En Sıcak Konular

Ay’daki Türbe/Gökteki Sır

1 Mart 2019 09:55 tsi
Ay’daki Türbe/Gökteki Sır Ay’daki Türbe/Gökteki Sır

AYDAKİ TÜRBE/GÖKTEKİ SIR
1.Bölüm için:
http://www.onaltiyildiz.com/?haber,7210/ay-daki-turbegokteki-sir
2.Bölüm için: http://www.onaltiyildiz.com/?haber,7220

Yazımızın 3.bölümünü hazırlarken ; Okyay Kağan'ım "Eski Dünyayı öyle bir tasvir etti ki", zihinlerimize yine o gönül dolusu bilgisini aktardı. Aşağıda; bu müthiş araştırmasının linki var: 

 http://www.onaltiyildiz.com/?haber,7221 

O'nun yazısını okuduktan sonra, içimde Ay'a gitmeye dair isteklerim arttı. Çünkü; yazıda kendisi şöyle demişti: "Tarihi bezemedeki şahinin gözünden Ay’a uzanan ışık çizgisi belki de bütün bu sırların Ay'dan görülebileceğini betimliyor. Belki Ay'ın karanlık yüzü, arkası değil de, görülmeyen kısmıdır. Tıpkı Dünya'nın görülmeyen karanlık kısmı gibi. Bu yüzden “Ay'dır bizim sırrımız” diyorum." 

Yazı üzerinde çalışırken;çay da elimdeyken, bir mesaj geldi Erol Ağabeyden. O mesajda; kitaptan bir sayfa üzerinde Ladikli Ahmet Ağa'nın bir beyiti vardı:


 
Bu kadar bölüm boyunca, Apollo astronotları, çeşitli Ay kanallarını  gezmiş, sayısız fotoğraf çekmişlerdi. Hatta, kaya üstündeki mezar yazılarını bile Hadley açıklığının/kanalının yanında bulmuşlardı. 

Ladikli Ahmet Ağa ; bizi bu beyiti ile teyit etmiş oldu. Tabii ki O'nun bahsettiği kanal Hadley kanalıdır demiyorum. Ancak, belli ki, orada çok özel bir kanal/açıklıkta/yer altında  bulunan bir Türk üssü var! Bu "kanal geçmekliğe kurulan düzeni" yani üssü aramaya devam edeceğim...

Eğer biz bu delilleri sadece ,"düşman"ın elinden gelen istihbarat fotoğraflarından elde etmiş olsaydık -ki bu ana kadar çoğunlukla,onların imkanlarıyla çektikleri fotoları kullandık - haklı olabilirdiniz, her şeyin sahteliği konusunda. Ancak; "o iş öyle değil!"
Bu işi, ehilleri çözmüş yıllar önce! Hızır Ata'ya yoldaşlık etmiş olan Ladikli Ahmet Ağa, kendi çağından bize adeta, devam etmemiz için rehber oluyor. Allah rahmet eylesin ve razı olsun Ondan ve tüm Hakikat Erenlerinden.

Ayrıca; dünya üzerindeki pek çok gözlem istasyonundan çekilmiş olan, bilgi ağlarından elde edilebilecek Ay fotoğrafları da var. Bunların bazıları bağımsız kuruluşlara ait. Bu fotoğraflarda da ilginç detaylar var. Namibia'daki Chamaleon ve Onjala gözlem istasyonları  bunlardan ikisi. 

Buradan çekilen Ay fotoğraflarından bir tanesinde neden siyah renkle kapatma uygulamışlar? 


 
Buna benzer siyahla kapatma veya bulanıklaştırma efektlerini, NASA'nın kendi sitesinde de görüyoruz. Lunar reconnaissance uydusundan elde edilen bir fotoğrafı inceliyeceğiz.

Schröteri vadisinden bir görünüm:


 
Yukarıdaki fotoğrafta da,yaklaşık 20-25 km uzunluğunda 2 adet karartılmış alan var. Neden?

Tamamen karartılmış bu alana ne efekti uygularsanız uygulayın, altında ne olduğu ortaya çıkmıyor. 2 saatlik uğraşım sonrası bu fotoğraftan maalesef bir sonuç çıkmıyor...

Gideceğimiz diğer bölge Ay'da Ryder krateri olarak anılıyor. Orası; Ay'ın uzak yüzünde bulunuyor. Ryder kraterinin hemen yakınlarında 4 adet "dikkat çekici" şeye bakacağız... 


 
Yukarıda ; Ryder Piramidi olarak bilinen ve piramide çok benzeyen bir yapı var! Boyu yaklaşık 500 mt.   Kayanın dümdüz yüzeylerine ve cetvelle çizilmiş gibi olan kenarlarına dikkat edelim.


 
Yukarıda; Ryder Platformu... Bunu bölgeyi taramam sırasında ben buldum. Bilgi ağlarında daha önce incelenmemiş.


 
Yukarıda,  Ryder Tamgalı Dev Kayası bulunuyor. Bu kayalık alan da henüz kimsenin dikkatini çekmemiş!

Tamgaları okuyalım hemen, çünkü birazdan daha da ilginç bir fotoğraf göstereceğim Ryder Krateri yakınından...

  
  OK/IK   OY    
  

OK tamgasının bu şekli tüm kitaplarda IK/KI şeklinde , İ ise ES/İS şeklinde okunmuş olduğu için ben de bu haliyle okumaya çalışacağım: Sağdan sola doğru :


OY - ES - İK   veya  OY - ES- Kİ  
OY: Düşünce, kanıt ,oy, yazı
İS/ES: Can,Ruh,olmak,hatırlamak(aklına esmekten geliyor) ,
İKİ/Kİ-İK : dualite,iki,Tanrı(Ök/İk),Gök,Sembol
Tanrıyı hatırlama düşüncesi/yazısı
Göğü hatırlama düşüncesi/yazısı

 

 
Yukarıdaki fotoğraf, Ryder kraterinin hemen kuzey/kuzey doğusundan bir alan...Özellikle bulanıklaştırılmış, efektin kenarları çok net belli olan bir yer var. Kırmızı kare içine aldım...

O alanı, büyütüp, ışık kontrast ve exposure efekti uygulayınca ortaya şunlar çıktı:

Dikdörtgen şekilli binalar, köprüye benzeyen bir yapı ve çanak antene benzeyen bir yapı.

Burada bir üs var! Ancak bu üs; LOC(lunar operations command)'a mı ait yoksa Bizimkilere mi ait ? Bunun cevabını bilmiyorum. Ancak, bu fotoğrafta özellikle bulanıklaştırma efekti uygulanan bir alan bulduk. O alanda da ne hikmetse bu yapılar mevcut!

 LOC demişken; bu konuyu biraz açsak iyi olacak. Bu konu ile ilgili bilgi ağlarındaki bilgiler, çoğunlukla Corey Goode adı verilen bir Amerikalıya ait. Dolayısıyla her ne kadar bizdeki bilgiler ile yer yer örtüşmeler olsa da, biz dezenformasyon düşüncemizi korumalıyız. Corey Goode,David Wilcock, Emery Smith gibi kişilerin neredeyse tüm videolarını izledim. Olayı bir tek yaratıcıya bağlıyorlar, ancaaaak, yeni bir uzaylı dinine (law of one/ tek olanın kuralı) sempati oluşturmaya çalışıyorlar hissine kapıldım. Bu yüzden; bunları takip edenler dikkat etsin, sadece istihbarat anlamında, bizdeki verilerle karşılaştırmak için kullanalım. Her dedikleri doğru olmayabilir!

Lunar operations Command yani Ay Operasyonları Komutanlığı!

 1940'lı yıllarda Almanya'da ve Antarktika'daki Nazi üssündeki alman görevliler, eski uzaylı teknolojisi ile  ve Reptilian ırkının negatif yönlendirmesiyle, bazı uzay gemileri yaparlar ve Ay'da bir üs kurarlar. Bu grup; sonrasında Nazilerden ayrılır. Bu üs, bir krater içerisinde yer almakta ve yerin kat kat derinlerine inmektedir. Sonradan; burası insan ve uzaylı ırkların bir çeşit ortak operasyon üssü haline geliyor. Şu videoda , Corey Goode adlı kişi bir tele röportaj yapıyor :
https://www.youtube.com/watch?v=9dkHBMlEhFU

  
    
LOC; incelediğim tüm videolarda, farklı kişilerin anlattıklarını da katarsak, insanların  çok gizli uzay programını yürütmek üzere, birden fazla uzaylı ırk ile antlaşmalı nötr olarak işlettikleri bir üs olarak tarif ediliyor. Elbette doğrulama şansım yok. Bugüne kadar ki bölümlerde  Ay'da bulduğumuz tüm yapı, bina, yazılar; sonuçta yabancıların elinden çekilmiş foto grafik kanıtlara dayanıyordu. Sonuç itibariyle şüphe duyabiliriz. Kanıtlanmaları için oraya bir Türk'ün ayak basması şart veya oradaki bir Türk'ün yardımına ihtiyacımız olacak! (Ladikli Ahmet Ağa'yı ve Ay'dır bizim sırrımız diyen Sn.Oktan Keleş'i hatırlayın. Ayboldı Ata'ya selam olsun!)

Tüm bu bölümlerde; yapmış olduğum  incelemeler sonucunda; Dünya üzerindeki Arkaik veya Kadim dönem Türklerinin yazılarını ve tamgalarını kitaplardan görme şansına eriştim. Tüm bu tamgaları ve sayısız kitabı okumam sonrası, Sultanım Oktan Keleş'in "Arkaik Dönem Çalıştaylarını" boşu boşuna başlatmadığını bir kez daha anladım. Bu yüzden; tekrar, değiştirilmemiş olan Kuran'ı referans alarak, Ay'ı araştırmaya devam edeceğim...


İnşikak 18: Vel kameri izet tesak
Derlendiği zaman o Ay'a,
İnşikak 19: Le terkebunne tabakan an tabakın
Ki siz boyuttan boyuta/halden hale /tabakadan tabakaya mutlaka geçeceksiniz.

Şeklinde çevrilmiş... 

18.ayette Ay'ın dolunay haline gelişi akla gelmiş, toparlanmak deyince. Halbuki; tesak kelimesi başındaki t harfi Arapça 'da bağlayıcı harftir, aslında vav sin kaf kökünden oluşur ve şu anlama geliyor: dağılmış olanın toparlanması... Bunu yazın, birazdan neler çıkacak bu anlamdan!

  VAV SİN KAF'ı  ÖnTürkçe okuyacağız:

  
    
Kuran'daki dağılmış olanı toplamak anlamına gelen bir kelimenin; ÖnTürkçe'de ki anlamının  nizamı sağlayan yüce ışık olması ilginç!

 19.Ayette ise, terkebunne fiilini geçmek olarak yazmışlar halbuki o fiil bakın daha ne anlamlara geliyor: binmek,sürmek,taşınmak,gemiyle gitmek,yolda gitmek....

Terkebunne kelimesinin kökü de Ra-Kef-Be harfleridir.

  
    
ÖnTürkçe anlamı: Kozmosa, Selamete eren a lınan kişi...


Hazırsanız , İnşikak 18 ve 19'u bir de şöyle önTürkçe okuyarak çevirelim:

Ay; Nizamı sağlayan yüce ışığı (NUR) saçtığında, siz selamete ermek üzere Kozmosa alınacaksınız!
En doğrusunu Allah bilir. Yapmaya çalıştığım şeyin günahı bana ait, varsa sevabı tüm Kalperenlere aittir. Yunus suresi 5.ayette de dendiği gibi:

Yunus 5: Huvellezî cealeş şemse dıyâen vel kamere nûren ve kadderehu menâzile li ta´lemû adedes sinîne vel hisâb(hisâbe), mâ halakallâhu zâlike illâ bil hakk(hakkı), yufassılul âyâti li kavmin ya´lemûn

O Allah´dır ki, senelerin sayısını ve hesabını bilesiniz diye Güneş'i bir ışık, Ay'ı da bir nur yaptı. Ve aya menziller tayin etti. Allah bunu hak olarak yarattı. O, bilecek olan bir kavim için âyetlerini ayrıntılı olarak açıklar.

O, bilecek olan bir kavim için ayetlerini ayrıntılı olarak açıklar!

Sultanımız Oktan Keleş'in son yazısından anladığım kadarıyla, dünyadaki 4 kapının ötesinde 4 farklı ırk var. Bunların ikisi bizimle müttefik. Diğer ikisi değil! 4 farklı ırk,ve bu yerlere inen uzaydan gelenler var...

Ay, Türklere aittir! Ancak, mühlet gereği veya aralarında yaptıkları bir antlaşma gereği belirli bir süre için,oradaki farklı türlere izin veriliyor olabilir.

Bu sonuca sadece Kuran'daki İnşikak 18'i böyle okuyarak varmadım. Allah; kainatı yarattığında,her şeyi çiftiyle, zıttıyla yarattı/yaratıyor. Mühleti veren O, mücadeleyi veren/verecek olan ise bizleriz. Nasıl ki; dünyada iyi de kötü de mücadele ediyor, Ayda da bu mücadelenin yaşanıyor olduğunu düşünmemiz gerekir...

Apollo 15 görev tamgasını hatırlayalım,ne demiştik,3 kuş benzeri cisim Ay'ın üstündeydi.

  
    
Orkun Ağabey, Fil suresindeki ebabil kuşlarını hatırlatmıştı. Apollo 15'in astronotları sanki Kabe'ye saldırmış olan ebrehe'nin başına gelenlerin intikamını almak istercesine, Ay'da 3 kuş olarak sürü ile dolaşmaya çalışmışlardı. En azından bunu deneme cüretini gösterdiler.Yazının ilerleyen bölümlerinde başlarına gelen "ilginç" bir olayı daha paylaşacağım.


Kabeye saldıran Ebrehe'nin fillerini,gökte aniden biten Ebabil kuşları helak etmişti.Üzerlerine siccin taşları atıyorlardı...

 
Fil 3: Ve ersele aleyhim tayren ebâbîl
Üzerlerine sürü sürü kuşlar gönderdi.
Bu ayette sürü sürü kuşlar olarak çevrilen, "Tayran ebabil" kelimesine bakalım:
Kelimelerin köklerini yazalım.
Ta-Ye-Ra      ط ي ر  ve  Elif-Be-Lam      ا ب ل

 

     
    
Fil suresinde 4. ve 5.ayetlerde;

"O kuşlar, onların üzerlerine pişkin tuğladan yapılmış taşlar atıyordu. Ve onları, yenilmiş ekin yaprağı gibi yaptı."

Ön Türkçe okumamızda "Tayran Ebabil" adı verilen varlıklar; hızla halden hale geçebilen şuurla hüküm verip, ateşle öldüren varlıklar/araçlar  olarak çıktı...Allahualem.

Zaten Yüce Yaradan, Kabe'ye saldırma teşebbüsünde bulunan ebrehe ve ordusunu,sıcak pişmiş taşlar atabilen kuşlar ile helak etmişti! Anlam olarak neredeyse aynı anlam çıktı.Sadece,önTürkçe'de ortaya detaylar çıktı.Allahualem.

Yeryüzü dillerinin Atası sayılabilecek tamgaları içeren Erken Türkçe/Ön Türkçe; eğer hep beraber çalışırsak, Allah'ın izniyle bize yardımcı olabilir diye düşünüyorum.

Şimdi gelelim ,saygısızca kutsal bölgeler yakınında dolaşmaya gelen Apollo 15'in başına gelenlere...

Apollo 15 astronotu David Scott,diğer astronot Jim Irwin'i ve ayı filme alıyor...Bu sırada aniden ortaya çıkan UFO, kamera kadrajına(görüş açısına) bir anlık girince,Scott "whoops" diyor...Aşağıda bu videoyu (devamlı silinip,gizli bir el tarafından başka adreslere yüklenen videoyu) izleyeceksiniz...Yavaşlatılmış çekimde izleyin çay ile iyi gidiyor...Sonra yine yorumlara geçeceğiz.


https://www.youtube.com/watch?v=KZ9BDf-GfGI
Sizin için UFO'ların kameraya göründüğü anların fotoğraflarını çektim.

   
     
     
    


Astronotlar,bu UFO'ları gördükten sonra, korkudan mı yoksa ,kendilerine fiziksel bir zarar vermedikleri için oluşan rahatlamayla mı bilemiyorum, bundan sonraki zamanda çekilen videolarda, aşırı gülüp espriler yapıyorlar. Ölmekten son anda kurtulup, rahatlayan hatta deliren insanların psikolojisini okumuşsunuzdur. Bu durum onlara bir ders olmuştur!

Yine de NASA ve Amerika, apollo 16 ve 17 ile iki kez daha "resmi" olarak  Ay'a gidiyor...

Biz de Türk Milleti olarak ,zamanı gelince oraya gideceğiz inşallah!

OkYay Kağanımız; Eski Dünya Tasvirinde , dünya tasvirinin 4 yönünde 4 ayrı tasvir ile : At,Şahin,Ejderha,Tuhaf Yaratık çizildiğini yazmıştı. Kendi cümleleri ile:


"Bu tuhaf yaratık hem metafizik hem de fizik varlıkları temsil ediyor. Cinler, başka dünyalardan varlıklar vs. At tasviri; bir ülkeyi, kavmi temsil ediyor. Ejderha da aynı şekilde. Şahin veya Simurg-Tuğrul kuşu. Burada enteresan betimleme kuşun gözünden geçen Güneş'ten, yere, yerden Ay'a vuran ışık çizgisinin geçmesi belki de Horus efsanesinin aslında Türklerden alınmış ve dezenformasyona uğramıştır. Ejderhanın başı ve elleri ile görünen dünyadan uzanan hayat ağacının köklerini yediği bezenmiştir. Dört tasvir, dört kavim imparatorluğunun gücünü temsil ediyor."-Oktan Keleş(Eski Dünya Tasviri)
http://www.onaltiyildiz.com/?haber,7221


1-AT simgesi ile sembolize edilmiş bir ırk imparatorluğu

2-ŞAHİN simgesi ile sembolize edilmiş bir ırk imparatorluğu

3-EJDERHA  simgesi ile sembolize edilmiş bir ırk imparatorluğu

4-CİN(fizik/metafizil alem) simgesi ile sembolize edilmiş bir ırk imparatorluğu

Sn.Oktan Keleş, hepsinin ayrıntısını yazacak Tengrinin Türkü kitabında. Ben, haddimi aşmadan, bilgi toplamak ve paylaşmak adına,bazı yorumlarda bulunmak istiyorum bu ırklar ile ilgili olarak...

 Öncelikle Bezeklik Mağaralarında bulunan Uygur fresklerinden "ilginç" olan bir kaçına bakalım:

  
    
Yukarıdaki freskte ilk dikkati çeken,kırmızı oklarla da gösterdiğim gibi,farklı ırklar mevcut,her bir ırkın kafasındaki yuvarlakta farklı semboller mevcut.


Kafaların üstündeki semboller ya bu ırkların yaşadıkları yeri mi anlatıyor(bir çeşit bayrak gibi) yoksa geldikleri gezegeni mi tarif ediyor?

  
    
Yukarıdaki freske ne diyeceğiz?!? İyi incelenirse ; ateşler çıkaran kasklar takıp uçanlar mı dersiniz,robota benzeyen kişiler mi yoksa çok "özel" zırhlar kıyafetler giymiş varlıklar mı? Astronot kıyafetini andırır tarzda tek tip bir giyim var ,bu alevli kişilerin üzerlerinde.Resmen üniforma gibi.Belli ki aynı yerden gelmişler. Diğer insanlar;dikkat edilirse,bu alevli varlıklara hizmet ediyorlar.


Bezeklik Mağarasında daha çok fresk var.Şimdilik bulabildiğim resimler ve kitaplar üzerinde inceleme yapınca anlıyorum ki,o mağarada kesinlikle "görenlerden duyan,duyandan dinleyen,dinleyenden bezeyene" birileri çalışmış.


Yertinç Tüngür Bezemesi üzerindeki bu sembollerin tamga olarak karşılıkları var mı,varsa ne anlama geliyorlar bu konuyu irdeleyeceğiz...

  
    
Önce ; bize müttefik olan 2 ırkın sembollerine bakalım: AT(demir kazık yıldızının altında) ve ŞAHİN(Ay'a yakın)...Ve şu cümleyi okuyalım:
 
Tengri'yi bilen ve O'na erişmek isteyen Türkler,ve Türklere yardım eden 2 Kavim: KUŞ(şahin) ve ATEŞ(AT)...

 


AT sembolüne karşılık gelebilecek AT tamgaları:

  
             
Eski ve Yeni Türkçedeki anlamları: ATA. Nam,Ad. Vücutta atılma,Olmak üzere,uçan can.At hayvanı. Hareket,hız,atlama. Ateş,Ateş etmek,vurmak...
ŞAHİN sembolüne karşılık gelebilecek UÇ tamgaları:

  
    
Eski ve Yeni Türkçedeki anlamları: Uçmak,havada yükselmek. lider,liderlik,yönetmek.Bayrak.Tanrı.Uçta olan,Sınır.
Bu iki Kadim uygarlığa ait olan Irklar, aşağıdaki görünüşte olabilirler mi?

   
     


       


Bu arkaik Irklar ; iyi incelenirse, insanın mitoloji,efsane,masal,tarih,sanat,bilim adına neyi varsa, her aşamasında oradalar!  Oradalar, çünkü, karşılarında rakip olarak Ejderhalar(reptilianlar/draco) ve tuhaf yaratıklar( griler ve cin taifesi) bulunuyor!

Ve çağımız yeni bir geçişe doğru yaklaşırken, Türkler olarak biz ne yapacağız ? Hepinizi bunu düşünmeye davet ediyorum...

Elif-Lam-Mim      ا ل م


Selam ve Dua ile...


Pars Göktay


   



Bu haber 4,891 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler

    1. Yaklaşırken....

    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    1,274,919 µs