50 Milyondan Biri Olabilmek

50 Milyondan Biri Olabilmek

Tarık C.'nin yeni yazısı....


12 Mart 2013 08:45
font boyutu küçülsün büyüsün


50 Milyondan Biri Olabilmek

 

Deccal öncüsü geldi ve evlerimizden çocuklarımızı kaçırdı.

“Deccal, evlerinize girmiş, çocuklarınızı esir almıştır" diye bir ses duyulacaktır.” (Muhyiddin Arabi, El Fütühatül Mekkiye, I-XII, 2:168; Şaban Döğen, Mehdi ve Deccal, Gençlik Yayınları, 2. Baskı)

Digital’e teslim ettik onları. Hepsi; hatta sen ve ben el eleyiz onunla… Birbirimizin elinden çok onunla temas halindeyiz.

Temas önemlidir. Beni en çok rikkate getiren hadiselerdendir: Bazı yetimhanelerde bebek ölümlerine rastlanmış. Halbuki bu yetimhanelerde bebeklere çok iyi bakılmaktadır. Beslenmelerinde ve ortam sıcaklıklarında hiçbir anormallik yoktur. Daha sonra anlaşılır ki bu bebeklere az temas edilmiş. Evet, “Temas eksikliğinden kaynaklanmış bebek ölümleri”.

Bebek değiliz elbet. Ama bazı bebeksi ve melekî masumiyetlerimizin ölümüne mani değil yetişkin olmamız. Birbirine daha az temas eden, sevdiğinin saçlarını daha az okşayan, gül kokulu yavrusunu daha az öpen ve bu öpmelerin azalması ile cennete ulaştıracak merdivenin basamaklarından nefsi hazları uğruna feragat eden; yani içinde bebe ölüleri olan; bebek masumiyetinde latifelerini öldüren hastalarız biz. Sen kürtajı çoktan yapmışsın teknoloji müptelası kardeşim. Ama ölü bebekler hala içinde ve zehirlendiğinin farkında değilsin. Parmaklarımız hep plastik üzerinde; telefon tuşu, bilgisayar ekranı, televizyon kumandası. İçinde can ve kan yok onların. Onlar aslında biraz da ölmüş dinazor kalıntıları.

* Fahr-i Kainat Efendimiz (Sallalahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Çocuklarınızı çok öpün. Çünkü her öpücük için size Cennette bir derece verilir ki, iki derece arasında beşyüz senelik mesafe vardır. Melekler öpücüklerinizi sayarlar ve sizin defterinize sevap yazarlar.”

* Nebiler Sultanı Efendimiz (Sallalahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Kişi, hanımının yüzüne baktığı vakit, hanım da beyinin yüzüne bakarsa, Allah da her ikisine rahmet nazarı ile bakar. Erkek, hanımın ellerini avucuna alınca, o da erkeğinin ellerini tutarsa, parmaklarının arasından günahları dökülür.”

Sevdiklerimizden, evlatlarımızdan çok onunla; digital ile göz gözeyiz. Alamıyoruz gözlerimizi ondan. Bu yüzden “Borderline kişilik bozukluğu” olayları artacak gelecek nesillerde. Zira borderline rahatsızlığının ilk adımı annenin evladı ile eksik göz teması bazı araştırmacılara göre. Yada göz temasında eksik olan göz parıltısı, göz nuru; yıldız gözlerin eksik “kadri”. Anneler “ateşten ekranlara” baktıkca;  gözlerin “kadri” matlaşıyor, evladının göz hakkını ekrana yediriyor. Eskiden ateşten sigaralar ciğerlerimizi alırken, ateşten ekranlar ailemizi, kalbimizi alıyor.

Şeytan, Hazret-i Adem ve eşini ne ile çıkardı memleketimizden; ata yurdumuzdan; cennetten? Yasak ağacın meyvesini yedirerek değil mi… Gayrımüslimlerin anlayışında o yasak ağacın meyvesi; ısırılan meyve nedir? Elma değil mi… Babamız ısırdı ve hepimize “İnin oradan birbirinize düşman olarak!” dendi. Ali Şeriati’nin tabiri ile “Hûbut”. Ve masallara kadar geldi bu büyük sürgünün hatırası ve bir daha aynı hatayı işlemeyelim diye çocuk hafızalarımıza kazındı: “Gökten üç elma düştü.”

Üç elma… Hazret-i Adem, Hazret-i Nefise ve İblis… Yani Ademî program; Adem sırrı; insan sırrı yeryüzüne “Download” edildi; “İndirildi”. Virüsü içinde elbet.

Bu ilk başarısı oldu İblis’in kendine verilen mühlet içinde… Hazret-i Adem daha satrancı icad etmemişti. Oyun öncesi ilk hamle… Düello süresi bitmeden önce kalleşçe silaha davranması Diablo’nun…

Ve sonrasında hep savaş, hep savaş… Zamanın burçlarında bazen onların  bazen bizim bayrağımız.

Ve tilkel eyyamu nüdaviluha beynennas” Âli İmran / 140.

Günler bir onlara güler bir bizlere… Bir yüzük gibi parmakta çevrilir. Ta “Son Savaş”a kadar... (Ayette geçen “Nüdaviluha” kelimesinin “Devlet” kelimesi ile aynı kökten gelmesi de enteresan. Zira “Ahir zaman paşası”, hocasından öyle nakletmişti bizlere: “Devletleri Allah kurar.”)

Tesbihin ilk ve son taşları birbirine çok yakındır. Birbirini andırır. Çevirimin başı ve sonu; ilk savaş ile son savaş konsepti de birbirine benzeyecektir. Son savaş öncesi de, ilk savaş öncesine benzeyecektir. (Bu tesbitleri ne olur mutlak doğrular olarak kabul etmeyin. Yanılmış olabilirim. Bunlar sadece birer spekülasyon. Eğer haddim aşıyorsam Rabbim beni bağışlasın ve muaheze etmesin. Amin!)

Satranç öncesi; ilk savaş öncesi kalleş hamle cennette olmuştu. Oradan “İndirildik”. Gayrımüslimlere göre ısırılmış elma yüzünden. Şimdi son savaş öncesi, milyarlara aynı oyun oynanıyor. Çevirimin başı ve sonu birbirine benzer. Kraliçe, “Pamuk prenses”e yine zehirli elmayı yediriyor. (Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler’in ne olduğunu; Kabalada neyi temsil ettikleri ve benzeri sırların anahtarı Oktan Abi’de. Merak edenler ondan talep etsinler.)

Yeniden cennetten çıkarılıyoruz ey kardeşler! 2,5-3 Milyar Müslüman arasından sadece 50 milyonunun “MÜSLÜMAN” kalacağı bir ortama düşürülmek üzere. Aile bir cennettir; komşuluk bir cennettir; mahalle bir cennettir (o yüzden sevmiyor muyuz bazı Türk dizilerini); ve kalp başlı başına bir cennettir. Bunlar gidiyor elimizden farkında mısınız? Bir cennet numunesi olan ve ecdadın bir buket gibi elden ele bize kadar naklettiği; mimarisi gökte yapılmış bu müessese ve değerler; cennet ayetleri, delilleri; elimizden gidiyor. Daha doğrusu “indiriliyoruz” tekrar cennetten. Başa dönelim. Elimizde tutup, gözümüzle kilitlendiğimizden. Yeni “Elma”ları tutuyoruz elimizde. Bu “Elma” bizi cennetten indiren meyve ile aynı Şeytanîlere göre. Sadece çağa göre güncellenmiş. Delil mi istersin? Bütün tahribatının yanında; elden gidenlerin yanında; en önemlisinin sembolüne bir bak: Bir elma. Hayır, sadece bir elma değil; “ısırılmış bir elma”.



İnternet ile tanıştığım ilk zamanlarda anlamadığım bir şey vardı. Arkadaşıma soruyordum: “Şunu nasıl kaydedebilirim? Record tuşu neresi?” Arkadaş mana veremedi herhalde ve neden sonra “Haa, indirmeyi diyorsun; download yani…” İndirmek. Yüksek internet hazretleri ve aşağıda biz dabbeler. Eğer birine bir şey kaydetmesi için yollayacaksan, ona da “Upload”. Yani “Yukarı” yükleme… Bu yeni putun önündeki sunağa arz etme yani. Aynı bir Budist’in kendi taptığı putuna, dizini çökerek (Laptoplar; yani “Dizüstü” bilgisayarları aklınıza geliyor mu?), başını aşağıya eğerek, ellerindeki meyveleri; “Böğürtlen”leri, “Elma”ları putuna takdim etmesi gibi. (Bu güzel tespitlerden dolayı Oğuz Aksakal bey’e teşekkür ederim.)



NOT:

Elbette teknoloji düşmanı değilim. Ama farkında olmadan teknoloji ve özellikle bilgisayarlar bir put olmaya doğru gidiyorlar bazılarımızın dünyasında. İnsanların birçoğu Deccal’in açık açık Deccal olduğunun farkına varmayacaklar. Üç devrede ilahlığını ilan edecek. Alıştıra alıştıra… Oktan Abi, “Asâ: Bir Meczubun Rüyası-4” kitabında Deccal’in belki en önemli bir sırrı olan “Ana göz Bilgisayar” meselesini açıklamıştı bizlere. Bu elbette hemen olmayacak. Meşhur, “kaynayan su ve kurbağa” meselini hatırlayalım.

Para kötü bir şey midir; put mudur? Elbette hayır. Onu put haline getiren insanın kendisidir. Kadın kötü bir şey midir; put mudur? Yine hayır. Onu put haline getiren yine bir takım insanlardır. Peki, helva put mudur? Acayip mi geldi? Belki tebessüm ettiniz. Hazret-i Ömer de (ra) tebessüm etmişti. Zira cahiliye döneminde helvadan put yaparlarmış; sonra sefer esnasında acıkınca onu yerlermiş. İşte Hazret-i Faruk (ra) burada gülmüştü. Dolayısı ile bilgisayarı, telefonu, teknolojiyi put yapabilecek olan yine insanın kendisidir. Yoksa, bu makaleyi bilgisayarımla yazdım, bir internet sitesine yolladım ve sizlerde oradan okuyorsunuz inşallah. Umarım yanlış anlaşılmam.   

 

 Tarık C.

tarkci@gmail.com








Bu haber 6,763 defa okundu.





Yorum ekleYorum ekle


Yorumlar (46)
  • Abdulvahap Ünalmışer / 1 Haziran 2016 12:59

    Adamın Ham Maddesi = OKTAN KELEŞ

    Tekrar okuyup hatırlamak güzeldi. Teşekkürler Tarık C.
  • Hilali Mehmet / 26 Mart 2013 05:53

    Harika yazi...Tefkkür

    Slmaleykm Sevgili 16* ekibi, degerli Oktan hocam ve secde kardeslerim 16* takipcileri....benim anladigim yanlis veya dogru bilmiyorum yaklasik 1,5milyar müslümandan takriben 50 milyonu Cenneti en cabuk, kolay, az sIkIntIli vs. adini siz koyun...almanyada etrafima beyin cimnastigi olsun diye derim her zaman, yaklasik 1,5 milyar müslümani etrafimizda tanidigimiz 150 akraba es dost var sayalim...beni cevremdeki 150 nin 100 kisi namaz kilmiyor tahminimce, bildigim tanidigim kadar...kalan 50den 30 cumadan cumaya ve arasira olanlar....20nin 10-15 yasli/ belli yastan sonra dininin geregini yerine getirmeye calisiyor, buda genelde sinirli kalabiliyor....kalan 5...4...3...2...1 kisi hakkyla mümin muttakin bi yasanti ya yasiyor yada yasamiyor... mesela tabiiki sadece namazla sinirlandirmamak gerek..Kuran ve Sünnet yolu diyelim...yani söyle etrafima baktigim zaman inanin temiz, harama bulasmamis(faiz,zina,icki,kumar,giybet,sirk vs)bir insan görüp bulmakta zorlanir bir zamanda yasiyoruz...bu neticede su sonuca vardim...artik bir mümin olarak mesele Hizir as. Allah dostunu bulmak degilde(insAllah buluruz. tabiiki :) ), Allah'a kulluguyla/imaniyla en yakin insanlari bulup onlarla dost olmak...amin...hakkinizi helal edin biraz karisik olduysa yazim...Kuran'i Kerimi okuyalim bilhassa mealinive tefkkür edelim...Biiznillah HERSEY güzel olacak, bu Allah c.c. Bize olan vadi...selam ve saygi ile
  • sibel bal / 22 Mart 2013 19:40

    düşen yapraklar

    ALLAH sizden razı olsun .düşen her yaprağın derdi ile dertlenen ,düşmemeleri için azmeden ey ..........yavrularım karşımda yazıyı okuyup tefekkür ettik.ve biiznillah sizin vesilenizle düşen yapraklardan olmayacakar inşaallah.
  • kaanbey / 16 Mart 2013 10:56

    Acep lütfun seherinde Allah
    Seher vaktinde zikrullah
    Bilene hoş ibadettir
    Seher vaktinde Zikrullah

    Hu aşıkların canıdır
    Resulün armağanıdır
    Dertlilerin dermanıdır
    Seher vakti Zikrullah

    Bu bir yoldur katı ince
    Layıktır kocaya gence
    Yeter Yunus’a eğlence
    Seher vakti Zikrullah
  • ugur coskun / 15 Mart 2013 11:41

    maalesef..

    son derece yerinde tespitler okudum ki benimde icimde yanginlara sebep olan bir mevzudur.bu konudaki uyanmisligim coktandir var Allaha cc sukur.ben dost sohbetlerinde bu konu hakkinda soyle bir cumle kullaniyorum'teknoloji uzaklari yakin etti ama yakinlarida uzak etti'bu durumun sonunda korkarimki psikolojik rahatsizliklar had safhalara ulasacak.yaradilisa uygun olmayan bu ruh beslenme sekli insanlari cikmaza sokacak gibi..kicinda bezi ile dolasan bebenin elinde bile artik i pad veya cep tlfonlari var.gozlerimle sahit oldugum birbirinden kopmus bircok aile gordum.ana-baba bir yerde cocuklar bir yerde ayni cati altindalar ama biri tvde biri pc de biri i pad de vs..Allah sonumuzu hayr etsin..Oktan Agabey ellerinden muhabbetle opuyorum net panodan bu yana izindeyim.Allah bizimledir,bizde onunla olalim vesselam..herkese hurmetler ederim.
  • Ceyhun NURAL / 14 Mart 2013 22:39

    Elma Tezgahı...

    Bu güzel tespitleri bizlerle paylaştığınız için teşekkürler. Allah yardımcınız olsun.
  • Melih Kölük / 14 Mart 2013 14:01

    Buluşma

    Sevgili onaltıyıldız takipçileri! İstanbul'da olanlar pazarları buluşma ayarlayalım, müsait olanlar gelsin, sohbet edelim, Oktan Abi'nin kitaplarından okumalar yapalım. Faydalı olacağı kanaatindeyim. Telefon verince yayınlamadı yorumum, bu kez mailimi veriyor ve yayınlanacağını umuyorum. Katılmak isteyenler bana mailden ulaşabilirler. mlhklk@gmail.com
  • Türksoy / 14 Mart 2013 12:28

    oktan baba Allah seni ve tayfanı iki cihanda güldürsün

    Allah yar ve yardımcınız olsun .
  • Rıfkı / 14 Mart 2013 08:46

    50 Milyon ?

    Evanjeliklerin armagedonda 144 bin kişinin kalacağı iddialarını hatırlattı bu sayısal tespit. Dayanağı nedir ? Genişliği gökler ve yer arası kadar olduğu buyurulan Cennet'e ,ahir zamanda bu kadar fitne - sıkıntı arasında, Peygamberimizin(s.a..s.) bu zamanı işaret ederek buyurduğu ' onda birini yapan kurtulacak' benzeri ifadelerinin olduğu hadisleri varken bu söylediğiniz 50 milyon ifadesi neye dayanıyor ? inanan insanlar zaten imanını kurtarabilir miyim endişesinde iken bu ifade nedir ? Bizler korku ve ümit içinde gücümüzün yettiğince taatte bulunacağız inşallah.. Kaynak nedir?
  • selim hoca / 13 Mart 2013 19:45

    uuuuuu

    ne yazıydı öyle .......
  • serkan G / 13 Mart 2013 19:16

    acaba !

    Erzurumlu ıbrahim hakkı hz. Marifetnamesinde yasak ağacın meyvesi bugday diyor siz elma hangisi gerçek ? Oktan keleş abimden ricam gerçek neyse söylesin elma mı yoksa bugday mı ?
  • IK / 13 Mart 2013 15:18

    Yasak elma nedir

    "Gayrımüslimlere göre ısırılmış elma yüzünden."
    Simdi Adem cennetinde yasak meyve gayrimüslimlere göre elma ise, hakikat da nedir? Cinsellik oldugu dogru mu dur?
  • KUBİLAY AKÇİÇEK / 13 Mart 2013 01:18

    Hz. Musa devrinde, Firavun'un sihirbazlarını aşağı yukarı herkes okumuştur, Kuran kıssalarında, şimdi ise dünya alabildiğine firavunlarla ve onların illüzyoncuları ile dolu.
    Beyinlere ve kalblere hükmetmeye çalışıyorlar. Ama, kainattaki en büyük oyun kurucunun Hz. Allah olduğunu unutmuş gibi görünüyorlar.
  • Kamil Türk / 13 Mart 2013 00:02

    Bilinç...

    Ara sıra beynimize de abdest aldırmalıyız ki olayların farkına varalım.Birleştiğimiz amaçları sorgulamalıyız Allah uğrunda mı yoksa şeytanın kılıfıyla örtülmüş bir amaçda birleşiyoruz.Şeytanın örtüsünü açtın Allah razı olsun Tarık abi...
  • Vatansever / 12 Mart 2013 23:51

    Eskiden daha kapalı, anlaşılması zor, ağdalı bir dili olan yazılar kaleme alırdı Tarık C.. Artık biraz açmaya başlamış konuları. Ama "50 milyon müslüman" olayına takıldım ben... Bir şeyi söylüyorsak onun devamını da getirelim ki hani...

    Unutmadık, Medusa-İstanbul ve adını şu anda hatırlamadığım diğer yazılarınızı da beklemekteyiz aylardır..evet aylardır.. Ya baki entel baki.. Selam olsun ahir zaman paşamıza, melamilere, delilere, On Altılara, On altı yıldız gönüldaşlarına...
  • nihal kaya / 12 Mart 2013 22:59

    Allah razı olsun

    sevgili tarık c. ,erol abi,oktan abi hepinizden Allah razı olsun, ne kadar doğru bir yerdeyiz ,bu bilgieri öğrendikçe aslında bunları bildiğimizi fakat bir türlü irtibatlandıramdığımız gerçeğini daha iyi anladım,şeytan insana APAÇIK düşman herşey meydanda , sembollerde ,tekrar ettiğimiz şarkılaarda,kelimelerde heryerde dijital kölelik tüm benliğimizi kasıp kavuruyor dumansız ateşiyle ..
  • Serdar / 12 Mart 2013 21:09

    İhtiyacın dışında internetten uzak durmalıyız.

    Çok güzel bir yazı.Sevdiklerimiz ile aramızda bulunan zamanı bizlerden çalması bakımından da çok ibretlik bir durum.Bunu bizzat ben de yaşadım.İnternetin böylesine yaygın olmadığı dönemlerde ailem ile daha fazla vakit geçiriyordum daha sonra internetle tanıştım ve iş haricindeki vaktimin önemli bir kısmını,kişisel işlerimin haricinde internette geçirmeye başladım ve ailemle geçirebileceğim zamanım çok azaldı böylece yıllar geçti.Özellikle annemiz ve babamız ile geçirebileceğimiz güzel vakitleri bu şekilde heba etmemiz birgün onları kaybettiğimiz zaman pişmanlık duymamıza neden olabilir..

    Bu hataya düşmmeniz dileğiyle.
  • ty@istanbul / 12 Mart 2013 19:17

    tespit

    Yazıdaki elma tespiti çok güzel,ellerinize sağlık..
  • Selam / 12 Mart 2013 19:16

    Ibadet

    Kotulukten kurtulmak icin NAMAZ kilmak gerekir. Bu kesindir, bu cumleyi her uygun firsatta dostlara soylemeliyiz.

    Gecenlerde Marasin AKSU tvsinda millete soruyorlar, ne eksik Marasda diyerekten. COgu guncel isteklerini soylerken, bir kac dinden uzak gibi gorunen genc eglence istiyoruz diyor. Bu cumle hemen buyun Maras eglence istiyor diye duyuruluyor, uzerine soytariliktan baska birseyleri cok az olan amerikan siyahi muzigi caliyorlar.
    Yani eglence eglence diye milleti cumartesi gunu yapilan maymunluga tesvik etmek. Tabi bu isler bir gunde olmaz. Neyse bizde uyumuyoruz, uyumayalim ! Bilincli olursak birsey yapamazlar.a
  • tarık c. / 12 Mart 2013 19:04

    volkan ç. bey'e

    sevgili volkan bey. evet 50 milyon rakamını bilerek kulllandım. önemli bir manası var. fakat yine bu kilidin anahtarları oktan abi'de... muhabbetle...
  • Hasan / 12 Mart 2013 18:34

    Gercekten tefekkürün hakkı verilerek yazılmış bir yazı. Düşünme Cidarlarini esnetiyor. Muhteva ile ilgili kısa değerlendirme yapmak isterim. Bu tür yazılar Ufuk acsa da hep geride oturmayan bazı boşluklar bırakır esasen yazan da cogu zaman bu durumun farkindadir. Dijitalin deccaliyet kelimesine benzerliği ilginç bir acilim yapsa da bu yazı ile dijitalin ve internetin deccaliyetle alakası mutlak kalmıştır ve kalması da normaldir. Dijital alem deccaliyyetin ve mehdiyyet ve mesihhiyyetin önemli mücadele alanlarından biri olduğunu söylemek kehanet olmasa gerek. Ama icinde nefse hoş gelen bir sürü cazibedarligi barındırması ve dolayısıyla da cocuklarımızı ve bizi esir alması deccaliyet cephesi acısından önemli bir kazanım. Ama saray Firavun'a hizmet ediyor diye zemmedilemez o sarayda ne musalar yetişir bilemeyiz. "Onun atiyyelerini elbette ancak Onun matiyyeleri taşıyacaktır. " ayrıca hayati sır Abi'mizin elektroniği bu anlamda ateşle es görmesi yorumuna katıldığınız anlaşılıyor.. Bu bana biraz zorlamalı bir yorum gibi geliyor elektronik ateşten cok Nur'a benziyor bence.. Elma bahsine gelince Apple markası olusturulurken O elma düşünülmüş olabilir. Ama bunda bir şeytanilik aramak dogrumudur acaba. Olumlu da düşünebiliriz. Kendi inançları doğrultusunda yapılan "zelleye" gönderme yapıyor olabilirler. Gökten 3 elma düşme hikayesinin Hz Adem , Hz Havva (nefise) ve şeytana atfedilmesi de biraz zorlama gibi. Elma cennette yenildi. İndirilenlerin elma ile ozdeslestirilmesinin mantığını anliyamadim. Download ve upload meselesi de normal. Bilgiler neticede uydu üzerinden geliyor. Bunu dikkate almasak bile down tam olarak gökten bir seyin indirilmesi anlamına gelmiyor.. Mesela İngilizce " biz Kuran'ı indirdik" ifadesinin ingilizcesine baksanız başka kelimeleri görürsünüz. Son olarak sormam da mahsur yoksa neden pasa? Ayrıca 50 milyonu nerden çıkardınız ? Eğer yayınlamak istemez ama bir cevap vermek isterseniz mailimi yazayım. Saygılarımla. Sehzadeb@yahoo.com
  • Vatansever / 12 Mart 2013 18:22

    Allah için seviyorum seni Tarık kardeşim. Selam Ya Muhammedi gönül...
  • Serhan Barbaros / 12 Mart 2013 17:20

    Allahtan uzaklaştıran herşey şeytan işidir , bilgisayarı nasıl kullandığına bağlı kuranda okursun , işini yaparsın güzel şekilde kullandığın sürece apple olmuş ne farkeder

    Teknolojiyide şeytanmı yarattı ki bunlara mahkum olacağız teknolojide herşeyde olduğu gibi ikilemdir yararlı ve zararlı hayır ve şerrin Allah CC den geldiği gibi , hangisini alacağın kula kalmış , apple ın elmasını ısırdıktan sonra çöpe atmakta kulun elinde

    Allah gereksiz meşguliyetten , kendisini anmaktan engelleyen teknolojiden de cümlemizi korusun

    Selamlar
  • kuzra / 12 Mart 2013 17:19

    yanlış değil..

    gayette net ve iyi bir anlatım yanlış anlaşılacağını zannetmem.bu konu benimde uzun zamandır farkında olduğum şeyleri içeriyor.Allah yardımcımız olsun..
  • murat kutlu / 12 Mart 2013 17:09

    ufuk açıcı bir yazı oldu.istifade ettik.teşekkürler.
  • Soner Bahadır / 12 Mart 2013 15:26

    Gaflet Perdesi

    Böyle manalı yazılarla gaflet perdelerini yırttığınız için Allah'a hamd olsun. Perdeleri geçmek için abdest şart. Vücudun abdesti suyla, ruhun abdesti zikrullah ile alınır. Bir Allah dostu der ki :
    ''Vur zalim nefse seyf-i celali
    De Allah Allah... ''
    Başta iki cihan serveri Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) Efendimiz olmak üzere tüm Allah dostlarına ve siz çağın zülfikarlarına selam olsun...
  • Abdul Kadir / 12 Mart 2013 14:19

    Selam

    teşekkürler. hiç dikkat edemediğimiz ayrıntılar bunlar. ayrıntılarda neyin gizli olduğuna daha iyi bakmalı. yazılarınızı takip ediyoruz selamlar..
  • serdar kus / 12 Mart 2013 14:11

    elma

    elma= apple olabilirmi.
  • Ahmet SOYLU / 12 Mart 2013 13:47

    İnşallah

    Elhamdülillah müslümanız inşallah MÜMİN...
  • Abdullah / 12 Mart 2013 13:15

    Ellerinizie sağlık

    Konu güzel olmayabilir bazıları için, tefekkür damlalarınız hükmünde kabul ettiğim yazınızı güzel buldum içinde gül kokusu barındırıyor, Fahr-i Kainat Efendimiz (Sallalahu aleyhi vessellem) şöyle buyurmuştur: “Çocuklarınızı çok öpün. Çünkü her öpücük için size Cennette bir derece verilir ki, iki derece arasında beşyüz senelik mesafe vardır. Melekler öpücüklerinizi sayarlar ve sizin defterinize sevap yazarlar.” hadisi şerifi ise benim nacizane testime doldurduğum kısım diyeyim, yazılarınızın devamını dilerim
  • M.Fatih İncegül / 12 Mart 2013 12:54

    ALLAH CC Dost şerbetinden içmeyi hiç kesmesin İnşAllah.
    Ağzına sağlık Abi
  • B.A / 12 Mart 2013 12:47

    50 milyon

    40 vefiyattan 38 i kaybediyor.Zahiren müslüman ve dindar fakat kalben değil....
    Allahım bize yardım eyle,bizi bırakma,bize acı.
    Affınla,Rüyetinle ve hiç haketmesekte Rıdvanınla şerefyab eyle.El bizim,damen senin,
    Ey Rahmetellil Alemin şöhremiz isyan bizim
    Sen ise af ile meşhursun.Yüzümüz yerde ama dilimiz ve gönlümüz ne istiyor sana malum..Cuma yamaçlarında Habib-i zişan ile beraber Rabbimiz olan Allahı görmek.
    Affet cüretimizi.Allahım..
  • Aydın Durmuş / 12 Mart 2013 12:22



    Geçen pazar akşamı geç bir saatte otobüse binmiştim.
    Etrafımda bir çok insan, hepsinin elinde bir cep telefonu, hipnotize olmuş
    gibi cep telefonunun ekranına odaklanmışlar, göz dahi kırpmadan bir
    şeyler yapıyorlar. Hatta birisi ekrana bakıp bakıp deli gibi gülüyor.
    Bazıları belli ki arkadaş ama birbirlerinin yüzüne dahi bakmıyorlar.
    Bu arada parmaklar ekranın üzerinde sürekli geziniyor.
    Tabirim biraz ağır kaçacak ama bu manzara bana pür dikkat kesilmiş
    bit ayıklayan babun maymunlarını hatırlattı.
    ( Tabir’in sert kaçtığının farkındayım ama benim hissettiğim bu.)

    Abartmıyorum, kendimi bir ara başka bir alemde gibi hissettim.
    İnsanların birbirileri ile konuşması sevinçlerini ve sıkıntılarını paylaşması
    aslında bir psikoterapidir.
    Geçenlerde bu sitede konu ile ilgili bir yazı yayınlanmıştı. İnsanlar neden
    depresyon ilaçlarını fazla içiyor diye….
    Alın işte size bu nedenlerden biri.
    Selam ve sevgilerimle.




  • Kel Murat Gerçek / 12 Mart 2013 12:00

    TELEVİZYON VE TEK MİLLET

    Hayal meyal hatırlıyorum o zamanlar çocuktuk ve tek kanallı televizyon dönemiydi. Yanlış hatırlamıyorsam akşam 19:00 da istiklal marşıyla açılır ve gece 24:00'da yine istiklal marşıyla kapanırdı trt televizyonu. bu iki saat aralığı dışında televizyon yayını ve başka kanal yoktu.Çevremizden duyduğumuz bilgilerle avrupada birden çok kanal olduğunu duymuş ve ahkam keserdik çocuk aklımızla;

    -Şuna bak adamlar her şeyde ileri bir sürü seçenek var biz de de tek kanal.

    Ne zaman ki türkiye çok kanalla tanıştı işte o zaman aile yapısı hızla çökmeye başladı, komşuluk ilişkileri çökmeye başladı kısacası;

    YANILMIŞIZ

    Televizyon iyi bir şey değilmiş, şeytan icadı diyen yobazlara kızardık, icad kısmını bilemem ama şeytanın aleti olması konusu doğruymuş meğer.

    LÜTFEN günde 2 SAAT televizyonunuzu kapatın eşinizle muhabbet edin, birbirinizin dertlerini sorunlarını dinleyin dizi izlemeyin, eşiniz diziden, eğlence programından daha önemlidir böylelikle duygusal bağlarınızı güçlendirir aşkınızı da taze tutarsınız sıkıntılarını(zı) öğrenir çözersiniz.

    Ayrıca 1 SAAT daha kapatıp bu sefer çocuklarınızı da çağırın ailece haşır neşir olun.

    UNUTMAYIN TOPLUM BİR ELEMENTSE AİLE ATOMDUR ATOMLAR GÜÇLÜ OLURSA ELEMENTTE VEYA MADDE DİYELİM GÜÇLÜ OLUR.

    Ailenizi alın pikniğe gidin, gezin tozun elele dolaşın. TELEVİZYONDAN MUTLAKA UZAK DURUN.

    AZ SEYREDİN

    DİZİ SEYRETMEYİN

    YARIŞMA İZLEMEYİN

    Bakın yarışma demişken eski ve yeni yarışmalara bakın, başka ülkelerde gösterilen benzerleriyle, formatından dekoruna sunuş şekline kadar aynıdır AMA NEDEN?

    Her toplumun kendine has beğenisi, heyecanı, korkuları v.s vardır. Bunları ifade ediş şekli farklıdır. Bunlar her toplumu farklı kılan unsurlardan birisidir.Bu dingiller bütün dünya halklarını aynı yapmaya çalışıyor bu yarışmalarla insanları tek tip yapmaya çalışıyor ve başarıyor da.

    Tek dünya devletinin tek milleti aynı davranış psikolojisi sahip olacak.

    UNUTMA TEK DÜNYA DEVLETİ DEMEK TEK MİLLET DEMEKTİR.

    YİNE UNUTMA KÜFÜR TEK MİLLETTİR

    Ben televizyon izlemem bana bir şey olmuyor, korkmayın size de olmaz :)

    Sevgiler.
  • Abdalin 1i / 12 Mart 2013 11:22

    ...

    Mersin de, Milyonlarca ARI ölüyor..

    ALINTI:
    MERSİN'DE BİR GARİP OLAYİzleme Sayısı: 109,749Tarsus ilçesi ve çevresindeki belde ve köylerde son 3 günde yaklaşık 150 arıcının 20 bin kovandaki milyonlarca bal arısının rüzgarla yayılan tarım ilaçlarından telef olduğu iddia edildi. İlçe Tarım Müdürlüğü giderek sıkıntılarını anlatan arıcılar, hava şartlarının daha iyi olması nedeniyle, Diyarbakır, Van, Muş, Hakkari, Bitlis ve Şırnak'tan Tarsus'a geldiklerini, milyonlarca arılarının, 2-3 günde telef olduğunu, bir yıllık emeklerinin boşa gittiğini söyledi. Tolunay DUMAN-DHA

    Video: http://webtv.hurriyet.com.tr/2/46405/22788898/1/mersin-de-bir-garip-olay.aspx
  • Kendini Arayan / 12 Mart 2013 11:05

    Deccaliyet Her Yerde

    Bu güzel yazı için gönlünüze sağlık. Yazı içerisinde, deccal geldi ve çocuklarınızı aldı kısmında sizlere istemiyerek te olsa şu haberi paylaşmak isterim.

    Onbinlerce çocuğa tecavüz
    Hollanda'da kiliselerde çocuklara yönelik tecavüz olaylarını irdeleyen rapor açıklandı. Raporda 'onbinlerce kız çocuğuna' papazlar tarafından tecavüz edildiği belirtildi. Tecavüz, 1945 yılından günümüze değin sürdü.

    Haberin Devamı: http://www.ntvmsnbc.com/id/25428133

    Deccaliyet nasıl ve ne şekilde toplumlara sirayet etmiş, gerisi için söze gerek yok. Yukarıdaki
    olay sadece Hollanda da geçen.. Ya peki tüm dünyadaki Deccaliyet.. Vah ki vah..

    Rabbimiz, çocuklarımız bu fitnenin içerisinde muhafaza buyursun ve onları güzeller
    güzeli Resullulah efendimizin çağrısına kulak verip, Rabbimizin has yolundan gidenlerden
    eylesin.
  • Volkan Ç. / 12 Mart 2013 11:01

    Makalenin hissettirdikleri...

    Sevgili Tarık C., Allah(C.C) senden razı olsun... Tespitlerin çok yerinde maalesef... Büyük aile kavramını yitirdik(kaçımız babamızın amca çocuklarını tanıyoruz, bu şekilde birbirini tanımayan bir sürü akraba geziyor caddelerde), komşuluk ilişkileri en aza inmiştir, zaten mahalle diye bir şey yok, sadece insanların birbirini tanımadığı güvenlikli siteler... Tüm bunlar maalesef, modern!! hayatın bizlere dayattığı yeni yaşam biçimleri...

    Çocuklara gelince, maalesef en acısıda o... Bazı mesleklerde bulunan insanlar akşam evine dahi gidemiyor. Evine gidenler ise, çocuklarının oyun isteklerini, yorgunum diyerek geri çeviriyor. Halbuki, yarım saat, bir saat çocuklarıyla boğuşsa, farklı oyunlar oynasa ne olur yani... Ama burada şunu da belirtmeliyim ki, bu temassızlık hali bugune has bir olumsuzluk değildir... Örneğin, Anadolu kültüründe, anne baba evlatlarını kendi büyüklerinin yanında kucağına dahi almazmış, yine aynı kültürde babanın çocuklarını sevmesi sık görülür bir şey değilmiş, özellikle de erkek çocukları(elbette çok sever, demek istediğim temas halinde) niyesini bilmiyoruz, kültür işte... Şimdi bu makaleyi okuyanlara mertçe soruyorum, kız çocuklarına değil erkek çocuklarına; bayramlarda ellerini öpmek dışında, en son hangi tarihte babanızla doyasıya sarıldınız, öptünüz? Çok şükür en azından günümüzde bu yoz kültür yeni kuşakla kırıldı. Şimdi ben erkek, kız çocuklarımla doyasıya sarılıp, oyunlar oynuyorum...

    Demem o ki, bu gün teknolji yüzünden yapılmayan, eskiden kültür adına yapılmazmış...

    Son bir şey daha, 50.000.000 rakamı bilinçli seçilmiş bir rakam mıdır? Kaynağı nedir? Biraz daha açar mısınız?

    Selam ve dua ile...
  • Metin Muhtar / 12 Mart 2013 10:34

    Mevlana Hazretleri buyurur ya, su geminin dışında kaldığı müddetçe gemiyi yüzdürür, ne zaman geminin içine girerse onu batırır. Ne güzel bir yazı, ne güzel bir insan... Teşekkürler Tarık C. Ağabey...
  • 1. Adem / 12 Mart 2013 10:31

    Bos bir Insan

    Masallah, sizin yazilarinizi okudukca nekadar bos oldugumu anliyorum. Helal olsun, ne tefekkür eden insanlar varmis Masallah. ALLAH yardimcimiz olsun.
    Bütün OAY Ailesine selamlar olsun, Allah yar ve yardimcimiz olsun. Amin.
  • Mananın Maliyesi / 12 Mart 2013 10:09

    Konuyla biraz alakasız ama, okumanız dileğimle,

    Bizi yaratan Allah' a hamd-ü senalar olsun. Bütün insanlık âlemine Cenabı Allah'tan esenlikler dilerim.

    Vatanımızı, devletimizi, ay yıldızlı bayrağımızı ilelebet payidar kılsın Cenabı Rabbül âlemin. Allah cümlenizden razı olsun. Allah, rızasından ayırmasın. Sevgisine mazhar kılsın. Vatanımızı, dinimizi, evladu ayalimizi, ahbabu yâranımızı bütün kötülüklerden korusun. Allah-u zülcelâl, İslâm âlemine huzur versin. Ne kadar şükretsek azdır Allah bizleri yarattıklarının en şereflisi eşrefi mahlûk yani insan olarak halketti. Ahir zaman peygamberi Muhammed Mustafa Resulü Kibriya iki cihan serveri, efendilerin efendisi Resul'ü Ekrem efendimize (S.A.V) ümmet omamızı nasip eyledi. Dünyanın en güzel bölgesinde, en güzel ülkesinde yarattı. İslam dini ile müşerref kıldı.
    Bize Allah akıl verdi. En büyük ihsanı, nimeti verdiği akıldır. İnsanoğluna benim verdiğim akıl beni bulmaya ve bilmeye yeter buyurmuştur (Allah C.C). Rabbül âlemin bu dünya âleminde biz insanoğluna düşünemeyeceğimiz kadar lütuflarda bulunmakta, sayısını sayamayacağımız nimetlerle ödüllendirmektedir. Bu akıl, akl-ı selimdir. Bu akıl sahibi, adımını göre göre atan insandır. Şu insanoğlunu yan tesirlerden kurtaran, onun nefsanî arzularına engel olan, onu dünyanın cazibesine kapılmaktan kurtaran akıl; akl-ı selim, dedikodu yapmayıp, insanları bunaltmayan ve en önemlisi riyakâr olmayan insandır. İşinde gücünde olan, aklı başında olan insandır. Yüce Allah Kur an- ı Kerimde İbrahim 'in (A.S.) kavmi ile olan diyalogunu nazara vererek İbrahim 'in (A.S.) dili ile bize akl- ı selim ve kalb-i selimin ne olduğu konusunda fikir vermektedir. Bizi İbrahim 'in (A.S.) Hanif dini olan tevhide ve akl- ı selime tabi olmaya davet etmektedir. Peygamberimiz (S.A.V.) Allah akıldan daha yüce bir varlık yaratmamıştır. Hiç kimse kendisi ile hidayete götüren ve kendisini tehlikelerden alıkoyan akıldan daha faziletli bir özellik kazanmamıştır Aklımız haricinde hiçbirşeye tamah etmeyelim.Putlaştırmayalım.AMİN...


  • Sevan / 12 Mart 2013 10:04

    Eyvallah

    Ellerine Sağlık
  • Ramazan D. / 12 Mart 2013 10:02

    Müthiş Bir Yazı

    Ellerinize , kaleminize ve Yüreğinize Sağlık.Maddi ve Manevi anlamda hakkıyla İNFAK etmedikçe Kamil bir insan olabilmenin pekte mümkün olmadığının başka bir boyutu ile dile getirilişi.Putlarımız kırıp Etrafa kulak veremediğimiz müddetçe”” Deccalin açık açık Deccal olduğunun “ FARKINA VARAMADAN Cennetten Çıkarılışımızı öylece bakıp izleyecekmiyiz…
  • Melih Kölük / 12 Mart 2013 09:57

    Eyvallah

    Tarık Abi yine çok güzel tespitlerde bulunmuşsunuz. Gerçekten insanların en çok uyduğu lakin en çok uyanık olunması gereken zamanlardayız. İnşaallah bu çaba ve gayretlrinize bizim de katılacağımız zamanlar gelecek ve inşaallah bu gayretlerin sonunda tüm gönüldaşlar diz dize göz göze sohbet ediyor olacağız.
  • aysegül / 12 Mart 2013 09:56

    Sarsıcı !

    Birkaç defa okudum ve sarsıldım.Birbirimize hayırhah olmamız elzem.Bildiğim hususların bile tekrar hatırlatılması bana çok iyi geldi.Tarık C. kardeşim Allah(c.c) sizden ve sizin gibi hizmet ehli kardeşlerimizden razı olsun.
  • karayipli / 12 Mart 2013 09:45

    selam

    Allah razı olsun.Artık her gittiğim cafede, lokantada..vs. arkadaşlar aynı masada oturmuş ama sanki orada değiller hepsinin elinde ısırılmış bir ELMA.birbirleriyle ne bir muhabbet ne bir paylaşım. Eller ve gözler kilitlenmiş çevrede ne var ne yok farkında değiller. bir şairimiz söylerdi ozamnalar bu kadarda özden kopmuş değildi insanlar; basit yaşamak lazım basit'' derdi. Evet basit yaşamak lazım. Güzellikleri ve onu yaradanı görüp şükretmek lazım. İşte bütün mesele bu :)
  • A.A / 12 Mart 2013 09:31

    Ellerinize ve gönlünüze sağlık

    Hayra aç,kazan
    Şerre kapa,kazan
    Aç kazan,kapa kazan
    Hep kazan..