Tarık C.

Köşe Yazarı

Tarık C.

tarkci@gmail.com


20 Temmuz 2017
font boyutu küçülsün büyüsün

Ordan Burdan-15


 

Ordan Burdan serisinin nicelik olarak küçük, nitelik olarak büyük tesbitleri -çoğu itibariyle- Tarık C.’ye değil, onun muhterem büyüğüne; yani Oktan Keleş’e aittir. Elbette ifadeler bir çok konunu sadece giriş kapısı mahiyetinde yada o kapının zili hükmündedir. Muğlaklık ve bazen şifreyi andıran kısa ifadeler, bu tesbitlerin sahibi olan Oktan Abi’nin kapısının zili -ehil olanlarca- çalınsın diyedir. “Ben sana sadece kapıyı gösteriyorum.” Morpheus

 

1) Nefsin perde olması ve pencereden içeriyi örtmesi. Arasıra açıp pencereden bakmalı. Dolayısı ile nefsin faydaları da var.

 

2) (Övülmenin bazen hoşumuza gitmesi ama bu hoşumuza gitmenin bizi rahatsız etmesi konusu sorulduğunda “Küpler dolacak” demişti. Yani övüldüğümüzde tabii ki mücadele edeceğiz. Ama nefsimizle mücadele etsek bile, nefsimizin övülme neticesinde bir haz almasının önüne geçemeyiz. Tabii bir noktaya kadar. Önüne geçemiyoruz diye, yelkenleri suya indirmeyeceğiz. Sanki herbirimizin bu konu ile alakalı dolması gereken küpleri var. O küpler bu övülmeler ve haz alma esnasında parça parça doluyorlar. O küpler tamamen dolup boş yer kalmayıncaya kadar nefs haz alıyor. Küpün dolması ise, yukarıda bahsettiğimiz kritik nokta oluyor. Artık övülse de ondan haz almıyor nefs. Ama tekrar edelim; yanlış anlaşılmasın: O noktaya; yani küp dolma noktasına varıncaya kadar mücadeleye devam. Yoksa, baştan kaybetmiş oluruz. -Tarık C.-)

 

3) Bizarlık. Yerde bu iyi görülmese de, gökte bizarlık kıymetli ve bir makam. Ama tabii o vakte kadar yapması gereken herşeyi yapmış olması lazım. Yani hemen bizar olmayacak.

 

4) Allah’ı sadece cemali ile kabul eden, hayatın imtihanlarından rahatsız olan, Allah’ı sadece cemali ile kabul eden, celalini kabul etmek istemeyen kişi… Bu gök ilminde küfürdür. Böyle bir kişinin bu durumu, Mekke müşriklerinin Efendimiz (sav)’e şu teklifi yapmasına benzer: “Bir gün senin ilahlarına bir gün bizim ilahlarımıza tapalım.” Halbuki Allah, celali ile Allah’tır.

 

5) Erz hazineleri, farklı arz hazineleri farklı…

 

6) Altın, yakut vb.. bunlar taş sadece. Cennetteki altın ve yakutlar onların hakikatleri.

 

7) Şeytan, Allah’ın isimleri arasında en çok hikmet ile ilgili olanla alakalı. Zira o da (Şeytan) işini tersten yaparak bir hikmet takip ediyor.

 

8) İnsan, Allah’ı sevemez; Allah, insanı sever. Bu sevginin yansımasını, insan O’nu sevdiğini zanneder. Bizim sevgimiz O’na ulaşmaz. Sevgi mahluk içindir.

 

9) Allah insana bakar; insanlar O’nu sevmiyor.

O da: “Ama ben sizi, karşılık beklemeden seviyorum.” der ve sever. Rahman ismi bununla alakalıdır. Yani “Karşılıksız seven”. Bunları pek bilmezler. Hava verir, su verir.. hep karşılıksız. Sevdiğini zannedene de, sevmeyene de…

 

10) Rahim ismi ise, sevdiğini zannedene tecelli eder.

 

11) Tarık C.:

- Efendimiz (sav) de mi O’nu sevemez?

Cevap:

- O’nu hakkıyla kimse sevemez.


        

 

Tarık C.

tarkci@gmail.com








Bu yazı 2,019 defa okundu.







Yorum ekleYorum ekle
Yorumlar


  Henüz yorum yapılmamış





Bu yazarın diğer yazıları







ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

En Çok Okunanlar