Oktan Keleş

Oktan Keleş

oktankeles@gmail.com


11 Nisan 2018
font boyutu küçülsün büyüsün

Kahrolsun Suudi Arabistancılık




ABD Suriye’den çekilir mi, yoksa çekilmiş gibi mi yapar, hayaletlerini bırakarak... Yazmıştık “dikkat” diyerek;  “Yunanistan kışkırtılacak, İsrail Filistin’e saldıracak, Türkiye sıkıştırılacak” diye. http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=6538  Sürpriz mi, hayır!

İsrail ile  Suudi Arabistan   sıkı müttefik anlaşmalar yaptı. Türkiye çok dikkat etmeli ve  artık ciddi karar almalı. Emperyal kukla Arap ülkeleriyle, ümmet palavralarıyla iyi ilişkiler hayal. Gerçekler görülmeli. ABD Suriye’den  çıkma sinyali verdi.  Yazmıştık;  iyi polis, kötü polis. Bak Trump yaptı vs. http://www.onaltiyildiz.com/artikel.php?artikel_id=465

ABD, Araplara tuzak kurdu, onları  İran üzerine salma projesi hazırladı. Türk hükümeti dikkat etmeli. ABD Suriye’den  çıkma sinyali vererek kaos tehdidinde bulunuyor. Boşluğu alçak Fransa doldurmak için YPG ile anlaştık blöfünü  ABD’yi bölgede tutmak için kullanıyor.  “ABD çıkarsa, Avrupa müdahil olur” blöfü… Bu arada rakibi İngilizlere alan bırakmamak için Almanya el altından Fransa’yı destekliyor. Manidar değil mi? ABD, “Suriye’den çıkacağız”  dedi, İsrail Filistin’e saldırdı. Senaryo basit; İran karasularında, Hürmüz Boğaz’ında Suudi gemisi batırılır ya da operasyon yapar. Veya Suudi konsolos derdesti vs.

Türkiye Suriye ile meşgulken  ABD,  Araplarla işini görür. Bu arada Suriye’de kartları Rusya belirler.  Türkiye’yi Rus politikalarına esir ederler. İran sıkıştırılır, tam kaos.

Avrupa’da ses getirecek DEAŞ eylemi ve ABD “demiştik” der. “Suriye’de DEAŞ’le mücadelemiz engellendi ” palavraları.  Yapılması gereken;  Türkiye’de had safhada olan tarikat kışkırtmalarıyla, mezhepsel söylemden kaçınmak. İran’la ancak bu mezhep söylemi ile ilişkiler kaşınır. Türkiye Vahabi ve Şii arasında seçim yapmamalı. Ali Menfaatleri üzerinden politika üretmeli. Sünni politikanın zihin kodlarında;  Şia  üzerinden İran düşmanlığı yapılmaya müsait ki bu da Türkiye’nin Vahabi bloğunda anılması, resim vermesi demektir. Tam da istenilen budur.  Dikkat edilmeli. Türkiye’de FETO’yu aratmayacak etkin tarikatlarca  bunların yapılması müsait. Ketçap, yorgan, asansör vs. gibi hurafelerin kamuoyunda belli hoca kisvelerinde, kabul görmüş kişilerce yapılmasının altında emperyal plan aranmalı. Şia mezhebi eşittir İran karşıtlığı. Yani tam da ABD’nin İsrail’in çıkarlarına uygun alt yapı çalışmaları. Zira ehli sünnet dayanışması altında tarikatları,  cemaat ve vakıf gibi yapıların etkin sözcüleri dayanışma içinde.  Bu masum bir aktivite mi incelenmeli, araştırılmalı. “Ehli sünnet” diyerek şov yapanların “hac ve umre” organizasyonlarında Suudi Vahabi ilişkileri çok iyi araştırılmalı.

Sayın Erdoğan; bu tarikat ve cemaatlere en üst perdeden; Şia ve Vahabi mezhepsel taraf olunmayacağını hissettirmelidir...

Birçok tarikat sanıldığı gibi “nasıl olsa dindar hükümet var” anlayışında değil. Onlar meseleye AKP gibi ideolojik bakmıyor, tamamen teolojik yaklaşıyor ve alttan alta kendi şeyhlerinin söz sahibi olduğunu üflüyorlar. Sanıldığı gibi Tayyip Bey’i “emir” görmüyorlar. İslami bir hükümetin menfaatini dillendirenlerin fikriyatında olanlar da azınlıkta. Diğerleri birçok ideolojiyle ittifaka yine kendilerince teolojik sebeplerden, gerekçelerden hazır. Sayın Erdoğan’ın bunu çok iyi görmesi gerekiyor.

Mütedeyyinlerin başındakilerin son zamanlardaki cennetmekân Abdülhamit Han’a yönelttikleri eleştiriler, meseleye ideolojik bakmadıklarının en belirgin örneği.  Bu tarikatların birçoğu ve etkinlerinin ajandaları müritlerine üfledikleri gündemleri çok farklı. Sokaktan al haberi. Hemen hemen hepsi şeyhini Mehdi, Müceddid-i ekber Allah’la her an görüşen vs.vs. Tıpkı FETO gibi söylemlerdeler. Sayın Erdoğan’ın esamesi bile yok zihin kodlarında. Sayın Erdoğan’a kendi vizyonlarınca sözde rol yüklemişler. Hatırlayın;  “Davutoğlu’nu peygamber görevlendirdi” diyen şeyhi. İstisnaları tenzih ederim ama birçoğu gücün ve menfaatin yanında. Hatırlayın cübbeli nasıl da Mahmut Efendi’yi referans gösterip, “Fetullah hoca efendi diyeceksiniz” diyerek yayın yapmıştı. https://www.youtube.com/watch?v=9C7CCvD7diA

Hadi siyasetçi yanılır, bunların birçoğu Allah’la görüşmüyorlar mıydı, şeyhlerini öyle lanse etmiyorlar mıydı? Bugün de etmiyorlar mı? İşin başka bir kötü yanı daha var; bunların referansına göre devamlı fikir değiştiren bir "haşa- Allah olgusu çıkmıyor mu? Örnek çok. Dün öylelerdi, bugünde öyle, yarında öyle olacak. Üstelik birçok müridin psikolojisi; cin, büyü korkularıyla esir alınmış durumda. Diğerleri de aklı, tasavvuf adına teslim etmişler. Bir kısmı da “bal tutan parmağını yalar”  durumdalar. Her şey yaptırılacak pozisyondalar. Çok azı samimi, onlarında etkinliği yok.

Falan cenaha şirin gözükmek için Türkiye’nin âli menfaatleri göz ardı edilmemeli. Sayın Erdoğan hiç bir zaman bunlara yaranamaz. Duyar gibiyim, yarın bir arızada; “nasıl şöyle hata yaptı böyle, hata yaptı” diyecekler. Düşüncem o ki Sayın Erdoğan bunlara güvenme hatasına düşmeden, iyi bir ayar vermelidir.


“İsrail, Batı, Vatikan kahrolsun” da, bir kerede şu; “Suudi Arabistancılık kahrolsun” diyerek;  yaşasın Yüce Türk Devleti, Yüce Türk Milleti, Yüce Türk Ordusu ki İslam’ın son ordusu.


 Tengri Biz Menen

Saygılarımla.

Oktan Keleş 

oktankeles@gmail.com 

onaltiyildiz@gmail.com 

Twitter:@oktankeles

31 Mart 2018 








Bu yazı 1,153 defa okundu.







Yorum ekleYorum ekle
Yorumlar


  Henüz yorum yapılmamış





Bu yazarın diğer yazıları







ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

En Çok Okunanlar