En Sıcak Konular

Kutuplaşmanın Anatomisi: 2. Bölüm

11 Haziran 2018 00:10 tsi
Kutuplaşmanın Anatomisi: 2. Bölüm Kutuplaşmanın Anatomisi: 2. Bölüm

Kutuplaşmanın Anatomisi: 1. Bölüm

http://www.onaltiyildiz.com/haber.php?haber_id=6758

 

Kutuplaşmanın Anatomisi: 2. Bölüm

Çalışmanın ilk bölümünde en son olarak, en çok retweet edilen 10 twiti tablo halinde incelemiştik. Kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bir sonraki adım, “kimler, toplamda en fazla kişiye ulaşmıştır?” sorusunun cevabıdır. Etkin kişilerin, yazdıkları twitlerin retweet edilmesiyle toplamda kaç kişiye ulaştıkları, gurup isimleriyle beraber renklendirilerek aşağıdaki grafiğe işlenmiştir.



Burdaki ilk göze çarpan detay, en fazla kişiye ulaşmış olan, yani en etkin propaganda yapmış olan 10 kişi içinde Akp destekçilerinden 3 kişi, Akp muhaliflerinden ise 7 kişi olduğudur.  Akp’nin bu üç hesabından biri parti resmi hesabı olan @akparti, ikincisi ise siyasal analiz yapan @fatihtezcan’dır. Diğer hesap olan @trogretmen hesabının aslında siyaset içeriğiyle pek alakası yoktur, öğretmenlerin atanma taleplerini tartışıp birlik olmaya çalıştığı bir hesaptır. Bu listede olmayan, ancak kırmızı renkli ana gurupta olan başka bir oluşum da bedelli askerlik bekleyenlerin bir araya gelerek oluşturduğu bir hesaptır. Bu iki oluşumun, Akp destekçileri gurubunda çıkmalarının nedeni ise taleplerini sürekli tekrarlayıp güncelleyerek hükümete, dolayısıyla Akp’ye duyurma amaçlı etkileşime girmiş olmalarıdır.

En etkin propagandayı ise grafikte 1. sıraya yerleşen Demirtaş yapmıştır.  2. sıradaki @saydambey adlı hesap kimliksiz troldür, Demirtaş’ı ve İnce’yi desteklemektedir ve oldukça da etkindir. 3. sırada Muharrem İnce’nin resmi hesabı gelmektedir. Akp resmi hesabı @akparti, 4.dür. Bu noktada listede Tayyip Erdoğan’ın resmi hesabının neden olmadığı sorusu akla gelebilir. Listede olmaması, Erdoğan’ın propagandasının etkinsiz olduğunu göstermez, çünkü biz veriyi, içinde “seçim” geçen tüm twitleri toplayarak oluşturduk. Erdoğan’ın twitleri incelendiğinde içinde çok seyrek “seçim” kelimesi kullandığı görülecektir. Bu durumun açıklaması bu şekildedir.

Sonraki adımda biraz daha farklı bir soru soracağız: “Bu ulaşılan kişiler, toplam kaç adet twiti retweet etmiştir?” Bir politikacı, kanaat önderi veya etkin kişi, genelde tek bir twit atarak propaganda yapmaya çalışmaz, doğal olarak birden çok twit atarak propaganda yoğunluğunu artırmaya çalışacaktır. Her bir siyasi kişiliğin yukardaki grafikte ulaştığı tekil kişi sayısı bellidir. Ulaşılan kişiler de doğal olarak, eğer siyasi kişilik birden fazla twit yazdıysa o oranda daha fazla twiti retweet etmiş olacaklardır. Durumu gösteren grafik aşağıdadır.

 


@trogretmen adlı hesap, önceki grafiğe göre yükselerek 2. sıraya çıkmıştır, demek ki bu hesabı takip eden ve atanamayan öğretmen vatandaşlarımız yoğun bir çaba ve umut ile hem hükümet yetkilileri ile iletişime geçmeye çalışmakta, seslerini onlara duyurmaya çalışmakta, hem de kendi aralarında birbirlerine çok sıkı bir şekilde destek olup bu ana hesabın çoğu twitini retweet ederek yaymaktadır. Hatta bu vatandaşlarımızın bu çabası, Akp’nin resmi hesabının seçimlerde öne çıkma çabasının bile önüne geçmiştir; çünkü listede @trogretmen 2., @akparti ise 5.dir... Öğretmenlerimizin atanamaması ve bu duruma kendi kendilerine çözüm bulabilmek için çırpınmalarının, devletin tüm imkanlarına sahip bir siyasi partinin kendi propagandası yapmak için çırpınmasından daha güçlü olması, üzerinde düşünülmesi gereken, ve adamın ciğerini parçalayan üzücü bir sosyal yaradır...

Demirtaş özelinde ise ilginç bir husus daha ortaya çıkmıştır: Makalemizin brinci bölümünde hatırlanacağı üzere Ahvalnews adlı haber sitesini incelemiş ve sitenin Fetö, Abd, Bae bağlantılarını ve haber içeriğinde de en baskın iki unsurun Türk Ordusu’nun itibarını zedelemek ve Demirtaş’ı parlatarak Hdp üzerinden Kürtçülük yapmak olduğunu belirtmiştik. Ahvalnews, “seçim” kelimesini kullanarak twitter’da belirttiğimiz tarih aralığında en fazla twit yazan hesaptı; burda da Demirtaş, diğer siyasi kişiliklerle karşılaştırıldığında “seçim” kelimesini en fazla kullanan ve bu yönde en fazla twit yazan, propagandif çabası en fazla olan kişidir. Bu çalışmasının sonucunda, grafikte sayısal olarak kendisine en yakın siyasi lider olan Muharrem İnce’nin 2 katından daha fazla bir propagandif etki oluşturmuştur. Ve tüm bunların dışında önemli ayrı bir saptama da, Demirtaş, bu grafikteki anomalite noktasıdır…Ahvalnews ile ilgili kısımdaki grafikte nasıl ahvalnews’in 2. gelen kişiyle arasında 1,5 kat farkla bir anomalite oluştuysa; burda da Demirtaş’ın 2. gelen kişiyle arasında 2 kattan fazla bir farkla anomalite oluşma durumu vardır. Dolayısıyla bu durum, bu ikisinin arasında bir bağlantı olmadığı ihtimalini zayıf kılmaktadır… Ahvalnews ve Demirtaş, iki aktör de aynı harekat planıyla aynı sonucu almıştır…

Bu genel istatistiki değerlendirmeden sonra şimdi de kutuplaşmanın yapısını daha derinden inceliyor olacağız. 175 bin kişilik dijital coğrafya haritamızı yeniden önümüze açalım:

 



Haritada detayları daha net gözlemleyebilmek adına, kişilerin birbirleri ile olan bağ çizgileri silinmiş, mevcut jeopolitik konumlarına sadık kalınmak kaydıyla sadece kendileri bırakılmıştır. Pembe renkli kutupta Akp destekçileri , yeşil renkteki kutupta ise Akp muhalifleri vardır. Oranlardan görüleceği üzere aslında bu kutuplaşma, bize direkt olarak, topladığımız verideki “Cumhur İttifakı” ve “Millet İttifakı” destek oranlarını vermektedir. Cumhur İttifakı’nı oluşturan siyasi parti temsilcileri ve destekçileri pembe kutupta, Millet İttifakı’nı oluşturan siyasi parti temsilcileri ve destekçileri de yeşil kutuptadır. Bu noktada hangi kutbun kendi içinde daha kuvvetli olduğunu öğrenmek adına şu soruyu soruyoruz: “175 bin veri noktasının her biri üzerinde kademeli bir şekilde eşit miktarda kuvvet uygulandığında, ilk parça hangi oranda, hangi kutuptan kopar?” Beklentimiz, Akp segmentindeki gibi tek tip kişilerden oluşmayan Akp muhalifleri segmentinden yana olacaktır, o kısım normalde de bir araya gelmesi zor olan karşıt görüşlülerin yoğun olduğu kısım olduğu için o bölgeden bir kopuş beklemek daha mantıklıdır.

 



Burda beklenmeyen bir durum ortaya çıkmıştır. Akp segmenti, kendi içinde daha tek tipte bir yapıda olmasına rağmen toplam kopuş oranı olan %10’un nerdeyse tamamına, yani %98’ine tekamül eden ve genel toplamın %9.8’i olan kısım, direkt Akp tarafından kopmuştur. Bu da, Cumhur İttifakı’nın, Millet İttifakı’ndan daha zayıf olduğunun göstergesidir. Peki, Akp tarafındaki Cumhur İttifakı’nın daha tek türlü bir yapıya sahip olmasına rağmen içerden bu kadar kırılgan olmasına sebebiyet veren şey nedir? Sınır hattına gidilip durum detaylı incelendiğinde ise bunun nedeni daha net anlaşılmaktadır: Bu kopuşun ana sebebi, Devlet Bahçeli ve Mhp’dir.



Öncelikle ilk göze çarpan detayı açıklayalım: Akp’den kopan bu parçanın güney kısmı, parçanın içinde olup da Akp’nin ve aynı zamanda kendi segmentleri olan mavi segmentin merkezine en uzak olan kısımdır. Yani bu kişi gurupları, merkezin odağında olmayıp bir nevi dışlanmış gibidir; bundan dolayı kenara atılmış gibi en dışta çıkmıştır. Bu guruplar incelendiğinde bunların tamamının tapu kadastro ve emlak uzmanı, öğretmen, memur, iş ve meslek danışmanı gibi atama bekleyen devlet memuru adayları olduğu tespit edilmiştir. Mavi segmentin kuzey kısmı ise esas ağırlık merkezini, yani segmentin politik çekirdeğini oluşturmaktadır.

 



Kuzeyden güneye doğru Mhp’nin, Devlet Bahçeli’nin, Tayyip Erdoğan’ın, Binali Yıldırım’ın ve Akp’nin resmi hesapları yer almaktadır. Akp’nin politik merkezi, resmi hesapları olan @akparti’dir. Akp ve Mhp ittifakının politik merkezi ise Erdoğan’dır. Burda Bahçeli’nin Mhp’yi Akp ile ittifaka yöneltmesiyle beraber adeta Akp içinden bir parça kopmuş ve bu parça Bahçeli ile birleşerek sanki yeni bir parti gibi yeni bir siyasal oluşum ortaya çıkaracak kadar Akp parti merkezinden ayrık durmuştur. Böylece ortaya, yukardaki pasta grafiğinde de görüleceği üzere, “Akp’nin Hükümet Kanadı ve Mhp” şeklinde adlandırdığımız ve klasik seçim anketlerinde normal istatistiki analizlerle ortaya çıkarılamayacak, farklı yapıda bir siyasal oluşum çıkmıştır. Mavi segmentteki Akp’lilerin merkezi artık “Akp” değil, “Cumhurbaşkanı”dır. Mavi segmentteki başlıca etkin hesaplardan bazıları: Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Akarca, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan, Cumhurbaşkanlığı Resmi Hesabı. Görüldüğü gibi Akp bazında en tepedeki etkin hesapların hepsi Cumhurbaşkanlığı kavramı ile ilgilidir.

Diğer önemli bir detay da Mhp resmi hesabı olan @mhp_bilgi’nin durumudur. Mhp resmi hesabı, hem Erdoğan’a hem de Bahçeli’ye mesafe olarak uzaktır; ve Bahçeli’nin kendi partisine uzaklığı, Erdoğan’a olan uzaklığından daha fazladır; yani Bahçeli Erdoğan’a, Mhp’ye olduğundan daha yakındır… Dolayısıyla sanki Mhp, bu Cumhur İttifakı’nı istemiyormuş da Bahçeli’nin zoruyla bu ittifaka katılmış gibi bir durum ortaya çıkmaktadır. Mhp liderliğinde Bahçeli yerine başka birisi olsa, kuvvetle muhtemel Mhp, bu ittifaka katılmayacak, yukardaki şekilde de görüleceği üzere jeopolitik mesafe olarak daha yakın olduğu yeşil bölgedeki Millet İttifakı’na katılacaktı.

Buna benzer bir etki de yukarda açıkladığımız gibi Akp içinde yaşanmıştır. Akp’nin politik merkezi, Mhp’nin politik merkezine oldukça uzaktır. Ayrıca hükümetteki kabine üyeleri bazında değerlendirildiğinde mavi segment içinde partinin en etkili ismi Başbakan Binali Yıldırım ve başbakan yardımcıları Mehmet Şimşek ve Fikri Işık da vardır. Diğer başbakan yardımcıları Bekir Bozdağ, Recep Akdağ ve Hakan Çavuşoğlu ise parti merkezi olan pembe segmentte kalmıştır. Görüldüğü gibi bu ittifak, Akp’nin sadece meclis kanadında değil, hükümet kanadında da bölünmelere sebebiyet vermiş gibidir…

 



“Güçlü Meclis, Güçlü Hükümet, Güçlü Türkiye” sloganı, Tayyip Erdoğan’ın kendi açıkladığı Akp seçim beyannamesinin başlığıdır. Analizdeki bulgular ışığında ortaya çıkan Akp’nin içten bölünmüşlük durumu ile bu sloganı değerlendirdiğimizde aslında burda “Akp’nin güçlü olabilmesi için meclisteki ve hükümetteki bölünmenin ortadan kalkması gerekmektedir” propagandası yapıldığını yorumlayabiliriz. Yani propagandanın görünen sloganı “Güçlü Meclis, Güçlü Hükümet, Güçlü Türkiye” iken, bize göre derinindeki dekodifikasyonu “Güçlü Meclis, Güçlü Hükümet, Güçlü Akp’dir”; çünkü Akp’nin Bahçeli ile yaptığı bu Cumhur İttifakı sebebiyle oluşan bölünme durumu, meclis ve hükümet kanadında ortadan kalkmadan Akp güçlü olamaz…

Genel ağ üzerinde uygulanan kuvveti artırdığımızda, üçüncü defa parçanlamayla beraber oluşan durum, aşağıdaki şekilde ifade edilmiştir.

 


Bu üçüncü parçalanmada Akp destekçileri ana segmentinden sarı renkli segment koparken, bu ana kadar hiç parçalanmamış olan Akp muhaliflerinin temsil ettiği yeşil segmentten de ilk kopuş gerçekleşmiştir.

Kuzeydoğu istikametindeki en büyük sarı kütle Hüdapar gurubudur, bunu daha önce değerlendirmiştik. Hüdapar’ın kuzeybatısındaki sarı kütle ise kendini ümmetçi kültür ve medeniyet hareketi olarak tanıtan Umran Hareketi’dir. Dikkat edilirse haritanın güney bölgesinde de mavi topağın az altında sarı bir kütle daha vardır, o kısım da Akp’nin Batman siyasal koludur. Eğer algoritma bunları tek renk altında, ortak bir özellik gölgesinde topladıysa bu özellik nedir ve bunların neden diğer segmentlerde olduğu gibi gurup üyeleri bir arada değildir de her yana saçılmış vaziyettedir? Bu noktada analizin önemli bir gücü daha ortaya çıkmaktadır, çünkü burda semantik analiz yapılmıştır. Sarı segmenti oluşturan bu guruplar birbirini direkt olarak tanımasa da, birbirlerinden haberdar olmasa da, eğer zihniyetleri aynıysa veya benzerse hepsi toplanıp aynı torbaya doldurulur. Hüdapar’ın, Umran Hareketi’nin ve Akp Batman kolunun birtakım aktörleri incelendiğinde ulus devlet karşıtçılığı, Türklüğe tahammülü olmayan ve yok sayan, kendini dindar ve ümmetçi olarak tanımlayan benzer zihniyetteki kitleler oldukları sonucuna varılacaktır...Tabi işin siyasal boyutunda Türklüğün yok sayılma çabaları, başka bir durumun var sayılma çabalarını getirecek, bu durumda bu sarı segmentte yer alan, Akp’nin mecliste bir komisyonun başkanlığına kadar getirdiği bir milletvekili, altyazısında çok rahat bir şekilde “Kürdistan” ibaresini geçirecek bir haber bültenine rahatlıkla konuk olarak katılabilecektir...

Kendilerini dindar olarak gören, ancak ulus devlet ve Türklük kavramına alerjisi olan bu gurupla ilgili kritik olan kısım ise, bu gurubun Akp ana gurubu içinde yuvalanmış olduğudur. Ayrıca bu gurup Akp ana kıtasından, Devlet Bahçeli’nin Tayyip Erdoğan’la bir araya gelerek oluşturduğu mavi guruptan daha sonra kopmuştur; yani bu gurubu Akp’den koparmak için daha fazla kuvvet gerekmiştir… Bu da Akp ağırlık merkezinin Kürtçülüğü, Milliyetçilikten daha önde tuttuğunun göstergesidir. O zaman Erdoğan’sız bir Akp yapılanması ihtimalinde partinin ekseninin milli hislerden yoksun dindarlığa ve Kürtçülüğe doğru kayması kuvvetle muhtemeldir.

Turuncu segment, yeşil renkli Akp muhalifleri gurubundan kopan ilk segmenttir. Burda yer alan kişilerin çok büyük bir bölümü futbol kulüplerinin taraftar gurupları ve bu gurupların takipçileridir. Peki bunların, bizim seçim bazlı politik analizimizde ne işi vardır? Bu kişiler siyaset odaklı seçimle ilgili değil, genel olarak takım yönetimlerinin yönetici seçimi ile ilgili konuştuklarından veritabanımızda yer almış ve analiz yapıldıktan sonra da ağ haritasında çıkmışlardır. İlk bölümde veri toplama yöntemimizden bahsederken “seçim” kelimesi ile twitterda arama yapılarak veri topladığımızı ve bu durumda bu kelimeyi kim kullanmış olursa olsun siyasi seçimlerle alakası olsun veya olmasın veritabanına kaydedileceğini, bu durumda veri kalitesinin olumsuz etkileceğini ve analizde net ve keskin sonuçlar elde etmenin zorlaşacağını belirtmiştik. Ancak konuyla alakasızmış gibi görünen bu taraftar guruplarının bir özelliği, çalışmamızın son kısmında kutuplaşmaya karşı çözüm önerisi olarak sunacağımız tezin oluşumunda ilk adımları oluşturacak kadar önemli bir yere sahip olacaktır. Bu özellik, analizde bir sonraki adımda açıklayacağımız, yeşil segmentteki Akp muhaliflerinden ikinci kopacak parçanın özellikleriyle benzer ve birbirini tamamlayıcı olduğundan bu ikisini o kısımda açıklayacağız.

Dördüncü parçalama işleminde, bir sonraki kopan parça, esas olarak yeşil renkli Akp muhalifleri segmentinde yer alan ve aşağıda gösterildiği gibi haritada bu segmentin güneyinde ve batısında olan Türkçü gurupların yer aldığı turuncu segmenttir.

 


Dikkat edilirse, taraftar gurupları ve Türkçü guruplar, aynı segment altında birleşmiştir. Bu iki ayrı konsept gurubu arasında bu kadar kuvvetli ne gibi bir ortak bağ olabilir ki analiz algoritması Türkçü gurupları ayrı tutmamış, ikisini de aynı çatı altında aynı renkte birleştirmiştir ?.. Bu iki gurup incelendiğinde görülecektir ki ikisinin de ortak baskın özelliği Atatürkçülük, Türkçülük, asker sevgisi ve Türk Ordusu’dur…

Burda başka önemli bir gözlem daha ortaya çıkmaktadır. Atatürk ve Türk Ordusu kavramları altında birleşen bu kitle, temelde Akp destekçileri ve Akp karşıtları olarak bölünmüş iki karşıt kutbun kuzey-güney istikametindeki sınır çizgisinin en büyük kısmını oluşturmaktadır. Bu sonuçlarla beraber çalışmanın son kısmı olan tez bölümüne geçilecektir.


Kutuplaşmaya Karşı Çözüm Önerisi: “Jeopolitik Sınır Hattı” Tezi

Kutuplaşmaya yönelik çözüm önerimiz, politik olarak karşıt kutuplara ayrılmış kitlelerin, dijital coğrafyada birbirlerine en yakın olduğu bölgede, yani sınır hattında gerçekleştirdiği etkilişimlerin çözümlenmesiyle şekillenmiştir.

 



İki taraftan da sınır hattına yakın olan kişi veya kurumlar, karşıt kutba ya saldırı ya da işbirliği amacıyla yakınlaşmıştır. Saldırı amacıyla bu hatta konumlananlar trollerdir ve yukarıdaki haritada da görüleceği gibi Akp destekçileri ve Akp muhalifleri arasında yer alan karşıt kutup trolleri, genel olarak birbirleriyle karşı karşıya gelecek şekilde konumlanarak bir “trol kuşağı” meydana getirmişlerdir. Burası karşılıklı saldırının yoğun olduğu bir bölge olduğundan bu bölgeden kutuplaşmanın azalmasına yönelik bir eylem beklemek anlamsızdır. Sınır hattının geriye kalan bölgesinde, Akp muhalifleri iç sınırında ise daha önce analizini yaptığımız, Atatürk ve Türklük kavramları altında birleşmiş olan turuncu segmentteki futbol takım taraftarları ve Türkçü guruplar vardır. Turuncu segment, Akp muhalifleri içinde yazılan twitlerin, Akp destekçileri içinden en fazla paylaşıldığı ve ilgi gördüğü gurup olduğundan dolayı sınır hattına en yakın konumda çıkmıştır.

Bu da şu manaya gelmektedir: Akp’nin sebep olduğu, toplumdaki yüksek derecedeki çift kutupluluk, ancak Atatürk ve Türklük kavramları birleştiriciliği altında eritilebilir…

Neden Akp sebep oluyormuş? Çünkü Akp muhalifleri gurubunun içinde Sağcısı, Solcusu, Türkçüsü, Kürtçüsü, Ateisti, İslamcısı, vb. normalde kendi içinde çift kutupluluğa ayrılan, ama konu Akp olunca direkt Akp karşıtı gurupta bir araya gelen, toplumun her kesiminden vatandaşımız vardır. Akp, öyle kuvvetli seviyede bir ters mıknatıslanma etkisi göstermiştir ki, normalde aralarında itme gücü olan bu gurupların, bu etkiyle beraber aralarındaki itme gücü, çekme gücüne dönüşmüş ve bu çekimle beraber kendilerini Akp’ye karşı aynı bölgede konumlamışlardır. Bunun en önemli sebeplerinden biri de Akp’nin basın yayın organlarının, kimlikli ve kimliksiz trollerinin, kanaat önderlerinin, yani kısaca “etkin kişiler”inin yaptıkları tüm propagandayı Erdoğan’ın şahsı üzerinde odaklamalarıdır. Erdoğan’ı övmek ve öne çıkarmak temelinde yürütülen bu çalışmalar, diğer görüşlerde olanlarda kişi odaklı karşıt hislerin oluşmasına sebebiyet vermekte ve aslında en büyük kötülüğü yine Erdoğan’ın kendisine yapmaktadır.

Çalışmayı bitirmeden önce son bir adım daha kalmıştır: Şu ana kadar 175 bin kişinin arasındaki etkileşimi inceleyerek kutuplaşmış halk kitlelerinin, kendi aralarındaki buzları eritmesine yönelik en önemli birleştiriciliğin Atatürk ve Türklük olduğunu saptadık. Peki tüm kitle üzerinde incelediğimiz “jeopolitik sınır hattı”, politik olarak daha etkin olan kişiler arasında nasıldır? Burdaki durum, halkın genelinde oluşan durumdan farklı mıdır? Burdaki ilişki ağında oluşan sınır hattındaki birleştiricilik nedir? Bunu da bulabilirsek, kutuplaşmaya yönelik halk ve etkin kişiler bazında iki katmanlı bir çözüme ulaşabiliriz.

Aşağıdaki ağ haritasında, 175 bin kişi içindeki etkin olmayan kişiler elenerek en küçük dereceden en yüksek dereceye kadar olan toplam 11.219 etkin kişi arasındaki 42.052 ikili ilişki gösterilmiştir. Kişi mevcudu, genel toplamın %6.4 oranına düşürülmüştür.

 


Sınır hattına gidip incelemelerde bulunmadan önce genel manada bir değerlendirme yapmak yerinde olacaktır. Öncelikle bu 11 bin etkin kişi arasındaki Akp destekçileri ve muhalifleri dağılım oranları değişime uğramıştır. Akp destekçileri gurubu tüm kütlenin %55.1’ini, Akp muhalifleri gurubu ise tüm kütlenin %44.9’unu teşkli etmektedir. Bu da genel olarak, Akp’nin seçim propagandasını tek merkezden daha geniş bir ekip ağıyla yaptığı şeklinde yorumlanabilir. Selahattin Demirtaş ve partisi Hdp, Akp muhalifleri gurubu içinde yer almalarına rağmen gurup merkezine ve potansiyel uzlaşı hattı olan sınır hattına en uzak mesafededirler; bu da bu ikisinin hem kutuplaşmaların çözümüne, hem de Akp muhalifliğinin merkez fikir eksenine en uzak aktörler olduklarının göstergesidir. Ancak haritada tıpkı Hdp gibi sınır hattına en uzak mesafede olan başka bir aktör daha vardır: o da görüleceği üzere Akp’dir. Ortak özellikler, aktörler arasında işbirliği potansiyeli taşıdığından Akp ve Hdp ilerde bir şekilde bir araya gelerek bazı konularda stratejik işbirliği yapabilir. Haritada diğer bir önemli bulgu da atama bekleyen öğretmenlerin oluşturduğu hesabın sınır hattına yakın çıkmasıdır. Daha önceki analizlerimizde öğretmenlerin, atama işlevini gerçekleştirecek olan merci hükümet olduğundan hükümet organlarıyla en fazla etkilişim içinde olma durumuyla doğal olarak Akp gurubu içinde çıktığını, ancak Akp gurubu içinde de en dış bölgede yer aldıklarını, yani bir nevi bu gurup içinde dışlandıklarını belirtmiştik. Burda sınır hattında çıkmaları, sınır hattında saldırı veya işbirliği gibi etkileşim içinde bulundukları tahmini yaptırsa da durum bundan farklıdır. Bu kişilerin sınır hattında herhangi bir etkileşimleri yoktur, ancak Akp ağının en dış kısmında olduklarından geometrik olarak bu dış kısmın konumu, sınır hattına yakın bir noktada sonlanmıştır. Haritadaki en kritik ve riskli durum ise, Rus propaganda makinesi Sputnik haber ajansının, Akp muhalifleri gurubunun tam göbeğine oturduğudur. Kutuplaşma fırsat bilinerek, gurupların içine sızıp içerden fişekleme ve kışkırtma ihtimallerine karşı bu tip hamleler dikkatlice takip edilmelidir; zira 3.bölümdeki vaka analizi kısmında örneğini verdiğimiz, Abd başkanlık seçimlerine özel yetiştirilmiş Rus trollerinin sızma ve içerden fişekleme yapma durumları hatırda tutulmalıdır. Elbette seçimle ilgili direkt propaganda yapma acemiliğinde bulunmayacaklardır. Önce “çapa atma” yöntemiyle kitlelere genel konularda tarafsız haberler yaparak güvenleri kazanılacak, zihinlerde yer edinildikten yani çapa atılıp sabitlendikten sonra da yavaş yavaş hissettirmeden, hedefler doğrultusunda propaganda yapılacaktır.

Sınır hattının detayı, aşağıdaki haritada görülmektedir:



Sınır hattındaki en etkin siyasal aktörler Meral Akşener, Chp resmi hesabı ve algoritmanın Akp gurubu rengine dahil edeceği kadar yoğun bir şekilde Akp gurubunun kendisiyle etkileşime girdiği İyi Parti Genel Başkan Yardımcısı İsmail Koncuk’dur. Diğer yandan sınır hattındaki diğer etkileşimli bölgede İyi Parti resmi hesabı ve diğer bazı kurmayları yer almaktadır. Burdaki sınır hattında etkileşimi gerçekleştiren kişi veya kurumların da temel ekseninde Atatürk ve Türklük vardır.

Sonuç olarak görülmüştür ki, 175 bin kişilik halk kitlesi ve bu kitlenin içindeki en etkin 11 bin kişi üzerinde seçim konjonktürüne yönelik ayrı ayrı yapılan iki katmanlı analizlerde, politik olarak iki keskin kutba ayrılmış Türk Milleti’ni birleştirici unsurlar, Atatürk ve Türklük’tür.

Bu çalışma, Atatürk’ü ve Türklüğü, ayrıştırıcı unsurmuş gibi propaganda yapmaya çalışan tüm yerli ve yabancı çakal sürülerine bizden “analitik kapak” olsun!..

Devletime Derin Saygılarımla...

Yasin Murat Yiğit

 


 



Bu haber 3,742 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    11654 µs