En Sıcak Konular

Göbeklitepe Gerçekleri -3

23 Mart 2019 12:05 tsi
Göbeklitepe Gerçekleri -3 Göbeklitepe Gerçekleri -3 T TAŞLARI

Göbeklitepe Gerçekleri 3

T TAŞLARI

Bu makalemizde Göbeklitepe’de ki T Taşları ekseninde dolaşacağımızı, taşların şekliyle ne anlatmaya çalıştıklarını ve bazı sembol okumalarıyla kültürlerini anlamaya çalışacağız. Yani Göbeklitepe’yi deşifre edeceğiz. T Taşları, Göbeklitepe’de ki en kilit objelerdir.

Göbeklitepe, bugün arkeoloji biliminde ve ona bağlı olarak hizmet veren birçok medya araçlarında, Ulusal kanalların konu ile ilgili kültür programlarında oldukça yer işgal etmektedir. Dergilerin ve programların insanlara sunmuş oldukları şey, orada ki insanların avcı-toplayıcı olduklarından öte değildir. Diğer yandan bir tapınak olabileceği düşüncesi aynı programlarda veya dergilerin yabancı arkeologlarla yapmış oldukları röportajlarda bir tez olarak sunulmuş fakat mantık duvarlarını zorlayan tapınağın inşa edilirken o kadar insanların beslenmesi, barınması, birçok ihtiyaçlarının giderilmesi ve uygarlık düzeyinde inşaat faaliyetinde bunu avcı-toplayıcılıkla nasıl başarılmış olabileceği sorusu sorulmamıştır. Sorulmuş olsa da biz okumuş olduğumuz, takip ettiğimiz kaynaklarda bu soruya rastlamadık. Bunun önemini şu şekilde açıklayabiliriz. Göbeklitepe antik değeri olan 12.000 yıllık sadece bir sanat eseri midir? Yoksa varoluş bilgisini, kültürleri, dinleri hafızasın da barındıran, gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlayan paha biçilemez bir yapı mıdır?

Göbeklitepe’nin bir tapınak olabileceğini savunanların tapınak kültürünü açmadan alışagelmiş bilgilerle sadece dini ritüellerin yapılması noktasında ele alınması kısır bir düşüncedir. Çünkü tapınakların mimarisi de kendi kültürü hakkında bilgiler saçar. Taşların önünde bulunmuş olan kapların, sunak olabileceği varsayımı ile kurban, adak vs gibi düşünceleri üretmek kendi yoğrulmuş olduğu kültürün merkezinden hareket etmek, düşüncenin yanılgı payını artırmaktadır. Hıristiyan kültürüyle düşünen bir beyin onu sunak görürken, bir başka kültürle düşünen beyin onun farklı bir şey olduğunu düşünebilir. O kabın sunak olması veya olmaması sorun değildir. Sadece bir kap ile tapınak olduğuna inanmak sorunludur. Tapınak kelimesi, ritüel yapılan yerler algısından sıyrılıp başka öğretilerin de daha geniş kitlelere aşılandığı yerler olarak görülmelidir. Nasıl ki camilerde sadece namaz kılınmayıp insanın gelişimi için vaazlık, okuma yazma (bugün sadece Kuran) sosyal dayanışma hizmeti veriliyorsa, dünyada ki gelmiş geçmiş tapınakların aynı mantalite ile kurulmuş olabileceğini anlamamız gerekir. Politika, siyaset gibi amaç dışına çıkılması tapınakların kirinden çok, insanların içindeki kirle alakalıdır. Kız Kulesi’ne, Ayasofya Camisine, Süleymaniye’ye sadece bir yapı gözüyle bakmayıp mimarisinde gizlenmiş hakikatleri gördüğümüz zaman tapınağın ne demek olduğunu anlamış oluruz.
 

 

Göbeklitepe’de ki T şeklinde ki taşların insan betimi olduğunu ilk kez Alman Arkeolog Claus Schmidt iddia etmiştir. İddiasını üstte ki yatay taşın insan başını, altta ki düz direğin de vücudu oluşturduğu savı üzerine kurmuştur. D yapısında ortada ki taşın iki yanında kollar orta direkte yani vücutta öne doğru, sanki namazda ellerimizi bağladığımız gibi bağlanmış olduğundan bunun insan olabileceği düşüncesi kendisinde belirmiş olabilir. Aslında bizim düşüncemize göre dümdüz taşa bakıp yorum yaparsak bu doğrudur. Fakat daha derin bilgilerle bakıp yorumlamaya çalışırsak daha da doğrudur. Bu düşünce Sümer Tabletlerinde “yukarıda olanın aynısı aşağıda olmak” sözüyle kodlanırken, İslam’da Vahdedi Vücut düşüncesiyle anlaşılabilir. T taşlarının üstlerinde ki çukurlar, yıldızların oluşum evrelerini tamamladıktan sonra yıldız haline dönüşmelerini ve Ay yörüngesinden yeryüzüne vuran yansımalarını anlatır. Bu yansımaların varlık olarak vücuda geldiğine inanılırdı. Yeryüzünde ki varlıklarında aynı yıldız oluşum aşamaları gibi görüntüsü yeryüzüne bu şekilde göründüğüne inanılırdı. Eğer Claus Schmidt de Sümer tabletlerinin anlatmış olduğu şekliyle diyorsa buna insan diyebiliriz. D Yapısında ki dikilitaşa bakıp yine insan diyebiliriz. Çünkü sadece Bu T taşı insanı betimler. 7 ördek 7 organın oluşumu şeklinde düşünülebilir. Diğer hiçbir T taşı insanı betimlemez. Diğer taşlar için belki insanın bir parçasının oluşumunu ifade ediyor diyebiliriz.

Varoluşsal düşünce ile T taşları neyi ifade ediyor diye baktığımızda, sembolik okuma ile birçok yere varabiliriz. Biz gerçeğe en yakın olduğuna inandığımız okuma ile sembolleri inceleyeceğiz. Yazacaklarımız herhangi bir kaynakta görülemeyebilir onun için başka bir kaynakla kıyaslama yapmayınız. Yazdıklarımızı söylediğimiz açıklamalar ile yavaşça okuyup sembollere uzun uzun bakarak anlamaya çalışınız. Sembollerin bilgi olmadan anlaşılmasına imkan yoktur. Bilgi sadece bir kesitin farkındalığıyla tamam olmaz. Dolayısıyla elde ettiğiniz bilgi ile yapbozun sadece bir parçasını elde edersiniz. Elinizde bir ipin ucu vardır ve yürüdükçe bu ancak zamanla tamam olur. İşin nihayetinde Tamam kelimesinin anlamı Mülk Suresinin 3. Ayetinde kendini gösterecektir İnşallah. Sembol Uzmanı diye kendini tanıtan bazı kimselerin peşine düşmek, eğer yanlışsa size zaman kaybettirecektir. Biz birçok kaynak taradık bir o kadar da tv programlarını takip ediyoruz. Sembol uzmanı olarak Oktan Abi’den başka bir kişi biz göremedik. Kulbak Bilge olsun Kopuz Ata’da ki resimler olsun hepsinde inanılmaz sırlar ve açıklamalar saklıdır. Hepsi kendi içinde kendini açıklamaktadır. Bunu netleştirmek için sadece bir örnek vereceğiz. Oktan Abi’nin bu göstermiş olduğu taktiği Göbeklitepe’de ki T Taşlarını analiz yaparken de kullanacağız. 
http://www.onaltiyildiz.com/?haber,5552

Kopuz Ata 2’de 24. Resmin altında ki yazıda “Çarpanın şekli yerde ki bilgelerin tacında vardı” yazmaktadır. 22. Resimde ki Bilge’nin tacına hiç dikkat ettiniz mi? Bunun gibi Kulbak Bilge kendi içinde birçok şeyi açıklamaktadır. Buna bilginiz dahilinde Nibiru dersiniz, Kuyruklu yıldız dersiniz, Güneş,  ya da Ay dersiniz ne der isek diyelim bu bizim düşüncenizin derinliğini gösterecektir.

Taşların anlamını açan anahtarlar;

 

Birinci resimde ki Göbeklitepe’de bulunan ve kemikten yapılmış, yabancı arkeologların “spatula” olarak görmüş oldukları sembol aslında T taşlarının iki elden oluşmuş olduğunu ve anlamlarının da iki elin neyi ifade ettiğinde saklı olduğunu anlatır.

 
Yenisey, Orhun alfabesinde L harfi.

El sembolü Sümer’de Sin (Ay) Tanrısı dedikleri, Nebatilerin ve İslam’dan önce ki Arapların El İlah dedikleri Tanrıdır. Göbeklitepe Alimleri bu sembolü Taşlara yaratılışı tasvir etmek için kazımışlardır. Hakikat bilgisiyle anlaşılabilecek bu sembolün Göbeklitepe’de çıkması O Halkın “Tek Tengri Dini”ne inanmış olduğunu bizlere gösterir. Sümer’de eski Araplar’da Sin ve El İlah aslında en büyük olan Tek Tanrı idi. Dikkat edilirse altta ikinci resimde El Sembolünün üzerinde ki Hilal’in içinde bir daire vardır. Bu daire birinci resimde siyah kare ile işaret ettiğimiz idolün en üstünde herhangi bir formla gösterilmemiştir. Bu Göbeklitepe Halkının putlara asla tapmadığının bir işaretidir. Fakat alttaki yani Arapların bunu forma soktuğu ve putlaştırdığı anlaşılır.

Sin Tanrısı bize anlatıldığı gibi Ay Tanrısı değildir. Yani bildiğimiz gece çıkan Kamer değildir. Fakat burada bir açıklama yapmak gerekir. Neden Ay’a ayna demişlerdir? Eğer Ay, ayna ise neyi yansıtıyor, Neyi aksettiriyor? İnce ince düşünmek gerekir. Yani Ay değildir deyip te kesip atmak doğru değildir. Biz değildir derken daha ilerisine, hakikat bağlamında söylüyoruz. Yoksa bu kişinin aynada kendisine bakıp “gördüğüm ben değilim” demesine benzer ki akılla açıklanamaz. Bunu İslam Alimleri ve büyük insanlar İnci ismiyle kodlamışlardır. Mantık olarak T Taşlarına bakarken bir görmediğimiz bir de gördüklerimiz şeklinde iki el kodu ile bakmamız gerekmektedir. Bu iki eli farklı ellermiş gibi düşünmememiz aslında aynı şeyi birbirlerinin yardımıyla yapıyorlarmış gibi algılamalıyız.

Bir örnek:

Kalemi elinize alıp manzara resmi yaptığınızı düşünün. Yapmış olduğunuz resimde eliniz yoktur elinizin varlığı resminizin ruhunda, kaleminizin izi de çizgilerinizde gözükecektir. Sizin eliniz aslında bir eldir. Çizdiğiniz resimde elinizdir. Fakat tek eliniz iki el gibi olmuştur.

Sad Suresi 75. Ayet: (Rabbin ona) Dedi ki: "Ey İblis, iki elimle yarattığıma secde etmekten seni alıkoyan nedir? Büyüklük mü tasladın, yoksa yücelerden mi oldun?"

Kuran-ı Kerim de ki Ayeti bu gözle bu bilinçle okumak gerekir.
Hadis: Allah’ın iki eli de sağdadır.
Hadiste ki iki elin sağda olması durumu da bu şekilde yorumlanmalıdır. Bazı hadisleri reddeden hesapta filozofum, felsefeciyim diye dolaşan kişiler bu hakikati göremedikleri için bütün hadisleri aynı kefeye koymaktadırlar. Zaten uydurma hadis üretmenin mantığı da gerçeklerinin reddinin sağlanması içindir ki bu zatlar o değirmene su taşımaktadırlar. Filozof asla hiçbir şeyi reddetmez sadece söyleyenin bunu hangi perdeden söylediğini anlamaya çalışır. Sonra düşüncesinin kaynağını bildiği için o perdeden onunla konuşur tartışır vs. Taraf olmakla bütün kafalar anlaşılamaz. Eğer bu şekilde ben felsefeciyim, filozofum şu şu doğrudur şunu savunuyorum, şunu reddediyorum diyen birini görürseniz o hiçbir şey değildir iyi biliniz.

Göbeklitepe’de Alfabe

Göbeklitepe’de alfabe var mıdır? Varsa buna nasıl emin olabiliriz? Bunu yukarıda bahsettiğimiz gibi Oktan Abi’nin Kopuz Ata 2’de bize öğretmiş olduğu taktikle çözmeye çalışacağız. Yani kendi sembolleriyle bize duyurmaya çalıştıkları fısıltılarını duymaya çalışacağız.


 
 

Üç sepet olan birinci resim sağdan sola doğru okunmalıdır. Birinci sepette Boğa resmi vardır. Bu A diye okunur. İkinci resimde yırtıcı bir hayvan vardır fakat başı aşağıya bakar haldedir. Alfabede ki AT harfine gelirken sonuncu sepette Kuş resmi vardır. İlgili tamganın Ö-Ü gibi bir ses verdiği görülmektedir. Aslında kuşu, altındaki ellerini açmış olan kuştan elinde ki daireden M harfi olduğunu anlıyoruz. Sümer yazıtlarına ATOM sözünün nereden geldiğini bu şekilde anlayabiliriz. Bu T taşını üç bölümde düşünmeliyiz. Yani sepetli bölüm, ortada ki bölüm ve sonuncu Akrep’li bölüm şeklinde. En üstteki harfler bir altta aynı olmasına rağmen farklı ses verirler. Yani en üstteki A’nın B’ye dönüşmesi, AT’ın EG’e dönüşmesi ve V’nin de M’ye dönüşmesi gibi. Üçüncü bölüme sesler yine değişir. Bu sefer A harfi S’ye dönüşür. Bu maddenin varlık sahasında kendini göstermesi ile alakalı bir durumu ifade eder.

T taşında ki kemerde yazan ABAKAN-AMELLİOS diye belirttiğimiz iki kelimeden oluştuğunu düşündük. AMİLOS: Arkadya’da bir yerleşim yeri idi. Yani Arkaik dönem şehirlerinden biriydi.

HELİOS: Güneş Tanrısıdır.

İLYAS: Bu ismin ne kadar eskiye dayandığını tahmin etmek zor.

HAMEL: Koç demektir. 21 Mart’ta Güneş Koç burcuna girer. Nevruz yani Bahar Bayramı kutlanır.

ELLİ: Sümer Tabletlerinde Nibiru’dan gelen üstün yetenekli kişiler idi. Yani Anunnakiler.

ABAKAN: Bir kodu anlatır. AB baba demektir. AK ya da OK, ışık, ateş demektir AN ise Işığı meydana getiren anlamına gelir.

“Gaşiye Suresi 88. Ayet. Bakmıyorlar mı develere, nasıl yaratılmış?”

Burada bahsedilen Deve’nin aslında hangi deveye bakarak yorumlamamız gerektiğini bize anlatır.

Göbeklitepe Halkı hangi ulusa mensuptu diye bir başlık açacaktık ama Alfabe den sonra çok anlamsız olacak. Türkologların, Dilbilimcilerin Göbeklitepe’ye el atmasını beklemekteyiz. Bunlar arkeologların çözebileceği konular değildir. El Sembolünün spatula olarak görülmesi kelimelerin bittiği yerdir. Artık şimdi burası için bir tapınak, bir üniversite diyebiliriz.

Göbeklitepe ve bir çok kadim uygarlığın Alimlerinin hürmete layık olduğunu ve zamanımızda ki Onların takipçisi olan Alimleri en güzel sözlerle anılması gerektiğini ve onlara şükran borcumuz olduğunu asla unutmamalıyız. Çünkü bu sizin eseriniz!

 

Kadir Sevencan 




Bu haber 7,018 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    7,475 µs