En Sıcak Konular

Cemal Kaşıkçı Mesajı

10 Ekim 2018 11:16 tsi
Cemal Kaşıkçı Mesajı Oktan Keleş Yazdı:Cemal Kaşıkçı Mesajı

CEMAL KAŞIKÇI MESAJI


2 Ekim’de İstanbul’da Suudi konsolosluğuna giren (Suudi yetkililerce 2 Ekim tarihinde çağrılan) Suudi muhalif Cemal Kaşıkçı kamera kayıtlarından da incelendiği üzere girişi kesin, çıkmadığı da kesindir.

Suudi yetkililer, çıkarken ki kamera kayıtlarını gösteremedikleri gibi  “o gün kameralar çalışmıyordu"diyerek komik bir beyanatta bulundular. Girişi belli olup, çıkışı belli olmayan bir vakanın tabii ki çıkışını sorgulayacak bir dünyayı ve işin merkezinde vukuu bulunan ülkemizi yetkililerini çıkışını gösteren sorusuna cevap veremeyeceklerini bilmemeleri mümkün değildir. Akıllarla alay edilecek şekilde o gün kameralar çalışmıyordu safsatası verilecek olan mesajın bir parçası gibi değil mi?!
Suudiler, Cemal Kaşıkçı ’ya yapacakları suikastı isteseler dışarıda yapamazlar mıydı? Sorusu basit bir soru olmaz mıydı?! Buna verilecek en basit cevap “çok zor”. Çünkü böyle bir muhalif kişinin Türkiye’de, Türk istihbaratınca attığı her adım koruma amaçlı dahil takip edileceğini bilmemek ahmaklık olurdu. Hatta belki başta Amerika olmak üzere başka servislerce de takibi söz konusu olabilirdi. Yine bir soru: “Cemal Kaşıkçı 1,5 yıl Amerika’da sürgündeydi. Amerika isteseydi orada işinin bitirilmesine müsaade etmez miydi?! Neden Türkiye seçildi ?

Onlarca cevap verebiliriz. Fakat zaman kaybına gerek yok! Suudi "Amerikan" Siyonist işbirliğini uzun uzun yazmaya gerek yok. Zaten daha önce defaatle yazdık. Şimdi ortada bir hadise var. Türkiye’nin karıştırıldığı dünyada bir kez daha imajının sorgulanmasına yol açabilecek bir hadise.!

Rus büyükelçisinin Türkiye’de öldürülmesi zaten Türkiye’yi uluslar arası alanda zor durumda bırakmıştı. Bu mesajdan bahsettik. “Bu mesaj içeriği ne olabilir, kimler tarafından verilmiş olabilir, maksadı nedir?” kısaca bir beyin fırtınası yapmak yeterli olacaktır.

1-) Uluslar arası alanda Türkiye yine hoş olmayan bir hadise ile gündemdedir.

2-) Cemal Kaşıkçı’nın Suudi muhalifi kendi ülkesinde 1.700.000 takipçisi kayıtlı en az 2 katı da korkudan kayıtsız takipçisi olduğu, etkin bir kişi ve kalem olduğu açıktır.

3-) Suudi Arabistan Krallığı’nın 1.mesajı kendi iç işlerine yöneliktir. Hanedana karşı muhalif bu gibi kişilerin dünyanın neresinde olursa olsun yok edilerek ibret vesikası haline getirilmesidir.

4-) Amerika, Suudi ve yandaşlarının işbirliği perçinlenmiştir. Böylelikle Amerika’nın kendi arkalarında olduğunu da bu rahat ve uluslar arası kuralları hiçe sayan rahatlığıyla şımarıkça göstermiştir. Trump’un geçtiğimiz günlerde “Kral Selman’ı koruyoruz” açıklamasının bir şerhi de olabilir mi? Yani Trump diyor ki istesek sana muhalif, tahtına muhalif kişileri Amerika’da tutarak,destekleyerek bir diaspora oluşturabiliriz. Bak hasmını sana verdik. Korumadan anlayacağımız bu mu ?!

5-) Türkiye’nin ve hükümetinin Müslüman kardeşler ve dünyada terörle anılan kişi ve gruplarla bağlantısı var gibi gösterilecek hadiselerin Cemal Kaşıkçı olayı kurcalanırsa bir ip ucu olarak Türkiye’ye mesaj verilmiştir. Ki, kurcalanması kendi topraklarında meydana gelen bir hukuk devletinin kaçınılmaz müdahalesi gerektiği için pimi çekilmiş bir el bombası gibi ortaya bırakılmıştır.

6-) Bu kurcalama Amerika’nın da işine gelecektir. Uluslar arası demokrasi söylemleri kılıfıyla bu tip kişilerin Türkiye’de güvenli olmadıklarının ispatı gibi dünya kamuoyuna sunulması, dünyaya verilen mesajlardan biridir.

Örnek: Rahip Brunson’un Türkiye’de can güvenliğinin olmadığı söylemleri ve Türkiye’nin uluslar arası hukuktan doğan hakkı olan Türkiye isteğini suçluların geri iadesini bu bahaneyle veremeyeceklerinin kılıfıdır.

7-) Olay her ne kadar Türkiye’de işlense de Suudi Konsolosluğu uluslar arası teamüllerde Suudi Arabistan toprağı sayılmaktadır ve devletinin egemenlik sahasındadır. Girişi olan ve çıkışı olmayan bir kişinin bütün sorumluluğu köpek Suudi Arabistan’a aittir. Buna rağmen bu cüret dahi başka mesajlar da içermektedir. Bu cüret de Suudi köpeklerin Türkiye’ye Siyonist ve Amerikan emperyalist emellerinin tetikçiliğini yapmaktan kaçınmayacağının bir mesajıdır.

8-) Türkiye’deki bazı ahmakların bu olayı bilgisiz ve cahilce ve de yüksek ihtimalle maksatlı bir şekilde sözde Türk Derin Devleti ile ilişkilendirilmeye çalıştırılması ayrı bir mesajdır ki; bunu dillendirenler bilmedikleri bu olayın vahametinin altında kalmaları kaçınılmaz olup, emperyalist mesajın yerini bulmasında rol oynamakla gerçekleştirilmesini sağlayacak enstrümanlardır.

Yazının başında parantez içerisinde Cemal Kaşıkçı’nın 2 Ekim’de Suudi Konsolosluğu tarafından çağırıldığına dikkat çektik. ABD’nin, Batı'nın, Siyonizm'in, İsrail köpeğinin ve maşaları Suudi Arabistan gibilerinin 2 Ekim’i seçmeleri tesadüf müdür ?!

2 Ekim mesaj verenlerce neden önemli? İşin ehilleri bilir ki, şer güçler örtülü mesajlarında tarihteki günleri ve hadiseleri sembol seçerler. Asıl mesaj bu sembollerde gizlidir. "Tarih tekerrürden ibarettir" cümlesini bir kez daha anarak bugün bölgemizde ve dünyada neler oluyorsa kurgulanmış tarih içerisinde bir çok mesajın parametresini görmekteyiz.

Yıl 1958. Kral Hüseyin düzenlenen askeri darbe ile sarayın bahçesinde vurularak öldürüldü. Kral Hüseyin, Ortadoğu'nun Haşimi soyundan Krallarından kuzeni ve yakın dostu Irak Kralı Faysal’ın akıbetine uğramak korkusuyla kendince bir çok önlem almıştı. Mesela Batı Şeria’da sıkı yönetim ilan etmişti. Tahtının tehlikede olduğunu, Filistinlilerin kendini tahtından edeceğine iyice inandırılmıştı. Ordusu içindeki Nasır yanlılarının ve subayların darbe yapacağından İsrail'in de bunu bahane ederek Batı Şeria ve Doğu Kudüs’ü ilhak edeceğinden korkuyordu. Savaş hızla yaklaşıyordu. İsrail-Suriye sınırındaki sorunların iyice yangına dönüşmesiyle tırmanışa geçti. Amerika Ürdün’ün Filistin saldırılarını bloke etmekte olduğunu ve elinden geleni kendine düşeni yaptığını inandırmaya çalışıyordu. Ancak Amerika Suriyeliler hakkında tam tersini düşünüyor, Suriye’nin Filistinlileri radikal terör gruplarını desteklediğini, İsrail'in mağdur olduğunu ve tartışmalı toprakların İsrail adına tarıma açılarak İsrail'in davasını tüm dünyaya legal göstermeye çalışıyorlardı. İngiltere-Mısır olayın içindeydi. Sovyetlerin konumuna karşı da planlar hazırlıyorlardı. Sovyetler Birliği bu planda değişiklikler yapmaya zorlayacak bir hamle yaptı.13 Mayıs 1967’de Moskova yönetimi, İsrail'in Suriye sınırına asker yığdığını 3-5 gün içinde de saldıracağı konusunda dünyaya açıklama yaptı. Sonraki gelişmeler meşhur savaşı kaçınılmaz hale getirdi. Bugünkü olaylar ve o günkü olayların aktörlerine bakarsanız aynı oyuncular olduğunu göreceksiniz. Taktiklerin aynı olduğunu; tehditler, yapılanlar, suikastlara araştırılırsa görülecektir. İsrail, bugünkü İsrail'e o günkü şeytanlığıyla yerleşmiş oldu. Bu durum uzun yıllar sindirilme politikasıyla kabullendirilmeye çalışıldı.

O gün işin başında olan aktörlerden biri de dönemin tek gözlü şeytanisi Moşe Dayan’dı.

 


İsrail'in yapmış olduğu savaşlarda  Suriye sınırının Kudüs bölümünde komutanlık yaptı ve genelkurmay başkanı oldu. İsrail kuvvetlerini örgütleyerek Mısır’a karşı savaşı yönetti. DİKKAT: Askerlikten sivil yöneticiliğe geçti, Tarım bakanı oldu, İsrail'in tarımsal bütün politikalarının başındaki adamdı. Tarım alanlarını genişletti, Kudüs’e doğru alanlar açtı. Daha sonra DİKKAT: Savaş bakanı oldu.Ve savunma bakanı oldu. Devamlı entrikalarıyla ABD’yi arkasına alarak İngiltere destekli ve yine Suudi Arabistan hanedanıyla gizli ilişkilerde bulunarak Mısır’ı kışkırttı. İŞTE ŞİMDİ NİHAYETİNDE 2 EKİM 1973 TARİHİNDE MISIR CUMHURBAŞKANI ENVER SEDAT’IN İSRAİL'E YAPTIĞI BEKLENMEDİK HAMLESİ İsrail'e ZARAR VERDİ.

Meşhur Yom Kippur Savaşı! Dikkate alacağınız olaylar ve hadiseler 2 Ekim’in Türkiye’nin hamlelerine karşı İsrail tarafından verilen mesaj. 2 Ekim Cemal Kaşıkçı vakasının İngiltere'nin ve Avrupa'nın Türkiye’ye verdiği mesaj ise çok açık. İngiltere dışişleri bakanlığı Cemal Kaşıkçı olayında Türkiye ve Suudi Arabistan'dan yüksek perdede izahat istedi. Peki 2 Ekim onlar için neden bu kadar önemli?

DİKKAT! 2 Ekim 1187 Selahaddin Eyyubi, Kudüs’ü fethetti. 2 Ekim 1923 İngiliz komutasındaki son işgal birlikleri İstanbul'dan ayrıldı. Vatikan ve İtalya açısındansa; 2 Ekim tarihi çok büyük önem taşır. Alt nüanslarını yazmayacağım. 2 Ekim 1870 Roma İtalya’nın başkenti oldu. Peki Amerika’nın 2 Ekim tarihini mesaj olarak seçmesinin en büyük sebebi ve hatırlatması?! 2 Ekim 1992 Ege denizindeki tatbikatlar sırasında ABD’ye ait uçak gemisinden fırlatılan 2 füze Türk donanmasına ait Muavenet muhbirine isabet etti. Gemi komutanımız ve 5 denizcimiz şehit oldu. 2 Ekim 1974 yılında Türkiye’ye Amerikan’ın ambargosu kısmen kaldırıldı. Bizim suyumuza gelirsen aynı esnekliği gösteririz mesajı kokuyor…

YÜCE TÜRK DEVLETİ BU MESAJLARI YEMEZ. Sizin 2 Ekim’iniz varsa bizim de 2 Kasım’ımız var. HADDİNİZİ BİLİN!  

YÜCE TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ, YÜCE TÜRK ORDUSU, YÜCE TÜRK MİLLETİ DİMDİK AYAKTADIR. Bu millet, "söz konusu vatansa her şey teferruattır" demeyi bilendir. AKP de teferruattır. Soğanı da kuzu eti gibi yemeyi biliriz. Haa! Soğan da ekemeyeceksiniz diyorsanız o zaman düşmanlarımızı da yemeyi biliriz. Türk düşmanlarının kanından çay, yenecek taraflarından da pirzola yapmayı biliriz. Oldu mu şimdi diyeceklere de dinden bir cevap vereyim: “ Zarurette ölmeyecek kadar domuz eti yemek helaldir.”

Not: FBI Suudi Elçiliğine gelmek istedi. Niye, Suudiler izleri silemediler de FBI mı silecek? 

Tengri Biz Menen

Saygılarımla... 

Oktan Keleş

oktankeles@gmail.com 

onaltiyildiz@gmail.com 

Twitter:@oktankeles



Bu haber 7,314 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    10709 µs