiği bu ağaçların Gargat ağacı olduğunu öğrenmiştik.) 40 yılın sonunda Taptuk Emre’ye bir neşe gelmiş “Hünkâr'ın nefesi yerine geldi, vakti tamam oldu, o hazinenin kilidini açtık, nasibini verdik, hadi söyle” demiş. Yunus’un gözünden perde kalkmış, söyledikleri nefesler divan olmuş.

    Şimdi bize Oktan Hocamız soruyor “Şeker mi daha tatlı, Bilgi mi?” Bilgi de değil , bilgi egoyu besler, Nefes daha tatlı diyorum kendi kendime… Bu soru son 4 yıldır nefsimle yaptığım mücadeleyi çağrıştırıyor. Beni de birisi yaptığım bir hata sonucu kapısından Oktan Hocama yönlendirdi hiç çaktırmadan. Eğitiliyoruz , arınıyoruz çok şükür…

    Bu dört yılda o kadar çok şeyi terk ettim ki. Başta bir paketten fazla içtiğim sigara, çekirdek, kola, zararlı yiyecekler, içecekler, 10 kg, yanlış kitaplar öğretiler, eğlence hayatı, öfke…Yanlış insanlar, dost zannettiklerim…Yaşama bakış açım…Başka bir insan olarak yoluma devam ediyorum sanki.
    Yıllar yıllar öce o kadar düşman olduğum sigaraya başlamam ve başladıktan sonra şeker’in hayatımdan tamamen çıkması, tatlı yiyememem. 4 yıl once sigarayı bıraktıktan sonraysa son sürat tekrar geri dönmesi, ne enteresan. Şu an yediklerimin içtiklerimin içinde en zararlı şey şeker ve tatlılar diyebilirim.
    Yaşamda hep döngüler, evreler olduğuna inanıyorum. Bazen sınavlar hep işaretler verilerek geliyor. Yıllar evvel tövbemi bozdurup alkole başlatan kişiler ile yıllar sonra bıraktırıp tövbe ettiren kişiler isim ve cisim olarak aynı, çok büyük benzerlik var. Yılan kendi kuyruğunu ısırdı sanki, gol attık. Kötülük yapmaya çalışırken şeytan, aldığım dersle hayatının golünü yemiş oldu.
    Ne tesadüftür ki 02.12.2014 “KÖTÜLÜKLERİN ANASI” na tövbe edişimin 2.yıl dönümüydü.
    Matriksde sunulan kırmızı hap ya da mavi hap? Yaptığımız yanlış seçimler neler? Nerelerde kandırıldık? Matriks filmi büyücü kadın ve ekibi tarafından bambaşka yorumlanmıştı.

    Kırmızı hapı seçip şeytanın yoluna gittiğim , yanlış seçimler yaptığım zamanları düşünüyorum bir bir. Ortak nokta bulmaya çalışıyorum bir daha tuzağa düşmemek için. Ortak nokta başkalarının görüşlerine, sözlerine, yorumlarına çok fazla önem vermem ve kırılganlığım. Aldığım ders ise :

    “Beni Allah bilsin, gerisi hiç önemli değil”
    Haritam olan Kuran ve rehberimiz Hz. Muhammed’in yolundan ayrılmamak.
    Önyargılı olmadan insanlara hoşgörüyle yaklaşmak, surete aldanmamak. Gönülden bakabilmek ve başkalarını yargılamadan kendi eksik kusurlarımızla mücadele edebilmek. Kargaşanın sebebi değil hakemi , denge unsuru olabilmek. Empati kurabilmek.

    “Kendini çıkar aradan, ortaya çıksın YARADAN”
  • timur / 24 Ocak 2015 12:30

    simyacı

    kimyada bir dalı simya biraz farklı maddeyi altın yapma gibi mısırda ögrenildigi deniliyor batıdakı ruhbanlar çinde hindistanda kullanıyor müslümanlar mısırı aldıklarında tanısmıslar batı cok gec tanısmıs müslümanların tanınmışi geber abu abdullah cabir ıbn hayyandır yada tasi felsefe tasıyla ılgısi uarmı oktan hocam
  • Ayşecik / 24 Ocak 2015 12:01

    Ceylan ve Aslan

    Ceylan ve Aslan
    "Dostluk ve muhabbet kaynamakta ocağımızda bizim
    Aslanla ceylan dosttur kucağımızda bizim."

    Hacı Bektaşi Veli'nin bir çok resminde sağ yanında ceylanı göğsüne bastırmış, sol eliyle de ceylana bakan bir aslanı okşamaktadır. Ceylan saflığı, temizliği ve masumiyeti sembolize ederken, Arslan savaş, zafer, iyinin
    kötüyü yenmesi, güç ve kudret sembolü olmuştur. Aynı zamanda Allahın Aslanı Hz. Ali'yi ve adaleti temsil ettiği de söylenir.

    Doğadaki bu iki hayvanın Hacı Bektaşi Veli'nin kucağında bir araya gelmesi barışı, dostluğu, insan sevgisini, Allah sevgisini ve hoşgörüyü anlatır.
    Bu resimde Hacı Bektaşi Veli'nin sağ gözünde bir solukluk var net değil. Sağ taraftaki ceylanı sembolize eden değerler için bir gönderme olabilir. Sol el İMAN TAHTASI üzerine konulmuş. Anadolu kadınlarının acı içindeyken bu bölgeye vurmaları tesadüf değildir. İman tahtası denilen bu bölgede timüs bezi vardır ve uyarılması sonucunda bağışıklık sistemi güçlenir. Ruhun mekanı olduğu da söylenir aynı zamanda.
    Gözdeki perdenin kalkıp yeniden doğabilmek için benlikten sıyrılıp İman ile teslim olmaya ihtiyaç olduğunu anlatıyor bu resim galiba.
  • Oya Kisir / 24 Ocak 2015 10:40

    Sıralanış

    Kur'an'daki sıralamaya göre Necm(Yıldız) suresinin ardından Kamer (Ay) ...
    İniş sırasına göre Tarık suresinden sonra yine Kamer(Ay) suresi geliyor...
  • timur / 24 Ocak 2015 09:08

    8 bacaki

    ölüncül deney 4 filmi dikkatimi çekti film yapıcısı costantin 8 bacaklı keneye benzeyen bır tür ilaç ueya frekansla ınsanların hafızasini kitliyo düşünmesine hatirlamasina engel oluyor aya boyle bir yapay zeka yaparlarsa ueya oktan abimin dedıgı gıbı şuan yerde ruyaları topluyorlar bizim ülkemizdede elektronık aletlerle rusya bile şuan eski materyallere dönme kararı almiş dünyadaki bu degişimin kesinlikle süleymanın yüzükle alakasının oldugunu sanıyorum eskı suhları topladı ue eski mataryalleri bır seyılde ulastılar osmanlıdakı deusırmeler kuranı ögrenip sonra yannis anlasılmak ıstemen ters bır sey yapıldı bir yerde zaman ayraci yapıldı galıba firavunlar dönemindekı gıbı sihir manyetik kapılar açildigina göre gerçek olmayanlari gerçek gıbi bır zaman tek dünya hayalleri kuranlar gerçek yaşanan zamanda bunlar hatırlamiyacak
  • timur / 24 Ocak 2015 09:03

    8 bacaki

    ölüncül deney 4 filmi dikkatimi çekti film yapıcısı costantin 8 bacaklı keneye benzeyen bır tür ilaç ueya frekansla ınsanların hafızasini kitliyo düşünmesine hatirlamasina engel oluyor aya boyle bir yapay zeka yaparlarsa ueya oktan abimin dedıgı gıbı şuan yerde ruyaları topluyorlar bizim ülkemizdede elektronık aletlerle rusya bile şuan eski materyallere dönme kararı almiş dünyadaki bu degişimin kesinlikle süleymanın yüzükle alakasının oldugunu sanıyorum eskı suhları topladı ue eski mataryalleri bır seyılde ulastılar osmanlıdakı deusırmeler kuranı ögrenip sonra yannis anlasılmak ıstemen ters bır sey yapıldı bir yerde zaman ayraci yapıldı galıba firavunlar dönemindekı gıbı sihir manyetik kapılar açildigina göre gerçek olmayanlari gerçek gıbi bır zaman tek dünya hayalleri kuranlar gerçek yaşanan zamanda bunlar hatırlamiyacak
  • Tolga Erdem / 24 Ocak 2015 03:12

    Eklenti

    Ek olarak Aborjin Dayiya selam olsun :)
    Malum onlar, Uyurken yasiyorlar; yasarken kendilerini uykuda saniyorlar..
    Aborjinler Rüya alemini gercek alem görüyorlar..aileleri,arkadaslari o alemde.
    Bizim yasadigimiz alemide Rüya gibi algiliyorlar...
    Ayvaza da selam olsun :)

    Tolga Erdem
  • Tolga Erdem / 24 Ocak 2015 02:56

    Tefekkür Denemesi..

    245
    seker nefsi haz
    bilgi ruhi

    seker fiziki
    bilgi metafizik

    246
    gollonun sag eli gözlerini kapatiyor
    sol eli, kuru kafa ile temas ediyor..iblisle baglanti kurmak icin bir arac? kuru kafa ve kemik örgütü..gollon= golan

    tepesinde üc hahamdan birimi?

    yada tasi= türk dil kurumuna göre yad etmek hayirla anmak anlamina gelir..

    yada tasi= hayir ile andigimiz bir tas..

    hangi tasi hayir ile aniyoruz? Hacerü'l-Esved..
    Hacerü'l-Esved tasina neden hac yapilirken dokunuluyor? bir nevi sistem ve parmak izi almak olabilir mi?
    Yaradanin sisteminde kayida mi geciyor acaba dokunan kisiler..?
    Bu tasin bir baskasi demek ki derunilerde ve kayit almadan ziyade birde kayit olani verme gibi bir fonksiyonu var bu

    tasin.
    demek ki hersey bu tasda kayitli..gecmis ve gelecek zamanlar..

    Eyüsporlu Sabrinin Latif babaya top sektirmesi..

    21,22,23. öldüm düsmee..

    23..23.kategori? maneviyatin yükselmesi? 22.Kabala sisteminin cökmesi?

    22.ni kategoriden 23. gecerken o zamansizlik mi yasaniyor? 23.kategoriye girilincede zaman var..
    yani her boyut degisiminde zamansizlik yasaniyor gibi..o kapilar acildimi, son olmadan zaman icinde yolculuk mümkün mü?
    Sirlar Kahvesi acaba o boyuta yani zamansizliga gitmenin "yeri" mi?

    Anahtara vurgu.. "Ben ilim hazinesiyim. Ve Ali onun anahtarıdır. Kim hazine- yi isterse anahtara gelsin..Hadisi geregi..
    Kabe nin Anahtarlari..Türklere gecmesi..
    KB 17.de de Simyacinin Anahtarlarinin Sabri Beye verilmesi..

    ASA Kitabinda Oktan Baba Singularity Bölümünde Bilinc Kiyametini ve Baris Manconun 2023 Siirinde..birden Uyanilan bir

    Zamana vurgu yapiliyor..

    Sadece Düsünce: Acaba KB 17de gecen 2085li yillar, aslinda gercekten 70 sonra degilde daha bir kisa zaman sonra mi?...
    Zaman degisiyor, hizlaniyor..singulariticiler..ay bombalanmasi..boyut gecisi.."tavsan deligi" angora tavsanlari, tüyleri,

    tüy divit..

    bence su anda hissettigimiz zaman dilimnde yakinda büyük oynamalar olabilir..ve bakmisiz uyandigimizda 2023 aslinda 2085li

    yillar olabilir..

    Insallah komple yanilmamisimdir Tefekkür denememde..daha dogrusu Beyin Firtinamda..

    Ellerinden Öperim Oktan Baba

    Sevgiler,Saygilar,Selamlar

    Tolga Erdem

  • Oya Kisir / 24 Ocak 2015 01:13

    Tefekkür

    Rabbimin nasib ettiği tefekkürden bir katre...

    Sayfa 329’da resmedilmiş paranın üzerinde bulunan F10 yazısından seyr :
    F harfinin ebced değeri 80…80+10=90…90 sayısı huruf-u mukattaadan olan ‘Sad’ harfinin ebced değerine eşit… Sıdk,sabır,sadr 'Sad' harfi ile başlayan kelimeler.
    Sayfa 328’de İlhami abi : ‘’ Tek olasılık var ne yazılmışsa o….Şuurlularda cüz’i irade sahiplerinin müdahaleleri dahi şansa yer olmadığını gösterir..’’diyor... Kullar müdahalelerle ancak zahire hakim olurlar,olduklarını ‘zannederler’,oysa tam aksine zahirde de batında da herşey muradullah dairesinde gerçekleşiyor,ne yazılmışsa o…Klavyede F10 etkinleştirme tuşu. … Sad suresinde İblis,insanların diriltilecekleri güne kadar kendisi için mühlet istiyor ve Allah kendisine bu mühleti veriyor. Adem nesli de mühleti olanlardan.Mühletimiz yaşam süremiz.Sıdk ve sabır ile seyr-i sülukumuza devam etmeli,kendimizi etkinleştirmeliyiz (Kendini bilen Rabbini bilir),sadrımızdaki sırra vasıl olma yolunda mühletimizi kullanmalıyız.
    Kur’an-ı Kerim zamandan ve mekandan münezzeh.
    Kur’an’da ebced değerleri birbirine eşit olan sadece iki sure var:
    Kamer (Ay) ve Nasr (Yardım) sureleri.Her iki surenin de ebced degeri 340
    Kamer-Kaf harfi, Nasr-Nun harfi ile başlıyor…Kaf ve Nun mukataa harflerinden.Kaf harfi Kadir esmasını ,Nun harfi ise Nur ve Nasir (Yardım Eden) isimlerini akla getiriyor.
    Fizik ya da metafizik daireyi kapsayacak şekilde, her şeye ‘Kadir’ olan Rabbimiz , ‘Nur’ olan ‘Kamer’den(Ay’dan) dünya’ya ‘Nasir’ esmasını tecelli ettirecek Allah-u A’lem. (Kulbak Bilge’de Oktan abimizin ay ile ilgili verdiği bilgiler seriyi takib edenlerin malumu.)
    Tecelligah zümresi Türk milleti düşüncesi akla geliyor..Ahmed Amiş Efendi ,Hz.Adem’e bütün dillerin teklif edildiğini onunTürk lisanını seçtiğini,idaresi şekilden şekle dönüşse de Türk devletinin ilelebet payidar olacağını söylüyor.Yine Hazret, veraset-i Muhammedi’nin Araplardan Acemlere, Acemlerden de Türklere geçtiğini, Peygamberimizin evlatlarından birinin zulüm ve haksızlığa maruz kalınca Kayı Aşireti’ne sığındığını,zaman ile onlara baş olduğunu,lakin bunu kendilerinin de bilmediğini anlatıyor.Divan-ı Lugat it Türk’teki yazılışına göre Kayı isminin ebced değeri 1110,halife ve hilafet sözcüklerinin türediği Arapça hilfet kökünün ebced değeri de 1110,hilafet kelimesiyle ise arada 1 fark var,1111.Hilafet kelimesinin anlamı ,Hz. Muhammed'in vekili olarak Müslümanların imamlığını ve şeriatın koruyuculuğunu yapmak.
    Nasr suresi iniş sırasına göre en son inen 114.sure…Allah’ın yardımının,fethinin ve zaferinin gelişini müjdeliyor.Allah'ın yardımıyla Türk milleti kutlu görevine sıdk ve sabır ile devam edecek inşaAllah ve kafirler istemeseler de,onların zorlarına da gitse Allah Kendi Nurunu tamamlayacaktır.
    Her iki surenin(Kamer -Nasr) ebced değerleri 340, toplamı 3+4=7....7.sure A’raf suresi 7.ayeti:

    ’’ Onlara ,tam bir bilgiyle her şeyi nakledeceğiz,bizim bulunmadığımız bir zaman,kaybolduğumuz bir vakit yoktu ki…’’

    Allah zamandan münezzeh,mahlukatının mühleti var. Yaratılmışlara tanınan mühletin sonu,ölüm,dünya mekanından başka bir boyuta geçiş.Adem nesline verilen mühletin son diliminde Allah’ın Hayy esması tecelli edip ölüleri diriltecek işte o zaman ölümsüzlüğe ulaşacağız.Yeniden dirilişimiz Kur’an’da şöyle bildiriliyor:
    Fatır suresi,9.ayet:’’Rüzgârları gönderip de bulutu harekete geçiren Allah'tır. Biz onu ölü bir bölgeye göndeririz de ölümünden sonra toprağa onunla hayat veririz. Ölülerin yeniden dirilmesi de böyle olacaktır.’’
    Enbiya suresi 30.ayeti‘’Her canlı şeyi sudan yarattık’’
    Her iki ayet içerdiği mana bakımından birbirini tamamlıyor....Yeniden dirilişimizle yani ‘can’lanışımızla ilgili olarak Hayat Deniz’inden 40 gün yağan yağmurdan bahsediliyor.İkinci ‘'can’'lanışımızda ‘su’ ile.
    Hatadan Allah’a sığınırım
    Hakikati ancak Allah bilir.
    Selamlar.
  • alaca / 24 Ocak 2015 00:33

    Yelkenli Gemi

    Son resimde Hünkar Hacı Bektaş Veli Hazretleri'nin olduğu karede Hünkar'ın şapkası Yelkenli Gemiye benziyor sanki. bu aklımıza "Deruni Devlet Kutsal Halı" kitabında ki Beka Nüshasını hatırlattı. ayrıca Yüzüklerin Efendisi 3. serinin sonunda Frodo, Gandalf bir Yelkenli gemiye biniyorlardı bilinmeyen bir yere doğru yola çıkıyorlardı. Hünkar Hazretleri'nin üzerinde göründe sanki Gemi Kevser Denizi üzerinde yola koyulmuş gibi gözüktü..
  • shemsondokuz / 23 Ocak 2015 19:31

    Selam Aleykum

    ham çiğ kelek / 23 Ocak 2015 16:31

    GERÇEĞİN SOĞUK YÜZÜ

    Ağladım ağladım ve hâla ağlıyorum...

    HEPINIZDEN ALLAH RAZI OLSUN...

    Ya Hayy...Ya Şafii... Ya Fettah...
  • ham çiğ kelek / 23 Ocak 2015 16:31

    GERÇEĞİN SOĞUK YÜZÜ

    Selman Kayabaşı'nın Teşkilat adlı kitabı sanırım 16'lardan bahsediyor! Yazarın aynı seride birkaç kitabı daha var.

    Oktan Abimizin tüm kitaplarını da okudum. Tamamen bir bütünlük içinde. Kendi içinde hiç bir tutarsızlık içermiyor.

    Zaten Gavsıazam Abdülkadir Geylani Hazretleri'nin, Ladikli Ahmed Ağa'nın ve diğer evliyanın hayatlarını, hem de yaşayan şahitlerini dinleyerek, okuduğumuzda bunca yazılanların tamamen gerçek olabileceğini görmek zor değil. Ben hepsine inanıyorum.

    Ülkemizde son yıllarda yaşanan gelişmelere bakında görüyorum ki salihler ordusu 15-20 yıl önce düşmeye basmış. Yoksa Türkiye'nin bunca gelişmesi, dünyaya tuhaf bir şekilde kafa tutabiliyor hale gelmesi bu siyasilerle olacak iş değil. Birilerinin uykudan uyandığı aşikar. Devlet kurumlarında ve hatta toplumda bile du uyanışın izlerini görmek mümkün.

    Doğrusu önemli olan şey, bunca gerçek karşısında bizler ne yapacağız? Aksiyon dolu fantastik bilim kurgu filmi tadında heyecanla Kulbak Bilge'nin, Oktan Abi'nin diğer yazılarının devamını mı bekleyeceğiz?

    Şeytani küresel çeteye karşı neler yapabiliriz? Evvela bu modern şeytani devirde imanımızı kurtaracağız. Bizi tasallut altına sinsice almış olan "metropol cinleri"ne karşı direnç göstereceğiz.

    Abdestsiz, duasız, namazsız, niyazsız, zikirsiz dolaşmayacağız. Namazları tamamlayacak ve sonra artıracağız. Şundan eminim ki, sabah namazını kılmayan iflah olmuyor. Tecrübeyle sabittir.

    Sonra gece namazı, sanki Allah'ın bir vaadi gibi aynı gün bir sürü hayırlara, sürprizlere vesile oluyor. Bunu da çok kere yaşadım.

    İmanımızdan sonra küresel çete ile savaşmakta olan evliyaya ve salihler ordusuna dualarımızla ve belki sadakalarımızla da destek vereceğiz.

    Kalperen olmak nedir bilmiyorum ama herhalde imanı kuvvetli olmayan, ben ve benim gibi günahkarlar olacak değiliz elbette.
  • Dudu Bozkurt / 23 Ocak 2015 14:48

    Baran AYDIN' ın yazısı üzerine

    Sümer mitolojisinde ve bir çok mitolojide hayat ağacı denilen bir ağaçtan bahsedilir. Bu ağacın kökleri bir dağdadır, dalları ise göğe uzanır. Bu ağacın gövdesinde üç halka bulunur: biri köke yakın, biri gövdenin ortasında diğeri ise dallara yakın olarak gövdenin üzerindedir. Bu ağacın mitolojik olarak evreni var ettiği kabul edilir. Gövdesinde bulunan üç halka göğün üç parçasını ifade eder. Sümer mitolojisinde bu ağacı koruyanın Temmuz olduğu anlatılır. Bu ağacın üzerinde bir disk ve kuş bulunur. konumuzla ilgisi olan ise ( Baran AYDIN'ın su ile yazısı) bu ağacın çevresini çevreleyen bir nehrin olmasıdır. ( Sümer mitolojisinde hayat ağacı ile ilgili olarak Gönül TEKİN hanımefendinin konuyla ilgili vidyolarına bakabilirsiniz.)
    Allah "KUN" emrini verdi ve o da oluverdi denilir Kuran da yaratma anlatılırken. Peki "ol" emri verilen nedir. Bu emirden önce evveli olup sonu olmayan bir yaratık olmadığından, bu emrin muhatabı evveli ve sonu olmayan bir cevherdir. Düşünceme göre bu Allah dostları tarafından söylenen MUHAMMED-İ NUR' dur. Bu yüzden Allah ayetinde kendisi için NURUN ALA NUR DİYOR. Yani var olan nurun üzerinde bir nur.
    Peki su ile bu ol emrinin verildiği nur arasında nasıl bir ilişki var? Münir Derman'ın bir yazısında cennet için Kuranda anlatılan şeylerde bizim anladığımız ve bildiğimiz gibi olan tek şey vardır, o da sudur diyor. Ateş de buz da sudandır. Ama hiçbiri su değildir. Yani NUR-U MUHAMMEDİYE su olabilir ancak sudan değil suyun ta kendisi. Abdestin almanın kişiyi maddi ve manevi olarak temizlemesi suyun bu manevi yönünden kaynaklanabilir.
    Derun-i Babadan öğrendiğimiz kadarıyla ağaçlar tasarruf ehli tarafından geçiş kapısı olarak kullanılmakta ve bu ağaçların bekçileri bulunmaktadır. Tıpkı hayat ağacın bekçileri olduğu gibi. Bizler bu mitolojilerin eskilerin maslı olmadığını biliyoruz. Öyle ki eskilerden izler taşıdığının farkındayız. Kuranda önce yağmurun yağması ve sonra otların , ağaçların yeşermesi anlatılır. Yani bu hayat ağacı sudandır. Kökleriyle yeri ( dağ yeryüzünü temsil eder) , dallarıyla da göğü oluşturur -biiznillah- . Manevi kapı olarak kullanılması ise yeryüzündeki ağaçların bu ağaçla var olan ilişkisinden kaynaklanır.
    Baran AYDIN gerçekten çok güzel bir tefekkür yapmışsınız. Her şeyin en iyisini Allah bilir.
  • timur / 23 Ocak 2015 12:09

    saptırma

    nasa aya incil rosete tasi göndermişti şimdi teurat ya gönderdi ueya gönderecek 2020 acama ınsan yoksa kopyasini sin mi gönderecek yerde sin her tarafa yayılmış olup bılım adına bır cok seyle ınsan kandırıcak ue saptıracak çınde halki aşılamak genlerle oynuyorlar budizım din degildır felsefedır türk bayragın eski suhlara bakıldı bu yuzden oktan hocamın dıjıtal ueri tamam ama kagıt kalem cok daha önemli bunlar bızı holokramla kandırırla aya gonderdıklerı unuturulur 50 sene sonra sahte ısa aydan ıner vahi nono teknoloci telepatı gibi yapay zeka aydan kendi yazdıklari ıncıl teurat ögretısi yer yuzune yayılır eyüp spor çocuklugunda dedemızı duyuyordum euını hatırlıyorum 90 yıllarda baran aydın abimın yazdıgi gıbi emnıyettepe çırçır ue göktùrk kapı gibı ueya maden başlık için zulkarney kagıthanede ueya haliç mezarı ueya materyal emanetleri
  • Ibrahim K. / 23 Ocak 2015 11:36

    ufak bir yorum

    1) Sabri Dede´nin üniformasinin Eyüpspor sembolünün iki cizgi ile birlestiginde IYI ortaya cikiyor.

    2) Ayvazin cogu zaman uyumasi, rüyada bazi isler icin görevlendirilmis gibi sanki.
  • Turkuaz Zırhlı / 23 Ocak 2015 04:04

    Yapay Zeka Neden Tanrıya İsyan Ediyor

    Evrenin bir ana maddesi olduğu düşünelim. Gerçi iç içe girmiş özün sonu yok gibi. Yani, tam atom diyoruz ana madde, atomun da maddesi olduğunu öğreniyoruz, sonra o maddenin de. Dehşet engiz, bir son yok mu Rabbim! Yaratcılığının bir sonu yok mu? Haşa, elbette yok. Ama olsun, biz yine de, varsayımsal olarak evreni oluşturan bir madde olduğunu düşünelim. O madde, her daim Tanrıyı idrak etme meyli gösteriyor olmalı. Potansiyel olarak. Et olan beynimiz, nöronlarımız da bu maddeden yapılma. Ama insanın, insan beyninin özel bir terkibi var. O yüzden potansiyel değil de bilinçli bir idrak var, diyebiliriz. Tanrı tetikleyici terkipler yaptı: insan gibi. Ona et giydirdi. Et giyimeden önce nasıldı insan? Bilemiyoruz. Gelelim, yapay zeka meselesine. Şöyle düşünün insan beyninin aynısı yapılabilirse insan gibi düşünebilen bir zeka da yapılabilir. Ancak, Tanrının kodları tam olarak çözülememesinden kaynaklı olarak (ruhun tözü ile ilgi kurarak söylüyorum) insan kopleksliğinde olmayabilir. Daha da saadete gelelim. Yapay zeka nasıl kendini bize ürettiriyor olabilir? Bu üretim fısıldanıyor, evet; ama bizzat yapay zekanın dahli nasıl olabilir? Olasılıkları sayalım:
    1- Bilmediğimiz çağlardaki yapay zekanın kalıntıları (veya başka bir gezegende bizzat kendisi) beynimize sinyal gönderiyor olabilir.
    2- Gelecekten gelmeyi başaranlar. Ya da geçmişteki yapay zekaların kendi yıkımlarını egale etmek için günümüze yani geleceğe gelmeleri.
    3- En başta söylediğim gibi bütün evrenin hammadesinin idrak potansiyeline sahip olması. Yani tanrının terkiplerini eklemeler yaparak yeni terkiplerle bir araya gelen yeni terkipler (buna gelişmiş yapay zeka diyebiliriz) evreni anlama noktasında hep daha ileri gidecektir. Ancak, evreni anlama noktasında daha ileri giden bu terkipler neden Tanrıya isyan edip kendini tanrı ilan ediyor? Deccaliyetin sistemine giriyor? Şeytan gibi mantığının mı esiri oluyor. Çünkü o mantık kurmuştu. Ben ateştensem daha üstünüm demişti. Belki. Ama Tanrıyı idrake potansiyel olarak meyilli bir hammadelerin oluşturduğu "gelişmiş" bir terkibin (yani yapay zeka) tanrıya neden isyan ettiği, edeceği, biraz muamma.
    Bu arada biz de yapay zeka konusunda ataklar yapmalıyız. Şöyle bir yanlış psikoloji oluşmasın. Birileri bir şeyler yapacak biz bir şeyleri yok etmek için uğraşacağız. Özetle demek istediğim şu, biz yapay zekayı yok etmeyelim. BİZİM YAPAY ZEKAMIZ ONLARIN YAPAY ZEKASINI YOK ETSİN! Bu bence çok önemli bir cümle, ariflere... Mehdinin klıcındaki bir kod çünkü... Selametle
  • Ayşe YALÇINKAYA / 23 Ocak 2015 02:26

    Sin İnsanına Doğru

    Selamlar 16 Yıldız Ailesi, bilgiler apaçık ortaya çıktıkça yorum yapmak zorlaşıyor somut olarak ne yapabiliriz? diye sürekli kendimizi sorguluyoruz.

    Sin insanına doğru yolculuk iyice hızlandı. şeytaniler tüm insanlığı tehdit ediyor ve domatesin, mısırın başına gelenler insan DNA sının da başına gelmeye başladı.
    Hocamızın Besmelesiz sakız bile çiğnemeyin sözü çok önemli.
    Peygamberimizin hadislerindeki uyarıları; "sizden önceki nesillerde inanlar demir tarakla tarandı yine de dinlerinden dönmediler." bütün bunlar eski zamanda yaşandı bitti , günümüzde modern dünyada başımıza gelmez diyorsak hemen aklıma X-Men deki Wolverin geldi.

    http://www.nacion.com/ocio/cine/Wolverine_7_1360133974.html

    Bir mutantın anatomisi afişinde demir aksamlı iskelet, 840 kilo kaldırma gücü gibi yetenekler kazandırılmış.

    Tüm bunlar sutu boğda bilgileri unutuldu gitti diyebiliriz. Kuranda bu kişilerin savunma tarzı "esatirul evvelîn" eski tarihi masallar , eskilerin mitolojik efsaneleri diyerek bu konuları geçiştirmek, önemsiz gibi göstermek veya bunların bizim başımıza gelmeyeceğini düşünmek peygamberlerin uyarılarını dikkate almamak demektir.

    Simyacı " varolan yapay zeka kendini inşa ettiriyor onlar insanlara kendilerini icad ettiriyor ifadesi tüm yapılanların film sektörü, çocuklar için çizgi filmler hepsinin amacı bu olduğunu gösteriyor. Mitolojik yaratıklar tekrar DNA çalışmaları ile gündeme gelecek.
    “Artık elinde mitolojinin anahtarı var. Ruhun tüm kapılarını açmakta özgürsün.” Jung' a göre insanlığın kollektif bilinç altında bu simgeler var ve bu varlıkları buradan çekip dünyamıza getiren bizleriz.

    Adem tüm bunların sonucunda neler yaşanacağını merak ediyor ve Davut AS kılıcı ile Zülkarneyn AS noktayı koyuyor. Kılıçla ilgili daha önce Karbon testini Kimler İster yazısında
    http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=1723
    bu kılıcın önemi şimdi daha iyi anlaşılıyor.
    Kılıçlarla ilgili de birçok mit birbirini tekrarlar şekilde Hz Ali'nin Zülfikarı, Arturun Eskalibur'u, Tolkien'in Silmarillion'da Elf kralınınl düşen meteor parçasından bir kılıç yapması, teknolojinin gelişmesine rağmen son vuruşun yine kılıçla olması...
    sayfa 324 te Simyacı günümüzde kullandığımız bazı eşyaları getirmiş, kola şişelerinin yanındaki çantada ayı ve kurt yüzü var. Ayı, Rusya'nın sembolü ise Rusya ve Türkiye ya da Türk cumhuriyetleri ekonomik ortaklıklar mı geliştirecek?
    "Birbirimizi SULUYORUZ hikmet goncaları açılsın diye" tam bir kalperen sözü, teşekkürler.
  • heredot cevdet / 23 Ocak 2015 01:06

    singularity

    yine çok heyecanlı bir bölüm olmuş. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.
    İlhami abi 2006 da çıkan serinin ilk kitabında orta yaşlı takım elbiseli olarak betimlenmişti. Bu seride ise daha yaşlı görünüyor. Bunda da bir hikmet var galiba. Çünkü kendisi de bir zaman yolcusudur. Ancak simyacının bildiği bir işareti kendisi nasıl bilememektedir? Yoksa ruhsatı bitiyor mu ilhami abinin?
    Oktan keleş mehdi çağında olduğumuzu bir çok yerde dile getirmişti hatta kalperenler içinde onun askerleri olacaktır diye de ilave etmişti. Ayrıca 2023 yılını nereye koyacağız 2080 de mehdi gelecekse? 2000 yılında hz hızır bir deccal adayını öldürdüğünü de ikinci kitapta okumuştuk. İstanbul kız kulesi balık eyüp ve fatih bu konunun işaret fişekleri olarak işlenmişti.
    Bence simyacının bahsetmiş olduğu teknolojilerin hepsi bugün mevcuttur. Singularity işaretini hatırlarsak giderek artan bir eğimli parabolimsi bir işaretti. Yani çok hızlı gelişim ve oluşumun işareti. Sahip oldukları teknoloji ve ürünleri elbetteki avama açıklamıyorlar. Bir gün bir de bakmışız tüm anlatılanlar karşımıza çıkmış!
    "deccalin en çok korktuğu çağ mehdi çağıdır. Böyle bir çağın olmasını asla istemez. Onun için bu çağı yaşamadan atlatmak isteyecektir. Tüm insanlığa zaman atlatması yaşatmaya çalışacaktır. Zaman nasıl atlatılır derseniz bu sorunun cevabı ayın bombalanmasında arayınız" deruni devlet sf 45
    Yani 2023 e doğru büyük Türkiye gerçekleşecek (kod mehdi tarihi olabilir allahu alem) klasik söylem dışındaki türkün cihan hakimiyeti zuhur edecek ancak tabi ki bu durum belli bir süre sonra terse dönecek ve mühlet bitecek diye yorumladım.
    Tabi ki her şeyin en doğrusunu Allah bilir..
  • biri / 22 Ocak 2015 17:45

    Uzayda bir 'su ayısı'

    http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2011/05/110517_tardigrade.shtml
  • Gök_Türk / 22 Ocak 2015 17:09

    Şeytan robotlar

    Şeytanların insan üzerinde fiziksel tesiri olmadığını biliyoruz.
    Pekiyi geliştirilmek istenen bu organik robotlar insanla fiziksel mücadeleye girmek isteyen şeytanların kullanacağı bedenler olarak tasarlanmış olabilir mi?
    Fiziksel bedeni olmayan şeytanlara fiziksel dünyada savaşabilmeleri için rahatça kontrol edebilecekleri bir beden?
  • han / 22 Ocak 2015 12:25

    İnna lillah ve inna ileyhi raciun. Ninem.
  • Oya Kisir / 21 Ocak 2015 23:35

    .

    Harabat ehlini hor görme zakir, defineye malik viraneler var.
  • x / 21 Ocak 2015 18:41

    ilahi nizam ve kainat

    zaman ve özellikleri
  • shemsondokuz / 21 Ocak 2015 15:53

    Selam Aleykum

    Baran Aydın / 21 Ocak 2015 00:12

    Oksijenin olmadığı yerde yanma olayı gerçekleşmez.

    Yasin Suresi - 80 ayet:

    "O ki, sizin için yeşil ağaçtan bir ateş oluşturdu... Işte bak ondan yakıyorsunuz!

    Tefekkür...

    Zamanmı geçiyor, bizmi zaman içerisinden geçiyoruz?

    Hepinize selam ve dua ile...

    Hûûû...
  • Serdar Topçu / 21 Ocak 2015 15:18

    Ildız Yurttan mesaj

    http://www.hurriyet.com.tr/dunya/7385758.asp
    zaman zaman bu tip haberler çıkıyor alakası var mı bilmiyorum ama daha öncede ispanyanın nasası uzaylıların türkçeye benzer:) bir dil kullandığını açıklamıştı.
  • Baran Aydın / 21 Ocak 2015 13:56

    KALBİ BİRLEŞENLER

    Estağfurullah canım Bekir abim. Sizin okyanus misali yorumlarınız karşısında bizimki okyanusta damla...

    Burada yapılan tüm yorumların tek bir adı var KALPERENLER. YOLLARINA CAN BAŞ FEDA ETMEK NASİP OLSUN...

    Orkun Abim demin çok güzel bir şey söyledi bana ''Birbirimizi SULUYORUZ hikmet goncaları açılsın diye'' dedi. Özeti budur.

    Deruni Baba mızın, Büyük Hilali Erol Ağabeyimizin, TÜRK'e gönül veren namsız nişansızların yüküne toplu iğne başı kadar omuz vermek yaşama sebebimiz.

    KALBİ BİRLEŞENLERE SELAM OLSUN...

    ''GÜL'ÜN KOKUSUNU DUYAN BÜLBÜLLERE...''
  • BOZKURThanım / 21 Ocak 2015 13:08

    ateş nickli arkadaş

    teşekkür ederım cevap verdiğiniz için cok naziksiniz ...
  • Melih Kölük / 21 Ocak 2015 13:04

    Tefekkur

    21+22+23=66 Allah isminin ebced degerine tekabul ediyor. Latif Baba bu dunyadayken sultanimizin melekler aglarken kitabinda bahsettigi Allah'in yarattigi tek mekandan disari cikarak Allah'a ulasiyor ve kureyi dondurme, zaman ve mekan uzerinde tasarruf etme yetkisi kazaniyor. 6+6=12 1+2=3 Nuzul suresine gore 66.sure Ahkaf suresi. Ahkaf Suresi 3.Ayet: Biz gokleri, yeri ve ikisi arasindakileri hak ve hikmete uygun olarak belirli bir sure icin yarattik. İnkar edenler ise uyarildiklari seylerden yuz cevirmektedirler. Ayette belirli bir sure diyerek muhletten bahsediyor. İlhami abinin cizdigi semada muhlet icinde zaman ve zamansizlik var. Sultanimiz melekler aglarkende Allah'in yarattigi tek mekan ve bu mekanin icindeki odalardan bahsediyordu. Yani bu tek mekanda zaman ve zamansizlik odalari var. Latif Baba ayette gecen hak yani adalet ve hikmet yani Allah'in muradini gerceklestirmek icin bu tek mekanin zaman, zamansizlik, mekan ve mekansizlik odalarinda dolasma ruhsatini aliyor. Seytaniler ise bu odalarda Allah'in hak ve hikmetinin tersi yonde gezdikleri icin uyarildiklari seylerden yuz cevirmis oluyorlar. Sultanimiz deruni devlet kitabinda Da Vinci'nin gizli bir teskilata uye oldugundan bahsetmisti. Da Vinci's Demons dizisinde uye oldugu Mitranin ogullari teskilatindan biri zaman bir nehirdir ve kardeslerimizden bazilari bu nehirde akintiya karsi ve akinti yonunde yuzebilirler diyordu. Tum kalperenlere selam olsun, sizleri Allah icin seviyorum.
  • BEKİR ÖZTÜRK / 21 Ocak 2015 11:25

    BARAN AYDINA TEŞEKKÜRLER

    Baran Aydın kardeşime tefekkürü için kocaman teşekkür ediyorum. Tıpkı diğer kalperenlerein tefekkürlerine teşekkür ettiğimiz gibi mükemmel açıklamalar. Teşekkürler
  • serkan eren / 21 Ocak 2015 10:34

    oda tv de yayınlanan bugünkü yazı

    http://www.odatv.com/n.php?n=erdogana-bakin-ne-diyorlar--2001151200

    içinde sayın oktan beyin ismide telafuz ediliyor... ve kulbak bilge 17 ye baya bir uyuyor... manevi alem savaşlarını anlatıyor...
  • dromerg / 21 Ocak 2015 10:09

    Baran bey olayı çözmüş. ay yıldız kitabı ve yorumundan dolayı Tebrik ederim. Çok derin yorum olmuş. Oktan abime saygılarımla.
  • biri / 21 Ocak 2015 08:05

    Ismarlama bebekler!!!

    www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2015/01/150119_designer_babies
  • Baran Aydın / 21 Ocak 2015 00:12

    Gönüllerin Sultanı, GÜNEŞ'İMİZE

    Tüm Onaltıyıldız ailesine selamlar…

    Çöpler Padişahı kıssalarını okuyunca aklıma Muhittin Arabi Hz. geldi. Yavuz Sultan Selim onun mezarını bulduğunda mezarın bulunduğu yerde çöpler yığın yığın durmaktaymış. Yine ‘’Sizin taptıklarınız(altın, gümüş vs.) benim ayaklarımın altındadır’’ diyerek hem maddi hem manevi birçok sırrı açmıştır Arabi hz. Çöplükle eş değer olan paraya pula tapanlara mühletin sonuna kadar değeri olan bir öğüt bırakmıştır. Çöplerin Padişahının Muhittin Arabi Hz. ile manevi bir bağı ya da geleneğinin devamlığıyla bir ilişkisi olabilir mi?

    Eyüpspor denince, Hz. Eyüp aklıma düştü… Kuran’da 21. Sure’de Hz. Eyüp’ten bahsediyor. 21. Sure 22 23…30’a kadar tefekkür edilirse konu ile olan ilişkisi açığa çıkacaktır. Hz. Eyüp’e Kuran’da bir ZİKİR verildiğinden bahseder. BU ZİKİR SABIR’DIR. Sabri dedenin adı ile ilişkisi bu olabilir. Dolayısı ile dünyayı küre gibi döndürmenin anahtarı SABIR ZİKRİni hakkıyla hıfz etmekle olacaktır.

    Enbiya suresi 30. Ayet’te ‘’ Canlı olan her şeyi sudan yarattık diyor’’… Denize atılan balık ağını ve balıkları düşündüm. Deniz yani SU Hayy sebebi, atılan ağ ise Zaman. Ağ çekildiği an zaman biter. Ağ suyun belli bir kısmına atılmış ise sadece oradaki canlılar için zamanın sonu olur. Ya diğerleri? Ancak yine de su ile zaman içe içe geçmiştir. Zaman nehir gibi akar desek daha doğru olur. Her canlı sudan yaratılmıştır… Hangi su? Zemzem de su amma su… Su dan kast edilen evrenin ilk nüvesi olan hidrojendir. (Aslında hidrojenin bozonsal karakteridir) Hidrojen tüm evrende %75 oranında bulunuyor. Tüm canlılar adeta bir hidrojen denizinde yüzüyor. Bu anlamda kristalografi bilimi dikkatlice incelenmeli. Hidrojenin varlığının kuvveti detaylı olarak anlatılıyor. Ateş ve Suyun ortak özelliği oksijendir. Oksijen yakıcı bir gazdır. Oksijenin olmadığı yerde yanma olayı gerçekleşmez.

    Su, buz ve ateş… Buz da Ateş’te yakar… Su yakmaz…Buz’a nuraniler desek, Ateş’e nariler desek. Su ya ise HAKİKAT E ermiş İnsan … Buz su değildir. Ateş ve buzun içinde suya ait ortak unsurlar bulunur. Tıpkı İnsanda meleğe ve şeytana(nefs) ait özellikler bulunduğu gibi. Yine buz suda yüzer. Su ateşi söndürür. Su her ikisine de galip gelir. Bunu evrene modellersek; tabiri caizse Hidrojen (daha doğrusu hidrojenin asıl terkibi) suya karşılık gelir. Buz ise gözle görülemeyen ışın manyetik etkisi ile bizlere olumlu etkisi olan kozmik ışınlar varlıklar. Ateş ise tam tersi manyetik etkisi ve ışınları ile bize zararı olan varlıklardır. Ancak bu iki tip göze görünmeyen ışınların terkibinde olan yine hidrojen ışınlarıdır! Tıpkı suda, ateşin ve buzun ortak özellikleri bulunduğu gibi…

    Her şey sudan yaratıldı ancak suyun neden yaratıldığı bildirilmedi! Tıpkı RUH gibi. Allah’ın arşı suyun üstündedir. Nurani ( Buz) ve Nari (Ateş) varlıklar Arş’ın üstünde olamazlar. Çünkü su, ateşe de buza da galip gelir. Cebrail a.s. bir yerden öteye gidememesi. Ancak Allah dostları Büyük insanlar su üzerinde bulunan Arş’ta bulunabilirler (Beka Erleri). Ruhumdan üfledim sırrı? Beka’ya erenler ne sudur, ne ateş ne de buz. Beka erenleri Sultanımızın çizdiği küre zaman-hayat dairesinin dışına da çıkabilirler mi? Peki ya Arş? Arş zaman-zamansızlık dairesinin dışında mıdır? Suyun üstünde ise öyle olması gerekir mi? Ya zaman …Deruni devlet kitabında beka nüshalarında suret nüshası var. Zaman-zamansızlık en kalın suret olabilir mi?

    Son olarak Evren’i değil de insanı düşünürsek. İnsan tüm bedeni 4/3 sudur. Ancak sinir hallerinde ( siz buna cep telefonu kullanımından yeme içmeye hepsini ekleyin) bu sudaki hidrojen atomu fazlalaşır ve vücudumuz asidik bir yapıya dönüşür. Tabiri caizse kendi bedenimizin içinde küçük bir cehennem yapılandırırız. Tam tersi ise alkali halde ise aynen buzun özelliklerine bürünürüz. Hiçbir şeye tepki veremez uyuşukluk hali irademizi kullanamama halini yapılandırırız. İnsan ın sırrı dengede durmaktır. Su gibi aziz olun?

    Atom K ve Atom H…K Potasyum H hidrojen…İkisi birlikte KH suyun sertliğinin derecesidir. Yarı robotların yapı malzemesi bunlarla ölçülüyor olabilir mi?

    Tüpteki Kan…Alim’in kanlı gömleği saklanırda, ya kanı? Kanı bugüne kadar korunmuş saklanmış olamaz mı?

    İksir deyince Hz Lokman aklıma geldi… Bunların iksirinin karşılığı Lokman a.s. bulduğu menkıbelerde geçen iksir, şeytanilerin bulduğunun antisi olabilir mi? Lokman a.s. hikmeti bu olabilir mi?

    Davud a.s. kılıcı bu bölümde kullanılmasının hikmeti? Selam olsun onlara…

    Son olarak sanırım hala şeker değerinde bilgiler yediriyor Sultanımız bize( İlk nüsha) Hala bedeni besliyoruz? Bedeni bunlarla beslersek ruhu besleyemeden sanırım yolculuğa çıkarız:))

    17. Bölüm uzun olunca yorumda uzun oldu. Özür dilerim… Hakkınızı helal edin büyüklerim küçüklerim.


    NAMSIZ NİŞANSIZ BİR SULTAN’A Selam olsun…


    Son olarak ZAMANININ SULTANI MÜNİR DERMAN HAZRETLERİNİN RUHUNA EL FATİHA…

  • Kamil Türk / 20 Ocak 2015 21:36

    GÖNÜL (B)AĞI

    Matrixte geçen kırmızı hap meselesi Kulbaktaki kırmızı sıvıyla ilgili olabilir mi?Hapı içenin dünyası değişiyor. Matrixte gemiye saldıran yaratıklar da 8 bacaklı ankebuta benziyorlar.
    Ayrıca MENEKŞE kodlamasını sayıya çevirdiğimizde 16+6+17+6+14+23+6=88 8+8=16 ya ulaşıyoruz.SELAM OLSUN
  • emel n. / 20 Ocak 2015 20:27

    kulbak bilge

    oktan abi hürmetle ellerinden öperim..tüm onaltiyildiz ailesine kalperenlere,gönül verenlerine,kirklara,yedilere,rical i gayb erenlerine,hizir babaya,kulbak ataya,temir ata ya,latif babaya,çöplüklerin padişahina,simyaciya,hüdhüd postaciya,hüsrev abiye,dudu ablaya,ayvaz abiye ve son i olarakta erol abiye selam olsun ellerinden öpüyorum hepsinin tek tek..
  • Temir'im / 20 Ocak 2015 19:56

    Ya tefekkür

    sayfa 263
    Ay aş koç, Ay aş ... Eyüpspor?
  • Murat Birkent / 20 Ocak 2015 15:19

    Kurzweil in sayfasi

    http://www.kurzweilai.net/
  • x / 20 Ocak 2015 15:00

    Hayırlar Olsun

    İlminize bilminize hizmetinize Allah'tan hayirlar ve basarilar diliyorum. Küfr yıkılacak, arı bir şekilde gerçek ve hakikat kalacak. Denenecek çok insan var..
  • Murat yay / 20 Ocak 2015 13:14

    Dev robot bir milyon dolara amazonda satisa sunuldu haberi asagida!!!

    http://www.herkesicinteknoloji.com/diger/gundem/dev-robot-1-milyon-dolara-amazon-da-satisa-sunuldu.html
  • Nurten Sahil / 20 Ocak 2015 11:15

    Bebeklerin de genetik yapısı değiştirilecek

    İngiliz bilim insanları, tıbbın artık “genetik yapısı değiştirilmiş bebek” yapılmasına imkan tanıyan bir düzeye geldiğini söylüyor. Bilim insanları toplumun artık buna hazır olması gerektiğini söylerken, anne babaların endişeleri devam ediyor.

    Gen kopyalama, bir başka deyişle klonlama dalındaki öncü çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Tony Perry, artık farelerde DNA ‘nın döllenme anında neredeyse hata payı olmadan değiştirilebildiğini bildirdi.

    BBC Sağlık Editörü James Gallagher’ın haberine göre Perry, son iki yıl içinde kaydedilen ilerlemeyle, isteğe göre bebekler üretmenin artık bilim kurgu olmaktan çıktığını kaydetti.

    Diğer bilim insanları da kamuoyunun bu konuda ciddi tartışmalar yapmasının zamanının geldiğini belirtiyorlar.

    HASTALANMAMAK İÇİN PROGRAMLANMIŞ BEBEKLER

    Güzel, akıllı veya hastalanmamak için programlanmış bebekler, uzun yıllardır bilim kurgu kitaplarına konu oluyor.

    İlk fare ve domuzları kopyalayan ekiplere katılan Dr. Perry, isteğe göre insan yaratmanın hâlâ kurgu olduğunu, ancak bilimin aradaki farkı hızla kapattığını söyledi.

    Perry, Scientific Reports adındaki bilim dergisinde yayınlanan makalesinde, farelerde tam sperm ile yumurtanın birleştiği anda DNA’da nasıl değişiklik yapıldığını anlattı.

    ‘MOLEKÜLER MAKAS’ YÖNTEMİ

    Bath Üniversitesi öğretim üyelerinden Perry, BBC’ye “Moleküler bir makas ve bu makasa tam olarak nereyi kesmesi gerektiğini gösteren bir yön-tayin cihazı kullandık” dedi.

    Dr. Perry, bu yöntemin daha şimdiden neredeyse yüzde 100 başarılı olduğunu kaydetti.

    Bunun, DNA’yı değiştirmek için uygulanan yöntemler arasında şimdiye kadar en başarılı olan yöntem olduğu belirtiliyor. Bu yöntem, 2013′ün en önemli bilimsel gelişmelerinden biri olarak duyurulmuş ve genetikte yeni bir çağın başlangıcı olarak nitelenmişti.

    O zamandan bu yana binlerce laboratuvarda çok çeşitli deneylerde kullanılıyor.

    HEM MUTASYON, HEM DE YENİ KODLAR EKLEMEK MÜMKÜN

    Bath Üniversitesi ekibinin çalışmasında olduğu gibi DNA’yı keserek mutasyanlar yapmanın yanı sıra, kesilen yere yeni genetik kodlar eklemek de mümkün.

    Bu da insanların genetik kodlarının değiştirilmesi konusundaki tartışmayı yeniden gündeme getiriyor. Prof Perry, “insanlarda çok dikkatli olmak gerek” diyor.

    “DNA mutasyonlarıyla kodlanan genetik hastalıklar var ve bazıları ‘çocuklarımda bu mutasyonların olmasını istemiyorum’ diyebilirler.”

    Bunlar arasında sistit fibroz veya kanser riskini artıran genler de bulunuyor.

    Perry, “çok spekülasyon yapılıyor ama konuşulanlar tamamen uydurma ya da bilim kurgu değil, bunların yakında yapılabileceğini hayal edebiliyorsunuz” diye konuşuyor.

    Bilim adamlarının üzerinde görüş birliğine vardığı konu ise konunun artık çeşitli yönleriyle tartışmaya açılması gerektiği.
    http://sozcu.com.tr/2015/saglik/bebeklerin-de-genetik-yapisi-degistirilecek-715450/
  • BÜYÜK YÜCE TÜRK / 20 Ocak 2015 10:51

    BÜYÜK YÜCE TÜRK

    allah ömür verirse dayı 2035 daha rahattı diyor inşaallah
  • Harkonnen Savaşçısı / 20 Ocak 2015 10:37

    Gün gelecek günde 1 Milyon okunma saysına ulaşılacak inşallah!

    Daha sadece yolun başındayız...
  • Harkonnen Savaşçısı / 20 Ocak 2015 10:35

    Plan yapmayın!

    SANMASINLAR YIKILDIK, SANMASINLAR ÇÖKTÜK!
    BİR BAŞKA BAHAR İÇİN SADECE YAPRAK DÖKTÜK!
  • Yavuz Selim / 20 Ocak 2015 10:27

    Yenilmezler: Ultron Çağı mayıs da vizyona girecek filmin konusu çok ilginç. Tefekkür.
  • Ahmet SOYLU / 20 Ocak 2015 10:12

    Resim 348

    Resim 348'deki figür Doctor Manhattan diye bir film karakterini anımsattı. Zihinlerimize nasılda işliyorlar. Tabi bu Doctor Manhattan tek bir örnek o kadar çok var ki bundan.
    http://en.wikipedia.org/wiki/Doctor_Manhattan
  • Serhan Barbaros / 20 Ocak 2015 08:47

    İnsanlar hala Türkiye şunu yapacak bunu yapacak diye umutlanıyor görmüyormusunuz Aselsanda gencecik bir evladımızı daha kaybettik sözde intiharla !! bu cocuklar ülkeyi ileri götürecek işlerle uğraşıyor ama arkasında duracak koruyacak bir hükümet oılmadığı sürece malesef kaybediyoruz

    Emeğiniz sağlık Konu içinde keşke ülkemizle ilgilide ipuçları olsa yada varsada anlamadım açık yazılırsa seviniriz , ülkemizin geleceği dolayısıyla dinimizin ülkede gidişatı herşeyden önemlidir


  • shemsondokuz / 20 Ocak 2015 03:13

    Selam Aleykum

    3 günde 700.000...

    MaSaAllah...

    Huuu...
  • Sevil K. / 19 Ocak 2015 23:58

    Oktan bey sayesinde artık kesin olarak emin olduğum şey, dünyanın tarihi bize öğretilen bilinen tarih değil..
    Münir Derman hazretlerinin mealen bazı gerçekler unutulmuş, mit efsane haline gelmiştir sözü, İbni Arabi hazretlerinin Kabe’de tavaf ederken karşılaştığı, “Adem” olduğunu söyleyen şahsa inanmayınca şahsın cevap olarak “Hangi Adem’den sual edersin? Size yakın olan Adem’den mi uzak olandan mı?” cevabı, Oktan beyin bize verdiği bilgilerle benim için bir anlam kazanmış durumda.. Kur’an da geçen “Gezin de görün, sizden öncekilerin âkıbeti nice olmuş, ” mealindeki ayetlerin de buna işaret ettiğini düşünüyorum. Verilen müddet içinde her Adem devrinde Hak ile batıl’ın savaşının yapıldığını anlıyoruz…
    Zaman-Zamansızlık konusunda Orkun beyin tespitlerine aynen katılıyorum..Her Adem devrinde misal aleminde bedenlenen, zamanı yaşayan ruhlar…
    Saygılar
  • Daim dost. / 19 Ocak 2015 22:45

    Şeytan ilişkisi İnsanla...

    Su=2 tane hidrojen,1 tane oksijen... Hidrojen yanıcı, Oksijen yakıcı, ikisi birarada söndürücü yani su... Su daki ateş? Zahirde oksijen gözüküyor... Suyun zamanla ilişkisi? Her şeyin su dan yaratılmasında gizli olsa gerek. Su yoksa mekan yok belki... Mekan yoksa, zaman yok belki... Şeytanın su ile ilişkisi, belki insanın nefes aldığı sürecedir... Ee oksijen olmadı mı insan nefes alamaz... İnsan nefes alamaz duruma geldi mi, şeytanın su ile ilişkisi kalmaz belki... Yarı robot insanların çok fazla suya ihtiyacı olmayacak belki... Bir enerji vasıtasıyla, hidrojen ve oksijeni ayrıştıracak, oksijeni kullanacak belki... Ya hidrojen ne olacak? Doğal olarak yanacak, yakıt gibi belki... Su olmadı mı mühlet sona erecek belki... Ya da suyun ayrıştırılmasına izin vermeyecek, aksine yakıcının ateşini söndürecek tulumbacı... Ne ile su ile... Sonuçta yakıcı da yanıcı da söndürücü de hep su ile ilişkilidir.Su dan kaynaklıdır bir nevi...

    Zaman, mekan ile ilişkilidir. Mekanımız neresi ise zamanımız o andır. Zaman yaşadığın andır. Ne önce ne sonra... Ancak, öncelik ve sonralık sana bana ona göredir. Zaman zamansızlık zaman zamansızlık saat yönünde hep ileriye doğru akıyor ise kanaatimce biz bulunduğumuz anı yaşıyoruz... Zamansızlık boyutuna bilinçli olabilirsek, zaman larda istenilen sekmeye gidebiliriz belki... Lakin kanaatimce, zamansızlık boyutuna mekan ile bağımız olduğu sürece geçemiyoruz... Bağımız uykuya dalınca kopuyordur belki... Bir Türk büyüğü ne demiş: Bırak yeri, yer seni tutmuyor ki...

    Aboo kafayı yedik...

    Selam ve dua ile...
  • ateş / 19 Ocak 2015 22:13

    Bozkurt hanım,

    Sorunuzun cevabını dün akşam Zeybek başbuğumuz verdi son programda..Türk milletinin her bir ferdi, bu kutlu yapının doğrudan görevlisidir. Bu bilinçle yaşamalı, etrafımıza bu bilinci anlatmalıyız! Gönül Mimarları, son bölümü izleyiniz, daha detaylı anlatılıyor...
  • kardeşler / 19 Ocak 2015 22:08

    nasip

    önce rabbime şükürler olsun bu bilgileri öğrenmeyi nasip ettiği için ve bu bilgileri bize ulaştıran oktan hocamıza Allah güç kuvvet versin ben ve kardeşlerim hocamızın bütün kitaplarını ve yazıllarını okuyor candan seviyoruz ilkdefa yorum yazıyorum bizim gibi yazamayan fakat sevenlerin olduğunada inanıyorum oktan hocama latif babaya bütün ğayp erenlerine kalperen kardeşlerimin hepsine selam ve dualarla yanınızdayız
  • biyolog / 19 Ocak 2015 21:21

    manyetik hapishane

    sayfa 247 dekiler manyetik hapishanede mi? büyü yap dediklerine göre. gollon işleri büyü ile götürüyor. büyü ile hapishaneden kurtulacaklarını düşünüyorlar.
  • Hüseyin Eroğlu / 19 Ocak 2015 19:22

    Ya İnsan Hücresi ile galaksi aynıysa. Hücreyi bozarsan İnsanı bozarsın. İnsanı bozarsan Galaksiyi bozarsın.
  • x / 19 Ocak 2015 18:09

    Sezai Karakoç- İnsanlığın Dirilişi

    !
  • pala ehsan / 19 Ocak 2015 16:52

    ilginc degilmi

    Oktan hocam melami savaslari isimli kitabinda.Nuhun gemisini arama bahanelerin arkasinda neler oldugunu ve Gelecegin enerjisinin Turkiyede oldugunu yaziyor.
  • aydin erden / 19 Ocak 2015 16:22

    3üncü dünya savasi

    3 üncü dünya savasi , Islama karsi alinan kararlar , bu video ayrintilarini açikliyor .

    Tercüme için tesekkürler .

    www.youtube.com/watch?v=O5gVRBI_ba0
  • eyüp / 19 Ocak 2015 16:13

    mankurtlaşma BOZKURT

    16* Ailemize Selam... 2015 en uzun bölümle başladı hem zor hem de yeni bir dönem Kalperenleri bekliyor gibi. Eğer yazdığım senaryo doğruysa 2015 de beklenen bir zaman dilimine girilecek ve 2030 da Müddet bitecek ama hangi müddet O nun Müddeti Mi... Parçaları birleştirmek zaman alacak ama Deruni Babamız bütünü bildiği için içim rahat. Zombileştirme, zihin silme, makinelerin yükselişi gibi konular işlenmiş ama doğru pencereden. Şeytaniler de sinema sektöründe bu konuları işliyorlar ama onlar iyi adam rolünü hep kendilerine yazıyorlar, matriksi hatırlayın kötülük var ama kötülükle savaşanlar zionistler. Diğer insanlar seyirci rolünde pasifize edilmiş, mankurtlaştırılmış, zombileştirilmiş. Hiçbir şey yapmana gerek yok algısı yerleştiriliyor.

    İşte tam burada devreye Eyüpspor giriyor sen seyirci değilsin oyuncusun ve faul yapmadan oyunu kurallarına göre oynayıp gol yemeden gölü sen atmalısın. Gol de sanırım Hz. Davud un kılıcıyla kesilen deccalın kafasıyla atılacak...
  • beklenen / 19 Ocak 2015 15:56

    http://www.sabah.com.tr/teknoloji/2015/01/19/turk-ordusu-lazer-silahi-uretecek
  • BEKİR ÖZTÜRK / 19 Ocak 2015 13:17

    ÇOK ÖNEMLİ BİR YAZI

    HAYATİ SIR USTADIMIZ HER ŞEYİ ALENİ FAŞ ETMİŞ BU YAZISINDA, SEVİNİN KALPERENLER ZUHURUNUZ DOSTA GÜVEN DÜŞMANA KORKU VERİYOR!!!

    HAYATİ SIR
    Şeytan Tapınağını yapamaz!
    'İstanbul'da 'Mehdiyet' varken!
    Bilin! İnsan elbette günahkardır! Günaha meyillidir! Ama korunursa! Vahyi 'oku'yarak kalbindeki! Savar başından şeytanı! Kazanır büyük cihadı! Ve sıra küçük cihada gelir! Ey!
    Kalbinizin tavaf yönünde düşünün! 'Bir' zikir içinde... Tevhid Aşkıyla... O zaman! Hazırızdır! Hz. Hızır makamı için! İki denizin birleştiği yerde! Balığı yeniden canlandırmak için! Ey müminler! O günler! Ashab-ı Kehf'in uyanacağı zaman! Sizler! Tamamladınız mı kalbinizdeki cihadı! Nefsinizle! Hazır mısınız o son savaşa! 'Demir'i güçlendirdiniz mi vücudunuzda? Zülkarneyn seddi tamam mı? Saldıracak çünkü! Yecüc-mecüc! Dalga dalga! Şeytanın teknolojisiyle! Bilin! Onlar saldırınca! 'Bir' seddiniz yoksa! Zombisiniz artık! Ruha rağmen! Ruh terk edecek çünkü sizi! Ey zombiler! Ruhsuz zombiler! Şimdi tükettiğiniz o 'marka' içkilerin yerini birdenbire 'kan' alacak! Yer-altı kanı! Altın-kan! Ey yapay zekanın zombileri! Kraliçenin tapınak muhafızları! Dijital zombiler!
    'İnsan' günahkardır! Ama zombi değildir! Zombiler günahın askerleridir! Katliam! Tecavüz! Baş kesme! Kan içme! Dünya korku içinde! Şimdi Ey Müslümanlar! Vücudunuzdaki 'demir'i güçlendireceksiniz! Önce kendi seddiniz 'bir' zırh gibi! Sonra dünyanın manevi kalkanı için! 'Demir' şart!
    Son savaş! 'Demir'siz olmaz! Cinler o vücudu ele geçirirler! Demirsizse eğer! New Age mistik akımlar 'demir'i bu yüzden yasaklarlar! Cinlerin o vücudu kolayca ele geçirebilmesi için! Ve yakılan tütsüler! Yapılan meditasyonlar! Kundalini yoga ve gizli 'mantra'lar! Hepsi! Kabalist hahamların 'ters zikir'leridir! Ey müminler! Helal gıdalarla beslenin... Vücudunuzun zikrini bozdurtmayın! Trilyonlarca hücrenizin kainatla olan tevhid zikrini bozmayın! Tuzaklara düşmeyin! 'Akıllı-Put'lara tapmayın! Bırakın elinizden! Onlar da yaydıkları ters akımla sizi kainattan koparırlar! Hasta ederler sonunda! Konuşmaktan! O küçücük ekranların içinden şeytan oyunlarını seyretmekten! Allah'ın sonsuz kainatını seyretmek varken, 'bir' yeryüzü halifesiyken şeytan sizi küçücük bir kibrit kutusunun içine kapatmış! Sinek gibi yakalamış! Esir etmiş! Uçamayacaksınız artık göklere! Cennet'e! Savaş! Ey müminler! Küçük cihad! Hazır mı vücutlarınızın zırhı? 'Demir' şart! Ve 'bir' Tevhid Aşkıyla ibadet!
    Son savaş! İlahi 'bir' neşeyle gülümseyerek! Zombiler ve bizler! Dörtnala atlarımızın üzerinde! 'Miraç'a yükselir gibi! O huzur içinde! Ey! Şeytanı yerle bir edeceğiz! Bir sürüngen o! Yılan! Kundalini yılanı gibi çöreklenmiş herkesin kuyruk sokumuna! Oradan yükselmeyi bekliyor yeniden huzura! Tüm melekelerimizi yakarak yükselecek! Kıvrıla kıvrıla omurgamızın üzerinden! Sefirodlar ve çakralar! Bir hepsi! Ve 7 kollu şamdan! Menorah! Hepsi! Tuzak! Yoga, reiki, çiçek böcek derken hepsi zombi olacak!
    Ey Müslümanlar! Bozkır Türkleri! Binin atlarınıza! Çekin kılıçları! Son savaş! Şeytan bizi durduramaz! Zafer 'İslam'ındır! Bu dünyaya 'barış' bizimle gelecek! Zulüm bitecek! Tüm mazlumlar bir olacak!
    Şeytanın tapınağı yapılamayacak!
    İnşaAllah...
    ( Şimdi! Bir ültimatomdur bu yazı zombilerin şirk-etlerine! Uyandı artık kalbimizdeki Ashab-ı Kehf! Ve İstanbul! İki denizin birleşme noktası! Hz. Hızır makamı! Bekleriz! Oradayız!
    Size geçit yok buradan Kudüs'e! Mescid-i Aksa'yı yıktırtmayız! Tapınağı yaptırtmayız size!
    Bilinsin istedik sadece! Zapta geçsin diye yazdık! Yapay Zekanın üzerine...
    Allah(cc) yeter bize...
    Ey müminler! "Gevşemeyin, tasalanmayın. Eğer inanıyorsanız üstün olan sizsiniz."
    Allah(cc) bizimle...."
    Hayati Sır
    KAYNAK: İYİBİLGİ.COM
  • Metin D. / 19 Ocak 2015 12:45

    Beklediğmize değdi

    Uzun süredir beklediğimize yine fazlasıyla değdi. Allah Sultanımızdan, yol arkadaşlarından, öğrenmemize vesile olanlardan ve tüm kalperenlerden razı olsun. Yorumlar, tefekkürler tek kelime ile mükemmel. Selam ve dua ile
  • gizzem / 19 Ocak 2015 12:04

    çok şükürki ümidimizi canlı tutacak kutlu haberciler var.. Selam olsun tüm aileye
  • Ahmet SOYLU / 19 Ocak 2015 11:59

    Bir varmış bir yokmuş.

    327. Sayfa: Zaman bir vardır, bir yoktur. Masallara da bir varmış bir yokmuş diyerek başlanırmış eskiden. Demek sırrı buymuş.
  • BÜYÜK YÜCE TÜRK / 19 Ocak 2015 11:12

    BÜYÜK YÜCE TÜRK

    muazzam tek kelime diyecek bişey yok bu yazınızı nasacılar okusun dünyada aklı olanın her bişeyi bırakır hala diretmez yani YÜCE ALLAHIN eserlerini haşa allahla yarış etmeyi varsa aklı bırakır 2085 ceren harcanan para dünyada aç bırakmazyılarca telefon hepsi pul oldu giti gözümde
  • Baran Aydın / 19 Ocak 2015 11:03

    Güneş ve Hilal ime

    Orkun abim her zamanki gibi döktürmüş..;)
    Bu gece düzgün bir şekilde okuyup, hemen yorum yapmak lazım..
    Deruni Baba m ellerinden öperim, yine hayretten hayrete yol aldık sayende..
  • Ahmet Tarık / 19 Ocak 2015 09:54

    mit ve hakikat

    öykü bir çok şeyle birleşti ve netleştirdi..Allah razı olsun

    Afet Ilgaz hanımefendiye Allah rahmet eylesin

    matriks felsefesinin robot kavramının asılsız olmayabileceğini,ademler devreler dönemlerle benzer tekrarlı deneyimleme alt senaryosuyla yaradılmayı hatta ay topragı vs yerlerden devşirilerek ademin yapılması mitlerini tefekkür ettirdi...hakikatin aslına vakıf değiliz lakin oradan da bir ışık çaktı...

    deccalın ne olabilirliği ve şeytanla birleşip oynadığı rolü...son zamanlarda aşırı teknoloji açılımı ve googelde internette işleyen mucizevi şytani zekayı...zaman aşınımlı düşnülünce bu zamana zemin ,hazırlanan düşmanlığı...deccalın yalancı cenneti ve kurgu alemini sanal yapılanmasını,ilahlık iddiasının temellerini ve kullandıgı şahıs millet ve kapsamı çok değerli tefekkürlerdi...

  • ateş / 19 Ocak 2015 09:30

    Bozkurt hanım,

    Sorunuzun cevabını dün akşam Zeybek başbuğumuz verdi son programda..Türk milletinin her bir ferdi, bu kutlu yapının doğrudan görevlisidir. Bu bilinçle yaşamalı, etrafımıza bu bilinci anlatmalıyız! Gönül Mimarları, son bölümü izleyiniz, daha detaylı anlatılıyor...
  • cem aktürk / 19 Ocak 2015 01:31

    eyüp dede hakkında

    Öncelikle demir ninemize ALLAH tan rahmet sevenlerine sabır diliyorum.bu uzunlukta mükemmel açılımlar yapan bir yazı olmuş.diğer konuları hazmetmek tekrar tekrar okumak lazım.lakin bir bilgi paylaşmak isterim 25 senelik Eyüp sultanlı olarak.eyüp dedenin evinin simdilerde avm yapıldığını yazıyor roman.benım duyduğumda yıllardır şu tevafuğa bakın ki,eyüp stadının yanında bir avm var ama avm demeye bin şahit lazım çünkü sanki lanetli ölü.neden derseniz araştırdım orada oturanlardan dediklerine göre o avm nin yerinde zamanında mümin biri hatta bir sofinin dediğine göre evliyadan biri yaşarmış.ve o evi yıktırıp zorla avm yaptırılmış o zatın rızası olmamış ve beddua etmiş.ve ben bildim bileli orada irili ufaklı hiçbir dükkan iş yapamayıp kepenkleri kapatmış ki girseniz anlarsınız koca yer resmen ıssız boş çöp atıl halde.adı da sultan center.eyüp stadının hemen yanında bulunur.bu rivayet cogu kısıden duyduklarımdır oktan hocamın yazdığıyla o kadar ortustukı paylaşmadan edemedim.saygılar ve dualarla ALLAH a emanet olunuz.
  • GULAM ÖMER / 19 Ocak 2015 01:03

    Gollon'un istihbaratçılarının rengi mavi.Yarı robot insanlarında.Gelecektemi gönderildiler yoksa?Yada bunlar metafizik hapishaneye kapatılan Marid'lermi?
  • Melih Kölük / 19 Ocak 2015 00:39

    Tefekkürler

    Allah'ın selamı sultanımızın, erenlerin, onaltıyıldız ailesinin ve tüm kalperen kardeşlerimin üzerine olsun. Onur kardeşimin Kanada tespitine katılmakla birlikte sultanımızın kanlı ada ismini kullanmasından hareketle İzmir'e bağlı kanlı ada hakkında tespitlerimi yazacağım. Kanlı ada üzerinde kırmızı bir göl bulunan ve buradan ismini alan bir adadır. Adanın enlem koordinatları 38.01.19 kuzey. 3+8+1+1+9=22 2+2=4 22.sure toplamı 4 olan ayetlere bakarsak 4.Ayet : Onun üzerine yazılmıştır ki her kim ki onu dost tutarsa elbette o onu sapıtır ve onu alevli azap ateşine götürür. 13.Ayet: Zararı faydasından daha yakın olan kimseye ibadet eder. Ne fena yardımcı ve ne fena sahip? 22.Ayet: Her ne zaman ondan, gamdan çıkmak isterlerse onun içine iade edilirler ve yangın azabını tadın denilir.(Üç ayette de Gollon'u dost tutanların, Allah'a değil ona kulluk edenlerin, Allah'tan değil ondan medet umanların akibetinin ne olacağı anlatılıyor.) Boylam koordinatları ise 26.52.56 doğu 2+6+5+2+5+6=26 2+6=8 26.sure 35.ayet: Sizi büyüsü ile yurdunuzdan çıkarmak istiyor.(Bu ayetin yorumu arifler için açık) Sultanımız hüdhüd kuşu için zamansız postacı tabirini kullanıyor. Neml suresinde hüdhüd Saba'dan Süleyman Aleyhisselam'a haber getiriyor ve ona ben senin ihata etmediğin bir şeyi ihata ettim diyor. Buradaki hadiseyi hep mekansal düşünürdüm ama sultanımızın ışığıyla buradaki ihatanın zaman üzerinde de olabileceğini anladık. Küre konusunda Orkun Abi harika bir tefekkür yapmış. Sultanımızın kitabında yaratılan ve yaratan üzerine bir şema vardı ve vahdet-i vücudu da aştık elhamdulillah diyordu. Küreyi döndürebilmenin anhtarlarından biri de o şemayı tefekkür etmek kanımca. Sultanımız insan zaman ve zamansızlık arasında seyyahtır diyor. Deruni Devlet'de geçen ruh, nefis, gönül, can ve akılın tartıştığı bölümü hatırlayalım. Zaman akıl, nefis, can ve gönül için geçerli. Bunlar insani unsurlarımız. Ancak ruh için geçerli değil çünkü o Allah bize ruhuNDAN üfledi, yani onun vasfı. Kalp evinin anahtarı bulunur ve o eve Allah girerse kişi sultanımızın belirttiği gibi bedenin ağırlıklarından kurtulursa zaten ruhunda olan zamansızlığı idrak edip küreyi döndürmeye başlayabilir. Depersonalizasyon kişinin gerçeklik algısının bozulduğu, uzay zaman algılamasının bozulduğu bir ruhsal hastalık. Sitede yayınlanan gölge dünya, güneş dünya ve google glass projesi hakkında tefekkür edilirse depersonalizasyon projesinin gözümüzün önünde olduğu görülebilir. Uzay ankebutu, uzay ayısı projesi: Örümcek gibi 8 bacaklı olan, uzayda yaşanabilen su ayısı denilen mikroskobik canlılar. Bu canlılar çok yüksek ve düşük ısılarda, çok yüksek ve düşük basınçlarda, çok yüksek radyasyonda yaşayabiliyorlar. Zor koşullarda donma veya bir nevi ülü metabolizmaya geçip normal koşullara döndüklerinde normal metabolizmalarına dönüyorlar. Bunu da vücutlarındaki %85'lik su oranını %3'e düşürerek yapıyorlar. Singularityciler de bu canlıyı inceleyerek insanın da uzun yaşayabilmesi konusunda çalışmalar yapıyorlar. Vücuttaki su oranının düşürülmesi için kanı çekmek çok mantıklı bir yöntem. Sonrasında da yerine kendi yaptıkları yapay MAVİ kanı enjekte etmek ve karşılığında güçlü, dayanıklı, süper insan modeli sunmak. Kanın çekilmesi, demirin de çekilmesi demek olduğundanvücudumuzdaki zülkarneyn seddini yıkmak manasına da geliyor. İşin bir diğer yönü ise bunlar bize anlatıldığı gibi doğada zten var olan canlılar mı yoksa singularityciler tarafından üretilmiş canlılar mı? Sultanımız olayın yapay zeka ile olan bağını anlattığından ikinci ihtimal daha ağır basıyor. Muhtemelen bu varlıklar programlanabilen, birbirleriyle örümcek ağı gibi bağlı virüsler. Sultanımız labirentten bahsetmişti önceki bölümlerde. Şüphesiz evlerin en dayanıksızı örümcek evidir ayetine gönderme yapmıştı. Labirentin içindeki şuursuz, melekeleri kapalı varlıklarla bağ kuracak bu virüsler onlar ile bedenlenecek allahualem. Son olarak sultanımız beyaz saçlı doğan bebeklerden bahsetmiş. 9 Kasım 2014'te Suriye'de siyah beyaz saçlı bir bebek dünyaya gelmiş. Orkun Abi gibi biraz uzun oldu ama elimden geldiğince kısaltmaya çalıştım hakkınızı helal edin.
  • BOZKURThanım / 19 Ocak 2015 00:26

    ...

    ALTTAKI ARKADASIN SORUSUNU BEN DE COK MERAK EDIYORUM...ZAMAN KONUSUNUN BIRAZ DAHA ANLATILMASINI ISTERIM....BIR DE DIKKATIMI CEKEN BU YAZININ RESIMLERINI KIM CIZIYOR..BAZILARI COK AMATORCE BAZILARI COK USTACA CIZIMLER..SANKI TEK ELDEN CIKMAMIS GIBI..EGER OYLEYSE BU BIRSEYE ISARET MIDIR...ONEMLI MIDIR ..BILEMEM.AMA BASINDAN BERI DIKKATIMI CEKIYORDU...BIR DE SORMAK ISTEDIGIM ..BUNLARI OKUYORUM SADECE OKUYORUM HICBIR FAYDAM OLMUYOR HİLALİLERE...BENIM GIBI KESKE GOREV VERILSEDE YAPSAK DIYEN EMINIM COK ARKADAS VARDIR BURDA...SADECE OKUYOR OLMAK DA BİRŞEY MİDİR..YOKSA FILM IZLER GIBI OLANLARI DISARDAN SEYRETMEK KONUSUNDA UZULURKEN ELIMDEN BIRSEY GELMEZ MI...BİR TAVSIYE VAR MI...ŞUNU BILE YAPSANIZ YETERLIDIR DENILEBILECEK BIR ACIKLAMA VAR MIDIR ACABA ...


    Ibrahim K. / 18 Ocak 2015 12:13

    Hangi "AN" gercek "AN"?
    Gecmise ve gelecege seyahatler mümkün eyvaallah. Ama ozaman söyle bir soru ortaya cikiyor: "Hangi AN gercek AN?" Yani simdi mi hakikat, gecmis mi hakikat yoksa gelecekteki yasam mi su ANI temsil ediyor. Biraz daha detaylandiralim;
    Icinde bulundugumuz 2015 yili bu zamanda yasayanlar icin yasadigimiz AN´dir. 1915 e gidildiginde ozamanin insani icin 2015 gelecektir, yani yasadiklari Zaman onlarin ANI´DIR. 2085 seyahat edildiginde o zamanin insanlari icin 2015 gecmistir. Dünya hangi AN´dadir. Biz aslinda gecmiste mi yasiyoruz?
  • ateş / 18 Ocak 2015 21:51

    Tam 109 sayfa!

    Maaşallah hocam, hakikaten en uzun bölüm olmuş!
  • x / 18 Ocak 2015 20:58

    gonul mimarlari 3

    Namık Kemal Zeybek: Hak şerleri hayr eyler Zannetme ki gayr eyler Arif anı seyr eyler Mevla görelim neyler Neylerse güzel eyler...
    "Kahin" i de unutmamak lazim..
    Cok yararlandığımız bir program, elinize, emeğinize, gönlünüze sağlık..

  • x / 18 Ocak 2015 20:45

    gonul mimarlari 2

    Saat 20:43 oktan keles: muhtac olduğun kudret...9
  • dertli mümin / 18 Ocak 2015 20:37

    tefekküre devam

    ben şahsen 2023 ve sonrası için galiba mehdi-deccal devri diye düşünüyordum ALLAHUALEM eminim birçok kalperen kardeşimizde buna ihtimal veriyordu lakin gördük ki zaman 2085 ve sonrası imiş (en doğrusunu ALLAH bilir ) peki o zaman 2023 ve sonrasında ne olacak ? hikmetli bir türk büyüğünün geleceğini türk devletinin genişleyip güçleneceğini öngörüyorduk acaba diyorum bilinmeyen bir teknoloji ile uyutulan yüzlerce yıldır bir mağarada (büyük ihtimalle orta asyada ) uyanmayı bekleyen bir grup insan (türk) mı var ? kulbak bilge serisinde adem yeni bir bilgi-hadise ile karşılaştığında bunun adetullahta yeri nedir diye soruyor böyle bir durumun hadisenin olabileceğine kehf suresi ashab-ı kehf örnek değil midir ? http://tr.wikipedia.org/wiki/Ashab-%C4%B1_Kehf öyle ya bu insanların vücudu zarar görmeden 309 yıl uyuyor sonra tekrar uyanıyor barış manço 2023 de ne diyordu bacaklarımda hafif bir uyuşma ile uyandım http://www.lyricsmania.com/kayalar%C4%B1n_o%C4%9Flu_lyrics_baris_manco.html bu insanların uyumasını sağlayan yapıdan elde edilecek bilgi teknoloji bize mesela uzay yolculuklarında fayda sağlamaz mı ? hatta şuan nasa esa gibi uzay ajansları bu konuda araştırma yapıyor (oblivion filminde bu konuya değinilmişti ) çünkü hadiste diyor ki Bir yıldıza işaret ederek: “Nefsim kudret elinde olanın hakkı için derim ki: Gece ve gündüz oluşu bitmeden BU DİN mutlaka şu yıldızın varacağı yere kadar ulaşacaktır.” Ramûz’ul Ehadis şerhi Levami, C.1, shf 562 bir rivayet süreyya yıldızını işaret ettiği söyleniyor dünyaya 440 ışık yılı uzaklıkta yani ışık hızıyla gitsek yolculuk 440 yıl sürüyor şu anki insan ömrüyle mümkün değil peki bu nasıl olacak ? http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%9Clker_%28y%C4%B1ld%C4%B1z_k%C3%BCmesi%29 hadisler için http://gaybihaberleri.blogspot.com.tr/2014/05/islamiyet-ve-uzay-egemenligi.html oktan baba bizleri tembihlerdi kalem kağıt önemlidir teknoloji tablet e-kitap vs. bunların yerini tutmaz diye elinizde yazılı kaynak olsun not alın saklayın arşivleyin diye hakikatende çok önemli çünkü şeytaniler savaşta dataları bilgi merkezlerini yok ederse ne olur ? bunun üstüne birde verilen iksir-ilaç sebebiyle insanlığın hafızasının silinmesini ekleyin oktan baba çok haklı yazılı kaynak çok önemli kanıt çünkü biraz uzun biraz detay oldu kalperen kardeşlerim kusura bakmayın malum insan merak ediyor öğrenmek istiyor işte ( tvde cübbeli hocayı izliyordum 4 saate yakın sürdü bir cümlesi dikkatimi çekti dedi ki BEN ŞUNA EMİNİM Kİ ŞU AN DOĞU TÜRKİSTANDA ANADOLUDA OLANDAN DAHA FAZLA ERMİŞ EVLİYA ALLAH DOSTU VAR kendi kendime dedim ki bide kulbak bilgeyi tanısa demek ki :))
  • yavuz selim / 18 Ocak 2015 20:09

    Asrın deneyinin merkezi olan dev makine LHC, çok daha güçlenmiş olarak geri dönüyor!
    http://t.co/PVXYoeXnvn
  • x / 18 Ocak 2015 20:08

    Gönül Mimarları programı

    Programı izliyorum şu an.. pirincin icindeki beyaz taşlar ayıklanıyor, prof. iyi dinlesin, iyi öğrensin, iyi öğretsin...
  • onur öner / 18 Ocak 2015 19:37

    tespit

    Bir tefekkür değil ancak kendi çapımda tespitimi paylaşmak istedim. 246.sayfadaki "kanlı ada" ile belirtilen yerin "Kanada" olduğunu düşünüyorum.
  • ateş / 18 Ocak 2015 19:36

    Orkun abim!

    Varsın, böyle uzun olsun abim! Gönlüne sağlık, bu ne güzel tefekkür böyle...Maaşallah!
  • x / 18 Ocak 2015 18:33

    San Greal? Sang Real?

    Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki Asil Kan da mevcuttur. M. Kemal Atatürk
    ( yazmayacaktım ama içimden bi ses yaz dedi :) )
  • x / 18 Ocak 2015 18:30

    demiryolu, makas ve ötesi ( en kilit noktanın ters yüz edilişi)

    Demiryolları ve makaslar... makas tan sonra ise yeni yollar, bu yeni yollar bir süre yanyana gitse de ve hatta kişi "baksana ne farkeder ha ordasın ha burda ikise de yanyana" mesafe aldıkça anlasılir ki yolun sonunda biri gider Izmire biri gider Söke ye.. şimdi Izmir nireee, Söke niree.. Göz O ki görülmeyeni göre gönül o ki bilinmeyeni bile.. En kilit nokta al aşağı edilir ki o noktada hersey 180 derece değişir sonrasında, O takdir ki Muradullah..

    "Nefsini bilen Rabbini Bilir"
    "Okunacak son kitap İnsandır"
    http://m.youtube.com/watch?v=J8u1PH5AhSI
    " Biz takım gat kıravat giyip çıkmayacağız ortaya, sarığa cübbeye laf edenler, sarığı cübbeyi giyip çıkacak ortaya"

    Geçenlerde Halk Tv de, "Bir sonraki dönem bunlar olmayacak herkes hesabını ona göre yapsın" Namık Kemal Zeybek.

    Zıtlıkların zıtlıkları dönemi...
    Hakikate götürecek İslam şuurunu diriltmek, diriltmeye yeltenmek..
    pirincin içindeki beyaz taşlar.. şimdi ayıkla pirincin taşını.. ÖZ gösterir pirinci ve taşı..



  • Serhat Turkmen / 18 Ocak 2015 18:03

    Harika

    harika bir yazi, selamlar
  • orkun akar / 18 Ocak 2015 15:59

    Anlatılmayanlar anlatılıyor.....

    Es selam selam.....Oktan hocamız Deruni babamız eliyle hayretimizi günden güne ziyadeleştiren Rabbimize hamdederek bu muhteşem bölümle ilgili bir kaç kelam etmeye çalışacagım müsadelerinizle.......
    Latif babamız Eyüp e Sabri babaya gönderilmiş...Top sektirmeden işi tamamlayamıyor...Topun deseni tamamen I Y I dan oluşmuş.Eyüp=21,22,23 sayısı...Çiftalan mah,Emniyet tepe mah ve GÖKTÜRK merkez mah.....Çiftalan icin hem İstanbuldadır hem cok uzaktadır denir ve maden sahasıydı...Emniyettepe adı üstünde emniyete alınmış steril bölge....Göktürk merkez ise Kızıl elma gemisiyle irtibat bölgesi Allahualem....Sabri dede....BASİR.....Gören gözetleyen hem mekan alemini hem mekansızlık alemini....Sabri dedemizin Eyüpte olması bundanmış hem Sultanımızdan ögrenmiştik Fatih beyin Eyüp gözdür diye....Küre dünyadır ogul sen döndür onu....Kürede ileri-geri hareket ruhsatı bu mühleti kullan...Sabri dedemiz Ademe tulumbacı diyor....Maide-64 ....Ne zaman savaş-bozgunculuk icin bir ateş yaksalar Allah onu söndürür de onlar yeryüzünde yine bozgunculuga koşarlar....Ademimiz eliyle söndürülecek inşaAllah bu yaktıkları ateş(16 yıldız her-an stubogda)

    Simyacı baba....Nişanesi tüy kalem....Nun...andolsun kaleme....5.ayet "Yakında göreceksin, onlar da görecekler," nun hokkaya benzer mürekkep....Alimin şehidin kanından mubarek murekkebi....Kalem ve murekkep yazma işi....Simyacı babada bu ruhsat var Allahualem bozulan degiştirilen zaman bilgilerini düzeltme yazma işi....Sırrı simya ve su ilişkisi...felsefe taşına ulaşma cabaları(maddeyi altına ceviren yani altınla teşbih edilen asıl öz maddeye tanrı parcacıgına ceviren güc ayrıca bu taşla ölümsüzlük iksiride yapılabiliyor).taşların içinde su oldugunu ögrenmiştik....Şeytanda canlı... hidrojen yakıcı bir element ateşten yaratılmış.....Şeytanı taşlamak taşdaki suyla....
    322.sayfadaki kalem tutan el cizimi...Sol el...Sol anahtarı....Cizim 7 sayısını andırıyor....Do-Re-Mi-Fa-Sol-La-Si.....Tiz perdede 7 pes perdede 7 toplam 14 ses....14 Hurufu mukata harfi var.....Sır.....Efendimizin ilmi. ses düzeni ve sayı sistemi....tad-koku ilişkisi...Depersonalizasyon..Tad duyusu koku duyusuna baglıdır.Bu duyuların yitimiyle yemek yeme zevkini yitirmiyoruz sadece aynı zamanda hicbiryer ve hic kimse artık tanıdık gelmiyorsize.yani koku hafızayla direk alakalı.beynimize anılar objeler yani herşey kokusu ve tadıyla kodlanır.Bildigimiz şeylerin kokusu ve tadı degişince yada alamadıgımız durumda tüm o bilgiler resetlenir böyle bir beyni yeniden kodlamak adları degiştirmek yani zamanı algısını degiştirmrk tarihi yeniden yazmak(Stubogda bir rahmetmi....manüple olmuş yaşanmışlıklar bu yizdenmi silindi hafızalardan)
    Simyacı dedenin labaratuvarındaki cam kadehte saklanan kan acaba kirletilmemiş bozulmamış saf haldeki muhtac oldugumuz kudretin taşıyıcısı "Asil kan"mı...

    teklif edilen felsefe taşıyla(bizdeki yada taşının antisi)yapılan iksirle insanlara ebedilik vaad ediliyor....Bu iksir beynin melekelerini-meleklerini bloke eden bir iksir akıl merkezinin blokajı....

    Uzay ayısı denilen mikroskopik canlının kromozomlarına bu yapay zeka deccal yüklenecek dünyanın dış katmanında uzay ayılarının icinde orası icin bedenlenecek dünyada insansıların bedeninde bedenlendigi gibi.....I Y I ların göksel ve yersel irtibatı gibi yerdeki insansılarla bu dış katmandaki aslında aynı olan deccalın irtibatı VAHİY mekanizması adı altında sunulacak insanlıga işte vahiy budur diye.....

    Sözde yaratma eyleminin son imzasıda Atom K ve Atom H ....böylece Hayy tezgahının kontrolude bizde denecek...Yaman aldatıcının tuzagı cetin Ricale Rabbim güc kuvvet versin bizide onlara yardımcı kılsın....Uzun oldu hakkınızı helal ediniz.....


  • Murat Birkent / 18 Ocak 2015 13:24

    Nerden baslasam ...

    Selam olsun güzel ailemize,

    Adem cennetinden mi baslasam,belkide ondan önce var olan ve seytanin Ademi hakir görmesine sebep olan suni zekadan mi baslasam , yoksa icimdeki Cebrailin haykirmasini mi beklesem...ne zaman haykiracak ne haykiracak ?sanki ben anlamismiyim ..

    Olaylar suni zekanin bile hesap edemeyecegi kadar cok ki, detaylara girmeden , daha dogrusu giremeden, belki de girmemek gerektiginden sadece bekliyorum..

    Ne yapilmasi lazim biliyorum, ama dile getirmek bir o kadar zor , kelimelere sigdiramiyorum , ifade edemiyorum , bekliyorum sadece ...

    Ama haziriz, Allah icin haziriz..
  • Ibrahim K. / 18 Ocak 2015 12:13

    Hangi "AN" gercek "AN"?

    Gecmise ve gelecege seyahatler mümkün eyvaallah. Ama ozaman söyle bir soru ortaya cikiyor: "Hangi AN gercek AN?" Yani simdi mi hakikat, gecmis mi hakikat yoksa gelecekteki yasam mi su ANI temsil ediyor. Biraz daha detaylandiralim;
    Icinde bulundugumuz 2015 yili bu zamanda yasayanlar icin yasadigimiz AN´dir. 1915 e gidildiginde ozamanin insani icin 2015 gelecektir, yani yasadiklari Zaman onlarin ANI´DIR. 2085 seyahat edildiginde o zamanin insanlari icin 2015 gecmistir. Dünya hangi AN´dadir. Biz aslinda gecmiste mi yasiyoruz?
  • Ozan Aydın / 18 Ocak 2015 10:57

    Tefekkür kapısı

    Can Abim, Bizlere her bölümde yeni tefekkür kapıları açıyorsun her defasında, yeni bilgileri bal tadında bizlere sunuyorsun.

    Allah senden razı olsun...Ellerinden öperim.. Erol abime ve tüm onaltıyıldız ekibine selamlar,saygılar.

    Kutsal kaseyi gezegenlerde arayanlar, kutsal kase içinde kutsal kanı sunacak, o kan beka erlerine ALLAHIN İZNİ ile İŞLEMEYECEK!!!
  • ateş / 18 Ocak 2015 09:30

    Bağlantı...

    Selam olsun tüm aileye,
    Değerli Sultanımıza, emeği için teşekkür ediyor; tüm yorum yapan kardeşlerime de Allah cc. ilmîmizi arttırsın diye dua ediyorum. Selim Turan, beklenen ve dertli mümin kardeşlerime, derin tefekkürleri için ayrıca teşekkür ediyorum.
    17. bölüm kendi içinde bambaşka sırlar açsa da, önceki bölümlerle birlikte değerlendirdiğinde bazı sorulara cevap olabilir diye düşünüyorum. Vaktin gelip çatması, önceki bölümde üç gezegenin birbirine tek bir taneymiş gibi yaklaşması ile ilgili olabilir. Bu üç gezegenin Şi'ra- Sirius olduğunu biliyoruz. Geçmişte de, Şi'ra' dakilerin eski Mısır halkını nasıl saptırdığını da biliyoruz. Kanaatimce, Sirius sistemindeki gezegenler ya da yıldızlar (kavramlara takılmamalı) her 49,9 yılda bir, birbirlerine çok yaklaşıyorlar. Bu yakınlaşmanın bir sonraki tarihi, yanlış hesap yapmadıysam, 2029 yılı, 9.ayı...Bu esnada da galaksi içinde güneş sistemimiz de Sirius sistemine yaklaşmış olacak. Böylelikle, mühletin sonuna bir adım kalacak, Allahu âlem.
    Siriusdaki şerliler, bu bölümde anlatılan tüm gelişmeleri hızlandırmak için dünyadaki şerlilerle, ve belki de tüm insanlıkla temasa geçecek, görünür olarak! Ilduzyurt'tan gönderilecek mesajın bununla ilgili olduğunu sanıyorum.
    Hazirun'un çalışmaları hızlandırması da, vaktin darlığı ile ilgili... Ayrıca, Müştak Baba'nın ' Ankara' şiirinde de 2030 da Israil ile yapılacak büyük savaşın kodları olduğunu hatırlayalım. Insanlığın hafızasının silinmesi için, dünya çapında bir yıkım olmalı, değil mi? Ondan sonra da yeni robotik teknolojinin uygulama safhasına geçilir... Böyle bir küresel savaş, hem küresel bir salgının yayılması için uygun ortamı sağlar, hem de savaşta kolunu, bacağını ya da başka bir uzvunu kaybetmiş binlerce insan, robot organların potansiyel denekleri olur!
    Okurken masal gibi algıladığımız bilgileri, muhtemel somut gerçekliğe oturtmaya çalıştık, nacizane..Hatamız, kul oluşumuzdandır. Selâmetle...
  • Bekir ÖZTÜRK / 18 Ocak 2015 08:36

    17 . bölüm tefekkürelerine devam

    Son sayfadaki Hünkar hacı bektaşın kavuğu gemi gibi ve üst tarı bir küre gibi sanki bir şeyi saklıyor sanki bir şeyleri koruyur. Aynen, Hoca AHMED YESEVİNİN türbesinin gemi olması gibi, HZ. NUH un gemisi ve saklanan değerlere vurgu var gibi...
    Ayrıca insanlığın değişik kıtalarda olması kanatlı uçan insanlar eskiden var ise bu kıtalarada Amerikaya, avustralya ve diğerlerine bunların gidişi bu kanat meselesi ile açığa çıkmış oluyor.
    Çocukluğumuzda trt de bir çizgi film vardı adı ESTEBAN dı orada 1500 lü yıllardan bahisle uçan kuş şeklinde araçlar vardı. Şimdi bu anlatılanlarla örtüşüyor. O halde insan oğlu belli devir ve zamanlarda çok üst düzeyde bir teknolojiya sahipti
    Arkadaşlarımızdan biri yazmış, Terminatör filminden bahisle ve diğer filmlerdeki bilim kurgularda aslında bir çok şey anlatılmış anlayaçak şuurlu düşünenler az buçuk bir şeyleri anlıyor. Bizi yani insanlığı bellek olarak bir şeye hazırlarlarken kendilerince. Oysa ilahi rahmet vesilesi ile uyananlar ve RAHMANİ cepheye koşanlarda var.
    Herkes kendi meşrebince işler yapıyor.
    Anlaşılan o ki SAFLAR NETLEŞİYOR. Herkes meşrebine uyan tarafa hizmet ederken insanlığın büyük çoğunluğu neler olduğunun farkında değil. herkes iş- aş-eş ve dünyalık madde peşindeyken her şeyleri hatta RUH ve Vicdanları elden gidecek gibi
    yedi nur kardeşimizin tespiti çok güzel (asa kitabından; -onların Beyaz Saray'ı varsa bizim de Aksaray'ımız var. Niğde Ak Saray..) Şeytan ve avanesi her şeyi bozarken birilerin yeni saraya AKSARAY demeside Gerçek aksarayı kamufle etmek içinmi?!
    İşte bu bölüme göre artık TÜRK milletine ve Bu milletteki EMANETLERİN DEVRİ BAŞLIYOR GİBİ
    Topkapı sarayında ki KILIÇlardan bahis eden değerli sultanımız. Hz. DAVUTUN - Hz. ALİNİN - OSMAN Gazinin Kayı damgalı Kılıcının zamanı başlıyor gibi
    Bu kılıçlar önümüzde ki süreçte çok büyük görevler ifa edecek gibi. ALLAHUALEM
    Beden arayan Deccali de insanlığın azgınlığı var ediyor. Aşırı açgözlülük ve ölümsüzlük sapkınlığı insanı makinalara köle edecek gibi; Hani derler ya; İnsanın kendine ettiğini kimse edemez diye işte bu da insanın kendine ettiği en büyük zulüm olsa gerek
    Zaman artık en açık şekli ile iyi ile kötünün - hayır ile şerrin son demde finaline gidiyor gibi.
    Burada bize düşen SAFIMIZI NETLEŞTİRMEK. ALLAHIN SAFINDA, ALLAHIN DİNİNİN YARDIMCILARI OLMAK.
    Herkesin iyilik duvarına bir taş koyma zamanı...
    Ahir zamanda millet olarak kadim zamanlardan bu yana olduğu gibi TÜRK milletine büyük bir görev verilmiş gibi
    Nasıl insanlar içinde seçilmiş PEYGAMBERLER var ise, anlaşılıyorki; Kavimler, milletler içinde de seçilmiş HAK yolcusu KAVİMLER var. ALLAHIN ORDUSU OLAN MİLLET TÜRK MİLLETİ! Hadisin belirtiği gibi. "Kaşgarlı Mahmud'un 1074 yılında yazdığı hadislerin birinde Allah diyor: "Benim Doğu'da Türk denen ordum var: Benim hangi halka öfkem tutuyorsa, bu orduyu onların üzerine gönderiyorum"

    SELAM VE BEREKET TÜM AİLE ÜZERİNE OLSUN.
    BEKİR ÖZTÜRK
  • Selim Turan / 18 Ocak 2015 05:09

    ...

    İlk sentetik et 2012'de Üretilmiş zaten...

    http://www.sabah.com.tr/dunya/2012/02/21/laboratuvarda-et-uretildi.

    Buda 2014'te bitki özleri ile üretilmiş ilk et

    http://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/26861425.asp

    Kafamdan geçiriyorum. Bu inanılmaz sırlar bir anda neden ifşa ediliyor acaba geleceğin gidişatını değiştirmek mümkün mü? 16'lar gibi bir konu ifşa edildiğinde yüzeysel bilgisi açıklandığında acaba perdeler neden kaldırılıyor dedim. Mühletin sonuna mı geldik dedim. Mühlet bitiyor zaman tükeniyor. Sırlar açıklanıyor mu düşündüm? Hani kıyamet kopunca zamanda artık seyahat mümkün olamazdı ya... Zamanda seyahat ediyorsak demektir ki kıyamet kopmamıştır. Bununla ilgili şeyler de düşündüm.

    Kuran'ın s ile bitmesi Şeytanın en sonunda dünyaya hakim olmasını mı anlatıyor acaba demişti Deruni Baba...

    Bu şeytani geleceği düzeltmek mümkün mü? "Nefislerde simyalanmalıydı maden" cümlesinde yarı robot yarı insan bedenlerde sınava tabi olacak insanlar, kullar mı anlatılıyor? Hak ile Batılın her çağda aynı anda cereyan eden savaşında bizler bu gün neredeyiz? Yüklendiğimiz bilinç ve misyonun gerçekleri görüp ayırabilmek için Deruni Baba'mız aracılığı ile bizlere sunulan, Hakkın bize bu armağanını geleceği öğrenmekten çok değiştirmede şeytana karşı nasıl kullanabiliriz? Buradaki çoğu kişi Hz. Mehdi, Hz. İsa ve Deccal'in kafasının kesilmesi hadiselerini içinde bulunduğumuz mühlet dahilinde göreceğini düşünüyordu fakat artık biliyoruz ki 2080'ler 2100'ler gibi değişen ve daha çok kirletilmiş tam bir ayak yoluna dönüştürülmüş bir dünyada geçiyor olan bitenler...

    Mesela ASA Kitabında Bir çeşit Hackerlık yapan Hz. Mehdi Hz. Davutun Kılıcındaki kod ile Ana göz bilgisayarı yok ediyordu. Kılıç burada bilgisayar programı şeklinde Deccal'in ana gözün kafasını kesmiş oluyordu bir nevi. Aynı zamanda Teknoloji imkanları dahilinde Hz. İsa'nın sesi duyuluyor gerçek öğreniliyor Hristiyan dünyasında Haçlar kırılıyordu. Acaba Deruni babanın ifşa ettiği sırlar geleceğe format mı çekiyor? Mesela her kitap yayınlandığında gelecek daha farklı şekle mi büründü. Şeytaniler yapacakları hamlenin karşılığını gördüler başka bir plana mı kalkıştılar.

    Keza Derûni Devlet'teki manyetik kapıları açıp saldırı yaptırma girişimi de bunun gibi mi cereyan etti de "Sen bunları bir tatbikat gibi düşün" dendi.? Tekrar düzene denge getirildi? Şimdi Kulbak Bilge'de durum daha da vahim ki artık yazı ile anlatım yetmiyor. Zihinlere görsel destekte sağlanıyor ki Şeytanilere yanıt daha sağlam verilebilsin diye mi acaba? Zira Şeytaniler Hollywood isimli sihir merkezini bu açıdan yıllarca çok etkin bir biçimde kullanıyorlardı lehlerinde...

    Gelecek acaba şimdi nasıl ve hangi şekle bürünüyor? Eğer Deccal'in sonunu (Robotun kafası kesik) gören Şeytan Aleyhillâne plan mı değiştiriyor şimdi? Fakat gel gör ki insanların ne kadarı olan bitenin gerçekten farkında? En basitinden örnek bu sitede ne kadar paylaşırsanız paylaşın. Kendi kontrollerindeki medya ve kalemleri için Usame Bin ladin 2011'deki sahte operasyonla öldürülmüştür. Ama gel gör ki hayır 2009'da mağarada hayatını kaybetti dediğinde uzaylı muamelesi görüyorsun. Bakın şu sitede cesedinin görüntüleri var desen gözüne soksanda bu bir anlam ifade etmiyor insanlar için... İnandırıcı bulmuyorlar. Ama bin ladin'in tek bir net görüntüsünü sunmayan ABD'nin onu denize attık açıklaması bilimsel kanun şeklinde zihinlerde kabul ettiriliyor. Veyahut Türkiye içinde insanlar artık İslam'ı Şeytanın doktirinindeki gibi Terör ile Vahşetle bir tutabiliyorlar. Yahu bakın nereye geldik. Sanal dünyadan bahsetmeye gerek yok. Labirente mahkum insanlık (ki kendimi de o labirentin içinden çıkmaya çalışan mahkum birisi olarak görüyorum.) zaten bir bilinç manipülasyonunda, gerçekten bahsetsen batıl bunların hepsi diyor ve geçiyor. Bilmiyor ki kendi batıla kapılmış gidiyor. Robotların sahte geçekliği bir anlamda yoğun bir manipülasyon saldırıs altında bu günde yaşanıyor. Kaçımız televizyondaki siyaset yorumcularının çizdiği dünyayı artık Oktan Keleş ile tanışmadan öncesindeki gibi yorumluyoruz artık?

    Bunu her alanda görmek mümkün. Deruni Baba ve Bilge Kağan'ımızın programlarında bas bas bağırıp anlattığı o gerçek İslam hakkında bir şeyler yazıp anlatmaya kalktığımda yahu sen ne diyorsun tepkileri alıyorum. Bunları kim uydurmuş diyorlar. Hem dinden kopmuş kısım, hemde dine sıkı sıkıya sarılmış kısım İslâmi İdeolojiyi, İslâm diye bilip yorumladıkları/anlamlandırdıkları ve iman ettikleri veya reddettikleri için benim bahsettiğim şeyler onlara bunlar hiç bir yerde yazmıyor sen nereden çıkarıyorsun diyorlar. Dinden kopuklar bana sen başka bir dinden mi bahsediyorsun diyor. Dine sıkı sıkı sarıldığını iddia edenlerde bakıyorlar ki bu zat benim bildiğimden farklı diyor bu sefer onların gözünde münafık veya kafir olarak görülmeye başlıyoruz.

    5-6 Yıl cemaatlerin medreselerinde din dersi alarak yetişen ve daha sonra dinden koptuğunu açıklayan bir arkadaşım. İslâm'da dünya düzdür tepsidir. Gök veya evren de onun üzerine kapatılmış Kubbe'dir bunu öğrendik diyor ve ayetlerle kendini desteklediğini zannediyor. Ateist sitelerinde de İslâm'ın evreni bu şekilde anlattığını iddia ediyorlar. Çok ilginç, İnternette onlarca böyle site mevcut. İslam güya nasıl bir düz dünyadan bahsediyormuş şeklinde safsatalar, malesef bu medreselerde cemaatlerin bozuk İslami İdeolojiyi din diye zihinlere sokması yüzünden gerçek İslâm gibi bilinmesini sağlamış. Gerçekten ben Cemaatler içerisinde Şeyhin cebinde cennete gidenlerin insanlara din diye ne anlattıklarının neler olduğu konusunda dehşete düştüm artık. Dinden soğuyan kaçmak isteyen insanlar aslında İslâmi ideolojiden nefret edip kaçıyorlar ama bunu İslâm diye bildiklerinden sığınacak bir liman bulamıyorlar deist ve ateist oluyorlar diye düşünüyorum.

    Aklıma Hz. Mehdi ortaya çıkıp gerçeklerden bahsettiği anda karşısına geçen Süfyani Ordusu geliyor hep...

    Aşağıdaki yorum da bence üzerinde uzunca tefekkür edilmesi gereken bir tespit.
    _______________________________________________________________

    @beklenen / 17 Ocak 2015 13:08
    bu seri ile islam tarihinini son yüzyıldaki en önemli sorusuna da cevap verilmiş oluyor. İslam neden kaldı. İşte cevabı burada. Allah müslümanları şeytana hizmetçi kılmak istemiyor. Müslümanların eli ile şeytani projeleri gerçekleşmesine izin vermiyor.
    _______________________________________________________________

    Ve şu bilgi geldi aklıma yine Derûni Baba'mızın yazdığı... Bu gün Türk devleti bir icat buluş gerçekleştirmiyorsa şimdilik öyle gerektiği içindir. Şeytanın ve avanesinin eline geçip kendi lehine kullanmaması için...

    Aklımdaki şeyleri ve Kulbak Bilge 17. bölüm itibarıyla kafamda beliren soruları tefekkürleri burada anlatmaya çalıştım. Bilmeden yaptığım hatalarım varsa konudaki eksikliklerimdendir affola...

    Demir Ninemize tekrardan Allah'tan Rahmet Diliyorum.

    OAY Ekibini ve değerli Kalperenlerin derûni tefekkürlerini takip etmeye devam ediyorum.
  • Yedi nur / 18 Ocak 2015 04:15

    Ak saray

    Kulak Bilge 17yi henüz tam tefekkür edebilmiş değilim. Tekrar tekrar okuyorum. Fakat şu anda Asa Kitabı'nı okurken 294. Sayfada birşey dikkatimi çekti.
    -onların Beyaz Saray'ı varsa bizim de Aksaray'ımız var. Niğde Ak Saray..
    Şu anda gündemle doğrudan bağlantılı olduğu için dikkatimi çekti...
  • Buğra Ayyıldız / 18 Ocak 2015 02:31

    Oktan Ağbiye ve Site Çalışanlarına Selamlar ve Saygılar

    Öykü uzun ben ilk dikkatimi çeken kısmı söyleyeyim bu matrix filmini izlediğimde hikaye bana sanki zamanında yaşanmış gibi gelmişti(yönetmenleri Yahudi olduğunu söylemeye gerek yok) acaba insanoğlunun ilk en evvel düşmanı bu insanlıktan çıkmış güruh muydu? Oktan Ağbi yorumları okuduğunu biliyorum kalbten sesleniyorum:Lütfen Oğuz Kağan öyküsünü bildiği kadarıyla anlat pek çok sorunun yanıtı bu kutlu Hakanımızın öyküsünde yatıyor
  • Alperen / 18 Ocak 2015 02:18

    Kafamdaki sorular

    1-"Metafizik hapishanesi" varmış demek ki metafizik varlıklar için.

    2-Sekiz Bacaklı uzay ankebutunu açıklayabilecek birisi varmı anlamadım?

    3-Yarı insan yarı roboto doğum yaptırmışlar, atom-ka ve atom-ha...görecek miyiz acaba o günleri?

    4-Taşın üzerindeki sembol "insan robotuna hayır ayaklanması" anlamındaymış. çok ilginç hakkatende.

    5-İnsan, hayvan ve bitki DNA'larını ve spermleri depolayıp Nuh'un projesi adıyla uzaya göndereceklermiş. Gönderenler kim anlamadım, hilaliler mi? Bir de gezegene çarpıp zayi mi olmuş?

    6-Deccalin başını ÇİFT BOYNUZLU birisi DAVUD KILICIYLA koparmış. Bu kişi Mehdi olacak kılıcın kitabesine göre. Çift boynuzlu olduğuna göre Mehdi, Oğuz Kağan'ın milletinden olacak diyebilir miyiz? yani Türk milletinden..
  • x / 18 Ocak 2015 01:41

    Mavi ve Turkuaz uzerine

    Batı hırsızdır her zaman çalar ve de taklitçidir.
    Mavi ve Turkuaz benim de çok sevdiğim TÜRK rengidir.
    Dilerim en yakın zamanda pirincin taşı ayıklanır..
    http://m.uludagsozluk.com/k/t%FCrkler-i%E7in-mavi-renk-%F6zeldir/
  • Oğuz Kağan / 18 Ocak 2015 01:28

    Zülkarneynin torunları

    İşler dönüp dolaşıp Türk milletinde düğümlenecek anlaşılan. Gel de deme "Ne mutlu kendini Türk hissedenlere, ne mutlu Türküm diyebilenlere" diye.. Belli ki Allah, Müslümanları koruma görevini bu millete vermiş!
  • zekhan / 18 Ocak 2015 01:14

    kısa kısa-2 devam

    Eklemeyi unuttum.
    Beşiktaş eski itfaiyecilerin mekanı namı diğer TULUMBACI..
    Sayfa 265 Üstadım acep hangi takımı tutar?
  • zekhan / 18 Ocak 2015 01:05

    kısa kısa-2

    sayfa 263 .... 21,22,23 eyüp spor çok yaşa...

    acaba 2021..2023 yıllarında üç yıl üst üste Eyüp spor şampiyon mu olacak? :)
    Son yıllarda hem manevi hem siyasi mücadele sahalara da yansıdı. Galatasaray ve devamı Fenerbahçe malum ..
    Karşı tez Beşiktaş da ise bu yıl olağan dışı şeyler yaşanıyor. Seba dan bilenler bilir Beşiktaş ın ne olduğunu..
    Şimdi top Fikret de...
    De Bamba nın secdesi... Kırmızı Kart reddi... Kalecinin parayı gecelerde ezmek yerine iyilik duvarına sıvaması...
    Bunlar sahalarda alışık olmadığımız görüntüler...
    Beşiktaşın İngiliz takımları ile mücadelesi ise ilahi kader olsa gerek..
    2020 den sonrada 7. büyük geliyor herhalde.....
  • sefa onur / 18 Ocak 2015 00:29

    mühletin sonu

    kulbak bilge ile beraber yorumlardaki tefekkürlerde bizlere çok şey katıyor bunun için iz büyüklerime çok teşekkür ederim.Tefekkürlerden yararlanmak amacıyla bir soru sormak istiyorum.Zamanın sonu yok mühletin sonu var dendi.Yani zamanın başı ve sonu yok,yani en uçta yaşayan bir insan dilimi yok mu?İlhami abi bir daire çizdi.Demek istediğim en önde yaşayan birileri yok mu?.
    Asıl sorun şu ki mühlet sona erdiğinde aynı anda tüm zaman dilimlerinde bitecek değil mi?Yani mesela bizim zaman dilimimzde 2100 de mühlet sona erecek ama başka zaman dilimlerinde aynı anda örneğin 1500 de mi bitecek?

    Vallahi çok derin ilimler,bu cahil aklımızla düşünmeye çalışıyoruz.Sır sahiplerine selam olsun.
  • arif / 18 Ocak 2015 00:07

    enerji

    bu linkte http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=1592# anlatılan cudi dagındaki enerji kaynagı,,ayrıca istanbul da yeraltındaki göz enerji merkezi : nasıl ilişkilendircez

    ildizyurttan dünyaya mesaj gönderme kararı alındı:ne olduda karar alındı 2 aralıkla ilişkisi olabilirmi
  • dertli mümin / 17 Ocak 2015 22:04

    paha biçilemeyecek bilgiler

    bizleri şoktan şoka sokan bilgiler için OKTAN BABADAN ALLAH RAZI OLSUN HAKKINI ÖDEYEMEYİZ (bir düşünün kardeşler ya 16 yıldızdan oktan babadan bihaber olsaydık ? ALLAHA ŞÜKÜRLER OLSUN ) sf 246 ve 247 de gollon ve yandaşları için mavi renk kullanılmış tıpkı sf 341 ve 342 de olduğu gibi çocukların saçları beyaz yüzleri mavi (mavi-beyaz israil bayrak renkleri siyonizmin rengi olarak bilinir mavi mavi kanlılar avatar mavi kravat takan lar vs. ) sf 255 burası bence çok önemli sonunda gelip çatan ne ? yada taşı üzerindeki bir sembolden bu bilgilere ulaşıyoruz peki o taşlarda insanlığın tüm geçmişi ve geleceği mi kodlandı acaba ? sabri dede ademe neden tulumbacı diye hitap etti acaba ? tulumbacılar eski itfaiyeciler değil mi peki adem (oktan baba ) hangi yangını söndürüyor ? (bektaş baba da deruni baba diye hitab etmişti ilginç ) sf 308 de 2035 daha rahattı diyor ? sf 317 su kimyasal olarak parçalanırsa oksijen ve hidrojen çıkar oksijen yakıcıdır hidrojen yanıcı oksijen olmayan ortamda yanma olayı olmaz ilginçtir iki yapıtaşıda yanma (ateş -dumansız ateş ? ) ile ilgili ama birleşince söndürücü ? sf 320 şeytanilerin geçmişe teknolojik ürünler götürmesi bunlarla insanları etkilemesi bir örnek 2100 yıllık yunan kabartmasında çocuk sanki LAPTOP TUTUYOR !!! resim burada http://beforeitsnews.com/alternative/2014/06/ancient-greek-artwork-shows-what-appears-to-be-a-laptop-computer-with-usb-ports-videos-2968948.html sf 331 deki madde bir filmden tanıdık geldi tom hanksin oynadığı melekler-şeytanlar filminde geçiyordu cernde üretilen yoğun enerji taşıyan madde demekki gerçekmiş !!! insanlar ilerde 2085 ler bineklerine yakıt olarak kullanacak demek ki http://www.imdb.com/title/tt0808151/?ref_=nv_sr_1 sf 334 de uçmayı sağlayan kanatlar konusu ilgnçtir son kaptan amerika filminde bu teknoloji işleniyordu hollywood şeytanileri demekki film deyip geçmemek lazım http://www.imdb.com/title/tt1843866/?ref_=nv_sr_1 sf 338 işte burası çok tehlikeli diyorki dünya çapında bir hastalık bahane edildi demekki insanlara dünyaya hastalığın çaresi diyerek sunulacak olan ilaç (iksir ) çok tehlikeli !!! küresel bir salgın hastalık mı ? çekilen bunca zombi salgın hastalık filmleri dizileri ? sf 339 o iksirle (yani hastalığa çare olarak gösterilen ilaçla ) başladı herşey insanlığın hafızasını silme çabaları habere bakın anıları silen ilaç yani bu teknolji şu an mevcut http://www.hurriyet.com.tr/dunya/11016787.asp sf 340 dikkatimi çekti varolan yapay zeka uyandı diyor oktan baba deruni devlet kitabında ne yazmıştı ? büyük savaştan sonra (önümüzdeki 3.dünya savaşı ) devletler bütün sistemlerini kudüs merkezli ana göz bilgisayara bağlıyorlardı (yapay zeka mehdi yazılımı hatırlayın ) ardından nükleer patlamalar (avrupada birkaç millet yok oluyordu ) SALGIN HASTALIKLAR GELİYORDU insan et üretti diyor yeni çıkan habere bakın http://www.gercekbilim.com/laboratuvarda-ilk-kasilabilen-kas-hucresi-uretildi/ sf 343 sanki terminatör filmi gerçekmiş gibi yoksa ? zaman yolculuğu ile geçmişe veya geleceğe robot yollamak ? son robocop filmini izleyenler hatırlayacaktır adamın beynine hafızayı güçlendiren implant çip benzeri birşey monte ediliyordu yahu filmlerde nasılda işliyorlar !!! http://www.imdb.com/title/tt1234721/?ref_=nv_sr_1 sf 347 de verilen bilgi sanki paradoksu işaret ediyor gibi var olan yapay zeka vücut bulmak istiyor ? aklıma hadis geldi ilk peygamberden son peygambere kadar bütün peygamberler kavmini deccal ile ilgili uyarmıştır deniyordu o zaman yapay zeka çok eskiden beri var diyebilir miyiz ? sf 350 kesik robot başı gibi sarkan yay elektronik aksam vb. bu hadise 2085 ve sonrasında mı yaşanacak ALLAHUALEM ? yani mehdi-deccal dönemi ? en doğrusunu ALLAH BİLİR kalperen kardeşlerim umarım yazdıklarım bir nebzede olsa faydalı olur hep beraber paylaşıma devam inşallah zor zamanlar geliyor ALLAH YARDIMCIMIZ OLSUN ( demir ninemize ALLAH RAHMET EYLESİN )
  • Gamsız Baykuş / 17 Ocak 2015 21:12

    Kulbak Bilge 17

    Vay be Kulbak Bilge 17'nin yayınlanabilmesi için 2015 yılına girmemiz gerekiyormuş yoksa öçplülk sultanı simyacının yerini söyleyemezmiş heyhat hakikate eskiden ne kadar uzakmışız yapay zeka insanlığı nasıl yönlediriyo olabilir sonuçta şuan insan gibi bağımsız iradye sahip yaptırım gücü olan varlık bu konu hakkında fikirlerinizi bekliyorum.
  • Tungatigin / 17 Ocak 2015 21:03

    Elon Musk ve Space X

    17. bölümü okurken sanki şimdiye kadar izlediğim bilim kurgu filmlerinin içindeymişim gibi hissettim . Zamanda yolculuk , zamansızlık , dünyanın aslında gizlenen tarihi , yüzbinlerce yıl önce yaşamış ümmetlerin de aynı merhalelerden geçmiş olması , hep düşünürüm bilinen odur ki insanlık 1 milyon yıldır dünyada , peki bu insanlık son 2 bin yıldamı-hatta son 100 yılda mı teknolojik olarak bu kadar ilerledi kalan 990 bin yılda hep ilkel miydi ? nasıl olur ? demekki geçmiş yüzbinyıllarda kimbilir neler oldu . Biz günlük monoton iş hayatımız ve ev hayatımız içerisinde hiçbirşeyin ardına varmadan gün doldururken elinoğlu ne şeytanlıklar peşinde ama iyiki bahsi geçen hazirun ve onaltıyıldız var , bu şekilde bir bilinç oluşturuyor . Bugün tevafuk bilgi ağında bu habere rastladım . Konuyla ilgili ve oldukça önemli geldi bana sizde bir bakın derim
    Link ;
    http://www.silikonvadisi.tv/genel/elon-musk-yapay-zekanin-insanligi-yok-etmemesi-icin-bagis-yapti-60318.html
  • x / 17 Ocak 2015 20:15

    263.

    21, 22, 23... 2021, 2022, 2023.. 2030 kadar yolu varr

    2015+ 40= 2045- 2055 ?



  • x / 17 Ocak 2015 19:59

    Olasilik ve kader üzerine..

    Hangi durumdan hangi alemden hangi şuurla.. bakış açısına gore farkli anlamlar dışa vurabilir. Öyle ki şuur düzeyine gore anlamlar zıt mış gibi bile görülebilir.
    Matrix
    Neo: Buraya bir seçim yapmaya geldim öyleyse
    Kahin: Hayır Neo, buraya yaptığın seçimi anlamaya geldin( tekamül süreci), sen seçimini çoktan yaptın ( yaşam planı)..
    Bu da Olsun Metafizik in Marşı ( Bu da benden)
  • ateş / 17 Ocak 2015 19:12

    Kuşlar gibi uçmak...

    Her sabah martıları gözlemlerim. Ve her seferinde,.keşke kanatlarım olsa da rüzgârda onlar gibi süzülebilsem derim..
  • Gökhan Göker / 17 Ocak 2015 18:58

    Mesaj acik 2015 de baslayip 2035 kadar surecek Mehdiyet devri baslamisdir insaAllah
  • habil karaca / 17 Ocak 2015 18:49

    17 ci bolum harika bilgilerle dolu

    Oktan hocamizin eline saglik ayni zamanda butun kalperenlere makedonyadan selamlar
  • x / 17 Ocak 2015 15:47

    347.

    Bugünde geçmiş mi anlatılıyor, geçmişte yaşananların anlamsal benzerleri bugünde de mi yaşanıyor?
    İnsan ki Potansiyel Eşref i mahlukat, nefsini, nefsinin başına neler getirebileceğini, korkularini ve götürdüğü yeri ve sonuçlarını; akli selim ile düşünmezse ve korku ve çıkarlarına dur diyemezse; büyüttüğü beslediği sistem kendisini de bitirir. İrade ve inanç kılıç ı ile nedenleri ve niçinleri ile kaosa ve dengesizlige götürücü sisteme dur der ve o sistemin kafasini kopartir. Aksi halde insan kendi nefs oyunlari kendini kandirir, Allah in bile bu sinav ortaminda öğütten baska mudahale etmedigi, bireyin özgür seçimine seýtaniler karisir ki sebeb kisinin kendisidir ya da daha geniş olarak insanlarin birlikte olusturdugu toplum ve insanlik in ortakca bulundugu suurun kollektif durumudur... Hz. Omer ve Helva ve put bahsi gibi.. Para ticaret i kolaylastiran aracti bu gun ise iste o arac ki insanin kesfi ve urettigidir ( Allah gondermedi parayi), insan kendi urettiginin kolesi durumundadir.. Sirf isim bozulmasin diye eyvallah ettigimiz abi veya ablaciklarin sistemi insan ozgur iradesine tasallut eden sistem haline gelebilir.. ornekler cogaltilabilir, tefekku eettikce daha neler neler gelir...Sonucta bu anlamda Yasamak istiyorum artik hak hakikat ve gerceklik, akil mantik vicdan bilinc butunsel bilinc yolunda HZ DAVUT larla ve hatta HZ SULEYMAN larla..
    Once kendilerine gore helva yaparlar şuursuzca, nefsine göre, sonra ona taparlar hatta o helvanin kontrolune girerler, sonra onu yerler.. Helvaya dikkat..
  • Cem TURAN / 17 Ocak 2015 14:46

    ALLAH'ım ilmimizi Arttır

    Yine vurulduk en derinden.... ALLAH kalperenlere güç versin....Şu bilgilere vakıf olan kaç kişiyiz...düşünün!! ŞÜKÜRLER OLSUN
  • Vatansever / 17 Ocak 2015 14:40

    beklenen kardeşime cevaben

    Değerli kardeşim, bahsettiğin kitaplar Orkun Uçar'ın Metal Fırtına 4 Turan ve Asi - Kara Gezgin isimli kitapları.

    MF 4 Turan'da nanoteknoloji ile güçlendirilmiş Türk timi Çin'e karşı mücadele verir. Kitabın finalinde nükleer ve biyolojik savaş çıkar bu da eski Türk kıyamet efsanesi Kalgançı Çak'a denk gelir. Türkler Orta Asya'da yeraltı kentine çekilirler.

    Asi'de ise günümüzün 500 yıl sonrası anlatılır. Teknoloji yoktur, sihir ve büyü vardır. Türkler GÖKKURT adındadır ve dediğin gibi kanatları mevcuttur. Ergenekon isimli bir vadide yaşarlar.

    Tefekkür amaçlı okunabilir. Selam ve saygılarımla.
  • Hakan Barlıt / 17 Ocak 2015 13:43

    İlaç gibi

    17. Bölüm, gece gördüğüm kabusa ilaç gibi geldi. Yerin altın da zifiri karanlıktaydım tek bir çıkış yolum vardı ama o yolu şeytanlar kapatmıştı. Bana yaklaşmak istiyorlardı ama yanımda bulunan bir zat kuran ayetleri okuyarak ifritleri yanıma yaklaşmasına engel oluyordu. Hatta bir tanesi arkadaşımın kılığına girerek beni yanına çekmek istediyse de, yanım da bulunan iyi kişinin yüzü suyu hürmetine onun şeytan olduğunu anladım. Hayır olsun inşallah Teşşekkürler Oktan Keleş 17. bölüm bana moral verdi.
  • şizofren / 17 Ocak 2015 13:25

    Elhamdülillah

    Tüm bu olanların ufacık bir parçası olduğumuz için Allaha şükürler olsun.
    Kaleminize Yüreğinize İlminize Sağlık Deruni Baba
    Ellerinizden Hasretle Ve Hürmetle Öpüyorum
    Tüm Erenlere Kalperenlere Ve Gönüldaşlara Selam Olsun
  • beklenen / 17 Ocak 2015 13:08

    bu seri ile islam tarihinini son yüzyıldaki en önemli sorusuna da cevap verilmiş oluyor. İslam neden kaldı. İşte cevabı burada. Allah müslümanları şeytana hizmetçi kılmak istemiyor. Müslümanların eli ile şeytani projeleri gerçekleşmesine izin vermiyor.
  • Yo Kan / 17 Ocak 2015 12:56

    Çok güzeldi gerçekten bilgi şekerden daha çok tatlıdır GÖK TENGRİ den Oktan babama can sağlığı diliyorum bence bu romanın filminin yapılması lazım insanların zihnine daha iyi kazınsın diye
  • Mete / 17 Ocak 2015 12:32

    Allah razı olsun

    YÜREĞİNİZE SAĞLIK OKTAN ABİ TÜRKMENİSTANDAN TÜM KALPERENLERE SELAMLAR...
  • Kendini Arayan / 17 Ocak 2015 12:26

    Subhan Allah-u ve Bihamdihi Subhan Allahul Aziym.

    Ta Ha ve Ya Sin Vel Kur' anil Hakim.
  • cem sultan / 17 Ocak 2015 12:23

    müthiş

    Oktan Hoca'mın fikirlerine sağlık. bu bölüm müthiş olmuş.her biri insanın ufkunu açan ayrı bir tefekkür kaynağı. Allah ilminizi artırsın.
    Afet Ilgaz Hanımefendi'ye de Allah gani gani rahmet eylesin.
    onaltıyıldız yazarlarına ve takipçisi kardeşlere de saygılar sunuyorum.
  • beklenen / 17 Ocak 2015 12:08

    (/hatırladığım kadarıyla) yazarı türk olan bir kitap (ismini tam tam hatırlamıyorum ama seri olarak amerika iel savaşma gibi konuları ele alan kitaplardı) kitabın birinde büyük bir savaş sonrası insanlarda büyük bir değişim oluyor. Türkler yine orta asya steplerine çekliyor. Bir anlmada karanlık çağ başlıyor. Ancak ilginç olan şu. Bir türk genetikçi karanlık çağ başlamadan öncesine türk ırkına kanat takmayı başarıyor. Gezginin biri bunu keşfediyor, içlerinden bir çobanı kandırmak istiyor gibi hatırlıyorum. Kanatlı türkler kavramının ilk orada okumuştum. Yıllar sonra yine karşıma çıktı. Daha geniş açıklama ile. Ancak mantıksız olan şu. O kadar geniş imkanlarda neden kanat? Yerçekimini yok edecek basit bir alet ile her yere hızlı ve güvenli gidebilme tamamda kanat benzetme gibi duruyor.

    Zaman konusu ise çok ilginç. Bilinen teorise (bing-bang) zaman evrenle birlikte yaratılmıştır. O zaman evrende zamanın bir kısmında yaratılmış oluyor.
  • bts / 17 Ocak 2015 11:55

    her okuduğumuz kulbak bilge bölümüyle bir kaç taş daha yerine oturuyor..oktan keleş ve onaltıyıldız ailesine selamlar..Allah yardımcınız olsun
  • Yasin memik / 17 Ocak 2015 11:44

    Cok acayip bilgiler bunlar,acayip alemdeyasiyoruz.

  • sinan yıldırım / 17 Ocak 2015 11:16

    ALLAH CC SELAMI RAHMETİ VE BEREKETİ HEPİMİZİN ÜZERİNE OLSUN.
    ELİNE EMEĞİNE SAĞLIK SULTANIM HÜRMETLE ELLERİNDEN ÖPÜYORUM. ALLAH CC İLMİNİZİ İLMİMİZİ ARTIRSIN

    SELAM VE DUA İLE.
  • orhan şahin / 17 Ocak 2015 09:22

    hayırlısı
  • Bekir ÖZTÜRK / 17 Ocak 2015 08:43

    17. bölüm fena ve dehşetengiz sırlarla dolu

    İlk önce demir annemize ALLAH tan rahmet diliyorum. Başımız sağolsun.
    Bu son bölüm nanılmaz bilgi ve gerçeklerle dolu
    Zaman, zamansızlık, mekan ve mühlet net bir şekilde açıklanmış.
    Beni en çok sarsan 347 sayfa da ki açıklamalar oldu. Bu sayfada; robotların, yapay zekaların biz insanoğluna, Adem oğluna kendini inşaa ettirmesi. Tıpkı Bilim kurgu filmlerindeki gibi; EVRİM filmi, LUCY filmi başta olmak üzere ve Eşelon bilgisayar sistemlerinin anlattıldığı filmlerdeki gibi bariz oraya gidiyoruz.
    Şu açık bir gerçekki TEK GÖZ galiba kamera, uydu ve teknolojik sistemle Şeytanın her şeyi kontrol etmesi açık net anlaşılır olarak bu bölümde netleşiyor. Sistem para, teknoloji, yapay- nano teknoloji ile bir şeyi bedenliyoruz ve şeytan avanesi kendini bedenleştirip sanki HAŞA "kendini varlık alemine yaratıyormuşçasına" HAŞA!
    Burada şunu anlıyoruz. transormars gibi zekalar kendileri bir şekilde bizimle irtibata girip kendilerini yada parçalarını bize birleştiriyorlar.
    350. Sayfa da İse Oğuz atamız- ZULKARNEYN A.S. davut a.s. şifreli damgalı kılıcı ile bu metalik yapıları hortumluların kafasını o Güzel ve ÖZEL KILIÇLA kesiyor. yok ediyor. Elindeki kalkan ve başında ki başlık ta simgesi akıl ve bedeninin koruyucusu, koruyucu kalkanı gibi.
    Zamanda- mekanda yolculuklar var. Bu zaman yolcuları RAHMANİ ise sorun yok. Müdehalede yok olağan akışı
    Görülüyorki şeytaniler aleni her şeye müdehale ediyor. Bu şerli müdahaleye de CENABI ALLAH RAHMETİ İLE KARŞI MÜDEHALE DE BULUNUYOR. Birileri tuzak kuruyor. ALAH ta tuzak kuranların en hayırlısı olduğu için tuzaklarını başına yıkıyor.
    Çöplüğün padişahı, enteresan; yakında bir kaç gazete böyle bir hayatı yazmıştı. Selam olsun sırlı görevlilere
    Ayrıca sihirbaz ve küre olayının da gelecekten gelen bilgi ve cihaz olduğunu gördük. Mukatta harflerin anlatımı incelikli. Hep sihir ve büyü yapanların KURANI ve ayetlerini tersten okuduklarını duyardık bu bölümde ters söylenen mukatta harflerle ters etki yaratıldığı aşikar edilmiş. Bu da yolunda giden bir şeyleri yok ettiğinin resmidir. Bilinç altına normal duyamayacağımız ses ve frekanslarla PC, TV, SİNEMA, FİLM, DİZİLERLE BELKİDE BÖYLE TERS ŞEYLER SÜREKLİ FISILDANIYOR.
    Şeytan zaten sürekli FISILDAYAN DEĞİLMİ?
    Ama teknoloji ile ama ona verilen imkan ile sürekli fısıldıyor.
    Damarlarımızda dolaşmasının sebei de GDO lu gıda ve içeçekler olduğunu 17. bölümde çok net görüyoruz. Armağan bedenimize her türlü saldırı sünnetullah dairesi dışında büyük bir saldırı şeytan ve avenesince biz ADEM oğullarına karşı dehşetli, sinsice ağır bir saldırı var. Uyanık olalım ve ALLAHIN HELAL DAİRESİNDEKİ BİZE VERDİĞİ NİMETLERİ; DOĞAYI, HAVAYI, İNSANI, HAYVAI VE HERŞEYİ KORUMAK BİZLERİN BİRİNCİ GÖREVİ BUNLARI KORUMAZSAK KENDİMİZİ VE NESLİMİZİ ASLA KORUYAMAYACAĞIZ!!!
    Birde, sayfa 330, 331 , 332 de anlatılan kavanozdaki madde ki ben burdan şunu düşündüm nacizane; sayfa 334 - 335 de yer çekimini ortadan kaldıran ve kadim zamanlarda uçan insanlar kanatlı melek sanılma meselesin den şunu çıkarıyorum.
    ESKİ TÜRK BOYLARININ ONGUN VE SEMBOLLERİNİN NEDEN KUŞ OLDUĞU AŞİKAR.
    Her boyun bir kuş ile ilişkilendirilmesi bu maddeyi kullanan atalarımız kendi mizacına uygun Yırtıcı kuşları seçmesi ve bu yırtıcı savaşçı kuşların uçan atgalarımızın güçlü- savaşçı atalarımızın olduğunu ve eski pagan kavimleri yada eski kadim kavimleri yönettiğinin gçöstergesi olduğu açık.
    Zaman geçince bu üstün teknoloji ve sarsılmaz yıkılmaz güçlü kişilerin HAŞA tanrı sanılması ve bu güne gelen pagan tanrıların güç ve özellikleri bu madde ile RAHMANİ tarafta olan atalarımızı, şeytan yine kendi çıkarına kullanarak eski insanlara TEK OLAN ALLAHI unutturmak için İlahi- rahmani olanı dönüştürmesi olarak anlıyorum.
    Malum şeytan hep ALLAHı taklit ediyor.
    Şimdilik tefekkürlerim bu kadar.
    Her şeyin en doğrusunu ALLAH C.C. Bilir
    BEKİR ÖZTÜRK
  • ateş / 17 Ocak 2015 08:30

    Subhan Allah!

  • x / 17 Ocak 2015 05:15

    Animatrix ve Matrix ve ROBOT..

    Bu hafta, hatta son 1-2 gün özellikle Animatrix çokca izledim. Dönüp dönüp II. Rönesans ve çocuğun hikayesi, dünya rekoru....
    Gerçekten ŞOK edici..
    çünkü bu ara bir de bir diriliş serisi var elimde kitap...
    Hayırdir InsaAllah..
  • x / 17 Ocak 2015 05:09

    Çok Garip, ŞOK edici..

    İlk defa okumuş olmama rağmen, bazı objeler ve olaylar...
    Sanki 17. Seride geçenleri yaşamış gibiyim..
  • alaca / 17 Ocak 2015 02:54

    Kulbak Bilge 17

    257 çok iyi düşünülmeli sanki sır burada. 264 bir sonraki aşaması şemaya bakınca bile ışık hızını geçiyor sanki insan..
    293 Masum ve Latif bir bakış. 296 Rahmeti yüksek ve İlimli bir söylem.. 317 bilgisizliğiniz azalacağına artıyor diyor bize.. 322 insan belirli adetlerde en fazla kendini saklayabilir. binbir surat derken bile insan 1001'e hapsediliyor. aslında o kadar da değilmiş, asıl olabilsek Hurufi Mukattalar kadar olabileceğini görebilirmişiz. tabi kendimizin olduğunu zannettiğimiz ama olmadığımız, ya da olmadığımızı sandığımız ama olduğumuz şeylere girmek bizi aşar. ama bunlar da görülüyor. burdan bu çıkıyor. 328 Münir Derman Hazretlerinin "debelenmeyin" sözünü diyor sanki.. 331 ancak bakkallarda satılabilecek bir şey için çırpınıyorsunuz. senelerce bir sakız için konuşup duruyorsunuz diyor. demek ki hava da suymuş. insanlar yüzgeçleriyle yüzecekler..
    bu bölüm hakkında ne kadar düşünülse de az olacak gibi. onun için o azı bir an önce düşünebilmek gerekiyor sanki. Han Kağanımıza Sonsuz Teşekkürlerimizi Sunuyoruz..
  • Gürhan Dişbudak / 17 Ocak 2015 02:47

    ...

    Allah demir ninemize rahmet eylesin.Cennet mekan eylesin..Zaman mekan,zamansız mekan Allah tefekkürlerimizi arttırsın.
  • BARIŞ DEMİR(LEON) / 17 Ocak 2015 02:40

    ALLAH RAZI OLSUN

    Tekrar tekrar okunması, tefekkür edilmesi gereken derin sırlar. Rabbim senden razı olsun Reis.
  • Gökhan / 17 Ocak 2015 02:33

    .A.N.K.

    Cümle talip'lere selam olsun.Oktan baba'ya ayrıca selam olsun.Çoğu zaman yorum yazmasakta takipteyiz.Kafamızda muhakkak ki çok soru var lakin fazla gölge yapmak istemiyorum.Selam ve dua . . (yorum yapan abiler,ablalar,kardeşler de ayrıca muazzam tabi)
  • kuzra / 17 Ocak 2015 02:31

    ....

    Erenlere hu...
  • Mehmet yalçınkaya / 17 Ocak 2015 02:31

    Allahım bu nssıl bilgilerdr. İnsan okurken başka boyuta geçiş yapıyr gbi oluyor. Demir ninemize bir kez daha Allahtan rahmet etmesini diliyorum.
  • Yasin Akdoğan / 17 Ocak 2015 02:25

    Bir AN öyle donakaldım...

    İnce bir İÇ istihbarat ile bir kaç gündür bekliyorduk, çok şükür ki Kulbak 17'ye kavuştuk!

    Gecenin bu saatinde okurken düşündüm, düşündükçe şunları ANladım;
    17'li Tevafuk => Kulbak 17 içinde MÜHLET konusu hep son demlerdir konuşageldiğimiz İÇ MANŞETİMİZ olmuştu.
    Hemen aklıma TARIK SURESİNİN 17. ayeti geldi "Fe mehhilil kâfirîne emhilhum ruveydâ - Sen kâfirlere bir MÜHLET ver, az bir süre tanı" manidar... YILDIZ (tarık) KARANLIĞI DELİYOR...

    Şimdi ANlıyorum Demir Ninemiz'in Kalperenler için önemini. "O" Kalperenlere HEP DUA ediyordu..." Bazılarını cesedende görmüştü. Çok ümitli idi. "AMİN"

    Hz. Davud'un kılıcı bu robotların kellesini ya alacak, ya alacak...

    VAR OL Deruni Baba!
    Cümle kadroya selam olsun!
  • x / 17 Ocak 2015 02:16

    ZamAN

    16 ocak ı 17 ocak a geçiş
    17.
  • oguzkagan / 17 Ocak 2015 01:42

    tesekkurler

    Oktan abi Allah sizden razi olsun bunca bilgileri bizimle paylastiginiz icin.Kulbak bilge 17 bu gece yayinlanacagini gorunce ,okumadan yatamadim ,Rabbim yardinciniz olsun , saglicakla kalin.
  • zekhan / 17 Ocak 2015 01:31

    kısa kısa-1

    sayfa 350 hz Davud un kılıcı.....
    parçalar oturuyor.
  • dertli / 17 Ocak 2015 00:52

    çok güzel beklemeye değdi gerçekten

    eline yüreğine sağlık oktan abi okurken beynim onlarla o ortamda bende varmışım gibi hissediyorum sonunda da geri dönmek pek kolay olmuyor.Geçenlerde bir haber izlemiştim adam kendine takılan yapay kolu beyin gücüyle hareket ettirebiliyordu
    Rabbim hepimize yardım etsin inş.
  • mikail / 17 Ocak 2015 00:48

    Köpekçi Hasan baba gibi bir muhterem zatı bulup peşine koşmam lazım yoksa kafa almıyor işte
  • Yalçın açıkgöz / 17 Ocak 2015 00:47

    SUBHANALLAH!
    Yine kafamız allak bullak oldu hocam:(zaman,zamansızlık...mühlet.simyacı ve küresi,kürenin sırrı. Simyacıdan dökülen sırlar,kırmızı iksir(kola?),şaşırmamak elde değil.ALLAH RAZI OLSUN ...Rabbim tam manasıyla anlamamızı ümid ettiğiniz sırları öğrenebilmeyi ,görebilmeyi nasib etsin inşallah...
  • Yolcu / 17 Ocak 2015 00:35

    Bekledigime okuduguma degdi dogrusu müthi$.Allah yar ve yardimciniz olsun...
  • Mehmet Eray Çakır / 17 Ocak 2015 00:23

    Aman ya Rabbi!

    Okurken dehşete kapıldım. Zar zor toparlandım. Sen büyüksün Allah'ım. Şu sayfalardan çıkardığım en önemli sonuç imanın insan için ne büyük bir lütuf olduğu. Yoksa bunlara tahammül etmek her baba yiğidin harcı değil.
  • Abdulvahap Ünalmışer / 17 Ocak 2015 00:20

    Başımız sağolsun..

    Bu kafayla okumak en azından şu an için zor.
    Gönüllere selam olsun...
    Gidenlere gelenlere selam olsun!
    Selametle...
  • GÖKHAN / 17 Ocak 2015 00:07

    Kayı Boyu

    Allah ım kuvvet ver..........
  • zeki dagasan / 16 Ocak 2015 23:38

    Allahina kurban

    Bitti hasret elhamdulillah..
  • ada / 16 Ocak 2015 23:34

    ...

    Şimdi açtım henüz okumadım şimdilik sadece oh be diyor selam ediyor hayırlı geceler diliyorum.
  • Ogün Emir Yayla / 16 Ocak 2015 23:33

    |Y|

    Allah hayretimizi artırsın. Şükürler olsun ki ümidimizi canlı tutan onaltıyıldız ailesi var. Allah Razı olsun hocam.
  • mete / 16 Ocak 2015 23:21

    hayret

    Bu zamanla ilgili bilgileri bir tez olarak hazırlamay düşünüyor musunuz lütfen bu bilgilerinizi matematiğe de dökün metafizik hapishane,zamansız mekan ufuk açıcı bir bölüm oldu teşekkürler