EMİR YILDIZ'DAN: Hitler Projesi

EMİR YILDIZ'DAN: Hitler Projesi

Emir Yıldız'dan Romanının 13. Bölümü:HİTLER ÜZERİNDE YAPILAN DENEYLER


9 Mayıs 2012 11:16
font boyutu küçülsün büyüsün


HİTLER ÜZERİNDE YAPILAN DENEYLER

 

Az önceki adamın Osman Baba’ya verdiği neydi? Dışarıdan bakınca bir kitaba benzetmiştim.

Osman Baba, getirilen bu emanete oldukça sevinmiş görünüyordu. Gözlerini kısarak,  yine derinlere dalıp gitti.

Kısa bir sessizlikten sonra bakışlarını tekrar elindeki emanete çeviren Osman Baba, bir yandan da manalı manalı bana bakıyordu.

Ben ise ne olup bittiğini anlamaya çalışıyordum. Göz ucuyla Osman Baba’nın sayfalarını karıştırdığı esere bakıyordum. Gördüğüm kadarı ile Fransızca yazılar ve röntgen resimleri vardı. Daha önce örneğini hiç görmediğim bir şeydi bu.

Osman Baba: “Eren evladım çok şükür bu emanet bugün bize ulaştı. Nasibin varmış ki bugün geldi. Ben bunun varlığını biliyordum ama daha önce hiç görmemiştim. Bursa’daki emanetçideydi. Sabah senden ayrıldıktan sonra ona uğramıştım. Burada olduğumu biliyorlardı. Bu yüzden bu eseri kullanmamız için gönderdiler. Biraz sonra da alacaklar. Sen şimdi bunun resimlerini çek, sonra bu çok önemli bilgileri ifşa edelim inşallah,” dedi.

Ben hemen  resimleri çekmeye başladım. Yaklaşık 40-50 sayfalık kitaba benzer bu eserin resimlerini çektim.

Osman Baba kitaba benzer bu katalogu alarak çantasına koydu: “Böyle ortalıkta durmasın. Ne olur ne olmaz. Eren evladım, sanırım merak ediyorsun, bu nedir? diye. Haklısın, şimdi anlatacaklarımı iyi dinle. Yakın tarihin en önemli olaylarından birini, Hitler’in nasıl hazırlandığını ve İsrail’in nasıl kurulduğunun ipuçlarını vereceğim sana. Hitler bir proje olarak nasıl hazırlandı ve Hitler’in üzerinde yapılan tıbbi deneyler neler? Elimizdeki bu eser, Hitler’in sağlığı üzerinde nasıl oynandığını bizlere anlatmaktadır,” dedi ve anlatmaya başladı.

Konumuz “Hitler Projesi”.

Fransa’nın tarihi incelendiği zaman kadim Mason teşkilatının kök saldığı merkezlerden biri olduğu görülecektir. Masonların büyük İsrail’e hizmet ettiği ise malûmdur.

Fransızlar masonluğa o kadar önem veriyorlardı ki, sömürgelerinde bile masonik sembolleri kullanıyorlardı. Sömürge haline getirdikleri bölgelerde basılan paraların üzerinde masonik pagan sembollerini kullanıyorlar ve bunu sömürge sözleşmeleri ile garanti altına alıyorlardı.

Sömürge sözleşmeleri masonik planlama dahilinde Fransa devletince yapılırdı.

İşte Fransa’nın sömürge haline getirdiği Fas’a ait paralarda dahi bu masonik semboller kullanılmıştır.” dedi Osman  Baba ve cebinden demir paralar çıkararak bana gösterdi. Ben de gösterilen bu paranın resmini çektim. İşte resmini çektiğim Fas’a ait, üzerinde masonik semboller olan para:




Ben resimleri çektikten sonra Osman Baba konuşmasını sürdürdü:

 “İnsanlığı nasıl sömürdüklerini görüyorsun değil mi? Paralarının şekline kadar karar verici durumdalar. Köleler ve efendiler.

 Bak evladım, Fransız farmason teşkilatı, özellikle 19.yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başlarında değişen dünya konjonktüründe çok büyük rol oynamıştır.  Bu teşkilatın, 1.  ve 2. Dünya savaşları sırasındaki faaliyetleri ABD farmasonları ile bağlantılı olmuştur. Mason teşkilatlarının İsrail’e hizmet ettiğini söyledik. Çeşitli ülkelerde yuvalanmış bu teşkilatlar, Siyonizm’in hortlaması için gizli veya açık olarak büyük saha çalışmalarında bulunmuşlardır.

Nedir bunların o zamanki gayeleri: En büyük gayeleri, Ortadoğu’da bir İsrail Devleti kurmaktır. Bunun için 2. Dünya savaşı onlar için biçilmiş kaftandır. Dikkat edersen, 2. Dünya savaşı bittikten sonra İsrail Devlet’i kurulmuştur.

 O dönemde Siyonistler, İsrail Devlet’ini kurmak için Filistin topraklarını yavaş yavaş toprak satın alımları ile ele geçirmeye başlamışlardı. Ancak bir sorun vardı, devlet kurmak için yeterli nüfus yoktu ve Avrupa’daki Yahudiler de bu bölgeye gelmek istemiyorlardı. Yahudi nüfusu topluca bugünkü İsrail’e nasıl göç ettirilecekti? Bunun için bir plan hazırlandı. Yahudilerin seçtikleri figüran ise Hitler’dir. Ancak bilinmeyen bir şeyi söyleyelim: Hitler sadece seçilmiş adaylardan sadece biri idi. Adaylardan biri dedik çünkü başka yedek adaylar da mevcuttu. Hitler başaramasaydı başka aday devreye sokulacaktı. Hitler’in de bir Yahudi olduğunu artık tüm dünya bilmektedir.

Siyonistlerin, İsrail Devlet’ini kurmak için o dönemde yoğun olarak, Fransa ve ABD arasında mekik dokudukları bilinmektedir. Amaçları o bölgeye yoğun bir Yahudi göçünün yapılmasını sağlamaktı.

Fransız farmason teşkilatı, Fransa’nın büyük kurumlarını ele geçirmişti. Bugün dahi belli başlı merkezler onların elindedir. Fransa’daki bu teşkilat, Dünyadaki bütün Yahudilerden büyük finans desteği görüyordu. O günkü Alman derin devleti ile derin ilişkilerde bulunan Fransızlar, Büyük İsrail Projesi’ne destek olmak için ellerinden geleni yapıyorlardı.

2.Dünya savaşının ortamı Siyonistlerin bir çok strateji geliştirmesine vesile olmuştu. Almanya’da büyük işsizlik vardı. Milyonlarca kişi işsizdi. Siyonistler devreye savaş ekonomisini sokmuşlardı. İşsiz ordusu bir anda Nazi ordusuna dönüşmüştü. Yahudilere düşman bir Nazi ordusuna. Artık toplu göç için her şey hazırdı. Artık Hitler’i sahneye sürme zamanı gelmişti.

Siyonistler, projelerini yürürlüğe koymak için, Adolf Hitler isminde Alman ordusunda askerlik yapan  Yahudi’yi  ve ondan hariç 8 Yahudi’yi aday olarak belirlemiştiler. Yani 9 kişilik bu aday listesindekiler, büyük İsrail projesine destek olacak adaylardı. Bu adaylardan bir kısmı elenmiş, bazıları ise yedekte bekletiliyordu. Hitler’e bir şey olsaydı şayet, yerine biri hazırdı.

Konunun can alıcı noktası ise Hitler’in Fransa’da yaşadığı günlerde saklıdır. Hatta bununla ilgili olarak geçtiğimiz yıllarda gazetelerde bazı haberler çıktı.

Le Point Dergisi, Adolf Hitler’in Fransız bir oğlu olduğu iddiasını gündeme taşıdı. Fransa’da yaşayan Charlotte Lobjoie 16 yaşına geldiğinde, Birinci Dünya Savaşı sırasında bir Alman askeri olan Hitler ile tanışmıştı. Fransız kadının, Jean-Marie adını verdiği oğlunun babasının Hitler olduğu ileri sürülmüştü. Lobjoie’nin evinin tavan arasında “Adolf Hitler” imzalı tablolar, Hitler’in evinde ise Lobjoie’ye benzeyen bir kadının portresi bulundu. Bunların dışında Lobjoie’ye yıllarca zarflarla nakit para gönderildiği ortaya çıkarıldı. Lobjeie’nin bu ilişkiyi vefatından önce oğluna anlattığı söylenir.

Bunları niye anlatıyorum? Hitler’in Fransa’daki günlerinde ne olduğunun perdesini aralamak için. Gazetelerde anlatılmayan daha doğrusu bilinmediği için anlatılamayan bir bölüm var. Hitler’in işte Fransa’daki o günlerinde Fransız farmason teşkilatı görünmez bir şekilde  devredeydi.

Hitler, Fransa’da geçirdiği  ilk  dönemlerden sonra Almanya’ya döndüğünde artık eski Hitler değildi.

 İşte bilinmeyen bir şeyi açıklayalım. Fransız farmason teşkilatı ile Siyonistlerin işbirliğini delilleri ile açıklayalım:

Fransız masonik yapılanması o dönemde tıp alanında çok güçlü  faaliyetlere sahipti. Adeta, masonlar tıp camiasını ele geçirmişlerdi. Önde gelen doktorlar masondu. Özellikle bazı beyin cerrahları ve radyologlar çok özeldi. Bunlar derece sahibi masonlardı.


İşin can alıcı noktası şu:

Hitler, Fransa’da bir klinikte basit bir hadiseden dolayı tedavi edilmişti. Dişleri ile ilgiliydi bu tedavi. İşte ne olduysa bu tedaviden sonra olacaktı

Bundan sonra kod adı “ayakkabı” olan bir operasyonla diş tedavisi bahanesi ile Hitler’in beynine yüksek  miktarda radyasyon verildi. Bu alanda çalışan uzmanlar bilir ki, beynin belli bölgesine yüksek miktarda radyasyon verirsen, yarı deli kişilik halini alıyor, düşünce bozukluğu baş gösteriyor ve dayanılmaz kalıcı ağrılar oluşuyordu.

Zaten idealist bir kişiliğe sahip olan Hitler bu tıbbi operasyondan sonra Siyonistlerin adeta kölesi haline gelmişti. Ağrıları şiddetlendikçe Siyonistler ellerindeki ilaçtan veriyorlardı. Yani Hitler bir anlamda  belli kişilerde olan ilaca bağımlı hale getirilmişti. Hatta Hitler’in bu dayanılmaz ağrılar karşısında sonraki yıllarda  uyuşturucu kullandığı da anlatılır.

Tipik bir masonik hastane çetesinin eline düşmüştü Hitler. Fransa’daki bu uygulamanın dünyada da başka örnekleri olmuştur.


Konumuza dönecek olursak; 1936 yılında üstad mason derecesinde olan ve  konusunda uzman  doktor, Hitler’in üzerinde yaptığı  uygulamaları/tıbbi deneyleri  özel bir dosya olarak hazırlamış ve tarih atarak Fransa gizli teşkilatına teslim etmiştir. Teşkilat binasında bulunan kütüphanede bu dosya/kitap gizlenmiştir. Ele geçirildiğinde  çoğu kimse bunun Hitler’e ait olduğunu bilememiştir. Bu sırrı, sadece 9 kişi  bilmektedir. Hatta, geçtiğimiz günlerde Fransa Milli Arşivinde, tespit edilen bir kartta, Hitler'in gençlik yılları hakkında bilgi bulundu haberleri yapılmıştır.




Hitler’in üzerinde  radyografik uygulamalar yapılmıştır. Bilindiği gibi Fransa’da radyasyonun insan üzerindeki etkilerine dair önemli çalışmalar vardır.



-






Daha sonra Hitler Almanya’da Nazi partisini kurduğu zaman ve Hitler, Hitler olduğu zaman Siyonistlerin yönlendirmesi ile Yahudiler Almanya’dan göçe zorlanmış ve  Almanya’dan kaçan Yahudiler büyük bir  organizasyonla bugünkü İsrail topraklarına yerleştirilmişlerdir.

Daha sonra ilerleyen yıllarda yani 2. Dünya savaşında Hitler, Fransa’yı aldığı zaman kendi üzerinde yapılan bu çalışmaları  içeren bu arşivi ele geçirmiştir.

 Hitler  Vatikan Papa İlişkisi:

Bilindiği üzere sözde Yahudi soykırımı olurken, Vatikan Hitlerle işbirliği içerisindeydi. Yani dolaylı olarak da Siyonistlerle. Bu yüzdendir ki, bugün dahi Vatikan  ile Siyonistlerin emelleri uğrunda nasıl işbirliği yaptıklarının bir ispatıdır bu. Özellikle Türk Milletine ve Müslüman ülkelere karşı anında birleşirler. Bugünkü İsrail Devleti’nin kurulmasındaki mimarlardan biri de hiç şüphesiz Vatikan’dır.

Hitler’in arşivlenen sağlık dosyası, Hitler’in son dönemlerinde  başka belgelerle beraber Vatikan tarafından ele geçirilmiş bir çoğu da Siyonistlerce imha edilmiş, bir kısmı da İsrail’e götürülmüştür. Nihayet bu katalog bir şekilde  bir Vatikan arşivcisi tarafından  çalınır, o zamanki  Papa’ya karşı kullanılmak üzere. İşte o arşiv/katalog  daha sonra birkaç el değiştirir. Ve tekrar Almanya’ya gelir.

 2. Dünya savaşı sonunda Almanya’da uzun yıllar bir çatı katında  kitaplar arasında kalan bu katalog, gizli servislerce peşine düşülmesine rağmen bulunamamıştır.

Tabi ki, Almanya’ya giden  bir işçimiz o çatı katını kiralayana kadar. Ondan sonra bu arşiv/katalog Türkiye’ye gelir ve Türk Devleti’nin eline geçer.

Bu arada buraya Hitler ve Türkiye ile ilgili şu notu eklemek de yarar var: Bildiğin gibi 2. Dünya savaşı yıllarında, tüm dünyada olduğu gibi Hitler Türkiye gündeminde büyük bir yer işgal ediyordu. Yunanistan’a giren Hitler, gözünü Anadolu’ya da tabii ki dikmişti. O dönemde, Hitler yaşarken, Hitler’in sağ kolu Hitler hakkında kitaplar yazıyor, Türkiye’de bu kitap 1940 yılında basılıp, Türkçeye çevriliyordu.





Ancak Hitler’in kitaplarının, Hitler yaşarken  Türkçeye çevrildiği hep göz ardı edildi. Bu konular uzun yıllar gizlendi. Sanki Hitler kitapları yeni basılıyormuş gibi bir hava veriliyordu. Bugünlerde, bu kitaplar tekrar gündemde. Ama ta o zamanlarda bu kitaplar basılmıştı, yani bunlar yeni baskı değil.” dedi.

Osman Baba'nın gösterdiği bu kitabın da fotoğraflarını çektim... 


Osman Baba konuşurken, bize az önce  Hitler'in sağlık bilgilerini içeren kitabı bırakan şahıs tekrar geldi. Osman Baba Hitler’in sağlık bilgilerini içeren bu katalog kitabı gelen kişiye verdi ve ona: “Emanetçiye selam söyle.” Dedi.

Gelen kişi de: “Başüstüne efendim” dedi ve kitabı alarak yanımızdan uzaklaştı.

Osman Baba’nın keyfi yerindeydi. Konuşmasını şöyle tamamladı:

Bak evladım, işin bir başka boyutu daha var: Kudüs Müftüsü Emin el-Hüseynî’nin Hitlerle olan görüşmesine dair fotoğraflar  ortaya çıkınca, alakasız şeyler söylenildi. Güya Hitler, Hüseyni’ye: “Lütfen, İslam dininde, birden fazla kadınla evlenmenin şartları nedir, hangi haller, zaruret hali sayılıyor, nasıl tatbik ediliyor? Bunları bana geniş bir şekilde yazıp anlatmanızı rica ediyorum.” demiş. Bu soruyu Avrupa’da başka kimse yokmuş gibi, ta Kudüs’ten kalkıp gelen Hüseyni’ye soruyor. Hem de yıl 1941. En zor günler…





 
Olayın aslı şudur:  Hitler Yahudi göçünü ilk Filistin topraklarına yaptırmak istiyordu, konuşmanın esası budur. Burayı fazla açmıyorum.

 Kısadan hisse... Bütün bunlar İsrail için bir projeydi  Hitler  de rolünü oynadı.” dedi Osman Baba.

                 

Emir Yıldızdan 



                 

buulkem@gmail.com                          

Birinci bölümü okumak için:

http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=45

İkinci bölümü okumak için :

http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=211

Üçüncü bölümü okumak için:

http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=237

Dördüncü bölümü okumak için:

http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=401

Beşinci bölümü okumak için :

http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=489

Altıncı bölümü okumak için :

http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=954

Yedinci bölümü okumak için

  http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=1020

Sekizinci bölümü okumak için

http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=1230

Dokuzuncu bölümü okumak için

http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=1320

Onuncu bölümü okumak için

http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=1332

Onbirinci bölümü okumak için

http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=1366

Onikinci bölümü okumak için

http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=1533








Bu haber 35,279 defa okundu.





Yorum ekleYorum ekle


Yorumlar (35)
  • Adem Oğlu / 2 Şubat 2016 14:51

    NEYSE Kİ ALLAH VAR

    Radyasyona ve mikroplara karşı dayanıklı akrep gibi hayvanlardan aldıkları genleri insanlara ekleyecekler. Bu şekilde seçilmiş bir nesil ortaya çıkardıktan sonra çıkaracakları bir nükleer savaş sonucu diğer insanları nükleer serpintiyle yok edecekler. Belki de böyle bir nesil şu an vardır ve nükleer savaş için hazırlık yapıyorlardır. Aynı yöntemle İnsan bedenli ama insanlığı alınmış inek, koyun, at, eşek köpek gibi efendilerine itaatkar ve köle insanlar üretmek için de hükumetlerden izin alabilirler... Bu tür bir nesil, insan gibi konuşan ya da hayvan bedenli insanlar olarak hazırlanan çizgi filmler ve animasyon filmler olarak zihinlerimize kazındı. İnsanlık zihnen buna hazırlandı. Sanal alemde yaşayan yeni nesil insanlık bu durumu hiç yadırmayacaktır. Ama endişelenmeyin! Allah var gam tok.
  • Adem Oğlu / 2 Şubat 2016 10:26

    3. Dünya Savaşını Çıkarmaya Çalışanlar Radyasyondan Etkilenmiyorlar mı?

    Bazı sebze ve meyvelerin genlerine hayvan genlerinin eklenmesinin sebebi; Bu tür GDO'lu sebze ve meyveler vasıtası ile radyasyona ve her tür mikroba karşı dayanıklı bazı özel genler insanlara aktarılıyor olabilir mi? Mesela, radyasyondan etkilenmeyen akrep gibi bazı hayvanların genleri domateslere eklenerek bu özellik insanlara taşınmak isteniyor olabilir mi? Şu anda Dünyada radyasyondan etkilenmeyen özel bir nesli yetişmiş olabilir mi? 3. Dünya savaşı çıkarmak isteyenler, nükleer serpintiden etkilenmeyeceklerini biliyorlar mı? Böyle bir nükleer savaş sonrası insanların yüzde doksanı ölürken, seçilmiş insanların hayatta kalması planlanmış olabilir mi? Aksi taktirde, bırakın nükleer savaş çıkarmayı nükleer santral kurmak bile akıl işi değil. Bizimle aynı Dünyada yaşayan bu çok akıllı abilerin radyasyon endişeleri hiç mi yok?
  • Gök Alp / 5 Nisan 2015 07:05

    hitler !

    bende pek katılmıyorum ama hitler bu bölgelere kadar ilerledi sanırım alt yapı oluşturdumu bilinmez , ingilizler daha etkin israilin kurulmasında Lavrancenin çabaları ve arap ayaklanması , osmanlının güçsüz bırakılmasıyla bu bölgede ingiliz ajanların cirit atmasına ve sonuç olarak israilin kurulmasına kadar gitmiştir , hitler bilinçli olarakmı o dönem yaptı sır .. http://tr.wikipedia.org/wiki/Muhammed_Emin_el-H%C3%BCseyni
  • Mürüvvet Oba / 7 Kasım 2012 00:20

    emeklerinize saglik, bu bilgiler cok önemli tarihin nasil carpitildigini okudukca ögreniyoruz vesile oluyorsunuz rabbim razi olsun sizlerden.
    Bende bu konuyla ilgili kisa zaman önce okudugum bir yaziyi paylasmak istedim yazi baya uzunca ama ilginc oludugu icin bir solukta okunabiliyor :)
    bir kismini burada paylasip tamaminin ise linkini yazmayi uygun gördüm izninizle...

    Bir sapkınlığın tarihi
    Roger Garaudy, bu dosya boyunca çok fazla alıntı yapacağımız "İsrail Mitler ve Terör" adlı kitabına: "Bu kitap bir sapkınlığın tarihidir" diye başlar. Siyonistler: "Mısır ırmağından büyük ırmağa, Fırat nehrine kadar bu diyarı senin zürriyetine verdim." emrinin gereğini yapabilmek için asırlardır çalışıyor. Nitekim kendilerine bir soykırımın uygulandığını iddia ettikleri İkinci Cihan Harbinde bile Siyonistlerin asıl gayesi Yahudilerin hayatlarını kurtarmak değil, Filistin’de bir Yahudi Devleti kurmaktı. İsrail’in ilk yöneticisi olan Ben Gurion, 7 Aralık 1938’ de "Labour" Siyonistlerinin önünde açık ve net olarak şöyle der: "Eğer bilsem ki hepsini İngiltere’ye götürerek bütün Almanya (Yahudi) çocuklarının tamamını kurtaracağım ve İsrail toprağına götürerek de ancak yarısını kurtaracağım, ben ikinci çözümü tercih ederim. Zira bizler yalnızca bu çocukların hayatını değil, İsrail halkının tarihini de düşünmek zorundayız."
    Yani Almanya’daki, Avrupa’daki Yahudilerin ölüp ölmemesi benim için çok da önemli değil, ben inancımın gereği olan Büyük İsrail’i kurmaya bakarım ve İsrail’i de Avrupa’dan kaçacak sefil ırkdaşlarımla, dindaşlarımla değil; kuvvetli ve genç olanlarıyla kuracağım diyor. Nitekim dosyamızın ileriki bölümlerinde İsrail’e göç etmek isteyen birçok Yahudi’nin göç bürolarında kuyruğa girip oradan çıkamadıklarını, genç ve kuvvetli olanlar hariç, ayrıntılarıyla ele alacağız.

    Zulmü meşrulaştırma çabası
    Hitler’in Yahudi düşmanı olduğu açıktır. Elbette bu kabul edilemez bir durum. Nitekim bizler "Kavmiyet davası güden bizden değildir" düsturuna inanmışız ve bugün İsrail’de, İsrail’in yaptıklarını tasvip etmeyip, mitingler yapan Yahudilerin olduğunu da biliyoruz. Fakat bu İkinci Cihan Harbinde neler oldu?
    Auschwitz kurbanları adına dikilmiş anıtın levhasında 1994 yılına kadar on dokuz dilde dört milyon kurban ifadesi yazılıydı. Bu gün ise levhada "yaklaşık bir buçuk milyon" ifadesi yer alıyor. Altı milyon Yahudi’nin katledildiği efsanesi ortaya atılarak, insanlığın bu konuda "tarihin en büyük soykırımına" tanık olduğu kabul ettirilmek isteniyordu fakat bu bir türlü ispat edilemiyor. Siyonistler ise bu iddianın peşini bırakmıyorlar. Çünkü yaptıkları her zulmün arkasından bazen lisan-ı halleriyle bazen de aşikâre: "Ne olacak yani? Biz de tarihin en büyük soykırımına tabi tutulmuştuk." Diyorlar ve bunu da yaptıkları zulmü meşrulaştırmak için yeterli bir sebep olarak görüyorlar.
    Ve büyük yalan. Bu yalan 6 milyon Yahudi’nin öldürülüşü efsanesidir. Bir dogma haline getirilen ve (Holokost kelimesinin anlam olarak da içerdiği şekilde) kutsallaştırılan bu efsane, İsrail’in Filistin’de, bütün Ortadoğu’da ABD’de ve ABD aracılığıyla bütün dünya siyasetinde yaptığı haksızlıkları ve milletlerarası her türlü hukukun üstüne yerleştirerek işledikleri bütün zulümleri mazur göstermek için istismar edilmektedir.
    Nürnberg Mahkemesi bu 6 milyon rakamını resmileştirmiş ve o zamandan beri bu rakam yazılı ve sözlü basında, edebiyatta, sanatta ve hatta okul kitaplarında dahi kamuoylarını yanıltıp yönlendirmede kullanılagelmiştir. Yahudilerin ateş püskürdüğü ve kendisi de bir Yahudi Profesör olan Norman Finkelstein'ın, 'başına bela kesildiği' iki isim var. Bu isimlerden ilki, soykırımı anlatan en başarılı edebi metinlerden sayılan 'Gece' adlı romanın yazarı, Nobel ödüllü Yahudi yazar Elie Wiesel. Finkelstein, Wiesel'in para uğruna soykırımı kutsallaştıran bir üçkâğıtçı olduğunu savunuyor. Wiesel'in bu sayede kazandığı paralarla limuzinlerden inmediğini öne süren Finkelstein, ünlü yazarın toplama kamplarından kurtuluş hikâyesine dair de çelişkiler bulunduğunu söylüyor.
    Finkelstein'dan çeken ikinci isim ise, Uluslararası Soykırım Komisyonu'nun başkanı Lawrence Eagleburger. Finkelstein, Eagleburger'in yıllık gelirinin 300 bin dolardan fazla olduğunu ve bunun Nazi kurbanlarına verilen paralardan ödendiğini öne sürüyor. Finkelstein'a göre Dünya Yahudi Konferansı da, tüm bu tazminatlardan ve yapılan çeşitli yardımlardan aktarılan paralarla 7 milyar dolar gibi servete sahip olmuş

    Bunlar, Mezar Soyguncusu
    "Holokost Endüstrisi, bir diğer deyişle Yahudi Soykırımı Sanayisi, tarihi ters çevirme taktiği, tarihi çarpıtma taktiğidir. Bunların yaptığı mezar soygunculuğudur. Göz göre göre tarihî bir sahtekârlık işlenmektedir. Holokost Endüstrisi, insanlık tarihinin en büyük hırsızlık olayıdır!" diyor Finkelstein.
    Yazar, 150 sayfalık "Holokost Endüstrisi" kitabında, Roger Garaudy’nin "İsrail, Mitler ve Terör" kitabında vurguladığı hemen hemen bütün gerçekleri aynen savunuyor. Daha da ileri giderek, bu Holokost sanayisinin Avrupa ülkelerinin paralarını çalıp çırpma şeklinde yürütüldüğünü de söylüyor. Soykırımdan sağ kalanların sayılarının habire şişirilerek sürekli tazminat ödettirildiğini hatırlatıyor ve Almanya başta olmak üzere, Avrupa ülkelerinden, İsviçre bankalarından uydurma soy kütükleri, yalan akrabalıklar, olmayan anne ve babalar adına sürekli para sızdırıldığını da vurguluyor.
    Yazar, "Amerika’da bir Holokost (Yahudi Soykırımı) Endüstrisi var. Bu endüstrinin ana gayesi, İsrail’in Filistinlilere karşı cani politikasını haklı göstermek ve soykırıma uğramış aileler adına Avrupa’dan para sızdırmaktır" diyor ve değişmez kanaatinin bu yönde olduğunu da vurguluyor..
    "Sizler, Holokost, Yahudi katliamı, Yahudi soykırımı diye diye, günümüzde inim inim inleyen diğer bütün insanların acı ve ıstıraplarını örtbas ediyorsunuz! Filistinlilerin gördükleri zulmü önemsiz gösteriyorsunuz! Ambargo yüzünden ölen 1 milyon Iraklı çocuğu görmezden geliyorsunuz! Nazilerin öldürdükleri Yahudi sayısı kadar, bugün Irak’ta da Iraklı çocuk ambargo sebebiyle ölmüştür ve ölmeye de devam etmektedir! Siz bu apaçık hakikati bile gizliyorsunuz!" diye de haykırıyor.

    yazinin devami icin:
    http://www.webhatti.com/tarih/69049-ii-dunya-savasi-hitler-ve-yahudiler-hakkindaki-saptirilmis-gercekler.html

    Saygilar
  • Abdulvahap Ünalmışer / 26 Eylül 2012 13:42

    Hitler Müftü (!)

    Bu konuşmanın devamı çok önemli.
  • orhan kemal günay / 23 Mayıs 2012 18:48

    yüzük yapımı

    Arkadaşlar bu linkte onaltıyıldız yüzüğü organizasyonu vardır. Elde etmek isteyenlere duyurulur.

    http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=1570
  • GÖKŞİN / 14 Mayıs 2012 23:34

    Vay canına! Bu bilgileri bizlerle paylaştığınız için Allah razı olsun.. Hitler'in dibimize kadar gelip de bize saldırmamış olmaması da oldukça tuhaf ayrıca..
  • osman yılmaz / 13 Mayıs 2012 05:20

    teşekkürler

    tarihe ışık tutuğunuz için teşekkürü borç biliriz.
  • Abdalin 1i / 12 Mayıs 2012 23:36

    ...


    Erol Hocam, Allah razi olsun...
    Beynimizdeki Örümcek aglari kalkiyor,,,,,
  • selin / 12 Mayıs 2012 13:05

    böylede olmazki

    en heyecanlı yerinde kesmişsiniz iyiki varsınız.
  • Y.D / 11 Mayıs 2012 12:39

    Ayrıca Hitler’e verdiği kredilerle köşeyi dönen, dede Bush’u da unutmayalım.
  • MERİÇ KINIK / 11 Mayıs 2012 11:20

    DEVAMINI HEMEN BEKLİYORUZ

    Gerçekten,yalan tarihin perdesini yırttınız,Allah razı olsun.
  • gürkan kamiloğlu / 11 Mayıs 2012 05:10

    uykumu kaçırdınız

    devamı ne zaman?en heyecanlı yerinde kesmişsiniz,hitlerle müftü ne konuştu lütfen meraklandırmayın bizleri.saygılar.
  • Mikail / 11 Mayıs 2012 04:45

    Melekler Aglarken sh75.

    Ilhami Agabey yuzume bakti ve soyle devam etti:
    "Tarihi yazanlarda egemen guclerdir"Bir yasanan tarih vardir,bir de yazilan.Simdi yazilan tarihi yasayanlar okusalardi buna tahammul edemezlerdi.

    Egemen gucler cagin kosullarina gore kendi plan,program ve stratejilerine gore devamli tarihi degistirmeye calisirlar,yani gecmis tarihi.Kosullarina gore devamli gecmis tarih uzerinde oynarlar.ornegin dusmanlarinin kahramanliklarini,destanlasmis kahramanlarini kuculturler ve hatta ellerinden gelse yok sayarlar!!!!!!!Bu tarihi hadiseleri saptirmak tarih boyunca boyle olmustur.Kendi konumlarina gore de olmayan kahramanlar,hadiseler cikarirlar ve tarihi bir vaka olarak anlatirlar.yani uydurma,stratejik bir tarih olarak........


    Nazizm.Baskahramani HITLER.Konu YAHUDI DUSMANLIGI.Filmin adi SOYKIRIM.Amaci israili kurmak.....

    Richard shenkman'in " insanlik tarihinde buyuk yalanlar" kitabinda Hitler icin soyle diyordu: YAHUDILERIN TARIHINI YENIDEN YAZAN ADAM.


    Erol abi kaleminiz dert gormesin.Mevlam ilminizi artirsin insallah.hayirli cumalar.
  • Abdul Kadir / 11 Mayıs 2012 00:02

    Selam

    Allah razi olsun insallah. bu yazilanlar gercegin ne oldugunun cok net kaniti denebilir. emeginize saglik..
  • bekir öztürk / 10 Mayıs 2012 19:25

    gerçek

    gerçekler zamanla ve onaltıyıldız farkıyla ortaya bir bir çıkarken kin ne? kim hain? kim oyuncak? kim kukla? kim kuklacı? ipler kimin elinde yakında bu satırlarda ALLAH razı olsun. bir kez daha sultan 2. Abdülhamite sonsuz rahmetler dilerken gerçek liderlerimizin anlaşılması gerçek hainlerin bilinmesi duasıyla....
  • MİTHAT A. / 10 Mayıs 2012 11:59

    SİZ BÖYLE YAPARSANIZ TABİKİ DÜŞMANINIZ ÇOK OLUR

    ALLAH RAZI OLSUN EROL BEY HARİKASINIZ.
  • Alişan değirmenci / 10 Mayıs 2012 09:04

    ALLAH RAZI OLSUN

    hani derler ya yer yerinden oynuyor bunu başarıyorsunuz.
    KİTABI SABIRSIZLIKLA BEKLİYORUZ.
  • beka cakeli / 9 Mayıs 2012 21:23

    hitler

    komplo teorisi detected
  • ateş / 9 Mayıs 2012 18:01

    sembol...

    İlk fotoğraftaki paranın üzerinde bulunan yıldızın etrafındaki çiçek sembollerine dikkat ettiniz mi? Fleur de Lis!
  • nur cennet / 9 Mayıs 2012 17:21

    siyonistler, amaçları uğruna kendi halklarını dahi kıyıma uğratıyorlar..bunun içinde yine kendi içlerinden böyle hastalıklı kişiler çıkartıyorlar.bu nasıl sapkın bir düşünce..bu arada Hitlerin Kudüs müftüsüyle olan bu görüşmesine dair bir araştırmacı yazardan işittiğime göre, İsra suresinin ilk ayetlerinde bahsedilen husus üzere hitlerin yahıdileri ortadan kaldırmak için kendisinin görevlendirildiği, ayetlerde geçen yahudilerin üzerine gönderilecek savaşçıların kendisi ve ordusu olduğu yönünde olduğunu söylemişti..bu konu hakkında sizler ne düşünüyorsunuz?bu konuda da aydınlanmak isteriz..Allah razı olsun..
  • Volkan Ç. / 9 Mayıs 2012 16:36

    Maalesef, Osmanlı İmparatorluğu I.Dünya savaşında kaybetmeye başladığında, Filistin topraklarında bir yahudi devleti kurulması için adımlar atılmıştı... (Bkz.Skyes-Picot gizli antlaşması ve Balfour Deklerasyonu, www.google.com.tr)
    Öyleyse, Filistin topraklarında yahudi devleti kurmak zor değildi, bunun için yahudi soykırımı yapmaya da gerek yoktu. Ancaaak, devleti kuracaklardı ama yahudi halkını bulamıyorlardı.Niye? Kimse rahatını bozmak istemiyordu da ondan... İşte bu sorunun çözümü için, Hitlerin yahudi düşmanı kisvesi altında, yahudileri sürgün etmesi mantıklıdır... Aksi takdirde tüm şartlar uygun olsa da İsrail Devleti olamayacaktı. Niye? Milletisiz devlet olmaz da ondan...
    İşin bu boyutunu çok şükür anladık da, ben asıl Hitlerin, Kudüs müftüsü Hüseyniyle konuştuğunun ayrıntısını merak ediyorum. Osman baba bu olayı da ilerde açar inşaAllah...
    Selam ve dua ile...
  • ali diye birisi / 9 Mayıs 2012 16:13

    Selamun Aleykum

    sayın Mustafa Burak bey
    Hitlerin tarihteki o katliamı aslında yahudi ırkını hırsız homoseksüel doğuştan kalıtsal rahatsızlığı bulunan yahudilerden temizlemek üzere yahudilerin de finansal destekleri doğrultusunda yapmıştır dikkat edildiği üzere kamplarda ölenlerin içinde hiç varlıklı soylu yahudiler yoktur işin garip tarafıdır ki bu kadar ırkçı politika izleyen bir insan kendi ırkını temizlemek için başka ırklara soykırım uygularken aslında farkında olmadan yada bile bile yahudi ırkını arı hale getirmiştir :) ve unutmadan söyliyim almanya 1952 yılından itibaren israile 14 yıl boyunca tazminat ödemiştir tazminat bedeli soykırımdan kaçıp israil'e yerleşen yahudilerin naziler tarafından el konulan mallarının toplam değeri olarak hesaplanmıştır. ödenen toplam tazminat yaklaşık 3 milyar mark'tır, elbette o dönemde çok daha fazla değerli olan mark ile. bu dönemde israil'in gelirlerinin yarısından fazlası almanya tarafından ödenen tazminatlar olmuştur.
    SELAMETLE...
  • onüçüncü cum'a / 9 Mayıs 2012 14:59

    Gerçekten dehşetengiz...

    Değerli oktan hocama ve Erol beyefendiye sonsuz selam ve saygılarımızla teşekkürler ediyoruz...
  • 7bsmk4tslm / 9 Mayıs 2012 14:56

    madem oyle

    yıne onaltıyıldız farkı.yabancı hastenelere gıtmemek lazım aslında.ulkemızde doktorlar yemınlerını hıpokrata deıl de
  • M.Atabey / 9 Mayıs 2012 14:54

    Yahudi lobisince Hitler'i anmak bile suç. Yavaş yavaş anlıyoruz sizlerin sayesinde bunları. Çünkü Hitler hadisesini deştikçe, altlarından kendilerinin çıkacaklarının bilincindeler. Bu yüzden gündemde tutmak istemiyorlar bu konuyu. Allah'ın (cc.) laneti O'nu bile bile inkar edenlerin üzerine olsun.. On altı yıldıza da selam olsun.
  • mustafa burak / 9 Mayıs 2012 14:30

    Katılmıyorum

    Verilen bilgiler çok güzel ama yanlış değerlendirme olduğunu düşünüyorum hitler milyonlarca yahudiyi yakmış öldürmüş aç bırakıp soykırım yapmış bir kişi aşırı fanatik bir alman ve 1.dünya savaşının intikamını almak istiyor askeri disiplin ve teknoloji yüksek ve yahudileri hiç sevmiyor nasıl olurda israili kurmayı destekler bunu nasıl kurguladınız anlamadım.her olayın ardında siyonistleri ve masonları göstermekten vazgeçin bu durum olduklarından farklı bir anlam veriyor bu insanlara
  • Tolga Erdem / 9 Mayıs 2012 14:05

    Allah razi olsun

    Masallah müthis bilgiler bunlar, ellerinize saglik.
    bu vesile ile bazi almanlarin "haunebu" masallari cökmüs oldu..
  • Yasin Akdoğan / 9 Mayıs 2012 13:55

    16 Yıldız farkı

    Almanyada yaşamış,okuluna gitmiş biri olarak Osman babadan değil de Hans babadan bu bilgileri öğrenemedik :)
    O okuldan mezun oldum ama gönlüm mezun olmadı ve tevafuken 16 Yıldız Üniversitesini buldum!
    Hemen kayıt oldum! ilginç olan kayıt formunda tek şart yazılıyıdı "ADEMOĞLU OLMAK"...
    bu yeni okulumda herşeyi yeniden okumayı adına İKRA denilen yöntem ile okumaya başladım.
    Gönlüm mutmainlik sürecinde farklı atmaya başladı,değişik İN-SAN, YA-SİN olmaya başladım.
    Hocaları bir mükemmel! Sevgilinin (sav) okulundan mezunlar! birer yıldızlar!
    Son Yıldız 16.YILDIZ ağartacak tan yerini!

    Dua ordusu bizimle İNŞALLAH!
  • sedat özcan / 9 Mayıs 2012 13:55

    vay be...

    Siz büyüksünüz ONALTIYILDIZ, Allah yar ve yardımcınız olsun, cümlemizin inşaallah

    Tarihi değiştirip kendi çıkarları doğrultusunda filmler çekenlere, kötülük peşinde koşanlara ve insanlara güpe gündüz masallarla yol vermeye çalışanlara. Yazık!!!

    Sağolasınız Oktan abi, Sağolasınız Erol abi. Ellerinize sağlık. Allah razı olsun sizlerden...
  • Hamdi Cenk Düzgit / 9 Mayıs 2012 13:22

    Allah razı olsun sizden,ne kadar güzel oluyor delilli ispatlı olunca herşey.Dilerim güdümlü medyamız bu haberler yayınlar artık.kaç kere daha görmezden geleceklerse bizde ondan bir fazla yayın yapıcaz...Allah yar ve yardımcınız olsun...
  • Kel Murat Gerçek / 9 Mayıs 2012 12:45

    Bir rivayet

    Tabi bu müftüyle hitlerin görüşmesinin altında başka senaryolar da var.

    Hatta bu senaryolardan birinin de,

    Kıyamete yakın bir devlet komple müslüman olacak devletin adı da ''A'' harfiyle başlayacak hikayesinin olduğu rivayet edilir. Gerçi o hikaye günümüzde tutmaz zira A ile başlayan ülke denilince hep insanların aklına amerika gelir, onun da müslüman olmaya hiç niyeti yok :)

    Sevgiler
  • merakli / 9 Mayıs 2012 12:16

    ...

    şimdi asıl darbeyi yaptınız erol hocam Allah sizden ve Osman baba dan razı olsun
  • faruk Alkaş / 9 Mayıs 2012 11:49

    BU NE YAV?

    Siz bizi çıldırtçanızmı,şu kitabları biran önce çıkarın,oktan baba erol abi,
  • haşim Alabora / 9 Mayıs 2012 11:41

    muhteşem

    Allah razı olsun muhteşem!!!!!!!!






ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

En Çok Okunanlar