İnsan Olma Uğraşı-2

İnsan Olma Uğraşı-2

Erol Elmas, Oktan Keleş'in: 'Bir Meczubun Rüyası'nı kendine has üslubu ile yorumluyor...


25 Ekim 2010 10:32
font boyutu küçülsün büyüsün


İNSAN OLMA UĞRAŞI - 2 –

  

 

Yaşıyor muyuz? Yaşamaktan ne anlıyoruz? Yiyip içip, gezmek, eğlenmek, iyi bir hayat sürmek, iyi bir iş, toplumdaki konumumuz… Bunlar olunca “yaşamış mı” oluyoruz? Böyle olmamalı… Yaşamak bu olmamalı, hayatın gayesi bunlar olmamalı…

 

Elbette değil, ne diyordu İlhami Abi;

 

Yaradan’a giden yolda nefes almıyorsan, yaşamıyorsundur!”

 

Nefesini, Yaradan için alacaksın! Her nefesi sana veren O değil mi? Niçin verilen o nefesin kıymetini bilmiyorsun? Sana o nefesi vereni niçin unutuyorsun? Niçin O’nu anmıyorsun?

 

Her nefeste O’nu ananlara selâm olsun!

*

İnsan-ı Kâmil olmak elbette zor, kimdir bu İnsan-ı Kâmil?

 

“Allah aşkıyla yaşayan ve o aşkla nefes alan canlı, İnsan-ı Kâmildir.” Allah aşkıyla insan nasıl nefes alır? Her canlı zaten nefes almıyor mu?

 

Hayır: “Soluk, normal yaşam için alınan hava. Bunu hayvanlar da alıyor. Nefes ise Allah aşkıyla alınan hava.”

 

 Allah’a  nasıl gideceğiz?

 

Gidilecek yolu Allah’a soracağız. Samimi ve ciddi olarak  Herkesin  yolu bir şekilde kalbinden Rabbi’ne bağlı değil mi? (sh.38-39)

 

Daha neyi arıyoruz ?

 

Kalbimizden, kendimizden daha ne kadar habersiz yaşayacağız? Kendimizin kıymetini ne zaman bileceğiz?

*

Rıza gösterebilmek; işte asıl hüner bu. “Bu Rabbimdendir” deyip rıza göstermek… Zorlukların, çilelerin, imkânsızlıkların vs. bunların arasından sıyrılıp, her an Allah ile olduğunu unutmadan, RIZA göstermek…

 

Senin için seçilmiş çilelere göğüs gerip, “bu Sevgilidendir” deyip sabır göstermek, razı olup, rıza göstermek…(Sh 39)

 

Allah’a olan sevginde samimi olacaksın, ciddi olacaksın. Bunun için o badireleri atlatıyorsun, bunun için önüne çeşitli engeller çıkıyor. Yani aziz kardeşim, samimiyetin, bir yerde ‘test’ ediliyor. Sevginde, ‘sebat edeceksin!’

 

Kalbine dikkat edeceksin!

 

Şikayet etmeyeceksin!

 

Şüphe etmeyeceksin!

 

Vehime düşmeyeceksin!

*

Aşk’ı soruyorsun. İyi dinle: “Aşk, Yaradan’ın yarattıklarına yansımasıdır,” diyordu İlhami Abi, Adem’e. Yani hepimize…

 

“Bu kadar mı aşkın tarifi?” diye içimden düşünüyordum. Satırın devamını okuyunca anladım ki, elbette hayır! Şöyle sürdürüyordu İlhami Abi konuşmasını : “O’nun yarattıkları, kainât -her şey- bir ayna olmuştur. O aynadan Rabbimiz, ‘Ben bilinmez bir hazineydim bilinmek istedim’ lütfuyla bakmıştır. İşte tabiri caizse: O aynaya yansıyan Rabb’imizin görüntüsü AŞK’tır.Yansıyanı AŞK’tır. Bunu gören, bu yansımadaki görüntüyü gören tüm varlık aşkından döner. Atomlar gibi her şey döner ve yansıyan görüntünün “Aslı”nı arar dururlar. Aslına ulaşanlar bekâya ulaşmıştır. Aşk budur! (sh.43-44)

 


 

 

 ESER: YUSUF COŞKUN BENEFŞE


Yaratanı tanıyan akıl, kristalleşir ve yansıyanı gören Rabbanî Akıl olur. Bunu nasıl formüle ederiz: Din - vahiy akla gelir. O süzgeçte öğütülür.Filtre edilir. Gönle indirilir. Akıl + Gönül = Kristal Akıl olur!

 

Gerçek akıl Yaradan’ını bilen,Onu bulan Rabbanî, kristal akıldır. AŞK’a ulaşan ve o yansımayı gören, Kristal Akıl sahibi olmuştur (Sh.45)

*

Bu yazıyı hazırladığım sıralarda, bir kardeşimizden çok güzel bir yorum aldık. Oktan Bey’in kitaplarının böyle hayırlı işlere vesile olmasından büyük memnunluk duyduk. Oktan Bey de bu yorumu okuyunca çok sevindi. “Çok şükür” dedi… Mutluluğu her halinden belli oluyordu. Bu yazı dizisinin başlığı olan ‘İnsan Olma Uğraşı’na da çok uygun düşüyordu bu yorum. Bu nedenle yazımın sonuna almak istedim.

Dr. Hilali rumuzlu Kardeşimize bu içten duyguları için teşekkür ediyor, erenlerin himmeti üzerine olsun diyoruz.

 

İşte Kardeşimizin yorumu:

   

GÖNÜL DOKTOLARIN’A;

 

Bir gün, dostlarımdan biri bana bir kitap hediye etti. Kitabın adı; “Melekler Ağlarken” idi. Canımın sıkıldığı bir gün, “göz gezdireyim” dedim. Hay gezdirmez olaydım,dünyaya hayata her şeye dair bakış açım ters yüz oldu. Hemen, kitabın, diğer serileri temin ettim. Okudum… Bir daha okudum… Bir daha…Bir daha.... Oktan Keleş hocamı, hocam diyorum, çünkü ben onu hocam kabul ediyorum, mürşidim kabul ediyorum o beni tanımasa da. Tanıdım şükürler olsun. Çünkü o günlerde, içine düşmüş olduğum şartlar ve buna bağlı buhranlar, beni az daha Budist yapacaktı.

 

Bu kitaplar bana İslam’ın yorumunun piyasadakilerle sınırlı olmadığını gösterdi. Piyasadakiler derken, canlı temsilleri kastediyorum… Akıla, ruha, asra, bana bendeki bana hitap ediyordu. (Oktan Bey'in Kitapları E.D)

 

Bu sene tıp fakültesinden mezun oldum. Bu kitapların, özellikle “Melekler Ağlarken’deki” mücadele ruhunun bunda etkisi çok büyük…Biliyorum saçma gelecektir ama benim dünyamda bunun yeri çok anlamlı…Kötülükle mücadelenin, bir neferi olmanın kendi sahamda bir hilali olmanın özlemi ve azmi ile Oktan Keleş hocam ellerinizden öpüyorum.

 

Kendisini inşallah bulup ellerinden öpüp diplomamı kendisine hediye edeceğim kabul ederlerse. İlk görev yerimin de memleketin en ücra köşesi olması için gönüllü olarak baş vurdum.

 

İlhami Ağabeyim efendim, ey hilali kardeşlerim; Oktan Baba, Bekçi Baba, Latif Baba, Rıza Baba ve Cenk diğerleri dua edin bu kardeşinize. On Altı Yıldızımıza, Erol Ağabeyimize, Tarık C’ ye selamlar, sevgiler… Dr.Hilali.

 

 

NOT: Parantez içersindeki sayfa numaraları Oktan Keleş'in "Bir Meczubun Rüyası" isimli kitabındaki sayfa numaralarını göstermektedir.

 

 

Erol Elmas

 

buulkem@gmail.com

 








Bu haber 8,158 defa okundu.





Yorum ekleYorum ekle


Yorumlar (9)
  • ayse / 30 Kasım 2010 20:16

    insanı-ı kamil

    Denizler mürekkep olsa, ağaçlar kalem olsa Cenab-ı Hakk'ın kelimesi olan insan-ı kamili tarife kalksalar denizler kurur, ağaçlar kırılır. ( Kehf 109 ) Allah cümlemize küçülüp, yok olup Allah'a yaklaşmayı nasip etsin.
  • devrim / 30 Kasım 2010 13:22

    aman YARABBİM ne güzel dizeler ne güzel yorumlar adeta duygularımıza ve bütün okuyucuların hislerine tercüman niteliğinde bir yorum yazmış kardeşimiz.Sanırım birşeyler değişiyor ayak seslerini duymaktayız.Oktan beye selam olsun.
  • meczub / 29 Ekim 2010 23:40

    asa

    asa kitabı ne zaman çıkıyor..sayın editör....çok zaman geçti 3. kitapdan sonra..bari bi zaman aralığı verinde biraz sabrımız artsın..saygılar..
  • özer / 28 Ekim 2010 05:37

    oktan baba can baba

    feyizlr yağar oldu sayenizde gönüllerimize.
    Allah cc uğraşlarda yar ve yardımcınız olsun.
  • engin TOKSÖZ / 27 Ekim 2010 13:48

    Allah razı olsun bugüzel dizeler bu güzel eserler oktan baba gönlün varolsun erol ağabey kalemine sağlık.
    dr hilali Allah yardımcın olsun.
  • Gurbet arisi / 25 Ekim 2010 16:20

    O`nun yarattiklari,kainat her sey bir ayna olmustur.
    Bu fakir,o aynadan Oktan`in gozlerine vurulmustur
  • Hamdi Cenk Düzgit / 25 Ekim 2010 16:09

    Tüm azalarıyla Allah(c.c) diyen kullarından eyle bizi Allah'ım.
  • Abd / 25 Ekim 2010 13:59

    San'at..

    Ne hoş..
  • Serdar A. / 25 Ekim 2010 13:23

    Güzelin Eline Ayna Vermişler, Güzelliğinin Farkına Varsın Diye....