En Sıcak Konular

Biz Geleceğiz, Geliyoruz! Gök Türkler

2 Ağustos 2017 08:35 tsi
Biz Geleceğiz, Geliyoruz! Gök Türkler Biz Geleceğiz, Geliyoruz! Gök Türkler


BİZ GELECEĞİZ �" GELİYORUZ! GÖK TÜRKLER

Yine, yeni bir program için günler öncesinden yapılan istişare ile sultanımızın emri ile dernek merkezimizden birçok koldaşımız ile beraber yola çıktık.

Uzak şehir ve ülkelerden yola çıkan kardeşlerimiz ile iletişim de kalarak, İzmir, Tire de hep beraber buluştuk.

Sultanımızın kaldığı köye vardığımız da önce hep beraber, sarılarak hasret giderdik.

Birçok koldaşımız programa bir gün önce gelerek süreyi en iyi şekilde kullanma gayretindeydi.

Herkes çok heyecanlı ve istekliydi. Çünkü, Kopuz ata 5 finali herkesin aklındaydı.

Çünkü,  Gök Türkler ile yeryüzü Türkleri bir araya gelecekti! Geldi de. (İlerleyen satırlarda ne demek istediğimiz anlaşılacaktır.)

Köy evi sanki bir düğün evi gibiydi. Köylülerin şaşkın bakışları altın da onlarca değişik plakalı araç sıra ile köye giriş yapıyordu. Köy meydanı İstanbul da ki gibi trafik sorunu ile tanışmıştı. Yaklaşık 80 kişi köyü doldurmuştu.

Sultan babamın evi bir anda düğün evi gibi kalabalıklaşmıştı. (Bu arada o şirin köyün değerli sakinlerine teşekkür ediyorum. Birkaç gün bizim kahrımızı büyük bir misafirperverlikle çekmişlerdir. Sağ olsunlar, var olsunlar. Köylülerin, birçoğu daha önce oraya giden bazı kalperenleri unutmayıp, tanımışlardır.)

Akşam bir arada muhabbet ve sohbet edilerek geçirildi. Benim gibi yorgun olanlar uykuya yenilmişlerdi. Ertesi gün aramızda bazı iş bölümü ve planlanması yapılarak, akşam üzeri çıkacağımız yolculuk için gerekli hazırlıkları yaptık.

Bazı koldaşlarımız şahsi eksikleri için, Tire merkeze indiler. Ben ve sevgili Zübeyir ve Orkun koldaşlarım verilen oğlak sözlerini büyük bir fedakarlık örneği göstererek! Üç adet, oğlak ziyafet programı için canla başla (özellikle de ben, can siper hane bir çaba ve gayret gösterdim.) Bildiğiniz gibi oğlak benim özel ilgi alanım. Bu konu da çok hassas ve duyarlıyım. Her insanın bir zayıf yönü vardır. Bu da nacizhane benim zayıf yönüm. (Bu vesile ile oğlakları kestiren Serkan pilotumuza, Zübeyir ve Orkun koldaşlarımıza teşekkür ediyorum.)

Ayrıca, Aysel hocamın aldığı, riski duydum ve iki oğlak sözü olduğunu şahitleriyle kendilerine hatırlatırım!!! (Lütfen dikkat, ben unutsam da sizler unutmayın!)

Saat 16:00 da ziyafete başladık.  Akabinde,  içimize sevgi ile kattığımız oğlaklarla beraber tırmanacağımız ÖTÜKEN dağına doğru yola koyulduk. Yolda artçı olarak konvoyun en arkasından geliyoruz. Lakin Zübeyir beyin kerameti ile yolda, önümüzde olan 21 aracın hiç birini göremeden en öne  çıkmışız! Dağ yolunda, yolu kayıp ettiğini sandığımız bazı koldaşlarımıza konum atarak onları beklediğimizi sanırken, on dakika sonra en önde olması gereken sultan babamızın aracını görünce şoka girdik.

Herkesi tekrar bir araya getirip bir dağ yamacında göl ve deniz manzarasında resimler çektik. Önce ....... denen, dağlar içinde ki doğa harikası, serin çok güzel bir bölgede çay molası verdik.

 Daha sonra da ......dağlara yola koyulduk. Bir aracımız arıza yaptı. Herkes bizden önce gittiği için o araçta ki dostları alarak bir takside 8 kişi o güzelim dağa doğru yola koyulduk. Vardığımızda diğer araçlarda ki koldaşlarımız zirveye kamp bölgesine varmışlardı.

Bizde hemen yük ve eşya paylaşımı yaparak birlikte o dik yamaca kendimizi vurduk hızlı bir tempo ile 1700 rakımlı kamp alanına çıktık. Biz vardığımızda herkes yerleşmişti. Başkanımızın emri ile önce taşlar ile bir ocak çevirip büyük bir kamp ateşi yaktık. O sırada sultanımız tarihi Türk kıyafetleri içinde ok ve yayı ile beraber bir tavşanı av edip gelmişti.

Ali Rıza kardeşimize tavşanı yemek için hazırlamasını söyledi. Kamp ateşin de tavşanı pişirip herkese bir tadım almasını söyledi. Bir parçasını da bir koldaşımıza verdi. O da aramız da olmayan değerli bir amcamıza ulaştıracaktı.

Daha sonra ki olayların gelişmesi bence tavşan avı ile başladı, diye düşünüyorum. Angora tavşanı  tefekkürleri de aklıma gelmedi değil. Alice harikalar dünyası ve Matrix de ki “Beyaz tavşanı takip et” repliği de kulaklarım da çınladı.

Geçiş ve yolculuklarla alakalı bağlantıları sizlerde tefekkür etmelisiniz. Bunu düşünmeme, Ogün koldaşımın uyarısı sebep oldu.

Birkaç koldaşımız, kopuz eşliğin de eski Türk ezgileri çalıp, söylüyordu.

Ardından, sultanım bir belgesel çekimi yaptılar. Daha sonrasın da Ogün ve ALİ Rıza kardeşlerim hissederek, güzel bir kam gösterisi sundular.  Dağın sırtına vuran dev süliet gölgeleri  bana yine bizim olan gölge oyununu anımsattı. Bunun da iki alem ile alakalı metaforu her zaman dillendirilen bir konu olduğu ilgililerince bilinir.

Sultanım yere yatın,  Samanyolu nu izleyin, güzelliğin tadını çıkarın dedi.

Bizler HUU çekerken, tam sultanımın karşısın da bir taşın orada çok küçük sanki bir tavşan, tilki diye bir şeyin sağa sola gezindiğini sanırken, yerden çıktığını gördük. Turkuaz renkliydi.

Sultanım, hemen o tarafa gitti. Elinde lambası vardı lakin lamba yanmıyordu. Ara ara yanıp sönerken peşinden gittiği şey büyüyerek bir Gökbörüye dönüştü.

O sırada bizler coşmuş sürekli Huuuu çekiyorduk. Aniden, herkeste coşku tavan yaptı. Çünkü, o an hepimiz çağların yolcusu, KULLBAK BİLGE atamızı görmüştük. Işık aralıklarla yanıyordu. Işığın her yanışın da bir başka şey görüyorduk. Gördüklerimiz bazılarımızda farklı şeyler oluyordu. Değişmeyen tek şey Kulbak Atamızdı.

Hele, asa sı ile bizi selamladığın da coşku ve ses artık tavan yapmıştı. Herkeste büyük bir heyecan bir çoğumuzda, gözler nemli idi.

Derken ben bir kurt’u gölge olarak arkasın da yanın da, biri var şekilde gördüm. Sürekli gördüğümüz ise Kulbak ata idi.

Bir ara Kırmızı elbiseli bir kişi daha gördüm. Uzun elbiseli lakin yüzünü hatırlamıyorum.

Bunu sultanıma sorduğum da onu gördün mü dedi. Evet dedim.  O da, Kırmızı, savaşın rengidir. Bir de Hz. ALİ K.V rengidir. Dedi.

Ardından o yeşil lazerli karışık ışığı ve alıç ağacına giden bir yoğunluk hissettim. Ardından sultanımın ağacın arkasından dolanarak yola indiğini ve bize geldiğini gördüm.

Geldiğin de herkesin susmasını ışıkları kapatmasını birbirine yakın olarak çökmesini, hedef küçültmemizi istedi.  Sultanımız, göklerde büyük bir savaşın olacağını, Kulbak atanın bizi uyarmaya geldiğini söyledi.

Ardından gökte iri �" ufak, büyük �" küçük değişik ebatlarda, değişik renklerde ışıklar saçan çok uçan cisim yani UFO lar göründü bir birleri arasında atışlar yapıldığını gördüm. Hele ki, Kulbak atanın göründüğü yerin sol tarafın da ki bize en yakın tepenin üstünde Kocaman bir yıldız gemisini çok net gördüm. Hatta yanımda ki Orkun’u dirsekledim. Aynı şeyi kendisi de gördü. Herkes sanki bir kuyu içindeymiş gibi, gök sanki aşağıya çekilmiş gibi her şeyi sanki bir bilim kurgu film seyrediyormuş gibi çok net izledik.

Bu ara da uyarılar devam edegeldi. İnenlerin olduğunu, düşmanın bize saldırmaya çalışacağını ve hareket etmeden bir arada durmamız tekrar tekrar uyarılarla bize söylendi. Karşı yamaçlara araçlar iniyor. Arama taramalar yapılıyor. Bazen bulunduğumuz bölgeye değişik renkler yanaşıyor. Bir yerden sonra gelemiyorlardı. Sultanım, iniş yönünde Zübeyir, Erol abi ve Kemal ile beraber ilerlediler. Kemal abi çok yüksek ses ile “çok çirkinler, uzun çeneli, robotik yüzler” olduğunu bağırdı.

Mücadele epey sürdü. Sultanımız artık normale dönün diyene kadar bekledik ve sürekli çok yukarılardan araçlar geçmeye devam etti.

Birçok arkadaşımız sultanımıza yaklaşarak sorular sordular. Kısa cevaplar ile sultanım arkadaşları cevapladı. Beni hayrete düşüren o kadar güzel bir yerin neden hiçbir eve sahiplik yapmadığıydı. Ben cevabımı almıştım. Orada bu şekilde, anormal, paranormal, sultanıma göre “bana normal” olaylar olurken, insanlar kim bilir belki de, çarpıldığını, üç harflilere takıldığını sanıyorlardı.

Sultanım, orada topraktan çıkan ve bulunan büyüklerin, bir kısmının, kabirlerinin orada bulunduğunu ifade ettiler.

Sabaha kadar olayları birbirimiz ile konuştuk değerlendirdik.

Sabah hareket ettiğimizde birkaç aracımız arıza yaptı özellikle otomatik ve elektronik olan araçlar. O kadar çok uzay aracının yada elektromanyetik alanın yada inenlerin bir etkisi olmuştur diye düşünüyorum.

Dünya dışı hayatın olmadığını sananlar, siz sesleniyorum. Emin olun var ve çok güçlüler. Lakin o gücü sadece silah ile durduramazsınız. Kadim Türk bilgisi, ve Rahmani bir bilgi ile anca durdurursunuz.

O yüzden başta da dediğim gibi, Geleceksiniz! Geleceğiz…

Sabahın ilk ışıkları ile yola koyulup çeşme ....... yaptık. ......li'de birçok koldaşımız ayrıldı.

Bizlerde köye döndük istirahate çekildik. Akşamın da yine konu hakkında konuştuk. Sultanımız, Gök Türklerin aramızdan birini aldığını lakin kendisin de kim olduğunu bilmediğini söyledi. Hatta alınan da bilin şu an için bilmiyor dedi. Herkes bir tahmin de bulundu. Bekliyoruz, bakalım kim?

Pazartesi gün arızalı araçların, tamir olanları alıp Tire merkeze, Yanık Konağa geçtik. Sahibi değerli Murat ağabeyimiz de çok teşekkür ediyorum. Ora da bizim elimiz kolumuz oldu. Neye ihtiyacımız varsa hepsine koşturdu.

Aslın da her şey, Kopuz ata 5’te ki gibi başladı. Cumartesi, oğlak çevirmeden önce; Tahtakale camiin de bizi şarkı ile karşılayan terzi baba olayların fitilini ateşledi.

Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak! Şimdi, onlar düşünsün!...


BEKİR ÖZTÜRK


 




Bu haber 5,401 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    Yazarlar

    En Çok Okunan Haberler


    ON ALTI YILDIZ'da Ara Internet'te Ara  

    Haber Sistemi Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    22692 µs