En Sıcak Konular

Bir Kalperen Adayının Ötüken Hatırası

8 Ağustos 2017 09:44 tsi
Bir Kalperen Adayının Ötüken Hatırası Bir Kalperen Adayının Ötüken Hatırası

Bir Kalperen Adayının Ötüken Hatırası 


Allah'ın selamı rahmeti ve bereketi tüm namsız nişansız , sessiz sözsüz görev yapanların , onaltıyıldız ailesinin , kalperenlerin üzerine olsun inşallah. 


Geçen sene oktan babam ve bir grup kalperen in Ötüken dağlarının eteklerine çıktıklarını ve o alıç ağacının altında yaşadıklarını öğrenince çok sevinmiştim , geçen seneden beri çok dua ettim yüce Tengri ye inşallah bize de nasip olur diye,şükürler olsun ki bu sene aynı atalarımızın yaptığı gibi TEK TENGRİ için en meşakatli yollardan geçip Ötüken dağlarının eteklerinde ona dua etmek nasip oldu. 


O kutlu haber gelince içim içime sığmadı yine, bir an önce yola düşmek için o bitmek bilmeyen saniyeleri sayıyordum sonunda vakit gelmiş yola çıkmıştım oktan babamın evine varmaya yakın yolda aracımızın lastiği patlamıştı saat 23:00 civarıydı . Tengri nin yardımı ile bir şekilde köye vardık bizlere yardım edenlerden allah razı olsun . Köye vardık lakin bir türlü oktan babamın yanına gidemiyordum , uzun zamandır kendimi dara çekiyorum vatanım, milletim, dinim ve davam için ne yaptım soruları beni bitirip tüketti uzunca bir süre oktan babamın yanına gidemedim çünkü kendimden utanıyordum ben bile kendime tahammül edemez iken oktan babamın bana tahammül etmesi gönülden sevmesi beni hem mutlu ediyor hemde içimi burkuyordu. En sonunda o kutlu an geldi oktan babam ile kucaklaştık kalbim yerinden çıkacak gibiydi , her seferinde böyle oluyordu onu hem çok özlüyordum hem de nasıl karşısına çıkarım diye kendi kendim ile münakaşa ediyordum. Onun gönlünün güzelliği var olsun her seferinde bizleri kabul ediyordu. 


Elimizden geldiğince hizmet etmeye çalıştık , ikramlar yapıldı yenildi içildi muhabbetullah yapıldı . Sabah vakti imamsız camide oktan babam sabah namazını okudu başkanımın imamlığı yapması ile sabah salat ı ifa edildi. Dinlenme vakti gelmişti o köy evine o kadar kişi nasıl sığdı bilmiyorum lakin herkes yatmıştı. Biraz uyuduktan sonra gün iyice aydınlandı kalktık kahvaltı için hazırlık yaptık, kahvaltıdan sonra tire ilçesine yola koyulduk oktan babamın tire deki dükkanını ziyaret ettik orada biraz mola verirken bir esnaf '' sefa getirdiniz dostlar '' mısraları ile bizi karşıladı gönlü var olsun .

Oradan tekrar oktan babamın evine gittik yemek yendi ve ÖTÜKEN yolculuğu vakti geldi . Yola çıkıldı biz Zübeyir abinin arabasındaydık , yolda en arkadan bizim araba gidiyordu . Şehir içinde trafik ışıklarını geçtikten sonra geride kayıp olan araçların olduğunu öğrendik ve onlara gerekli konum bilgileri atıldıktan sonra araçları beklemeye başladık en az yarım saat bekledik sonra tekrar yola çıktık hedef, bir meteor kraterinin oluşturduğu göl idi biz yamacı çıkmaya başlayınca arabayı yolun kenarında müsait bir yere park ettik ve arkamızdan gelen kayıp araçları beklemeye başladık . Bir süre sonra konvoyun en önündeki kemal ağabeyimin arabasını gördük ve arkasında diğer arabalar . Bizim ekip çok şaşırmıştı nasıl oldu da en arkadayken ve o kadar vakit beklemişken öne geçtik hiç birimiz anlayamadık . Geçen bütün araçları saydık ve sayı tamamlanınca yine en arkada yola devam ettik.

Göle varılmıştı ihtiyaçlarımızı giderip bir bardak çay içtikten sonra Ötüken yoluna tekrar düşüldü. Yolda son molamızı verdik fotoğraf çekimleri yapıldı.

Not : Yukardaki fotoğrafta herhangi bir işlem ( Photoshop vs. ) yapılmamıştır, orijinaldir.

 


Fotoğraf çekimlerinden sonra konvoy tekrar yola çıktı bizde en arkada kalmak için çıkış sıramızı beklerken Zafer hocamın aracı arızalandı bir süre düzeltmek için uğraştık lakin daha büyük bir arızaya sebep olmamak için aracı yolun kenarında bıraktık ve 8 kişi zübeyir ağabeyimin arabasına binip yolumuza devam ettik. En sonunda tırmanış yapacağımız noktaya ulaşmıştık. Kalbimi bir heyecan kapladı çünkü atalarımda aynı şekilde bu ritüeli uyguluyorlardı o niyet ile tırmanışa başladık. Tırmanış konusunda biraz tecrübem vardı lakin heyecandan olsa gerek yanlış ayakkabılar ile gelmiştim ayakkabılarımın tırmanışa uygun olmaması sebebi ile en ufak adımda bile kayıyordum sağ olsun koldaşlarımın yardımları ile allah'ın izniyle sonunda tırmanış bitmişti. Biz çıkana kadar güneş gitmiş artık hava kararmaya başlamıştı biraz daha geç kalsaydık belki de tırmanamayabilirdik. 


Kamp alanına vardık eşyalarımızı koyduk . Gözlerim oktan babamı arıyordu lakin bir türlü göremedim sordum ava gittiler dedi koldaşlarım. Hava kararmıştı nasıl olacaktı bu diye sordum kendi kendime lakin o bir kağandı tabiki de kendi kavmini aç bırakmayacaktı . Bir süre sonra avı ile geldi OK-YAY babam. Ali rıza ağabeyim tavşanı pişirmeye hazırladı ve ateşin bir köşesine koyduk tavşanı. 


Bacıbeylerimiz akşam yemeğimizi hazırladılar ve ardından kopuzlar eşliğinde tinimize nakış edercesine oktan babamın şarkıları söylendi türk ezgileri icra edildi. 


Zafer hocamın getirdiği semaverde çay hazırladık içtik allah ondan razı olsun

Daha sonra kam ayini yapıldı ardından belgesel çekimi yapıldı.

 

 

 

 

 

 


Ve o kutlu an gelmişti kopuzlar eşliğinde oktan babam sırt üstü yatıp gök yüzünü seyir etmemizi istemişti, denileni yaptım ve kelimelerin anlatmaya yetmeyeceği bir manzara ile karşılaştım sanki bütün alemi görüyordum oradan dağların etekleri bir daire oluşturmuş üstünde ise gök kubbe TEK TENGRİ ye şükürler olsun o kadar güzel hisler içerisindeydim ki tarifi imkansız. Daha sonra bizden kurt gibi HU lamamızı istedi ve kopuz sesleri yükseldi oktan babam ne olursa olsun kopuzların susmamasını istemişti benim yaklaşık 3-5 metre ötemde kaldığımız yerin üst kısmındaki tepecikte bir hareketlenme oldu çalılar kıpırdıyordu tavşan mı tilki mi nedir bir türlü çözemedim bize doğru iyice yaklaştı çok değişik şekillerde hareket ediyordu yukarı aşağı sağa sola o sırada oktan babam elinde feneri ile tepeye doğru yaklaştı biraz tırmandı lakin çok dikti ve yolda yoktu zaten inip tepenin etrafından dolaşarak yukarıya çıktı . Bir yandan hem hu çekiyoruz bir yandan da oktan babam için endişeleniyordum çünkü acizane olayların farkında değilim şerlilerden bir saldırı olabilme ihtimali var ne kadar çok onun yanında gitmek istesem de ebepden gidemedim. Sürekli olarak Tengri'ye dua ediyorum onu korusun kollasın diye. Oktan babam tepeye çıktı elindeki feneri bozuktu ışık sürekli yanmıyordu ara ara yanıyordu . Ben yukarda 3 kişi fark ettim oktan babam sanki birisi ile kucaklaştı içim rahatladı ve ışık tekrar yandı. Ve kulbak bilge oradaydı gırtlağım çatlayıncaya kadar HU çekiyordum kulbak atamın saçı ve sakalı güçlü bir rüzgarın etkisindeymişcesine sallanıyordu lakin havada hiç rüzgar yoktu o anı hiçbir şekilde anlatamam kulbak atam asa sını kaldırdı içimde öyle hisler vardı ki işte Ergenekon yaşanmıştı o an düşmandan kim gelirse gelsin bendimi çiğneyip aşacak gibiydim sonra bildiğiniz o alıç ağacına doğru koşan gölgeyi fark ettim oktan babamın etrafında yeşil lazer ışıkları belirdi ne olduğunu bilmiyorum lakin sanki yer bildirimi gibiydi allahualem .


Sonra oktan babam yanımıza geldi biraz sonra çok büyük bir savaş başlayacak dedi bizden sessiz olmamızı tüm ışıkları söndürüp hedef küçültmemizi istedi. Gök yüzünde daha önce hiç görmediğim hareketlenmeler oldu ışıklar her yerdeydi dağların tepelerine inenler vardı . Bir süre sonra oktan babam kemal ağabeyim ile alıç ağacından aşağı doğru yürüdü döndüklerinde Kemal ağabeyim zor yürüyordu sürekli sayıklıyordu hemen onu tuttum bir yere oturttuk su verdik sakinleşene kadar yanından ayrılmadık sonra Zübeyir ve Erol ağabeyim ile birlikte oktan babam aynı yöne doğru yürüdüler geldiklerinde Erol ağabeyim göktürkler içimizden birisini alacaklar bir süre sonra getirecekler sakın korkmayın dediler. Savaşın başlangıcından beri Allah'a dua ediyordum ordumuza fetih nasip eylesin diye onları koruyup kollasın diye. Bir yandan da bu kutlu orduya katılıp savaşmak için Allah'a niyaz ediyordum. Birkaç saat sonra oktan babam müjdeyi verdi. Artık bitmişti ve kazanmıştık. Bir süre yıldızlara bakarak dinlendik ve gündüz aydın olunca inişe geçtik . Oktan babamın evine vardık . Daha sonra o gecenin bazı ayrıntılarını verdi babam ve dedi ki Şerliler sizi GÖK börü olarak gördüler o yüzden size saldıramadılar. Gökbörüler öyle kudretli canlılar ki ejderhalara bile karşı geliyorlardı. Gök Türklerden ve yer Türklerden Allah razı olsun onları koruyup kollasın onlara kut versin ve o kut u muhafaza eylesin inşallah.

Lafı çok uzattım biliyorum lakin dediğim gibi o anı ne yaparsam yapayım hakkı ile ifade edemem. Oktan babam öyle güzel yaşatıyor ve yaşıyor ki kadim bilgilerimizi ve kültürümüzü onun gibi yaşayabilmek için her şeyimi feda etmeye hazırım. Tengri den niyazım bu vatana millete dine davama ve mensup olduğum kavme hayırlı bir hizmetkar olabilmektir. Yüce Tengri'm oktan babamı ve tüm erenleri ve vazifelileri korusun. Yanlışlarımdan Tengri'ye sığınırım.

Kalperen Adayı 



Bu haber 4,746 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    10865 µs